Adet Düzensizlikleri

Son güncelleme: 29.10.2009 10:12
  • Adet Kanamalarındaki Düzensizlikler - Adet Düzensizlikleri - Adet Düzensizlikleri Hakkında

    Adet kanamalarının ya ritmi bozulur, yani sık sık veya daha uzun aralıklarla oluşur. Veya kanama aralıklarının normal olmasına karşılık miktarı veya kanama süresi uzar. Bazen de hem kanama miktarı..

    Normal adet kanmaları ortalama 28 gün arayla oluşur, 4-5 gün kadar sürer ve ortalama olarak bir adet kanaması döneminde 25-50 ml. kadar kan kaybedilir.

    Düzensiz kanamalar nedir?
    Yukarda normallerini belirttiğimiz adet kanamalarının ya ritmi bozulur, yani sık sık veya daha uzun aralıklarla oluşur. Veya kanama aralıklarının normal olmasına karşılık miktarı veya kanama süresi uzar. Bazen de hem kanama miktarı, hem de kanama aralıkları farklılık gösterir. Işte bu tür düzensiz görülen kanamalar kanama şikayetleri olarak karşımıza çıkar. Jinekolojik sikayetlerin yaklaşık %10-15 ini oluşturur. Bu kanama bozukluk tipleri ve isimleri aşağıda tarif edilmiştir.

    Oligomenore: 35 günden uzun aralıklarla oluşan düzensiz kanamalardır.

    Polimenore: 21 günden kısa aralıklarla oluşan düzenli kanamalardır.

    Menoraji: Düzenli aralıkla oluşan bol kanamalardır.

    Menometroraji: Düzensiz aralıkla oluşan bol kanamalardır.

    Hipomenore: Düzenli aralıkla oluşan az kanamalardır.

    Ovulasyon kanamasì: Siklus ortasında görülen hafif kanamalar.

    Premenstrüel kanama: Menstrüel kanama öncesinde görülen hafif kanamalar.

    Teşhis
    Teşhiste hastanın yaşı ve kanama şekline göre gerekli testlerle kanama etkeni araştırılır. Burada düşünülecek en önemli hastalık rahim kanseri olmalıdır. Bundan başka düşükler, polipler, myomlar, yumurtalık kistleri ve infeksiyonlar gibi hastalıklar kanama nedeni olabilmektedir. Düzensiz kanamalara neden olan bir diğer önemli grup ta hormonal bozukluklardır. Böyle hormonal bozukluk sonucu oluşan kanamalara disfonksiyonel kanamalar adı verilir. Bu nedenle disfonksiyonel kanama tanısı, gebelikle ilgili sorunlar, myom, infeksiyon ve kanser gibi diğer kanama yapan nedenlerin ekarte edilmesi ile konan bir tanıdır.

    Hormonal bozukluklara bağlı kanamalar ne zaman daha sıktır?
    Disfonksiyonel kanamalar en fazla (%70) reprodüktif dönemin başlangıcında (menarş sonrası) ve sonunda (menopoz öncesinde) görülür. Geriye kalan % 30 kadarı da reprodüktif dönem adı verilen 20-40 yaşlar arasındaki dönemde görülür.

    Hormonal bozukluğa bağlı kanamaların nedeni?
    Bu tür kanamaların nedeni, genellikle %90 oranında yumurtlama olmamasıdır. Geriye kalan %10 gibi küçük bir bölümünü de yumurtlama bozukluğuna bağlı kanamalar oluşturur.

    Yumurtlama olmadığı zaman rahim içini döşeyen endometrium tabakası uzun süre östrojenle uyarılır. Yani endometrium tabakası tek hormon etkisndedir. Yumurtlama olmadığı için ikinci hormon progesteron yoktur. Bu da endometriumun normalden fazla gelişmesine yol açar. Sonuçta normal menstrüel kanama mekanizması bozulur, endometrium dökülmesi düzensiz olur ve yukarda sözü edilen kanama bozuklukları ortaya çıkar.
#24.07.2009 18:44 0 0 0
  • Adet dönemleri kısa süren kadınların dikkate alması gereken luteal faz yetmezliği (periyodun ikinci döneminin kısa sürmesi) kısırlık sebebi olabiliyor.

    Normalde 28 günde bir adet görmesi gereken bir kadın, 14. günden sonra (yumurtlama günü) 28 günü tamamlamadan tekrar adet görüyorsa luteal faz yetmezliği durumu ile karşı karşıya demektir.

    Luteal faz (periyoyodun ikinci dönemi); adet döngüsünde yumurtlama olduktan sonra diğer adetin başlamasına kadar geçen süredir. Adetin ikinci döneminin kısa sürmesi sık görülen, zor farkedilen fakat tedavisi kolay bir durumdur. Rahimin içini döşeyen dokunun doğru zamanda doğru yerde olmaması halidir. Bebeğin rahime yerleşmesi, rahimin içini döşeyen dokunun zamanlaması ile çok ilgili olduğu için yumurtlama zamanından sonraki döneminin kısalığı gebeliğin gerçekleşmesi ve devamlılığını sürdürmesini etkileyebilir.



    İdeal bir adet döngüsünde vücut adet kanaması başlamadan birkaç gün önce FSH (Follikül uyarıcı hormon) salgılamaya başlar. Bunun sonucu yumurta taşıyan follikül denilen kistler büyümeye başlar. Follikül yeterli olgunluğa ulaştıktan sonra LH ( Luteinize Hormon) salınımı başlar. Bu hormonla follikül çatlar ve içindeki yumurta tüplere doğru atılır. Çatlamadan sonra follikül yeniden daha yoğun bir sıvı ile dolar. Oluşan korpus luteum adındaki yapı adet döngüsünün ikinci yarısından itibaren progesteron hormonunun salgılanmasından sorumludur. Artmış progesteron seviyeleri rahimin içini döşeyen dokunun kalınlaşmasını ve damarlanmasını artırarak rahimi embriyonun tutunması için uygun hale getirir. Progesteron adet kanamasının erken başlamasını da önler. Normal bir adet döngüsünde korpus luteum ortalama 12 gün süreyle progesteron salgılar.

    Luteal Faz Yetmezliği?nde normal adet döngüsü birkaç yönden bozulabilir. Zayıf follikül gelişimi, korpus luteumun erken sonlanması, rahimin içini döşeyen dokunun progesterona uygun yanıt vermemesi luteal faz yetmezliğinin sebepleri arasında olabilir.

    Luteal fazda vücut ısısının artışından progesteron sorumludur. Vücut ısısını takip eden hastalar vücut ısısının 12 gün süreyle yüksek kalmadığını farketmektedirler. Ayrıca bir sonraki adet döneminde adet kanamaları yumurtlama olduktan sonraki 12-14 günden daha önce olduğu farkedilebilir.

    Luteal Faz Yetmezliğinden şüphelenildiğinde kan progesteron seviyesine yumurtlamadan yedi 7 gün sonra bakılır. Progesteron seviyeleri az olduğunda, tedavi genellikle dışarıdan progesteron takviyesi vermek şeklinde olmaktadır. Bununla birlikte, yetersiz folikül gelişimi de düşük progesteron seviyesine neden olabilir. Adetin ortasında follikülün boyutunu ultrason ile ölçmek ayrıca kan hormon seviyelerine bakmak gerekmektedir. Eğer folikül gelişimi normal ise, luteal fazda porogesteron desteği verilir. Eğer folikül gelişimi yetersiz ise, yumurtalıkları uyarıcı ilaçlar vermek gerekebilir. Bu sayede folikül gelişimi sağlanmakta ve daha kaliteli yumurta oluşabilmektedir.

    TANI İÇİN YAPILAN TETKİKLER;
    Genellikle, teşhiste kan progesteron seviyesi, luteal faz uzunluğu ve ultrasonografik takip yeterli olabilmekte iken daha uzun süren hastalarda endometrial biopsi gerekebilmektedir.

    Normalde endometrial biopsiyi bir sonraki adetten bir iki gün önce almak gerekmektedir. Ayrıca bu adet döneminde hastanın hamile olmadığının tespit edilmesi de gerekmektedir.

    İşlem sırasında ufak bir miktarda rahim içindeki doku patolojik inceleme için alınmaktadır. Doku seviyesinde incelendiği için, elde edilen bilgi çok önemlidir. Patalog, adetin o günü ile doku gelişiminin uygun olup olmadığını inceler. Eğer uygun ise, rahimin iç dokusunun siklus ile uyumlu olduğu belirlenir. Eğer iki günden fazla uygunsuzluk varsa, doku uyumlu değil denir.

    Luteal faz yetmezliği sık görülen bir durum olup tanı konması oldukça kolaydır. Ayrıca, doğru tedaviye hemen cevap vermektedir. Dolayısıyla, bu işlemde en önemli nokta, gerçek nedenin belirlenmesi ve uygun tedavisinin planlanmasıdır.

#13.08.2009 00:27 0 0 0
  • teşekkürler
#17.08.2009 11:37 0 0 0
  • KonuLar BirLe$tiriLdi...
#29.10.2009 10:12 0 0 0