Hz. Muhammed (S.A.V.)'in hadislerinde de yer alarak yapılması şiddetle yasaklanıp lânetlenmiştir
(Buhârî, "Libâs, 85-87; Müslim, "Libâs", 119).
İslâm bilginleri de vücuda bir estetik görünüm kazandırmak için yapılan dövme ve dağlamayı Allah'ın yarattığı şekil ve surette kalıcı değişiklikler meydana getirdiği için câiz görmemişlerdir.
Şâfiîlerden bir grup âlim de, dövme yapılan yerde biriken kanın necis, pis olduğunu, dövmenin ortadan kaldırılmasının vâcip olduğunu ifade eder.
Dövme yapılmış bir vücuda gusül abdesti aldırılması anında gusül suyunun cildin, yani vücudun üzerinden geçmesiyle ıslanma şartı yerine gelir. Çünkü dövme, derinin üzerini kaplayan, örtücü bir madde gibi örtmeyip deri altına yerleştiğinden gusül suyu için bir engel teşkil etmez.
Fakat,
Gusle engel değil diye yapılmış bir dövmenin kalabileceğini söylemek yukarıdaki bilgilere rağmen mümkün değildir.
Bir hata sonucu yaptırılmış dövmenin mümkün olan en yakın zamanda silinmesi "vücut" adlı eserin tek sahibi olan Yüce Allah'ın hilkatine (yaratışına) duyulan saygının ve kulluğun gereğidir.