Özür dilerim bu kadar yorgun olduğum için!
Kendimle amansız bir savaşın hemen sonrasında
Tam da ödüllerini sayıyordum içimin
Aklım takıldı!
Bir şey diyeceğim!
Yok, yok demeyeceğim!
Vazgeçeceğim!
Aslında başka bir şeydi söylemek istediğim.
Yazdım, sildim Yazdım, sildim
Seni düşünüyorum ne yalan söyleyeyim.
Ama sorsan söylemem! Sen anla! Hisset ya da!
Yormak istemiyorum artık hiç kimseyi.
Yorgunum zira! Yeniden kurasım yok hiç, aşka dair cümleler.
Kelimeleri yan yana getiresim yok bir de,kendimi anlatmak için.
Sen anla!
Konuşmak istemiyorum kısaca. Konuşacak ne var ki?
Benim sana gelene kadar ne yaptığım mı, senin bana gelene
Senin bana gelenekadar ne yaşadığın mı?
Saçma!
Ne geçmişe aidim artık ne de geleceğe ve kaçırmak istemiyorum şu anıda,
Olmuşların, bitmişlerin, gelmişlerin,geçmişlerin laf kalabalığında...
Olacakların, biteceklerin ve geleceklerin kurgusunda ya da.
Ama şimdi burada, seni düşünüyorum ne yalan söyleyeyim.
Ama sorsan söylemem! Sen anla! Hisset ya da!
Biliyorum, her ikisini de yapabilirsin!
Ne şu andan öncesi ne şu andan sonrası
Dedim ya; bir tek şu anın ciddiyetindeyim.
Hayallerim yok sana uzun uzun anlatabileceğim
Ama çok istersen kurarım
Tabi senin için ve illâ merak ediyorsan hatırlarım
Elbet canımın yanmışlığını da zira unutmuş değilim.
Ruhumda dikiş izlerim
Yeni bir alfabe arıyorum konuşabilmek için!
Hiç söylenmemiş sözler
Duymaya ihtiyacım var ve belki yeniden cümleler kurmaya...
Yetmiyor artık bildiklerim.
Şimdilik, baş edilir gibi değil içime çekilmişliğim.
Sözlerini duyuyorum; düşüncemi zorlayan,
Aklımı sana uçuran
Her anlamaya çalıştığımda merak edilen oluyorsun...
Bul beni! Lakin ne soru istiyor canım ne cevap.
Ne bir beklentim var ne de bir söz verebilirim.
Bulursan, sadece bulduğuna sevineceğim!
Ve eğer geleceksen, seni burada bekleyeceğim.
Ama ben sana, gün dünü unutmadıkça
Beyaz sayfalar gibi olmadıkça ruhum, gelmeyeceğim