Düşe Uyanan Gül

Son güncelleme: 01.07.2009 10:42
  • Düşe Uyanan Gül - Ayşe Yılmaz

    kiralık katiller vuruyordu düşlerimi
    kül rengi sayıklamalarla sana uyandım
    konteynırlar umut taşıyordu ölü şehrin çöplüğüne
    saat dört sularıydı
    ve bir tükürük gibi yüzüme çarpıyordu
    nekrofili yalnızlığım
    ki ben
    bir bebeğin annesine uyanması gibi
    sana uyandım

    noimage

    utanıyordum
    menfi imgelemelerimden
    ve pornografik karelerimden
    içimde pimi çekilmiş arzular
    darp edilmiş bir rüya huzmesi
    dört sularıydı saat
    köşe başı fırından ekmek kokusu yükseliyordu
    sarıyordu boydan boya dilenci sokakları
    fırıncı ekmek taşıyordu konur odun ateşine
    ki ben
    bir bedevinin çöle uyanması gibi
    sana uyandım


    sürüdü ayaklarım sabaha sanrı sonrası bedenimi
    ve eğreti bir kadınlığın ihatasındaki çocuk hüzünlerimi
    saat dört sularıydı
    it kemik taşıyordu
    açlıktan bimar titrek eniğine
    ve birkaç hızlı adım arşınlıyordu
    ıssız Arnavut kaldırımları
    emekçi ağıt taşıyordu
    faşist devrin düzenine
    ki ben
    "işçinin ütopyasına uyanması gibi"
    sana uyandım


    dört sularıydı saat
    ve hala inadına yanıyordu
    hayalet siluetindeki sokak lambaları
    göz kırpıyordu sivrisinek ışığa
    ak varak aşığa
    soluk ölüm taşıyordu halvetteki şafağa
    kulaklarımda hep o paslı melodi
    "takıntılar özgürlüğe ağıt yakıyor"
    ki ben
    mahkumun urgana uyanması gibi
    sana uyandım


    kimse bilmiyor
    ve kimse görmüyordu histerik kimliğimi
    dört sularıydı saat
    ellerim oluyordu dudakların
    dudakların tüy dokuyordu
    en mahrem derinliklerimde
    ten nem taşıyordu
    bacaklarımdan ayak bileklerime
    ki ben
    helalin halele uyanması gibi
    sana uyandım


    iki çift arasına sıkışmış iğne deliğiydi huzur
    inan küçücüktü düşlerim
    oysa ben kocamandım
    saat dört sularıydı
    topuklu sızılarla uğulduyordu başım
    fahişeler et taşıyordu
    şarap kokulu nefeslere
    soluk bir aydınlık süzülüyordu penceremden
    karartma hüzünlerime
    ki ben
    ecelin Azrail'e uyanması gibi sana uyandım


    dört sularıydı saat
    zemheriden muzdarip
    ayş'a güller
    güne canlar uyandı

    puslu bir sanata Angelica uyandı
    sen uyuyordun
    hiç bilmedin...



    *işçinin ütopyasına uyanması gibi
    sana uyandım: Bu dize için canım arkadaşım Birgül Ulutaş'a bin teşekkürü borç bilirim...



    Ayşe Yılmaz
#30.06.2009 13:34 0 0 0
  • Emeğinize sağlık arkadaşım bu güzel şiir için...
#30.06.2009 14:20 0 0 0
  • Emeğine sağlık miss fener...

    Güzel dizeler ..
#30.06.2009 14:23 0 0 0
  • €meqine SaqLık tşkLer.
#30.06.2009 16:34 0 0 0
  • Emeğine sağlık canım..
    Güzeldi..
#01.07.2009 10:42 0 0 0