'Od düştüğü yeri yakar
Değme dalda gül mü biter?
Ko dört dilin çok kuş öter
Bülbül ünü gelmemiştir.'
Karacaoğlan
Senin geçmediğin bahçede gül mü biter?
bülbül mü öter senin olmadığın yerde?
ömrümün en kırılgan yerindeyim
tut elimden
alıp beni yüreğine götür ey yar
Boynu bükük biriyim işte
deliyim divaneyim avareyim
sen yoksun dardayım
sen yoksun sonbahardayım
ne başımı okşayan bir el
ne de gözyaşımı silen var
Gözlerim yaralı bir gül
sesim kırık karanfil feryadı
özlemlerimle hasretimle sensizim
yalnızlıklar büyütüyorum sokaklarda
gel yağmur ol rüzgar ol boran ol
savur beni diyar diyar
ey yar
Sen yoksun
virandır gülistanım
hayalim düşistanım
Mecnun gibi şaşkınım
dikenler sarmış gönül bahçemi
çöle döndü nevbahar
feryadım ah-u zar
ey yar
Sensiz bahar mı gelir gül mü açar bahçeler?
gül mü kokar çiçek mi açar gün mü doğar?
hüzün kokuyor şimdi her yer
hıçkırığa boğuluyor ırmaklar
rengini terk eden gül gibi solgun
acısı saklı bir bağ gibi suskunum
umutlar boynu bükük
yarınlar yaralı
yürekler yorgun sonbahar
ey yar
Senki goncaydın gülşen yolunda
gel gittiğin iklimlerden artık
sevdam yüreğim ve ben sensizim
bilki hasretinden başka yurdum
sevginden başka muskam yok göğsümde
gel
hasreti çölü ölümü bana bırak
alıp götür yalnızlığımı buralardan
ey yar
Bilki baharlar gelmiyor sensiz
gül açmıyor bahçeler?
gül kokmuyor gün doğmuyor
küsmüş dalına yaprak
yağmura toprak
kaynağına ırmak
Sevgi bir güldür
yürek bahçesinde yetişen
sevgi bülbüldür
kanatları aşk nakışlı
gül mü biter senin olmadığın yerde?
bülbül mü öter ey yar?
ey yar?
gel
geçmeden aşk-ı baharlar
Senki goncaydın gülşen yolunda
gel gittiğin iklimlerden artık
sevdam yüreğim ve ben sensizim
bilki hasretinden başka yurdum
sevginden başka muskam yok göğsümde