Duygusal > DUYGU NEHRİ

    Günün Bu En Güzel Vaktinde

    Günün bu en güzel vaktinde
    Her yer sessiz,sakin,uykuda
    Sen de uzaklarda bir yerlerde
    Uyuyorsun tüm güzelliginle
    Ve ben her zamanki gibi
    Seni düsünüyorum..
    Gökyüzüne bakip

    Kimbilir sende uyaniksindir belki
    Hatta belki sende düsünüyorsundur beni
    Hatirliyorsundur gecen güzel günleri
    Özlüyorsundur belki sende beni
    Günün bu en güzel vaktinde..

    Sakin kacirma gözlerini yildizlardan
    Cünki seni görüyorum o en parlak yildizda
    Piril piril parlayan gözlerini görüyorum..
    Ipek gibi saclarini görüyorum..
    Kalbinin tüm güzelligini görüyorum.. o yildizda..
    Günün bu en güzel vaktinde..

    Insan umut ettice yasar
    Bende bir gün dönersin umuduyla
    Günlerime gün ekliyorum
    Eger sende biraz sevdiysen beni
    O en parlak yildiza bakip
    Bana dönecegini söyle..!


    Iste o zaman emin ol ki
    Gökyüzündeki bütün yildizlar
    Bizim icin parlayacaklar sevgilim
    Günün bu en güzel vaktinde..
    Sayin Albayim süpersin tsk
    DuyguNehri

    Bir nehir düsün düslerinde..
    Yalanin olmadigi
    Hasretin yasanmadigi
    Sevgininse hic yaralanmadigi
    Agir agir akan..
    Tertemiz kalplere dolan
    Umutla caglayan
    Duygularin nehri bu; sevdayi anlatan
    Bir beden düsün simdide..
    Bu büyülü suda islanan
    Tüm günahlarindan arinan
    Sevgiye ac
    Sefkate muhtac
    Yasli bir yürek; bu nehirde canlanan
    Sevginin,duygunun nehri bu
    Insanlara huzur asilayan
    Belki sonsuzluga..
    Belkide cennete akan
    Özu hic kurumayacak
    Büyüsü hic bozulmayacak
    Gülleri hic solmayacak
    Sevmeyi bilen..
    Sevgiyi seven insanlar oldukca
    DuyguNehri hep umuda akacak......
    vay paşam çok sağolasın beğendıysen e mutl bana paşam:islik:
    Her Sey Sende Gizli

    Yerin seni cektigi kadar agirsin
    Kanatlarin Cirpindigi kadar hafif..
    Kalbinin attigi kadar canlisin
    Gözlerinin uzagi gördügü kadar genc...


    Sevdiklerin kadar iyisin
    Nefret ettiklerin kadar kötü..
    Ne renk olursa olsun kasin gözün
    Karsindakinin gördügüdür rengin..


    Yasadiklarini kar sayma
    Yasadigin kadar yakinsin sonuna;
    Ne kadar yasarsan yasa,
    Sevdigin kadardir ömrün..


    Gülebildigin kadar mutlusun
    Üzülme bil ki agladigin kadar güleceksin
    Sakin bitti sanma her seyi,
    sevdigin kadar sevileceksin.


    Günesin dogusundadir doganin sana verdigi deger
    ..ve karsindakine deger verdigin kadar insansin
    Bir gün yalan söyleyeceksen eger
    Birak karsindaki sana güvendigi kadar inansin.


    Ay isigindadir sevgiliye duyulan hasret
    ..ve sevgiline hasret kaldigin kadar ona yakinsin
    Unutma yagmurun yagdigi kadar islaksin
    Günesin seni isittigi kadar sicak.


    Kendini yalniz hissetigin kadar yalnizsin
    ..ve güclü hissettigin kadar güclü.
    kendini güzel hissettigin kadar güzelsin..
    iste budur hayat!


    Iste budur yasamak bunu hatirladigin kadar yasarsin
    Bunu unuttugunda aldigin her nefes kadar üsürsün
    ..ve karsindakini unuttugun kadar cabuk unutulursun
    Cicek sulandigi kadar güzeldir
    Kuslar ötebildigi kadar sevimli
    Bebek agladigi kadar bebektir
    ..ve herseyi ögrendigin kadar bilirsin bunu da ögren,

    SEVDIGIN
    KADAR
    SEVILIRSIN...
    Gözüm

    Korkuyu korkunun üstüne saldin
    Yasamadigin duygulari yasama aldin
    Duygu deryasinda boguldun kaldin
    Bu duygular sana yasaktir..gözüm

    Senin askin gül yapraginda cig tanesi
    Benim askim yüregimde yastadir simdi
    Senin basinda kavak yelleri..
    Benim günlerim firtina borandir simdi

    Duygularin yüreginden bir bir firar ederken
    Sen caresiz derdine derman ararken
    Aglamak icin onun omzunu ararken
    O omuz sana yasaktir...gözüm
    Oysa Ben

    Sen..
    Kendini unutturmayi basardigin
    En korunakli yerindesin..
    Yine yabanci..
    Yine anlasilmaz..
    Yine ele gecmez..
    Düslerin icindesin

    Oysa ben..
    Dünyadaki herkezden biriyim
    Yine eksik..
    Yine monoton..
    Yine basit..
    Gercekteyim


    Sen..
    Yasaklari geri cekiyor
    Korkulari susturuyorsun
    Okyanusa bir deniz feneri daha
    Katiyorsun düslerinden

    Oysa ben..
    Yerimde sayiyorum
    Sana ulasmaya calisiyorum
    Ne zaman basarsam
    Düslerinle sevisirken buluyorum seni
    Hep yabanci ...
    Hep elegecmez..
    Hep uzak..
    Düslerinle...
    Isyankarligima Boyun Egersem

    Hep beraber olmak imkansiz
    Imkansizliklarla dans ediyorsun cünki
    Ama bu imkansizliklarida
    Gerceklestirmeyi basariyorsun
    Kendine bir yol ciziyorsun
    Onu sürüyorsun..onu gidiyorsun
    Bende herseyi göze alarak
    -sana olan askimdan olsa gerek-
    Kalbimi,ruhumu ve bedenimi sana
    Sahneyi belirsizliklere birakiyorum
    Bir gücüm biter de isyan edersem..
    Eger isyankarligima boyun egersem..
    Bil ki sevgim degil,
    Sabrim tükenmis olacak..
    Nerden Bilebilirsinki

    Kolay saniyorsun degil mi
    Sevdigini hergün görüp, askini icine saklamayi..
    Kolay saniyorsun unutmayi
    Oysa sen bilmiyorsun cektiklerimi
    Gecen her günümde olur olmaz herseyin

    Seni bana hatirlattigini..
    Nerden bilebilirsinki..
    Gözümdeki yasi..
    Kalbimdeki o sonsuz yalnizligi..
    Aradigim aski buldugumu sanmisken..

    Onu ellerimden kaybedisimi
    Benden yavas yavas uzaklasisini..
    Anlatilmaz acisini...
    Kalbimdeki ve rüyalarimdaki seni
    Nerden bilebilirsinki....
    HATIRLAMA

    Ne zaman elime bir kalem alsam
    Sana seslenmek geliyor icimden
    Güzelligini hatirliyorum bir yaz günü
    Yine gemiler geciyor uzaklardan
    Biz yosun kokulu rihtimlarda el ele
    Sehirlerden Istanbul, aylardan temmuz

    Ne zaman elime bir kalem alsam
    Gecmisi seninle yeniden yasiyoruz
    Ne zaman elime bir kitap alsam
    Hep seni okuyorum inanirmisin
    Istiyorum seni..
    Anlatmali bütün romanlar
    Sevilen kadin hep sen olmalisin.

    Ne zaman elime bir kibrit alsam
    Yine Istanbul'u yakmak geciyor aklimdan
    Bu sensiz sokaklari, bu evleri
    Bu plajlari bu denizleri
    Sensiz kaldigim bu sehri tüm yakasim geliyor
    Yine alev alev bir istanbul düsünüyorum
    Ve caresiz yaktigim bütün sigaralarin
    Dumanlarinda seni görüyorum.

    Ne zaman elime bir firca alsam
    Yüzünü çiziyorum kapilara, duvarlara
    Bir bir hatirliyorum bütün hatlarini
    Gözlerini dudaklarini saclarini
    Baktigim her yere gölgen düsüyor
    Dokundugum her seyde senin sicakligin
    Sonra daglar, denizler giriyor aramiza
    Gitgide büyüyor uzakligin


    Ne zaman elime bir kadeh alsam
    Delicesine sarhos olmak istiyorum
    Ickiler seni hatirlatiyor yine
    Kiriyorum birbiri ardinca kadehleri
    Artik hic bir sey kar etmez biliyorum
    Ne dost, ne icki, ne ask, ne kadin
    Gözlerimde yillardir essiz olan
    Degismeyen bir sen varsin

    Ne zaman elime bir ayna alsam
    Gözlerimden korkuyorum, bakislarimdan
    Bu seni unutamayan benden korkuyorum
    Ucurum cizgiler, kara gölgeler
    Bir sonun belirtileri yüzümde yer yer
    Karsimdaki yüz sefil bir aksam
    Hep sana sesleniyorum duyuyor musun
    Ne zaman elime bir kagit alsam.
    Yalnizlik Macerasi

    Öyle yalniz kaldim ki hayatimda
    Kimi gün öldüm kimi gün ilah oldum
    Cok zaman annemin dizlerine hasret
    Koydum basimi kendi dizlerime
    Doya doya agladim


    Paylasirsa dost paylasirmis
    Insanin derdini sevincini
    Dost ümidiyle ortaliga düsmeye gör
    Hangi kapiyi calsan kimseler yok
    Hangi omuza dokunsam yabanci cikar

    Asik mi olmadim taparcasina
    Bir Mecnun gecti o cöllerden bir de ben
    Diz mi cektirmedim alemde Kerem gibi
    Ferhat gibi gürz mü sallamadim daglara
    Ne Leyla yar oldu bana ne Asli ne Sirin

    O gün bugün sirtimi kendim sivazliyorum
    Sabahlari sokaga cikmadan evvel
    Cesaret sairim, cesaret
    Kendi saclarimi oksuyorum geceleri
    Sevgilimin saclari niyetine.
    SEVGI


    Yine SEVGI rüzgarlari bekler yelkenim,
    Esmesen de...
    Yine SEVGI sulari bekler teknem,
    Akmasan da...
    Yine SEVGI tohumlari bekler bahcem,
    Ekmesen de...
    Yine SEVGI yagmurlari bekler gönlüm,
    Yagmasan da...
    SEVGI limanidir bu, sensiz ve sessiz ,
    Gelsen de, gelmesen de...
    Bekleyenler Icin
    Bir ayak sesi duymayayim
    Kapiya kosuyorum
    Gelen sen misin diye
    Bir siyah sac görmeyeyim
    Yüregim burkuluyor
    Aglamakli oluyorum
    Her sey bana seni hatirlatiyor
    Gökyüzüne baksam
    Gözlerinin binlercesini görürüm
    Bir rüzgar degse yüzüme
    Ellerini düsünmeden edemem
    Yaktigim bütün sigaralarin dumanlari sana benzer
    Tadi senden gelir
    Yedigim yemislerin
    Ictigim ickilerin
    Ve icimdeki bu dayanilmaz sIkinti
    Bu emsalsiz hüzün
    Seni bekledigim icindir

    Resmine bakamaz oldum
    Uykulardan korkuyorum artik
    Utaniyorum odamdaki bütün esyalardan
    Su sedir hala gelip oturmani bekliyor
    Su ayna karsisinda güzelligini seyretmeni
    Su kadeh dudaklarina degebilmek icin duruyor masada

    Ve su saat geldigin anda
    Durabilir sevincinden
    Zaman cildirabilir
    Cünkü benim dünyamda
    Ölümsüzlük, seni sevmek demektir.

    Bir cocuk dogmayi bekler
    Bir agir hasta ölmeyi
    Bitkiler yagmur ve günesi bekler
    Yalniz bir kadin sevilmeyi
    Ve düsün ki bir adam
    Icinde bütün bekleyenlerin korkusu ve ümidi
    Seni bekler
    Asilmayi bekleyen bir idam mahkumu gibi

    Sen gelinceye kadar
    Pencerem kapali duracak
    Rüzgar gelmesin diye
    Artik perdeleri acmayacagim
    Gün isigi girmesin diye
    Sonra kahrolacagim
    Bu karanlikta, bu derin yalnizlikta
    Ve günlerce gecelerce haykiracagim
    Nerdesin diye, Nerdesin?

    Bir gün bu kapidan sen gireceksin
    Biliyorum
    Ergec bu bekleyisin bir sonu gelecek
    Yillarca sonra
    Öldügüm gün bile gelsen
    Bütün bu bekleyisimi ve oldugumu unutup
    Cocukler gibi sevinecegim
    Kalkip sarilacagim ellerine
    Uzun uzun agliyacagim.
    Bir Gece Ansizin Gelebilirim
    Bu kadar yürekten cagirma beni
    Bir gece ansizin gelebilirim
    Beni bekliyorsan, uyumamissan
    Sevincten kapinda ölebilirim
    Belki de hayata yeni baslarim
    Icimde küllenen kor alevlenir
    Bakarsin hic gitmem kölen olurum
    Belki de seversin beni kimbilir
    Kal dersen, daglarca severim seni
    Bir deniz olurum ayaklarinda
    Ask bu özleyis bu, hic belli olmaz
    Kalbim duruverir dudaklarinda.
    Ya da unuturum kim oldugumu
    Hatirlamam belki adimi bile
    Belki de cildirir, deli olurum
    Sana kavusmanin heycaniyle
    Ask bu, bilinir mi nereye varir
    Ne durdurur özlemini, seveni
    Bakarsin ansizin gelebilirim
    Bu kadar yürekten cagirma beni.
    Dag Rüzgari

    Kaderde senden ayri düsmekte varmis
    Dogrusu bunu hiç düsünmemistim..
    Seni tanimadan
    Hele seni böyle deli divane sevmeden
    Yalnizlik güzeldir diyordum
    Al basini, kac bu sehirden
    Ufukta bir cizgi gibi gördügün daglara
    Rüzgarin iyot kokularini tasidigi denizlere git
    Git gidebildigin yere git diyordum
    Oysa ki, senden kacilmazmis
    Yokluguna birgün bile dayanilmazmis
    Bilmiyordum..

    Yine de dayanmaga calisiyorum iste
    Bir kir cicegi kopariyorum gözlerine benzeyen
    Gecen bulutlara sesleniyorum ellerin diye
    Rüzgar güzel bir koku getirmisse
    Saclarini oksayip gelmistir diyerek avunuyorum
    Yasamak seninle bir baska zamani
    Bir baska zamanda seni yasamak
    Herseyden önce sen
    Elbette sen
    Mutlaka sen
    Ister uzaklarda ol
    Ister yanibasimda dur
    Sen ol yeter ki bu zaman icin de
    Ben olmasam da olur
    Seni bir yumaga sariyorum yillardir
    Bitmiyorsun
    Caresizligim gün gibi asikar
    Su olup cesmelerden akan güzelligin
    Inceligin IsIk IsIk yüzüme vuran
    Sen günes kadar sicak
    Tabiat kadar gercek
    Sen bahcelerde cicekler actiran
    Sudan, havadan, günesten yüce varlik
    Sen, o tek sevgi icimde
    Sen görebildigim tek aydinlik

    Bir nefeste benim icin al
    Havasizliktan öldürme beni
    Bulutlara, yildizlara benim icin de bak
    Susadim diyorsam
    Bir yudum su icmelisin
    Ben yorulduysam sen uyumalisin
    Ellerim sevilmek istiyor
    Saclarim oksanmak istiyor
    Dudaklarim öpülmek istiyor
    Anlamalisin.

    Agaclarin yesili kalmadi
    Gökyüzünün mavisi yok
    Bu daglar o daglar degil
    Rüzgarinda kekik kokusu yok
    Kim bu caresiz adam
    Bu kan canagi gözler kimin
    Kaç gecedir uykusu yok
    Gündüzü yok
    Gecesi yok
    Yok
    Yok
    Anladim
    Sensiz yasanmaz bu dünyada
    Imkani yok.
    Ben Bir Eylül Sen Haziran

    Bir eylüldü baslayan icimde
    Agaclar dökmüstü yapraklarini
    Cimenler sararmisti
    Rengi solmustu tüm ciceklerin
    Gökyüüunü kara bulutlar sarmisti
    Katar katar gidiyordu kuslar uzaklara
    Deli deli esiyordu rüzgar
    Dagilmisti yazdan kalan ne varsa
    Yasanmamis bir mevsim gibiydi bahar
    Neydi o bir zamanlar
    Sevmisligim, sevilmisligim
    O heyheyler, o delismenlikler neydi
    Ne bu kadere boyun egmisligim
    Ne bu acidan korlasan yürek
    Ne bu kurumus nehir; gözyasim
    Önümdeki dizboyu karanliklar da ne
    Ne bu ardimdaki kül yigini; elli yasim
    Beni kötü yakaladin haziran
    Gamli, yikik eylül sonuma
    Bir ilk yaz tazeligi getirdin
    Masmavi gögünle
    Cana can katan günesinle
    Piril piril engin denizinle girdin icime
    Cicekler acti dokundugun
    Cimler büyüdü yürüdügün
    Ve güller katmer katmer oldu güldügün yerde
    Basimda senin kuslarin kanat cirpiyor simdi
    Öldürdügün yemislerin agirligindan
    Dallarim yere degiyor
    Günesi batmadan saclarinin
    Bir dolunay doguyor bakislarindan
    Gün boyu senden bir meltem esiyor yanan alnima
    Uykusuz gecelerim seninle apaydinlik
    Basim dönüyor, off basim dönüyor yasamaktan
    Ölebilirim artik..
    Ölme diyorsan; gitme kal öyleyse
    Saril simsiki, tenim ol, beni birakma
    Baksana; parmak uclarim ates
    Lavlar fiskiriyor gözbebeklerimden
    Hadi gel, tut ellerimi, benimle yan
    Benimle meydan oku her caresizlige
    Benimle uyu, benimle uyan
    Birlikte varalim onücüncü aylara
    Ben bir eylül, sen haziran.
    Ben Seni Sevdim Mi?

    Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne
    Tuttum, ta icime oturttum seni
    Aldim, oksadim saclarini, öptüm
    Ictim yudum yudum güzelligini

    Ben seni sevdim mi? Sevdim elbette
    Bendeydi özlemlerin en korkuncu
    Cildirirdim sen ne kadar uzaksan,
    Ask degil, hic doymayan bir seydi bu

    Ben seni sevdim mi? Sevdim dogrusu
    Sevdikce tamamlandim, bütünlendim
    Biri vardi aglayan; gecelerce
    Biri vardi sana tutkun; o bendim

    Ben seni sevdim mi? Sevdim,
    En büyük en solmayan güller acti icimde
    Ömrümü degerli kilan bir seydin
    Sen benim bozbulanik gencligimde

    Ben seni sevdim mi? Sevdim, öyle ya
    Bir cizgiye vardim seninle beraber
    Ve bir gün orada yitirdim seni
    Ben seni sevdim mi? Sevdim,
    Ya sen beni?
    Hikaye

    Senin dudaklarin pembe
    Ellerin beyaz,
    Al tut ellerimi bebek
    Tut biraz!

    Benim dogdugum köylerde
    Ceviz agaclari yoktu,
    Ben bu yüzden serinlige hasretim
    Oksa biraz!

    Benim dogdugum köylerde
    Bugday tarlalari yoktu,
    Dagit saclarini bebek
    Savur biraz!

    Benim dogdugum köyleri
    Aksamlari eskiyalar basardi.
    Ben bu yüzden yalnizligi hic sevmem
    Konus biraz!

    Benim dogdugum köylerde
    Simal rüzgarlari eserdi,
    Ve bu yüzden dudaklarim catlaktir
    Öp biraz!

    Sen Türkiye gibi aydinlik ve güzelsin!
    Benim dogdugum köyler de güzeldi,
    Sen de anlat dogdugun yerleri,
    Anlat biraz !
    Azgin Deniz

    Hangi hissin parmagi dokundu ki, derine,
    Düstü bir gizli alev salkimi icerine?

    Hangi kabus basti ki, seni uykularinda,
    Birdenbire cehennem kaynadi sularinda?

    Örtüldü bastan basa tenin beyaz bir terle,
    Duman duman yayilan incecik köpüklerle.

    Hangi dert kaldi, söyle, bagrina üsüsmeyen,
    Hangi ölüm sarkisi, bu dilinden düsmeyen?

    Hangi öfkeyle yüzün, böyle karisti yer yer,
    Sana yan mi baktilar, bir sey mi söylediler?

    Bir sey dinleme artik, artik bir sey dinleme!
    Cagir, bütün günahkar ruhlari cehenneme!

    Karsina, sahil, kaya, insan kim çikarsa vur!
    Vur basina, alemde, kör, sagir, ne varsa vur!

    Sal her taraftan, dagdan, gökten, pencereden sal!
    Nihayet kala kala dünyada tek kisi kal!

    Necip Fazil Kisakürek
    Çok Sevdim bir Zamanlar Seviyorum Yinede

    Cok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
    Alip basimi gitmeyi yollar boyunca
    Seyretmek bir bozkir aksamini camindan bir otobusun
    Masal sehirlerini gecerken hizla

    Cok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
    Urpertili, simsicak tenini kadinlarin
    Salmak serin sulara govdemi
    Dusup gitmek ardina siirin ve askin

    Cok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
    Varoldugumu dusunmeyi, urpererek..
    Karanlik bir odada kucuk bir cocuk gibi
    Yagmurdan ve yalnizliktan urperek

    Cok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
    Dusuncemi genis ve sonsuz olanla birlestirmeyi
    Hircin ve ele gecmezce atilgan
    Uysal ve usulcacik benim olan seyi...

    Cok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
    Ve hep sevecegim beynim ve tenim varoldukca bu dunyada
    Piril piril olani, her zaman bir guz diriliginde
    Degismez ve degisken olani sonsuzca...
    BU ASK BURADA BITER

    Bu ask burada biter ve ben çekip giderim
    Yüregimde bir çocuk cebimde bir revolver
    Bu ask burada biter iyi günler sevgilim
    Ve ben çekip giderim bir nehir akip gider

    Bir hatiradir simdi dalgın uyuyan sehir
    Solarken albümlerde çocuklar ve askerler
    Yüzün bir kir çeçegi gibi usulca söner
    Uyku ve unutkanlik gittikçe derinlesir

    Yan yana uzanirdik ve islakti çimenler
    Ne kadar güzeldin seni nasil essiz bir yazdi!
    Bunu anlattilar hep, yani yiten bir aski
    Geçerek bu dünyadan bütün ölü sairler

    Bu ask burada biter ve ben çekip giderim
    Yüregimde bir çocuk cebimde bir revolver
    Bu ask burada biter iyi günler sevgilim
    Ve ben çekip giderim bir nehir akip gider
    BESINCI MEKTUP

    Ayrilik diye bir sey yok.
    Bu bizim yalanimiz.
    Sevmek var aslinda, özlemek var, beklemek var.
    Simdi neredesin? Ne yapiyorsun?

    Günes çoktan dogdu.
    Uyanmis olmalisin.
    Saçlarini tararken beni hatirladin, degil mi?
    Öyleyse ayrilmadik.
    Sadece özlemliyiz ve bekliyoruz.

    Zamani hatirlatan her seyden nefret ediyorum.
    Önce beklemekten.
    Ömür boyunca ya bekliyor ya bekletiyor insan.
    Ikisi de kötü, ikisi de hazin tarafi yasantimizin.

    Bir çocugun önce dogmasini bekliyorlar,
    Sonra yürümesini, konusmasinıi, büyümesini...
    Zaman ilerliyor, bu defa para kazanmasini,
    Kanunlara saygi göstermesini,
    Insanlari sevmesini, aldanmasini, aldatmasini bekliyorlar.

    Ve sonra ölümü bekleniyor insanoglunun.
    Ya o? Ya o?
    I nsanlardan dostluk bekliyor, sevgilisinden sadakat,
    Çocuklarindan saygi ve bir parça huzur bekliyor,
    Saadet bekliyor yasamaktan.

    Zaman ilerliyor, bir gün o da ölümü bekliyor artik.
    Aradiklarinin çogunu bulamamiş,
    Beklediklerinin çoçu gelmemis bir insan olarak
    Göçüp gidiyor bu dünyadan.

    Iste yasamak maceramiz bu.
    Yasarken beklemek, beklerken yasamak
    Ve yasayip beklerken ölmek!

    Özleme bir diyecegim yok.
    O kömür kirintilari arasinda parlayan bir cam parçasi.
    O nefes alisi sevgimizin, kavusmalarimizin anlami.
    O tek güzel yönü bekleyislerimizin.

    Insanligimiz özleyislerimizle alimli,
    Yasantimiz özlemlerle güzel.
    Özlemin buruk bir tadi var, hele seni özlemenin.
    Bir kokusu var bütün çiçeklere degismem.
    Bir isigi var, bir rengi var seni özlemenin, anlatilmaz.

    Verdigin bütün acilara dayaniyorsam;
    Seni özledigim içindir.
    Beklemenin korkunç zehri öldürmüyorsa beni;
    Seni özledigim içindir.
    Yasiyorsam; içimde umut varsa,
    Yine seni özledigim içindir.

    Seni bunca özlemesem; bunca sevemezdim ki!
    Askta Yarin Yoktur Sevgili


    Ask bu dünyanin ölçüleriyle açiklanamaz sevgili
    O ilkel bir acidir, yaban bir agridir. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir seye dokunur.
    Sonra bir perde açilir ve yolculuk baslar.
    Bu yolculukta artik para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, is, anneler ve korkular yoktur.
    Askin kendi gerçekligi vardir sevgili. Insan bir baska isiga teslim olur...
    Askta yarin yoktur sevgili. Zaman ileri dogru degil, içeri, yüreklere, derinlere dogru islemeye baslar, bilgelesir.
    Hiç bilmedigi sezgileriyle bulusur. Yükü çok agirdir, kendiyle bulusmustur. Hem disindadir dünyanin, hem de ortasinda.
    Hindistan'da Ganj Nehri'nin kiyisinda yakilan yoksul adamin hissettikleri de onunladir, yitirdikleri de...
    Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yasayan kadinin çiplak yalnizligi da.
    Her sey onunladir, ona emanettir sanki, ama o, çildirtici bir yalnizlik içindedir yine de...
    Askin kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanimiza karisan ilkel aci,
    o yaban agriyla hiçbir kitabin yazmadigi hakikatlere daha yakinizdir, inan...
    Kim demisti hatirlamiyorum, ask varligin degil, yoklugun acisidir diye.
    Belki de bu yüzden ilk gençligimde, o yogun asik oldugum yillarda, gözüme uyku girmez, dudagimda bir islikla bütün gece sehri,
    o karanlik, o hüzünlü sokaklari dolasir, insanlari uykularindan uyandirmak isterdim.
    Uyanip, içimde derin bir siziyla uyanan o derin sancinin acisina ortak olsunlar diye...
    Ask çok eski bir seydir sevgili. Onun içinden o çileli çocuklugumuz geçer. Sevdigimiz insanlarin çocukluklarida...
    Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasiz yatililar geçer.
    Ve sonra ask bütün bunlari alir, daha da eskilere gider, hep o ilkel aciya, o yaban agriya...
    Insan bazen nedensiz yere umutsuzluga kapilir. Kimselere veremez sevgisini, kimselere kendini anlatamaz, evlere kapanir...
    Bazen denizler, kiyilar çeker insani. Insan bu kapilmayi anlayamaz,
    oysa çok eski bir yerde yasanmasindan korkulup vazgeçilmez asklarin sizisidir bu.
    Bu sizi, bu yenilgi mevsimlerle yillarla devredilir baska insanlara... Bir insanin yaptigi bir hatanin tüm insanlara yayilmasi gibi...
    Iste simdi biz de sevgili, ya olmadik zamanlarda umutsuzluga kapilip, solugu evlerde alacagiz, ya da denizler, kiyilar çekecek bizi.
    Nasil biz baskalarinin korkakligini tasiyorsak, baskalari da bizim korkakligimizi tasiyacak, yenilgimizi, umutsuzlugumuzu...
    Birazdan sabah olacak...
    Para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, is, anneler ve korkular baslayacak...
    Bunlar varsa ve bizim için geçerliyse ask yoktur ve hiç olmamistir sevgili. Birbirimizi kandirmayalim...
    Hadi güne hazirlan. Yasadiklarimizi unutmaya çalis.
    Ask bize güvenip verdigi büyüsünü, sirlarini, cesaretini, bilgeligini ve o ilkel, o yaban agrisini geri alacak.
    Bunlar olurken içimiz bir an çok üsüyecek, sonra geçecek...
    Hadi, oyalanma birazdan yarin olacak...
    Askta yarin yoktur sevgili...
    Beklenen


    Ne hasta bekler sabahi,
    Ne taze ölüyü mezar,
    Ne de seytan bir günahi,
    Seni bekledigim kadar.


    Geçti istemem gelmeni,
    Yoklugunda buldum seni;
    Birak vehmimde gölgeni,
    Gelme, artik neye yarar?


    Necip Fazil Kisakürek
    Ayten

    Ben bir Aytendir tutturmusum oh ne iyi
    Ayten ickiler icip sarhos oluyorum..oh ne güzel
    Hosuma gitmiyorsa rengi denizlerin
    Biraz Ayten sürüyorum...güzellesiyor
    Sarkilar söylüyorum,
    Siirler yaziyorum Ayten üstüne
    Saatim her azaman ya Aytene bes var..
    Ya da Ayteni bes geciyor
    Ne yana baksam gördügüm o
    Gözümü yumsam aklimdan Ayten geciyor..
    Bana sorarsaniz mevsimlerden Aytendeyiz
    Günlerden Ayten ertesidir
    O dur..gün be gün beni yasatan
    Onun kokusu sarmistir sokaklari
    Aksam kizilliginda onun dudaklari
    Baska kizi övmeyin yanimda...gücenirim!
    Ayteni övecekseniz..ne ala..oturabilirsiniz
    Bir kadehte sizinle iceriz....
    Ayteni iki laf ederiz
    Onu siz de seversiniz ..benim gibi
    Ama yagma yok Ayteni size birakmam..!
    Alin tek kat elbisemi size vereyim
    Cebimde bir on liram var
    Onu da alin gerekirse
    Bir Ayteni düsünürüm.. üsümem
    Üc kere Ayten diye tekrarlarim...karnim doyar
    Parasizlikta ..bir sey mi?
    Ölüm bile kötü degil
    Aytensizlik kadar..!
    Ona ugramayan gemiler batsin..!
    Ondan gecmeyen trenler devrilsin..!
    Onu sevmeyen yürekler tas kesilsin..!
    Kapansin onu görmeyen gözler..!
    Onu övmeyen diller..kurusun.!
    Iki kere iki dört..Elde var Ayten
    Bundan böyle dünyada Askin adi..
    AYTEN olsun.!
    BEBEKLERIN ULUSU YOK

    Ilk kez yurdumdan uzakta yasadim bu duyguyu
    Bebeklerin ulusu yok .. baslarini tutusari ayni
    Bakarken gözlerinde ayni merak ..
    Aglarken ayni seslerin tonu..

    Bebekler çiçegi insanligimizin
    Güllerin en hasi, en goncasi
    Sarisin bir isik parçasi kimi..
    Kimi kapkara üzüm tanesi

    Babalar çikarmayin onlari akildan
    Analar koruyun bebeklerinizi
    Susturun susturun söyletmeyin
    Savsştan yikimdan söz ederse biri

    Birakalim sevdayla büyüsünler
    Serpilip gelissinler fidan gibi
    Senin benim hiç kimsenin degil
    Bütün bir yeryüzünündür onlar
    Bütün insanligin gözbebegi

    Ilk kez yurdumdan uzakta yasadim bu duyguyu
    Bebeklerin ulusu yok .. Bebekler, çiçegi insanligimizin
    Ve gelecegimizin biricik umudu...
    Seni ariyorum

    Bu sehrin bütün sokaklarina sinmis yalnizligim
    Sensizligin köse basindayim
    Avuçlarimda kirik dökük pismanliklar
    Avuntusuz çikmazlara dogru yürüyorum
    Bütün umutsuzluguma inat
    Yine seni ariyorum...

    Dudaklarimda bildigin o islik
    Sokak lambalarina siginiyorum
    Hafiften bir yagmur agliyor benimle
    Bir deli rüzgar saçlarimda
    Yalnizliktan üsüyorum
    Bulamayacagimi bile bile
    Yine seni ariyorum...

    Anlatacak nelerim var bir bilsen
    Içimde ihtilaller kopmus
    Kendime sürgüne verdim
    Mutlulugum çoktan iflas etmis
    Itiraza hakkim yok biliyorum
    Beni savunmak sana düstü
    Seni ariyorum...

    Yarim kalmis siirlerim gibisin
    Yasanmamis çocuklugumsun anilarimda
    Öylesine eksigim sensiz
    Öylesine sahipsiz
    Iste bütün umutlara havlu attim gidiyorum
    Içinde geç kalmisligin çaresizligi
    Çocuklar gibi agliyorum
    Ve gel görkü her damla gözyasimda
    Yine seni ariyorum...
    Gün batarken bir aksam üstü
    Bir rüzgar dalgalanirken saclarinda
    Aklina ben gelecegim ..
    Aglayacaksin..!
    Bosver,hatirlamaya calisma
    Nasil olsa tatli bir uykuda..
    Ben gelecegim aklina..!
    Aglayacaksin..
    Gün gelip oturursan nikah masasina
    Mutluluk hayallerine atsan bir imza
    Beyazlar icinde yaptigin ilk dansda
    Ben gelecegim aklina
    Aglayacaksin..!
    Beni Unutma

    Bir gün gelirde unuturmus insan
    En sevdigi hatiralari bile
    Bari sen her gece yorgun sesiyle
    Saat on ikiyi vurdugu zaman
    Beni unutma..
    Cünkü ben her gece o saatlerde
    Seni yasar ve seni düsünürüm
    Hayal icinde perisan yürürüm
    Sen de karanligin sustugu yerde
    Beni unutma..
    O saatlerde serpilir gülüsün
    Bir avuc su gibi icime, ey yar
    Senin de basinda o cilgin rüzgar
    Deli esiverirse bir gün
    Beni unutma ..
    Ben ayagimda carik, elimde asa
    Senin icin su yollara düsmüsüm
    Senelerce sonra sana dönüsüm
    Bir mahser gününe de rastlasa
    Beni unutma..
    Hala duruyorsa yesil elbisen
    On bir gün benim icin giy
    Saksidaki pembe karanfilde cig
    Ve bahcende yorgun bir kus görürsen
    Beni unutma..
    Büyük acilara tutustugum gün
    Cok uzaklarda da olsan yine gel
    Bu ölürcesine sevdigine gel
    Ne olur Tanriya kavustugum gün
    Beni unutma..
    Gözler


    Bir sey kalmaz, yaliniz,
    Kalir maziden gözler.
    Ölür de her yanimiz,
    Sag kalir, neden gözler?

    Birer yildiz olur da,
    Kirpisirlar havada,
    Kupkuru bir kafada,
    Apaçik giden gözler...


    Necip Fazil Kisakürek