ben çekerim
nefesimin topladığı hüzünleri odamda
bir köşesinde
baş köşesinde
ışığa bakan sineğin gözlerindeki
umut yeşermiş ilk heyecanı bitirir
acı dolu gözlerim
sevdikçe dökülen gözyaşlarım
bir gülün
- ki o gülün derlerim taç yapraklarını hüznümle -
birleştiririm yalnızlığımla
besleyerek onu yetimliğimle
çürümüş yüreğini
çürüyecek bedenini
kendini affettiren yanlış seçenekli bir soru
çelişkisiyle büyütürken beynindeki düşü
yapraklarını sarsın
merhametine sığmayan bu soru:
' acıya ve dallara sığmayan
nasıl sığar bir kafese yüreği olmayan '
ben nasıl sığdırabilirim
bu kafese bu yüreği
yaralı bir gövde yanıbaşımdayken
artık başkaldırmalı
bu yüreğe de bu acıya da
söyle
nasıl büyütsün bu aşkı bu merhamet
hüzünsel bir döl yatağı
çöğaltır beni
hüznüm ki
gözyaşlarının embriyo halidir
ve geç farkettim tekliğimi
beni çoğaltanın acılarımın olduğunu
artık hüzünle çoğalan
bir embriyoyum ben
tek başıma bir kalabalık
hüzünle ve acıyla birazcık bulanık