gece yarım...
herkes yattı balkondayım
karşımda sanayinin ışıkları
arasıra geçen arabaların farı
farkedebildiklerim bunlar
bir de
gecenin acımasızlığı...
hava ne soğuk
hayret ! haziran ayı
şakır şakır da yağmur yağdı
balkon demirlerine yaslandım
öyle booş boş bakındım
ıslaktı...
feci başım dönüyor
-sigaram nerdeydi?
yine çok içmişim !
gitmiş paketin yarısı
araba tutmuş gibiyim
dokunuyor işte bana
bu kahrolası !
bizim siteye çardak yapılacaktı
şimdi gördüm;
eksiği yok bitmiş bile
ne çabuk yapıldı !
gerçi hiçbirşey zor görünmüyor
bu kadar yüksekteyken...
bir sigara daha yaktım
'son olsun' dedim
bi de sağlam nefes çektim
daha allak bullak oldu başım
içim de bulandı...
Gece yarım
balkon demirlerine yaslanmışım
nesneler hafiften hareketli
kayıyorlar gözümün önünden
canım öyle istedi
kendimi aşağıya bırakıvereyim
yükseklik iyi
kesine pek yakın ölüm !
tabi geldiyse ecelim
düşüncelerim niyetle bezendi
acaba; kaç metredeydim?...
bu hesaplarla
az daha öne eğildim...
eğildim
ip elimdeydi
ince yerinden kopardım...
derken !
o an
farkına vardım
ve irkildim kaldım...
şimdi bunu yaparsam
ben sensiz ölecektim !
vazgeçtim
caydım.
sensiz herşeyi yaparım
yerim içerim
çocuklarıma evime bakarım
kısaca;
hem de gerçek anlamıyla kısaca
yaşarım...
sensiz ölmem
sen yoksan ölemem !
senin için de herşeyi yaparım
bi sözüne bakardı !
yapardım...
hep unutkandım
bilirsin beni
tarihi tam kestiremesem de
bana ilk sarıldığın zamanı
hatırladım şimdi...
'''Hey Allahım !...
-o nasıl bir sarılıştı !
sandım ki ;
beni
koca bir dağ kucakladı...