bir misyonerin türkiye anıları

Son güncelleme: 25.07.2009 01:52
  • Bir Misyonerin Türkiye Anıları...

    8 Temmuz

    İşte Türkiye'deyim; bölge sorumlusu Tommy arkadaşla

    havaalanından kalacağımız eve giderken hayli uyarıcı bilgiler aldım;

    "Hemen başlama, biraz sağını solunu tanımalısın; Türkler acayip bir

    millettir"

    filan diye bir şeyler söyledi, ama aldırış etmedim. Bir dakika bile zayi

    edilmemeli;

    görev kutsal, görev ağır.



    9 Temmuz

    Tommy'nin yanıldığı açık; bugün ilk tebliğimi yaptım bile.

    Adam parkta öylece oturuyordu.

    Söylediğim her şeyi gülümseyip başıyla tasdik ederek saatlerce dinlerken

    ruhumun göklere değdiğini hissetmiştim. Bizi seyreden simitçi, sonradan o

    adamın sağır olduğunu söyleyince biraz moralim bozuldu ama olur öyle

    şeyler.



    11 Temmuz

    Üçüncü gün; Tommy hâlâ "erken henüz" diye ısrar ediyor.

    Mânâsız bir ısrar bu; kurtulması gereken o kadar çok ruh var ki burada.

    Çorap almaya inmiştim semt pazarına. Nasıl oldu anlamadım ama eve dönerken

    artık benim altılı çelik tencere takımım vardı.

    Önemli değil, tencere gerekli bir araç nasıl olsa. Tencereci arkadaşa

    müjdeyi tebliğ ettim.

    "Ayıpsın abi, Hazreti İsâ' ya can fedâ." dedi, ben ağladım.

    Söz verdi, pazar toplantılarına gelecek; hatta bana bir adres bile verdi.

    O adrese gidersem bir sürü insanı misyona katabilirmişim.



    21 Temmuz

    Tommy hâlâ "gitme, bak karışmam" diyor; işte bu aşırı

    ihtiyatkârlık yüzünden buralarda İsa'nın mesajı yeterince bilinmiyor zaten.



    Gittim; şehrin kenarında kalabalık bir mahallede bir apartmanın altıncı

    katına çıktım. İçeride bir hayli erkek vardı; beni içeri aldılar,

    mobilyasız bir

    salona geçtik. Çay getirdiler; hatır sordular. Tam lâfa başlarken biri

    parmağıyla

    "sus" işareti yaptı. İçeriden yaşlıca bir adam çıkıp salona gelince herkes

    gibi ben de

    ayağa kalktım. Sonra adam konuşmaya, bir nevi vaaz vermeye başladı. şöyle

    bir dinledim; eh fena şeyler değil. Toplantıdan sonra herkes birbirine

    sarıldı,

    yeniden çay ikram edildi. Burayı sevdim, yarın da geleceğim.



    2 Ağustos

    Yine aynı şeyler oldu; bir ara fırsat bulup salondaki arkadaşları

    misyona kazandırayım dedim. Tam "İsa" demiştim ki, ihtiyar vaiz

    "İsa dedin de aklıma geldi." deyip çok tatlı bir bahis açtı.

    Öyle güzel anlatıyor ki başladım ağlamaya. Zor teselli ettiler; sonra

    ortaya sofra geldi. Yemek yedik. Kuşbaşılı pilav nefisti; hele cacık!



    12 Ağustos

    Tommy beni tesbihle oynarken yakaladı. "Nereden buldun"

    diye sıkıştırıyor. "Dükkanın birinden aldım." dedim. Tesbih bana iyi

    geliyor, meditasyon yerine geçiyor. Bir tane de Tommy'e mi alsam?


    6 Eylül

    Bugün hep birlikte camiye gittik. "Bakayım" dedim burada neler

    yapıyorlar, nasıl ibadet ediyorlar. Mecit diye bir temiz yüzlü arkadaşım

    var cemaatten.

    Bana abdest almayı öğretti caminin avlusunda. Tuvaletleri pek temiz değil

    ama

    abdest çok güzel bir olay. Fırsatını kolluyorum; bunların hepsini Protestan

    etmezsem

    bana da Mahmut demesinler!



    16 Eylül

    "Nereden çıktı bu Mahmut?!" diye çıldırdı Tommy. "Kod adım." dedim.

    Anlamadı. Anlamaz tabii. Ben ne yaptığımı biliyorum. şimdilik sesimi

    çıkarmıyor,

    toplantılara muntazaman devam ediyorum; ezan okununca "Hadi camiye gidelim

    Mahmut"

    diyorlar, gidiyorum. "Neler okuyorsunuz fısır fısır?" diye sordum.

    Öğrettiler. Fatiha çok

    güzel bir sûre. Tommy'e de öğretmeliyim.



    1 Ekim

    Tommy beni evden atmaya kalkıştı dün. "Seni kandırıyorlar,Müslüman

    yapacaklar enayi."

    diye çıkıştı. İtiraz ettim, "Ben bunların içyüzünü öğrenmeye çalışıyorum

    Pastör Tommy." dedim.

    "Sırlarını öğrendiğim an, bunları sürü halinde önüme katıp Sarayburnu' ndan

    denize sokup cümlesini

    birden çatır çatır vaftiz etmezsem bana da Mahmut demesinler." dedim. "Çık

    dışarı aptal."

    diye kovdu beni. Misyondan gelen aylığımı da kesti. Vermezse vermesin,

    cemaatteki arkadaşlar

    aralarında para toplayıp verdiler. Geceyi ucuz bir otelde geçirdim. Bugün

    Mecit'in evine taşınıyorum.

    Az kaldı az.. Dayan oğlum Mahmut!



    6 Kasım

    Mecit benim için istihareye yatmış; "Yeşil gördüm Mahmut." dedi, "Nurlar

    içindeydin,

    hidâyet nasip oldu sana ne mutlu." dedi. Tabii aldırış etmiyorum, fakat

    hoşuma gitmedi de değil.



    9 Kasım

    Bugünlerde cemaate İngilizce dersleri vermeye başladım; sabah namazını

    topluca edâ ettikten

    sonra kuşluk vaktine kadar ders veriyorum. Kuşlukla öğle arasında tefsir

    dersleri yapıyoruz.

    Beni artık iyice kendilerinden zannediyorlar.



    21 Kasım

    Yeni damat olduğum için dört günden beri günlük yazamadım. Mecit'in

    teyzesinin kızı Sabiha ile nikahlandık dün. Nikâhımızı Saadettin Hoca

    kıydı sağ olsun.

    Sünnet dediğin ise sinek ısırığı gibi bir şey zaten, çabucak geçti. Bu

    sabah yolda Tommy

    ile karşılaştık. "Kiliseye yazdım, seni defterden sildiler." dedi.

    Güldüm, hâlâ o bayatlamış misyoner kafası işte. Benim din değiştirdiğimi

    sanıyor gerzek.



    Halbuki ben...



    28 Kasım

    Ne kadar üzgünüm. Mecit, "Nasip değilmiş, seneye gidersin" diyor.

    Hac kayıtları kapanmışmış. İstesem ecnebi pasaportumla Mısır üzerinden

    vize alır

    giderim, ama ben olayı içeriden, herkesle bütün mü'minlerle birlikte

    yaşamak istiyorum

    oysaki.



    19 Aralık

    Sabiha ile teheccütten sonra Yaşar Hoca mevzusu geçti aramızda.

    Yav bu Yaşar Nuri Hoca iyi adam hoş adam fakat ne bileyim çok modern bir

    duruşu var gibi sanki;

    hani, "İslâm'ı en iyi ben bilirim" şeklinde bir dayılanma.

    Öğleden sonra yayıncımla sözlü anlaşma yaptık; ilk eserim iki ay sonra

    çıkıyor:

    "İslâm'ın selefî boyutlarına dinamik bakışlar".

    Yayıncım, "fiyatı iki lira yaparsak üç yüz bin satarız." diyor.


    "HAMD OLSUN"
#13.07.2009 14:34 0 0 0
  • paylaşım için sağol.
#13.07.2009 21:10 0 0 0
  • allah razı olsun :)
#14.07.2009 15:31 0 0 0
  • Allah razı olsun..
#25.07.2009 01:52 0 0 0