3431 - Ebu'l-Acfa es-Sulemi anlatiyor: "Birgun, Hz. Omer radiyallahu anh, cuma hutbesi verdi ve hutbede soyle soyledi: "Sakin, kadinlarin mehirlerini artirmayin, zira bu, eger dunya icin bir seref, ahiret icin de bir takva olsaydi buna en cok Resulullah layik idi. Halbuki O, kadinlarindan veya kizlarindan hic birine oniki okiyyeden fazla mehir takdir etmemistir''
Ebu Davud, Nikah 29, (2106); Tirmizi, Nikah 22, (1114); Nesai, Nikah 66, (6,117,118); Ibnu Mace, Nikah 17, (1887).
3432 - Hz. Aise radiyallahu anha 'ya: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'in hanimlarina verdigi mehir ne idi?'' diye sorulmustu su cevabi verdi:
"Oniki okiyye ve bir ness idi. Ness nedir biliyor musunuz? Yarim okiyyedir. Bunun tamami besyuz dirhem eder."
Muslim, Nikah 78 (1426); Ebu Davud, Nikah 29, (2105); Nesai, Nikah 66, (6, 116, 117).
3433 - Hz. Enes radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, Safiyye radiyallahu anha'yi sad etti ve onun azadligini mehri yapti.''
Buhari, Nikah 68, Buyu 108, Cihad 74; Muslim, Nikah 78, (1365); Ebu Davud, Nikah 6, (2054); Tirmizi, Nikah 23, (1115); Nesai, Nikah 64, (6, 114).
3434 - Yine Hz. Enes radiyallahu anh anlatiyor: "Abdurrahman Ibnu Avf radiyallahu anh Medine'ye gelince Resulullah aleyhissalatu vesselam onu Sa'd Ibnu Rebi el-Ensari ile kardesledi. el-Ensari (zengin birisiydi ve) iki hanimi vardi. Abdurrahman'a malini ve ehlini yari yariya paylasmayi teklif etti. Abdurrahman:
"Allah malini ve ehlini sana mubarek kilsin. Bana pazari goster kafi!'' dedi. Pazara geldiler. O gun kes ve yag alip satmaktan bir miktar kazanc elde etti. Bir muddet sonra, Resulullah aleyhissalatu vesselam, onunla karsilasinca, uzerinde surunme maddesinin izlerini gurdu ve:
"Hayirdir! Neler oldu Ey Abdurrahman?" diye sordu.
"Ensari bir kadinla evlendim!" dedi. Resulullah:
"Iyi de kadina mehir olarak ne verdin?" buyurdu. Abdurrahman:
"Bir nevat (bes dirhem) altin!" deyince. Aleyhissalatu vesselam:
"Bir de ziyafet ver, bir tek koyunla da olsa!" ferman etti."
Buhari, Nikah 7, 49, 54, 56, 68, Buyu 1, Kefalet 2, Edeb 67, Da'avat 53, Menakibu'l-Ensar 3, 50; Muslim, Nikah 79, (1427); Muvatta, Nikah 47, (2, 545); Tirmizi, Nikah 10, (1094), Birr 22, (1934); Ebu Davud, Nikah 30, (2109); Nesai, Nikah 67, (6, 119, 120).
Bir rivayette "...altin" kelimesinden sonra "Allah sana mubarek kilsin" ziyadesi vardir.
3435 - Ummu Habibe radiyallahu anha'nin anlattigina gore, Ubeydullah Ibnu Cahs'in nikahi altinda idi. Ubeydullah Habesistan'da vefat etti. Necasi rahimehullah, onu Resulullah aleyhissalatu vesselam'a nikahladi. Ve Resulullah'a bedel, Ummu Habibe'ye dortbin dirhem mehir verdi. Sonra onu, Aleyhissalatu vesselam'a Surahbil Ibnu Hasene ile birlikte gonderdi ve (mehir miktarini) Resulullah'a mektupla bildirdi. Resulullah aynen kabul etti."
Ebu Davud, Nikah 29, (2107- 2108)
MEHRIN AHKAMI
3436 - Ukbe Ibnu Amir radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam bir adama:
"Sana falan kadini nikahlasam razi misin?'' diye sordu. Adam, "Evet! '' deyince, bu sefer o kadina sordu: "Seni falan erkekle nikahlasam razi olur musun?"
Kadin, "Evet!" deyince bunlari birbirlerine nikahladi. Erkek, kadinla gerdege girdi, ama kadin icin bir mehir belirlemedi, herhangi bir sey de vermedi. Bu erkek, Hudeybiye gazvesine katilanlardan biriydi, Hayber'de onun da hissesi vardi. Adam olecegi zaman:
"Resulullah falan kadini bana nikahladi ama ben ona bir mehir belirlemedim, pesin olarak da bir sey vermis degilim. Simdi sizleri sahid kiliyorum, kadina mehir olarak Hayber'deki hissemi veriyorum!'' dedi. Kadin onu aldi ve erkegin vefatindan sonra yuzbin (dirhem)e satti."
3437 - Ravilerden biri, bu hadisin bas kismina su ilavede bulundu: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Nikahlarin en hayirlisi en kolayidir."
Ebu Davud, Nikah 32, (2117).
3438 - Ibnu Mes'ud radiyallahu anh'in anlattigina gore ona, kocasi olen bir kadindan soruldu, kocasi ona mehir tesbit etmemis, henuz kendisiyle gerdek de yapmamis. Kadina su cevabi verdi:
"Kadin mehrin tamamini alir (ne eksik, ne fazla ) iddet bekler ve miras'a da istirak eder.
Ma'kil Ibnu Sinan soz alarak dedi ki: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'i isittim, Berva' Bintu Vasik icin bunun misli bir hukum vermisti." Bu aciklamaya Ibnu Mes'ud sevindi."
Ebu Davud, Nikah 32, (2114); Tirmizi, Nikah 44, (1145); Ibnu Mace, Nikah 18, (1891); Nsai, Nikah 68, (6, 121).
3439 - Nafi anlatiyor: "Ubeydullah Ibnu Omer'in bir kizi vardi. Annesi de Bintu Zeyd Ibni'l-Hattab idi. Bu kiz, Abdullah Ibnu Omer'in bir oglunun nikahi altinda idi. Oglan, Zeyd Ibul'-Hattab'in kiziyla gerdek yapmadan vefat etti, ustelik henuz mehir de tesbit etmemisti. Kizin annesi, Abdullah 'a gelerek kizin mehrini taleb etti. Ibnu Omer radiyallahu anh kadina: "Kiziniza mehir yoktur. Eger mehir olsaydi onu asla tutmaz verirdim, aksi halde kiza zulmetmis olurum'' dedi. Kadin onun hukmunu kabul etmek istemedi. Aralarinda, Zeyd Ibnu Sabit radiyallahu anh'i hakem yaptilar. O, kizin mehir hakkinin bulunmadigina, fakat mirasa istirak hakki olduguna hukmetti."
Muvatta, Nikah 10, (2, 527).
3440 - Ibnu Omer radiyallahu anhum demistir ki: "Bosanan her kadinin bir istifade (tazminat) hakki vardir. Bu tazminattan, kendisine mehir tayin edildigi halde, temas vaki olmadan bosanan harictir. Boyle bir kadin, kendisi icin tesbit edilen mehrin yarisini alir."
Muvatta, Talak 45, (2, 573).
3441 - Ibnu'l-Museyyeb anlatiyor: "Hz. Omer radiyallahu anh: "Nikahda perdeler indirildi mi mehir vacib olur '' diye hukmetti.''
Muvatta, Nikah 12 (2, 5285.)
3442 - Ibnu Abbas radiyallahu anhuma anlatiyor: "Hz. Ali, Fatima radiyallahu anhuma'yi nikahlayinca, hemen gerdek yapmak istedi. Resulullah aleyhissalatu vesselam ise, mehir olarak bir seyler verinceye kadar buna mani oldu. Hz. Ali radiyallahu anh: "Benim verecek bir seyim yok!" demisti. Aleyhissalatu vesselam:
"Ona zirhini ver!" buyurdu. Hz. Ali radiyallahu anh (bu maksadla) zirhini verdi, sonra da gerdek yapti."
Ebu Davud, Nikah 36, (2125, 2126); Nesai, Nikah 76, (6, 129).
3443 - Hz. Aise radiyallahu anha anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, bana, kocasi kadina bir sey vermezden once kadini kocasina gondermemi emretti."
Ebu Davud, Nikah 36, (2128).
3444 - Ukbe Ibnu Amir radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Yerine getirilmeye en ziyade layik olan sart, fercleri helal kilmak uzere kabul ettiginiz sartlardir."
Buhari, Nikah 52, Surut 6; Muslim, Nikah 63, (1418); Ebu Davud, Nikah 63, (2139); Tirmizi, Nikah 31, (1127) ; Nesai, Nikah 42, (6, 92, 93).
KARA AVI
3445 - Adiyy Ibnu Hatim radiyallahu anh anlatiyor: "(Bir gun): "Ey AIlah'in Resulu! Biz, su kopeklerle avlaniyoruz. Bunlardan bize helal olani hangisidii?" diye sormustum, su aciklamayi yapti:
"Muallem (terbiye edilmis) kopegini besmele cekerek gonderdin mi, senin icin tuttugunu ye. Ancak kopek kendisi yemeye kalkmissa onu yeme. Zira bu durumda ben, avi kopegin kendisi icin yakalamis olmasindan korkarim. Eger senin gonderdigin kopeklere baska bir kopek karisti da (hangisinin yakaladigi belli degilse) yine yeme."
Buhari, Buyu 3, Zebaih 1, 2, 3, 7, 8, 9, 10, Tevhid 13; Muslim, Sayd 1, (1929); Ebu Davud, Sayd 2, (2847-2851); Tirmizi, Sayd 1- 7, (1465-1471); Nesai, Sayd 1- 8, (7,179-183),19-23, (7,193-195).
3446 - Ebu Salebe el-Huseni radiyallahu anh anlatiyor: (Bir gun Resulullah aleyhissalatu vesselam'a):
"Ey Allah'in Resulu! Biz Ehl-i Kitab'in yasadigi bir diyardayiz. Onlarin kaplarindan yiyebilir miyiz? Ve biz av memleketindeyiz; hem muallem (ogretilmis) kopegimle ve hem de yayimla avlaniyorum, muallem olmayan kopegimle de avlandigim olur. Bunlardan hangisi benim icin uygundur?" diye sordum. Buna su cevabi verdi:
"Ehl-i Kitapla ilgili sorundan baslayalim: "Baska bir kap bulabilirseniz, onlarin kabindan yemeyiniz. Baska kap bulamazsaniz, onlari once yikayip sonra iclerinden yemek yiyin.
(Ava gelince), yayinla avladigin ve uzerine besmele cektigin avini ye. Muallem kopeginle avladigin ve uzerine besmele cekmis bulundugun avi da ye. Muallem olmayan kopeginle avladigin hayvana yetismiy, kesmis isen onu da ye!"
Buhari, Sayd 4,10,14; Muslim, Sayd 12-14, (1932); Ebu Davud, Sayd 2, (2850, 2855, 2856, 2857); Tirmizi, Sayd 1, (1464); Nesai, Sayd 4, (7,181).
3447 - Yine Ebu Sa'lebe radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: Okunu attiktan sonra kaybetmis olsan ve (uc gece) sonra (okun isabet ettigi ava) erissen, bu av kokmadikca onu yiyebilirsin."
Muslim, Sayd 9, (1931); Ebu Davud, Sayd 4, (2861); Nesai, Sayd 20, (7, 193, 194); Buhari, Sayd 8.
3448 - Sa'd Ibnu Ebi Vakkas radiyallahu anh'a ogretilmis (muallem) bir kopek avi oldurecek olursa, yenilip yenmiyecegi sorulmustu:
"Ye dedi, ondan sadece bir parca da kalmis olsa.''
Muvatta, Sayd 7, (2, 493).
3449 - Amr Ibnu Su'ayb an ebihi an ceddihi radiyallahu anhuma anlatiyor:
"Bir adam dedi ki: "Ey Allah'in Resulu, benim ogretilmis kopeklerim var. Onlar hakkinda bana fetva var!" Aleyhissalatu vesselam:
"Kopegin senin icin tuttugu seyi ye" buyurdular. Adam:
"Kopek, avi oldurmusse?" dedi.
"Oldurse de!" buyurdular.
"Yayim hakkinda da bana fetva ver!" dedi.
"Okunun sana geri getirdigini ye!" buyurdu.
"Avi gozden kaybetmissem?" dedim. "Avi gozden kaybetsen de! buyurdu, yeter ki, av uzerinde senin okundan baska bir ok izine rastlamamis olasin. Veya onu kokmus bulmamis olasin."
Nesai, Sayd 16, (7, 191).
3450 - Abdullah Ibnu Mugaffel radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam parmakla cakil atmayi yasakladi ve: "O, avi oldurmez, dusmani paralamaz; ancak goz patlatir, dis kirar!" buyurdu."
Buhari, Edeb 122, Tefsir, Feth 5, Zebaih 5; Muslim, Sayd 54, (1954); Ebu Davud, Edeb 178, (5270); Nesai, Kasame 37, (8, 47).
3452 - Hz. Cabir radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam bizi gazveye gonderdi. Biz ucyuz kisilik bir gruptuk, komutanimiz da Ebu Ubeyde Ibnu'l-Cerrah radiyallahu anh idi. Kureys'in kervanini takip ediyorduk. Azigimiz da bir dagarcik icine konmus hurmadan ibaretti. Baska birseyimiz yoktu. Ebu Ubeyde bundan bize (once avuc avuc veriyordu, sonra)tane tane vermeye basladi. Kendisine:
"Bununla nasil idare ediyordunuz?'' diye soruldu. Su cevabi verdi:
"Biz hurmayiadeta emiyorduk, bebegin emmesi gibi. Sonra da uzerine su iciyorduk. Bu bize geceye kadar yetiyordu. Tukendigi zaman yokluk icinde kaldik. Iki hafta sahilde ikamet ettik. Siddetli aclik gecirdik. Oyle ki agac yapraklari yedik. Ordumuza yaprak ordusu dendi. (Bu esnada) deniz bize anber (balina) denen bir hayvan atti. Ebu Ubeyde radiyallahu anh buna once, "meytedir (yani lestir, yenmesi haramdir)'' dedi. Sonra da: "Hayir, meyte degildir, bizler Resulullah aleyhissalatu vesselam'in elcileriyiz, Allah icin buradayiz, ustelik muzdar durumdayiz'' dedi.
Ondan iki hafta boyu yedik. Yagindan da surunduk. Hatta vucudumuz kendine geldi, eski halini aldi. Ebu Ubeyde, hayvanin kaburgalarindan bir kemik alip yere dikti. Sonra en boylu sahsi ve en boylu deveyi aradi. Adam deveye bindirildi ve kaburganin altindan gecti. Hayvanin goz cukurunun icine tam dort kisi oturdu. Gozunden nice kulle yag cikardik. Etinden kendimize azik yaptik. Medine'ye gelince durumu Resulullah aleyhissalatu vesselam'a anlattik.
"Bu, AIlah'in sizin icin (denizden) cikardigi bir riziktir. Beraberinizde, etinden hala var mi?'' buyurdu. Biz de bir miktar gonderdik. O, bundan yedi.''
Buhari, Sayd 12, Sirket 1, Cihad 124, Megazi 64; Muslim, Sayd 17, (1935); Muvatta, Sifatu'n-Nebiyy 24, (2, 930); Ebu Davud, Et'ime 47, (3840); Tirmizi, Kiyamet 35, (2477); Nesai, Sayd 35, (7, 207, 209).
3453 - Yine Hz. Cabir radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Denizin disari attigi veya yarisindan cekildigi baligi yiyin. Denizin icinde olmus ve suyun ustune cikmis (tafi) baligi yemeyin.''
Ebu Davud, Et'ime 36, (3815).
KOPEKLER
3454 - Ibnu Omer radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vessselam buyurdular ki: "Av ve coban kopegi disinda kopek besleyenin ecrinden her gun iki kiratlik eksilme olur." (Salim der ki:"Ebu Huieyre (bu hadisi rivayet ederken): "... Veya ziraat kopegi '' derdi) cunku o ziraat sahibi idi.
Buhari, Sayd 6; Muslim, Musakat 50, (1574); Muvatta, Isti'zan 12, (2, 969); Tirmizi, Ahkam 4, (1487); Nesai, Sayd 12-14 (7, 187-188).
3455 - Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Suru veya av veya ziraat kopegi disinda bir kopek besleyen kimsenin ecrinden her gun bir kirat eksilir."
Buhari, Hars 3, Bed'u'l- Halk 14; Muslim, Musakat 58, (1579); Ebu Davud, Sayd 1, (2844); Tirmizi, Ahkam 4, (1490); Nesai, Sayd 14, (7, 188, 189).
ALLAH'IN SIFATLARI
3456 - Ebu Musa radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam aramizda ayaga kalkip su bes cumleyi soyledi:
Allah Teala Hazretleri uyumaz, zaten O'na uyku da yakismaz. Kisti (tartiyi, rizki) indirir ve kaldirir. Geceleyin yapilan amel, gunduzleyin yapilandan once; gunduzleyin yapilan amel de geceleyin yapilan amelden once Allah'a yukseltilir. O'nun hicabi nurdur. Eger o perdeyi acacak olsa, vechinin subuhati, basarinin ihata ettigi butun mahlukatini yakardi."
Muslim, Iman 293 (179).
3457 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhisalatu vesselam buyurdular ki: "Sizden biri kardesiyle dovusunce yuze vurmaktan sakinsin."
Buhari, Itk 20; Muslim, Birr, 112, (2612).
Muslim'in rivayetinde su ziyade var: "...zira Allah Adem'i kendi suretinde yaratmistir."
3458 - Hz. Enes radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam su duayi cok yapardi:
"Ey kalbleri ceviren Allahim! Kalbimi dinin uzerine sabit kil!" Ben (bir gun kendisine):
"Ey Allah'in resulu! Biz sana ve senin getirdiklerine inandik. Sen bizim hakkimizda korkuyor musun?" dedim. Bana soyle cevap verdi: "Evet! Kalpler, Rahman'in iki parmagi arasindadir. Onlari istedigi gibi cevirir."
Tirmizi, Kader 7, (2141).
3459 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'i su ayetleri okurken isittim. (Mealen): Hic suphesiz Allah size emanetleri ehline teslim etmenizi ve insanlar arasinda hukmettiginiz zaman adaletle hukmetmenizi emreder. Allah size ne guzel ogut veriyor. Suphesiz Allah isitir ve gorur" (Nisa 58). Bu sirada Resulullah aleyhissalatu vesselam'in bas parmagini kulagina, onu takib eden (sahadet) parmagini da gozunun uzerine koydugunu gordum.''
Ebu Davud, Sunnet 19, (4728).
MISAFIRLIK (ZIYAFET) BOLUMU
3460 - Ebu Kerime radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Bir gece misafir olmak muslumanin hakkidir. Kim, (bir ev sahibinin) avlusunda sabahlarsa, agirlanma masrafi, (ev sahibi) uzerine bir borc olur. (Misafir) dilerse o hakkini alir, dilerse terkeder (almaz)."
Ebu Davud, Et'ime 5, (3750).
3461 - Bir baska rivayette (Resulullah aleyhissalatu vesselam'in) soyle soyledigi kaydedilmistir: "Kim bir cemaate misafir olur ve fakat misafir, (agirlanmaktan) mahrum kalirsa, -ona yardim, her musluman uzerine hak (bir vazife) olmasi hasebiyle- bir gecelik (agirlanma) masrafini o cemaatin ekininden ve malindan alir."
Ebu Davud, Et'ime 5, (3751).
3462 - Ukbe Ibnu Amir radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'a dedim ki:
"Siz, bizi (sefere) gonderiyorsunuz. Bir yere vardigimiz zaman, ahalisi ihtiyaclarimizi gormezlerse ne yapmaliyiz?" (Resulullah bize) Su cevabi verdiler:
Bir kavme inince, onlar misafire davranilmasi gereken muameleyi size de yaparlarsa ikramlarini kabul edin. Aksi takdirde, misafire yapmalari gereken ikram kadarini onlardan (zorla da olsa) alin."
Buhari, Edeb 85, Mezalim 18; Muslim, Lukata 17, (1727); Ebu Davud, Et'ime 5, (3752); Tirmizi, Siyer 32, (1589).
3463 - Avf Ibnu Malik radiyalluhu anh anlatiyor:
"Ey Allah'in Resulu dedim, ben bir adama ugrasam, o beni agirlamasa sonra o bana ugrasa ben ona yaptigini yapayim mi?"
"Hayir! dedi, sen onu agirla!"
Bir gun Resulullah aleyhissalatu vesselam beni eskimis bir elbise icerisinde gormustu:
"Senin malin yok mu (da boyle giyiniyorsun)?" diye sordu.
"Allah bana deve, koyun, (sigir, at, kole) her maldan verdi!" dedim.
"Oyleyse buyurdular, uzerinde gorulmelidir!"
Tirmizi, Birr 63, (2007).
3464 - Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: Misafirlik uc gundur. Bundan fazlasi sadakadir.''
Ebu Davud, Et'ime 5, (3749).
3465 - Ebu Sureyh el-Adevi radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim Allah ve ahirete inaniyorsa, misafirine caize"sini ikram etsin!" Yanindakiler sordular:
"Ey Allah'in Resulu! Caizesi de nedir?" Aleyhissalatu vesselam acikladi:
"Bir gecesi ve gunduzudur. Misafirlik uc gundur. Bundan fazlasi sadakadir. Misafire, ev sahibini gunaha sokuncaya kadar yaninda kalmasi hos degildir."
Tekrar sordular: "Misafgir ev sahibini nasil gunaha sokar?" Aleyhissalatu vesselam acikladi:
"Adamin yaninda ikamet eder kalir, halbuki kendisine ikram edecek bir seyi yoktur."
Buhari, Edeb 85, 31, Rikak 23; Muslim, Lukata 77, (48); Muvatta, Sifatu'n-Nebiyy 22, (2, 929); Ebu Davud, Et'ime 5, (3748); Tirmizi, Birr 43, (1968, 1969).
DAMAN (KEFIL OLMAK)
3466 - Ibnu Abbas radiyallahu anhuma anlatiyor: "Bir adam, kendisine on dinar borcu olan kimsenin pesini birakmadi. Ve hatta dedi ki:
"Sen bunu bana odeyinceye veya bir kefil gosterinceye kadar pesini birakmiyacagim." Resulullah aleyhissalatu vesselam o borcu uzerine aldi. Bunun uzerine adam, munasip olmayan bir tarzda Resulullah aleyhissalatu vesselam'a parayi getirdi. Resulullah, borcu adam adina odeyiverdi ve sunu soyledi:
"Kefil, borcludur."
Rezin tahric etmistir. Ebu Davud, Buyu' 2, (3328); Ibnu Mace, Sadakat 9, (2406).
SULARIN AHKAMI
3467 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor. "Bir adam Resulullah aleyhissalatu vesselam'a gelip:
"Ey Allah'in Resulu! Biz gemiye binip, beraberimizde az bir su alabiliyoruz. Abdestlerimizi bu su ile alsak susuz kalacagiz. Deniz suyu ile abdest alabilir miyiz?" diye sordu. Resulullah aleyhissalatu vesselam:
"Evet, denizin suyu temizdir, meytesi de helaldir" cevabini verdi."
Muvatta, Taharet 12, (1, 22); Ebu Davud, Taharet 41, (83); Tirmizi, Taharet 52, (69); Nesai, Miyah 5, (1, 176).
3468 - Ebu Sa'idi'l-Hudri radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'a:
"Ey Allah'in Resulu! Biz senin icin Buda'a kuyusundan su aliyoruz. Halbuki onun icerisine (olmus) kopeklerin lesleri, kadinlarin hayiz bezleri, insan pislikleri atiliyor, (ne yapalim, su almaya devam edelim mi?)" diye sordular. Su cevabi verdi:
"Su temizdir, onu hicbir sey kirletmez."
Ebu Davud, Taharet 34, (66); Tirmizi, Taharet 49, (66); Nesai, Miyah 2, (1, 174).
Bu, Ebu Davud'un metnidir. Ebu Davud der ki: "Kuteybe Ibnu Said'i isittim. Dedi ki: "Buda'a kuyusunun kayyimine derinligini sordum. Suyun en cok oldugu durumda kasiklara kadar cikar" dedi. "Azaldigi zaman?" dedim, "Avret mahallinin (dizinin) altina duser" dedi. Ebu Davud der ki: "Buda'a kuyusunu ridam ile bizzat takdir ettim. Uzerine ridami gerdim. Sonra ridami olctum. Kuyunun genisligi alti zira idi. Bahcenin kapisini bana acan kimseye: "kuyunun sure gelen yapisi hic degistirildi mi?" diye sordum. Bana "Hayir!" dedi. Kuyunun icindeki suyun rengini degismis gordum."
3469 - Ibnu Omer radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'i dinledim. Kendisine col bir arazide bulunan bir sudan ve ona ugrayan hayvan ve vahsilerden soruluyordu. Soyle cevap verdi:
"Eger su iki kulle miktarinda olursa pislik tasimaz!"
Ebu Davud, Taharet 33, (63, 64, 65); Tirmizi, Taharet 50, (67); Nesai, Miyah 3, (1, 175); Ibnu Mace, Taharet 75, (517, 518).
3470 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyuruyorlar ki: "Sakin sizden kimse, durgun suya akitmasin, bilahere onda yikanir."
Buhari, Vudu 68; Muslim, Taharet 95, (282); Ebu Davud, Taharet 36, (69, 70); Tirmizi, Taharet 51, (68); Nesai, Taharet 46, (1, 49), Gusl 1, (1, 197).
3471 - Muslim'in bir diger rivayetinde (yine Ebu Hureyre soyle rivayet etmistir "Sizden hic kimse, cunubken durgun suyun icinde yikanmasin."
Ebu Hureyre'ye sordular: "Peki nasil yikanacak, Ey Ebu Hureyre?" O: "Sudan alip alip yikanacak!" diye cevap verdi."
Muslim, Taharet 97, (283).
3472 - Yahya Ibnu Abdirrahman rahimehullah anlatiyor: "Hz. Omer radiyallahu anh, icerisinde Amr Ibnu'l-As'in da bulundugu bir grupla yola cikmisti. Bir havuza geldiler. Amr Ibnu'l-As radiyallahu anh:
"Ey havuz sahibi, havuzunda vahsi hayvan sulaniyor mu?" diye sordu. Hz. Omer, hemen araya girip:
"Ey havuz sahibi bize bunu soyleme: Zira biz, vahsinin pesinden su alacagiz, o da bizim pesimizden sulanacak. Cunku ben, Resulullah aleyhissalatu vesselam'in "Vahsinin karnina aldigi onundur, geri kalan da bize temizdir ve icecegimizdir" dedigini isittim" dedi."
Muvatta, Taharet 14, (1, 23, 24).
3473 - Humeyd el-Himyeri anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'a, Ebu Hureyre radiyallahu anh'in yaptigi gibi dort yil arkadaslik yapmis bir zatin yanina geldim. Dedi ki: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, erkegin artigiyla kadinin gusletmesini veya kadinin artigiyla erkegin gusletmesini yasakladi."
Bir rivayette su cumleyi ziyade etti: "Ikisi birden suya ellerini soksunlar!"
Ebu Davud, Taharet 40, (81); Nesai, Taharet 147, (1, 130).
3474 - Ibnu Abbas radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'in zevcelerinden biri bir tekne icerisinden su alarak yikanmisti. Ayni teknede yikanmak veya abdest almak uzere Aleyhissalatu vesselam geldi. Zevcesi:
"Ben cunubtum!" dedi. Resulullah aleyhissalatu vesselam:
"Su cunub olmaz!" buyurdular."
Tirmizi, Taharet 48, (65); Ebu Davud, Taharet 35, (68); Ibnu Mace, Taharet 33, (370, 371).
3475 - Ebu Cuhayfe radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam ogle vakti yanimiza cikti. Kendisine abdest suyu getirildi. Abdest aldi. Halk, onun abdest suyundan arta kalani kapismaya basladi. Bir parca alabilen, onu teberruken) vucuduna surunuyor idi. Hic alamayan, arkadasinin elindeki yasliga degmeye calisiyordu."
Buhari, Salat 17, Vudu 40, 93, 94, Ezan 18, 19, Libas 3, 42; Muslim, Salat 249-253 (503); Nesai, Taharet 103, (1, 87); Ebu Davud, Salat 102, (688).
3477 - Hz. Aise radiyallahu anha anlatiyor: "Ben ve Resulullah aleyhissalatu vesselam tek bir kaptan su alarak cenabetten yikaniyorduk ve ellerimiz kabin icine beraber girip cikiyordu."
Bir baska rivayette soyle gelmistir: "...Farak denen bir kaptan." Sufyan der ki: "Bir farak, dort sa' hacminde (bir olcek) dir."
Buhari, Gusl 2, 9; Muslim, Hayz 40, 45, (319, 321); Ebu Davud, Taharet 39, (77), 97, (237), 102, (257); Nesai, 130, 144, 145, 146, 148, Gusl 12, (1, 203).
3478 - Ibnu Omer radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam zamaninda erkekler ve kadinlar beraberce bir kaptan abdest aliyor idiler."
Buhari, Vudu 43; Muvatta, Taharet 15, (1, 24); Ebu Davud, Taharet 39, (79, 80); Nesai, Taharet 52, (1, 57).
3479 - Ibnu Mes'ud radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, Cin gecesinde bana:
"Kabinda ne var?" diye sordular. Ben: "Nebiz!" dedim.
"Guzel bir meyve, temiz bir sudur" buyurdular. Sonra da onunla abdest aldilar."
Ebu Davud, Taharet 42, (84); Tirmizi, Taharet 65, (88).
3481 - Hz. Enes radiyallahu anh anlatiyor: "Biz, Resulullah aleyhissalatu vesselam ile birlikte mescidde otururken bir bedevi cikageldi. Durup mescidin icine akitmaya basladi. Resulullah aleyhissalatu vesselam'in Ashab'i kalkip:
"Dur! dur!" diyerek (uzerine yurumeye) kalktilar ki Resulullah aleyhissalatu vesselam mudahale etti:
"Kestirmeyin, birakin tamamlasin." Ashab mudahale etmedi, adam da ihtiyacini tamamladi. Sonra Resulullah aleyhissalatu vesselam, adami yanina cagirdi ve:
"Bu mescidler, idrar ve pislik birakma yeri degildir. Allah'in zikredildigi yerlerdir. Buralarda namaz kilinir. Kur'an okunur" dedi. Sonra cemaatten birine bir kova su getirmesini emretti. Kova gelince sidigin uzerine bosaltti."
Buhari, Vudu 57, 58, Edeb 35; Muslim, Taharet 99, (284); Nesai, Taharet 45, (1, 48).
3482 - Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, mescidde otururken, bir bedevi girip iki rek'at namaz kildi. Sonra da soyle dua etmeye basladi: "Allah'im, bana da, Muhammed'e de rahmet et. Bizden baska kimseye rahmet etme!"
Resulullah aleyhissalatu vesselam atilip:
"Genis alani darattin!" dedi. Derken adam hemen kalkip mescidin icine akitmaya basladi. Halk da hemencecik uzerine yurudu. Resulullah aleyhissalatu vesselam onlari yasaklayip:
"Kolaylastiricilar olarak gonderildiniz, zorlastiricilar olarak gonderilmediniz. Uzerine bir kova su dokun!" ferman buyurdular."
Buhari, Vudu 58; Ebu Davud, Taharet 138, (380); Tirmizi, Taharet 112, (147); Nesai, Taharet 45, (1, 48, 49).
3483 - Ebu Davud'un diger bir rivayetinde soyle denmistir: "Uzerine akittigi topragi alin ve onu atin, yerine su dokun!"
Ebu Davud der ki: "Bu rivayet murseldir. Cunku Ibnu Ma'kil, Resulullah'la karsilasmadi."
Ebu Davud, Taharet 138, (381).
3484 - Ebu Abdullah el-Cusemi anlatiyor: "Bize Cundup radiyallahu anh anlatti ve dedi ki: "Bir bedevi geldi. Devesini once ihtirdi, sonra bagladi. En sonra mescide girip Resulullah aleyhissalatu vesselam'in arkasinda namaz kildi. Resulullah aleyhissalatu vesselam selam verince, bedevi bineginin yanina gelerek bagini cozup, uzerine bindi. Sonra da seslice soyle duada bulundu:
"Allahim, bana ve Muhammed'e rahmet et. Rahmetimizde bir baskasini bize ortak kilma!" Resulullah aleyhissalatu vesselam mudahale edip:
"Bunu mu, yoksa devesini mi, hangisini daha saskin goruyorsunuz? Ne soyledigini duymadiniz mi?" buyurdular. Oradakiler: "Evet! duyduk" dediler."
Ebu Davud, Edeb 42, (4885).
3485 - Ummu Seleme radiyallahu anha anlatiyor: "Bir kadin bana: "Ben etegimin zeylini fazla uzatiyorum ve pis yerlerde de yuruyorum? (Bu hususta ne dersiniz?)" diye sordu. Ben de ona Resulullah aleyhissalatu vesselam'in:
"(Pis yerlere degen etegi) ondan sonrasi temizler" dedigini soyledim."
Muvatta, Taharet 16, (1, 24); Ebu Davud, Taharet 140, (383); Tirmizi, Taharet 109, (143).
3486 - Ebu Davud'un bir diger rivayetinde soyle denmistir: "Beni Abdu'l-Eshel'den bir kadin anlatiyor:
"Ey Allah'in Resulu dedim. Bizim, mescide giden yolumuz pis kokulu (topraktir). Yagmur yaginca ne yapalim?"
"Sizinkinden sonra, ondan daha temiz bir yol yok mu?" diye sordu. "Evet!" deyince:
"Iste bu oburunu telafi eder, (temizler)!" buyurdu."
Ebu Davud, Taharet 140, (384).
3487 - Yine Ebu Davud'da Ebu Hureyre'den bir rivayet soyle: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Sizden biri, ayakkabisiyla bir pislige basarsa, bilesiniz, toprak onu temizler."
Ebu Davud, Taharet 141, (385, 386).
3488 - Ibnu Abbas radiyallahu anhuma diyor ki: "Elbisen yas bir pislige degdi ise veya oylesi bir necasete ayakkabinla basti isen, o pisligi su ile yika. Pislik kuru ise, bir beis yok."
Rezin tahric etmistir.
3490 - Muslim'in bir diger rivayetinde soyle gelmistir: "Hz. Aise radiyallahu anha'ya bir zat misafir oldu. Adam sabahleyin, elbisesini yikamaya basladi. Hz. Aise ona:
"Sana, (meni) bulasan yeri (gorduysen) orasini yikaman kafi idi, goremedigin takdirde etrafini yikardin. Ben, Resulullah aleyhissalatu vesselam'in elbisesinden (meni bulasigini) ovalamak suretiyle cikardigimi biliyorum. O, (bir de yikamaksizin) onun icinde namaz kilardi."
Bir diger rivayette soyle gelmistir: "Iyi biliyorum kurumus meni bulasigini Resulullah aleyhissalatu vesselam'in camasirindan tirnagimla kaziyarak cikariyordum."
Muslim, Taharet 105, 109, (288, 290).
3491 - Yahya Ibnu Abdirrahman Ibni Hatib'in anlattigina gore, Hz. Omer radiyallahu anh'la -icerisinde Amr Ibnu'l-As radiyallahu anh'in da bulundugu bir cemaatle birlikte umre yapmistir -sefer esnasinda su kaynaklarindan birine yakin olan bir yolda Hz. Omer, sabaha dogru mola verdi. (Herkes gibi kendisi de yatti. Bu esnada) ihtilam oldu. Sabah olunca kafilede, (yikanmasi icin yeterli) su bulunamadi. Hayvanina binip (yakinindaki) suya kadar geldi. Derhal bu ihtilamdan kalan meni bulasigini yikamaya basladi. Derken ortalik agardi. Amr Ibni'l-As radiyallahu anh, Hz. Omer'e:
"Sabah oldu. Yanimizda temiz elbise var, su elbiseni (yikamayi) birak, bilahare yikanir" dedi. Ancak Hz. Omer kendisine:
"Ey Ibnu'l-As, hayret dogrusu! Yani sen elbise buldun diye herkes elbise mi bulacak? Allah'a yemin olsun ben senin soyledigini yapsam bu bir sunnet olur. Hayir, ben gordugum (meniyi) yikarim ve gormedigime de su ciler (temizlenmis addeder)im!'' dedi.''
Muvatta, Taharet 83, (1, 50).
3492 - Ibnu Abbas radiyallahu anhuma buyurmustur ki: "Meni, sumuk menzilesindedir. Oyleyse bunu kendinden, izhir otuyla da olsa sil at!"
Tirmizi, Taharet 86, (117).
HAYIZ KANI
3493 - Esma BintuEbi Bekr radiyallahu anhuma anlatiyor: "Bir kadin Resulullah aleyhissalatu vesselam'a gelerek:
"(Ey Allah'in Resulu!) Birimizin camasirina hayiz kani bulasinca ne yapmalidir?" diye sordu. Aleyhissalatu vesselam:
"Once kazir, sonra parmak ucuyla bulasan yeri yikar, sonra da (kan gorulmeyen yere) su ciler" buyurdu."
Buhari, Hayz 9, Vudu 63; Muslim, Taharet 110, (291); Muvatta, Taharet 103, (1, 60, 61); Ebu Davud, Taharet 132, (360, 361, 362); Tirmizi, Taharet 104, (138); Nesai, Taharet 185, (1, 155).
3494 - Hz. Aise radiyallahu anha anlatiyor: "(Resulullah aleyhissalatu vesselam'in zevceleri olan) bizlerden her birinin, icinde hayiz oldugu bir tek elbisesi vardi. Ona hayiz kani degecek olsa, onu tukrugu iIe islatir, sonra onu tirnagi ile ovalar (yikar)di" dedi.''
Buhari, Hayz 11; Ebu Davud, Taharet 132, (352, 364).
3495 - Buhari'nin bir diger rivayeti soyle: "(Hz. Aise) dedi ki: "Bizden biri hayiz olur, sonra temizlenince, (bulasma) kani, elbisesinden kazir ve elbisenin geri kismina su serper sonra da icinde namaz kilardi."
Buhari, Hayz 9; Ebu Davud, Taharet 107, (269),132, (357),142, (388); Nesai, Taharet 179, (1,150, 151).
KOPEK VE DIGER HAYVANLAR
3496 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Bir kaba, kopek banmissa, onun temizlenmesi, yedi kere su ile yikanmasina baglidir, hatta bunlarin ilki toprakla olmalidir."
Buhari, Vudu 33; Muslim, taharet 97, (279); Muvatta, Taharet 35, (1, 34); Ebu Davud, Taharet 37, (71, 72, 73); Tirmizi, Taharet 68, (91); Nesai, Miyah 7, (1, 176, 177).
3497 - Ibnu Omer radiyallahu anhuma anlatiyor: "Kopekler Resulullah aleyhissalatu vesselam devrinde mescidin icinde gidip gelirlerdi. Bu sebeple mescidi yikamak icin icine su serpmezlerdi."
Buhari, Vudu 33; Ebu Davud, Taharet 139, (382).
3498 - Kebse Bintu Ka'b Ibnu Malik -ki, Ibnu Ebi Katade'nin nikahi altinda idi- anlatiyor: "Ebu Katade radiyallahu anh yanima girdi. Kendisine abdest suyu hazirladim. Bu sirada, sudan icmek uzere bir kedi geldi. Ebu Katade kabi uzatti, kedi icti."
Kebse sozlerine devamla der ki: "Ebu Katade kendisine bakmakta oldugumu gordu ve:
"Ey kardesimin kizi, buna hayret mi ediyorsun?" dedi. Ben de:
"Evet!" demis bulundum. Bunun uzerine:
"Resulullah aleyhissalatu vesselam: "Kedi necis degildir. Kedi sizin etrafinizda cokca dolasir" buyurdular." dedi."
Muvatta, Taharet 13, (1, 23); Ebu Davud, 38, (75); Tirmizi, Taharet 69, (92); Nesai, Taharet 54, (1, 55).
3499 - Davud Ibnu Salih Ibni Dinar et-Temmar, annesinden anlatiyor: "Efendim beni, Hz. Aise radiyallahu anha'ya bir miktar yemekle gonderdi. Gelince Hz. Aise'yi namaz kiliyor buldum. Bana, elimdekini koymami isaret etti. (Ben de biraktim). Ancak bir kedi gelerek uzerinden yedi.
Hz. Aise radiyallahu anha, namazindan cikinca, kedinin yedigi yerden yemegi (bir miktar) yedi. Sonra da su aciklamayi yapti: "Resulullah aleyhissalatu vesselam: "Kedi necis degildir, o sizi cokca dolasan birisidir" demisti. Ben ayrica, Resulullah aleyhissalatu vesselam'in kedinin artigiyla abdest aldigini gordum.''
Ebu Davud, Taharet 38, (76).
3501 - Ebu Davud'un Ebu Hureyre'den kaydettigi bir rivayette soyle gelmistir: "(Eger yag) donmussa fareyi ve etrafindaki yagi kaldirip atin, yag sivi ise, artik ona yemek niyetiyle) yaklasmayin."
3502 - Yine Ebu Davud'da Ebu Sa'id radiyallahu anh'tan kaydedilen bir rivayette denir ki: "Resulullah aleyhissalatu vesselam bir koyunu beceriksizce yuzmekte olan bir koleye ugramisti. Ona:
"Cekil de sana gostereyim!" dedi. Derhal elini deri ile et arasina soktu. Elini, butun kolu koltuga kadar derinin altinda kalacak sekilde ilerletti. Sonra gidip abdest almadi halka namaz kildirdi.."
Bir rivayette, "Yani suya degmedi" ziyadesi vardir.
Ebu Davud, Taharet 73, (185).
DERILER
3503 - Mersed Ibnu Abdillah el-Yezni anlatiyor: "Ibnu Ya'le es-Seba'i'nin uzerinde bir kurk gordum ve elimle dokundum. Bana:
"Kurke niye elini degdin?'' dedi. Ben bu hususta Ibnu Abbas radiyallahu anhuma'ya sordum ve dedim ki: "Biz Magrib'te yasiyoruz. Bizimle birlikte Berberiler ve Mecusiler de var. Onlar bize kestikleri koyunu getiriyorlar. Kestiklerini yemiyoruz. Bize, icerisine ic yagi konmus deriden mamul dagarcik getiriyorlar (bunu kabul edelim mi)?" Ibnu Abbas cevaben dedi ki:
"Bundan biz de Resulullah aleyhissalatu vesselam'a sormustuk:
"Derinin debbaglanmasi onun temizligidir'' buyurdular.''
Muslim, Hayz 106, (366); Muvatta, Sayd 17, (2, 498); Ebu Davud, Libas 41, (4123); Tirmizi, Libas 7, (1723); Nesai, Fera' ve'l-Atire 9, (7, 173).
Nesai'nin bir rivayetinde soyle gelmistir: "Onlarin, icerisinde sut ve su bulunan kirbalari (deriden mamul su kaplari) var...'' gerisi yukaridaki gibi.
3505 - Hz. Aise radiyallahu anha anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'a meytenin zekatindan (kendiliginden olen hayvanin derisinin nasil temiz kilinacagindan) sorulmustu.
"Meytenin zekati (temiz kilinmasi) onun debbaglanmasidir" diye cevap verdi.''
Muvatta, Sayd 18, (2, 498); Ebu Davud, Libas 41, (4124); Nesai, Fera' ve'l-Atire 9, (7, 174).
3506 - Sevde Bintu Zeme'a radiyallahu anha anlatiyor: "Bizim bir koyunumuz oldu. Derisini debbagladik. Sonra eskiyinceye kadar icerisinde nebiz yaptik."
Buhari, Eyman 21; Nesai, Fera' ve'I-Atire 9, (7, 173).
3507 - Abdullah Ibnu Useym radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, olumunden bir ay once Cuheyne kabilesine soyle yazdi:
"Meytenin ne deri ne de sinirinden istifade etmeyin."
Ebu Davud, Libas 42, (4127, 4128); Tirmizi, Libas 7, (1729); Nesai, Fera' ve'l-Atire 10, (7, 175).
Tirmizi'nin rivayetinde: "Olumunden iki ay once..." seklinde gelmistir.
3508 - Hz. Usame radiyallahu anh der ki: "Resulullah aleyhissalatu vesselam yirtici hayvanlarin derilerini kullanmayi yasakladi.''
Ebu Davud, Libas 43, (4132); Tirmizi, Libas 37, (1771); Nesai, Fera've'l-Atire 12, (7, 176).
ISTINCANIN ADABI
3509 - Ebu Musa radiyallahu anh anlatiyor: "Bir gun Resulullah aleyhissalatu vesselam'la birlikte idim. Aleyhissalatu vesselam kucuk abdest bozmak ihtiyacini duymustu. Hemen bir duvarin dibine, kumlu toprak bulunan bir noktaya gelip abdest bozdular. Sonra da:
"Sizden biri, kucuk abdest bozmak isteyince bevli icin uygun bir yer arasin!" buyurdular."
Ebu Davud, Taharet 2, (3).
3510 - Mugire Ibnu su'be radiyallahu anh anlatiyor: "Resullullah aleyhissalatu vesselam kazayi hacet icin gidince, yoldan uzak olurdu."
Ebu Davud, Taharet 1, (1); Tirmizi, Taharet 16, (20); Nesai, Taharet 16, (1, 18, 19).
3511 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam: "Iki lanetten korkun!" buyurdular. Ashab:
"Iki lanet de nedir?" diye sorunca, acikladilar:
"Insanlarin yollarina abdest bozanla, golgelerine abdest bozanlardir!''
Muslim, Taharet 68, (269); Ebu Davud, Taharet 14, (25).
3512 - Yine Ebu Davud, Hz. Mu'az radiyallahu anh'tan su rivayeti kaydetmistir: "Lanete sebep olan uc yere abdest bozmaktan kacinin: Su yollarina, islek yollara ve golgeliklere."
Ebu Davud, Taharet 14, (26).
3513 - Abdullah Ibnu Sercis radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam (yer uzerindeki haserat) deliklerine akitmayi yasakladi."
Katade'ye: "Bu deliklere akitmak niye mekruh kilindi?" diye sorulmustu. Su cevabi verdi:
"Bunlarin cinlere ait meskenler oldugu soyleniyordu."
Ebu Davud, Taharet, 16, (29); Nesai, Taharet 30; (1, 33, 34).
3514 - Abdullah Ibnu Mugaffel radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Sizden kimse hamam yaptigi yere akitmasin. Zira vesveselerin cogu bu yuzden hasil olur."
Ebu Davud, Taharet 15, (27); Tirmizi, Taharet 17, (21); Nesai, Taharet 32, (1, 34).
Ebu Davud'un rivayetinde su ziyade var: "...sonra donup icinde yikanacaktir."
3516 - Ebu Eyyub radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Helaya gittiginiz vakit, (abdest bozarken) kibleye ne onunuzu ne de arkanizi donmeyin. Fakat yuzunuzu doguya ve batiya donderin."
Ebu Eyyub der ki: "Sam'a gelince helalarin yonlerinin hep kible cihetine insa edildigini gorduk. Onlari (kullanirken yonumuzu yan ceviriyor, ayrica Allah'tan magfiret de diliyorduk."
Buhari, Vudu 11, Salat 29; Muslim, Taharet 59, (264); Ebu Davud, Taharet 4, (9) ; Tirmizi, Taharet 6, (8); Nesai, Taharet 19, 20, 21, (1, 21, 22, 23).
3517 - Imam Malik'in bir rivayeti soyledir: "Ebu Eyyub radiyallahu anh Misir'da iken demistir ki: "Vallahi bu kiryas denen kenefleri nasil kullanacagimi bilemiyorum. Zira Resulullah aleyhissalatu vesselam:
"Biriniz buyuk veya kucuk abdest bozunca kibleye yonelmesin, arka fercini de cevirmesin" demisti.''
Muvatta, Kible 1, (1, 193).
3518 - Mervan el-Asgar anlatiyor: "Ibnu Omer radiyallahu anhuma'yi devesini kible istikametine ihtirmis, sonra onun duldasina comelip deveye dogru yonelerek akitiyorken gordum. Kendisine:
"Ey Ebu Abdirrahman, bu tarz akitmaktan nehyedilmedik mi?" dedim.
"Evet, ama bundan, acik arazide nehyedildik. Seninle kible arasinda sana perde olan bir sey varsa bu durumda akitmanda bir beis yok!" dedi.''
Ebu Davud, Taharet 4, (11).
3520 - Muslim'in bir diger rivayetinde soyle gelmistir: "Abdullah anlatiyor: "Halk: "Kaza- yi hacet icin comelince ne kibleye karsi ne de Mescid-i Aksa'ya yonelme'' demektedir. Halbuki ben, bir isim icin Hafsa radiyallahu anha'nin evinin damina cikmistim..'' Gerisi aynen devam eder.
Muslim, Taharet 61, (266).
3521 - Hz. Huzeyfe radiyallahu anh anlatiyor: "Ben Resulullah aleyhissalatu vesselam ile beraber idim. Bir kavmin kullugune gelince durup, ayakta kucuk abdest bozdu.''
3522 - Ebu Vail'den selen bir rivayet soyle: "Ebu Musa radiyallahu anh kucuk abdest hususunda cok titiz davranir (uzerine sicranti degmemesi icin azami gayreti gosterirdi. O kadar ki,) kucuk abdestini bir sise icerisine bozar ve:
"Beni Israil'den birinin bedenine sidik degecek olsa, adam kirlenen derisini bicakla kazirdi" derdi.
(Bunu isiten) Huzeyfe radiyallahu anh dedi ki: "Arkadasinizin titizligi bu kadar ileri goturmemesini tercih ederim. Ben, ResululIah aleyhissalatu vesselam'la bir beraberligimizi hatirliyorum. Beraber yuruyorduk. Derken bir kavmin bir duvar gerisindeki kullugune rastladik. Resulullah aleyhissalatu vesselam, tipki sizden birinin ayakta bevletmesi gibi durup ayakta bevletti. Ben bu esnada kendilerinden uzaklasmak istedim. Bana yakin durmami isaret buyurdu. Geri gelip, hemen arkasinda dikilip abdestini bozuncaya kadar bekledim.''
Buhari, Vudu 62, 60, 61, Mezalim 27; Muslim, Taharet 73, 74, (273); Ebu Davud, Taharet 12, (23); Tirmizi, Taharet 9, (13); Nesai, Taharet 24, (3, 25).
3524 - Hz. Omer radiyallahu anh anlatiyor: "Ben ayakta abdest bozarken, Resulullah aleyhissalatu vesselam beni gordu ve:
"Ey Omer, ayakta akitma" buyurdu. Ondan sonra hic ayakta akitmadim"
3525 - Ubeydullah, Nafi'den, o da Abdullah Ibnu Omer radiyallahu anhuma'dan anlattigina gore, Hz. Omer radiyallahu anh: "Ben musluman oldugum zamandan beri ayakta abdest bozmadim!" demistir."
Tirmizi, Taharet 8, (12).
Tirmizi: "Bu, Hz. Omer'den daha sihhatli olan rivayettir. Onceki rivayet zayiftir'' der. Keza ilaveten der ki: "Ayakta abdest bozma yasagi te'dib icindir, tahrim icin degil.'' Yine der ki: "Ibnu Mes'ud radiyallahu anh'tan soyle dedigi rivayet edilmistir: "Kisinin ayakta akitmasi, nefsine karsi isledigi bir kabaliktir."
3526 - Hz. Aise radiyallahu anh'dan rivayete gore soyle derdi: "Size kim, Resulullah aleyhissalatu vesselam'in ayakta bevlettigini soylerse, sakin onu tasdik etmeyin. O, daima comelerek abdest bozardi."
Tirmizi, Taharet 8, (12); Nesai, Taharet 25, (1, 26).
3527 - Abdullah ibnu Ca'fer radiyallahu anhuma anlatiyor: "Bir gun Resulullah aleyhissalatu vesselam beni, bineginin terkisine bindirdi. Bana halktan kimseye soylemiyecegim bir sozu sir olarak soyledi. Resulullah aleyhissalatu vesselam'in kaza-yi hacet icin perdelendigi seylerin O 'na en hos geleni ya bir tumsek veya bir hurma kumesiydi."
Muslim, Hayz 79, (342); Ebu Davud, Cihad 47, (2549).
3528 - Abdurrahman Ibnu Hasene radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, elinde kalkan gibi bir sey oldugu halde bize dogru geldi ve onu yere birakti. Sonra onun gerisine comelip ona dogru kucuk abdest bozdu. Yanimizdakilerden biri: "(Resulullah'a) bakin, tipki kadinlar gibi abdest bozuyor" dedi. Aleyhissalatu vesselam bu sozu isitmisti.
"Beni Israil'in arkadasinin basina geleni isitmedin mi" dedi ve devam etti: "Onlara idrar bulasinca, bicakla idrarin degdigi yeri kaziyorlardi. Arkadaslari onlari bu tatbikattan yasakladi. Bu adam, yasaklamasi sebebiyle kabrinde azaba ugradi."
Ebu Davud, Taharet 11, (22); Nesai, Taharet 26, (1, 26-28).
3529 - Ebu Sa'id radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'i isittim, soyle demisti: "Iki kisi beraberce helaya gidip, avretleri acik kaza-yi hacet ederken konusmasinlar. Zira Allah Teala Hazretleri, bu hale gadab eder."
Ebu Davud, Taharet 7, (15).
3530 - Hz. Enes radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam kaza-yi hacette bulunmak istedigi zaman yere yaklasincaya kadar elbisesini kaldirmazdi."
Ebu Davud, Taharet 6, (14); Tirmizi, Taharet 10, (14).
3531 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Kim yuzune surme cekerse teklesin. Bu sozumu kim tutarsa isi en guzel sekilde yapmis olur, tutmayana bir mahzur yok. Kim abdest bozduktan sonra tas kullanarak temizlenirse teklesin. Kim boyle yaparsa guzel yapar, kim, de yapmazsa bir mahzur yok. Kim yemek yer ve dislerinin arasindan bir sey cikarirsa onu disari atsin, kim de diliyle cikarmissa onu yesin. Kim bu soyledigimi yaparsa guzel yapar, kim de yapmazsa bir mahzur yok. Kim helaya giderse (imkan nisbetinde) tesetturde bulunsun, (kuytu bir yer) bulamazsa, hic olmazsa kum (tas vs., den) bir tumsek yapip ona arkasini donsun, zira seytan, insanoglunun makadlariyla (oturak kismiyla) oynar. Kim bunu yaparsa en guzelini yapmis olur, yapamayana bir beis yok."
Ebu Davud, Taharet 19, (35).
3532 - Hz. Cabir radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam abdest bozmak isteyince, hic kimsenin goremeyecegi kadar uzaklara giderdi."
Ebu Davud, Taharet 1, (2).
3533 - Hz. Selman radiyallahu anh'in anlattigina gore, musrikler kendisine: "Sizin arkadasinizin (Aleyhissalatu vesselam) sizlere helada abdest bozmayi bile ogrettigini goruyoruz'' demislerdir. O da onlara Soyle cevap vermistir:
"Evet, dogrudur. Resulumuz aleyhissalatu vesselam, bizi sag elimizle istimca yapmaktan nehyetti, buyuk veya kucuk abdest bozarken, kibleye yonelmekten de nehyetti. Abdest bozduktan sonra istinca ederken kurumus hayvan mayisini veya kemigi kullanmamizi da nehyetti ve dedi ki:
"Sizden kimse, uc tastan daha azi ile istinca etmesin.''
Muslim, Taharet 57, (262); Tirmizi, Taharet 12, (16); Ebu Davud, Taharet 4, (7); Nesai, Taharet 37, 42, (1, 38, 39, 43).
3534 - Yine Muslim'de Hz. Cabir'den gelen bir rivayet soyle:
"Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Biriniz istincada tas kullanirsa teklesin.''
Muslim, Taharet 24, (239).
3535 - Ebu Katade radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Biriniz bevlederken zekerini sag eliyle tutmasin, sag eliyle istinca etmesin, (su icerken) kabin icine solumasin"
Buhari, Vudu 18, 19, 25; Muslim, Taharet 63, (267); Ebu Davud, Taharet 18, (31); Tirmizi, Taharet, 11, (15); Nesai, Taharet 23, 42, (1, 25, 43).
3536 - Hz. Aise radiyallahu anha anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'in sag eli, suyuna ve yiyecegi (ne degmek) icindi. Sol eli de istinca ve kirletme hasil edecek seyler icindi.''
Ebu Davud, Taharet 18, (33).
3537 - Ibnu Mes'ud radiyallahu anh anlatiyor: "Hz. Osman radiyallahu anh'i isittim. Diyordu ki: "Resulullah'a biatta kullandigim sag elle, musluman oldugum o gunden beri zekerime hic degmedim.''
Bu soz, "O, sag eliyle hic istincada bulunmamistir'' seklinde tefsir edilmistir.
Rezin tahric etmistir. Ibnu Mace, Taharet15, (311).
3538 - Hz. Enes radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam helaya girince yuzugunu cikarirdi."
Ebu Davud, Taharet 10, (19); Tirmizi, Libas 16, (1746); Nesai, Zinet 54, (8, 178).
3539 - Yine Enes radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam helaya girince: "Allahumme inni euzu bike mine'I-hubsi ve'l-habais. (Ya Rabbi! Pislikten ve pislenmekten sana siginirim)" derdi."
Ebu Davud, Taharet 3, (4).
3540 - Bir rivayette soyle gelmistir: "(Resulullah aleyhissalatu vesselam) buyurmustur ki: "Su kenefler, (cin ve seytanlarin) hazir bulunduklari yerlerdir. Oyleyse biriniz helaya girince: "Euzu billahi mine'l-hubsi ve'I- habais" (Pislikten ve pislenmekten Alllah'a siginirim) desin."
Ebu Davud, Taharet 3, (6).
3541 - Hz. Enes radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam kaza-yi haceti icin ciktigi zaman ben ve bizden (Ensardan bir gulam (oglan), O'nu takip ederdik. Beraberimizde, istinca etmesi icin su kabi olurdu."
Buhari, Vudu 16, 15, 17, 56, Salat 93; Muslim, Taharet 70, (271); Ebu Davud, Taharet 23, (43); Nesai, Taharet 41, (1, 42).
3542 - Cebir radiyallahu anh anlatiyor: Ben Resulullah aleyhissalatu vesselam ile birlikte idim. Helaya gitti ve kaza-yi hacette bulundu sonra: "Ey Cabir suyu getir!" diye ferman etti. Ben de suyu goturdum, eliyle istinca etti. Sonra elini yere surttu."
Nesai, Taharet 43, (1, 45); Ibnu Mace, Taharet 29, (358).
3543 - Sufyan Ibnu 'l-Hakem veya Hakem Ibnu Sufyan es-Sakafi anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam bevledince abdest alir ve (istincada) su kullanirdi.''
Ebu Davud, Taharet 64, (166,167,168); Nesai, Taharet 102, ( 1, 86).
3544 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam anlatiyor: "Bana Cibril aleyhissalam geldi ve:
"Ey Muhammed, abdest aldinmi intidahda bulun!'' emretti'' dedi.''
Tirmizi, Taharet 38, (50).
3545 - Hz. Aise radiyallahu anha anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam bevletti. Hz. Omer de arkasinda, elinde su kabi oldugu halde durdu. Resulullah onu gorunce:
"Bu da ne, ey Omer?'' buyurdular. Hz. Omer: "Sudur yikanirsin!'' dedi.
Resulullah: "Ben her bevledisimde abdest almakla emrolunmadim, bunu yapacak olsam bu, (ummete vacib) bir sunnet olur" buyurdular."
Ebu Davud, Taharet 22, (42); Ibnu Mace, Taharet 20, (327).
3546 - Hz. Enes radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam Kuba ahalisine:
"Allah, temizIik hususunda sizi ovmektedir. Bu neden ileri geliyor?" diye sordular. Onlar:
"Biz dediler, istincada tasla suyu birlestiriyoruz: (Once tasla silip arkadan da su ile yikiyoruz.)"
Rezin tahric etmistir. Ibnu Kesir Tefsiri, 3, (456.)
3547 - Hz. Aise radiyallahu anha anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Biriniz helaya giderken berabererinde uc tane de tas goturup onlarla temizligini yapsin. Bunlar ona yeterlidir."
Ebu Davud, Taharet 21, (40); Nesai, Taharet 40, (1, 41, 42)
3548 - Ibnu Mes'ud radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam abdest bozmaya cikmisti. Bana uc tas bulmami soyledi. Ikisini buldum ucuncu tasi aradim fakat bulamadim. Onun yerine bir kurumus mayis aldim ve onu getirdim. Taslari aldi, mayisi atti ve:
"Bu necistir!" buyurdu."
Buhari, Vudu 20; Tirmizi, Taharet 13, (17); Nesai, Taharet 38, (1, 39, 40).
3549 - Yine Ibnu Mes'ud radiyallahu anh anlatiyor: "Cinlerin hey'eti Resulullah aleyhissalatu vesselam'a gelince:
"Ey Allah'in Resulu! Ummetini kemikle; mayisla veya komurle istinca yapmaktan nehyet. Zira, Allah onlarda bize bir rizk yaratti!" dediler. Bunun uzerine Resulullah aleyhissalatu vesselam bizi, onlari taharette kullanmaktan menetti.
Tirmizi, Taharet 14, (18); Nesai, Taharet 35 (1, 37) Ebu Davud, Taharet 20, (39); Muslim, Salat 50, (450).
3550 - Ruveyfi' radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam bana:
"Ey Ruveyfi' dedi, umarim benden sonra cok yasayacaksin. Insanlara haber ver ki, kim sakalini kivircik kilar, (atin boynuna) kiris takar, bir hayvan mayisi veya kemikle istincada bulunursa bilsin ki Muhammed ondan beridir."
Ebu Davud, Taharet 20, (36); Nesai, Zinet 12, (8, 135).
3551 - Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Allah'in hatalari silmeye ve dereceleri yukseltmeye vesile kildigi seyleri size soylemiyeyim mi?''
"Evet ey Allah'in Resulu, soyleyin!'' dediler. Bunun uzerine saydi:
"Zahmetine ragmen abdesti tam alimak. Mescide cok adim atmak. (Bir namazdan sonra diger) Namazi beklemek. Iste bu ribattir, iste bu ribattir. Iste bu ribattir."
Muslim, Taharet 41, (251); Muvatta, Sefer 55, (1,161); Tirmizi, Taharet 39, (52); Nesai, Taharet 106.
3552 - Ukbe Ibnu Amir radiyallahu anh anlatiyor: "Uzerimizde develeri gutme isi vardi, (bunu sirayla yapiyorduk.) (Bir gun) gutme nobeti bana gelmisti. Gunun sonunda develeri kira ben cikariyordum. (Birgun, nobetimden donuste) Resulullah aleyhissalatu vesselam'a geldim, ayakta halka hitabediyordu. Soylediklerinden su sozlere yetistim:
"Guzelce abdest alip, sonra iki rek'at namaz kilan ve namaza butun ruhu ve benligi ile yonelen hic kimse yoktur ki kendisine cennet vacib olmasin!"
(Bunlari isitince kendimi tutamayip "Bu ne guzel!'' dedim. (Bu sozum uzerine) onumde duran birisi:
"Az once soyledigi daha da guzeldi!'' dedi. (Bu da kim? diye) baktim. Meger Omer Ibnu'I-Hattab'mis. O, sozune devam etti:
"Seni gordum, daha yeni geldin. Sen gelmezden once soyle demisti:
"Sizden kim abdestini alir ve bunu en guzel sekilde yapar, sonra da: "Eshedu en la ilahe illallah ve eshedu enne Muhammeden abduhu ve Resuluhu. (Sehadet ederim ki Allah'tan baska ilah yoktur ve yine sehadet ederim ki Muhammed Allah'in kulu ve Resuludur)" derse, kendisine cennetin sekiz kapisi da acilir; hangisinden isterse oradan cennete girer."
Ebu Davud'un rivayetinde "...abdesti guzel yaparsa..." denmistir.
Tirmizi'nin rivayetinde "....resuluhu (Allah'in ...Resulu)" kelimesinden sonra "Allah'im, beni tevbe edenlerden kil, temizlenenlerden kil" duasi da vardir.
Ebu Davud, Taharet 65, (169); Tirmizi, Taharet, 41, (55).
3553 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Mu'min -veya musluman- bir kul abdest aldi mi yuzunu yikayinca, gozuyle bakarak isledigi butun gunahlar su ile -veya suyun son damlasiyla- yuzunden dokulur iner, ellerini yikayinca elleriyle isledigi hatalar su ile birlikte -veya suyun son damlasiyla- ellerinden dokulur iner. Ayaklarini yikayinca da ayaklariyla giderek isledigi butun gunahlari su ile -veya suyun son damlasiyla- dokulur iner. (Oyle ki abdest tamamlaninca) gunahlarindan arinmis olarak tertemiz cikar."
Muslim, Taharet 32, (244); Muvatta, Taharet 31, (1, 32); Tirmizi, Taharet 2, (2).
3554 - Hz. Osman radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim abdest alir ve abdestini guzel yaparsa hatalari vucudundan tirnak diplerine varincaya kadar cikar dokulur.''
3555 - Bir baska rivayette soyle gelmistir: "Hz. Osman radiyallahu anh abdest aldi ve dedi ki:
"Ben Resulullah aleyhissalatu vesselam'in su benim abdestim gibi abdest aldigini, sonra da soyle soyledigini gordum: "Kim bu sekilde abdest alirsa gecmis gunahlari affedilir, namazi ve mescide kadar yurumesi de nafile (ibadet) olur."
Buhari, Vudu 25; Muslim, Taharet 8, (229).
3556 - Amr Ibnu Abese es-Sulemi radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Sizden kim abdest suyunu hazirlar, mazmaza ve istinsakta bulunur (agzina ve burnuna su ceker) ve sumkururse, mutlaka yuzunden, agzindan, burnundan hatalari dokulur. Sonra Allah'in emrettigi sekilde yuzunu yikarsa, sakalin(in bittigi mahallin) etrafindan su ile birlikte yuzu ile isledigi gunahlar dokulur. Sonra dirseklere kadar kollarini yikayinca, ellerinin gunahlari su ile birlikte parmak uclarindan dokulur gider. Sonra basini meshedince, basinin gunahlari sacin etrafindan su ile birlikte akar gider. Sonra topuklarina kadar ayaklarini yikayinca, ayaklarinin gunahlari, parmak uclarindan su ile birlikte akar gider. Sonra kalkip namaz kilar, Allah'a hamd ve senada bulunur, O'na layik sekilde tazimini gosterir ve kalbinden Allah'tan baskasini(n korku ve muhabbetini) cikarirsa, annesinden dogdugu gundeki gibi butun gunahlarindan arinir."
Muslim, Musafirin 294, (832).
3557 - Abdullah es-Sunabihi radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Mu'min kul abdest aldikca mazmaza yapti mi (agzini yikadi mi) gunahlar agzindan cikar. (Burnunu sumkurdu mu) gunahlar burnundan cikar, yuzunu yikadi mi gunahlar goz kapaklarinin altina varincaya kadar yuzunden cikar. Ellerini yikadi mi gunahlar tirnak diplerine varincaya kadar ellerinden cikar. Basini meshetti mi, gunahlar kulaklarina varincaya kadar basindan cikar. Ayaklarini yikadi mi, gunahlar ayak tirnaklarinin altina varincaya kadar ayaklarindan cikar. Sonra mescide kadar yurumesi ve kilacagi namaz nafile (bir ibadet) olur.''
Muvatta, Taharet 3 0, (1, 31); Nesai, Taharet 3 5, (1, 74); Ibnu Mase, Taharet 6, (283).
3558 - Ebu Umame el-Bahili radiyallahu anh anlatiyor: "Amr Ibnu Abese radiyallahu anh'i dinledim, diyordu ki: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'a: "Abdest nasil alinir?'' diye sordum. Soyle acikladi:
"Abdest mi? Abdest alinca soyle yaparsin: Once iki avucunu tertemiz yikarsin. Sonra yuzunu ve dirseklerine kadar ellerini yikarsin. Basini meshedersin, sonra da topuklarina kadar ayaklarini yikarsin. (Bunlari tamamladin mi) butun gunahlarindan arinmis olursun. Bir de yuzunu Aziz ve Celil olan Allah icin (secdeye) koyarsan, anandan dogdugun gun gibi, hatalarindan cikmis olursun.''
Ebu Umame der ki: "Ey Amr Ibnu Abese dedim, ne soyledigine dikkat et! Bu soylediklerinin hepsi bir defasinda veriliyor mu?
"Vallahi dedi, bilesin ki artik yasim ilerledi, ecelim yaklasti, (Allah'tan olumden cok korkar bir haldeyim), ne ihtiyacim var ki, Allah Resulu hakkinda yalan soyleyeyim! Andolsun soylediklerim, Resulullah aleyhissalatu vesselam'dan kulaklarimin isitip, hafizamin da zabtettiklerinden baskasi degildir."
Muslim, Musafirin 294, (832); Nesai, Taharet 108, (1, 91, 92).
Bu hadis, Nesai'nin metninden alinmadir. Amr Ibnu Abese radiyallahu anh'in musluman olusunu anlatan uzunca bir hadisin son kismidir.
3559 - Ibnu Omer radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim abdestli oldugu halde abdest tazelerse, AIlah bu sebeple kendisine on (misli) sevab yazar.''
Tirmizi, Taharet 44, (59).
3560 - Ebu Said radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim abdest alip: "Subhaneke Allahumme ve bihamdike estagfiruke ve etubu ileyke. (Rabbim seni tenzih ederim, Allah'im hamdim sanadir, senden bagislanmak isterim, tevbem de sanadir)" derse, bu bir kagida yazilir, sonra bir muhur uzerine naksedilir, sonra da Ars'in altina kaldirilir ve Kiyamete kadar (muhur) kirilmaz.''
Rezin tahric etmistir.
3561 - Humran Mevla Osman anlatiyor: "Hz. Osman radiyallahu anh su istemisti. (Getirdim. Aldi ve) uc kere ellerine dokerek yikadi. Sonra sag elini kaba sokup mazmaza ve istinsakta bulundu (agzina ve burnuna su alip yikadi). Sonra uc kere yuzunu, arkasindan da dirseklerine kadar uc kere ellerini yikadi. Sonra basina meshetti, sonra da topuklarina kadar ayaklarini ucer sefer yikadi ve:
"Ben Resulullah aleyhissalatu vesselam'i, su abdestim gibi abdest alirken gordum. Abdesti bitince de soyle demisti:
"Kim su abdestim gibi abdest alir, arkasindan iki rek'at namaz kilar ve namazda kendi kendine (dunyevi bir sey) konusmazsa secmis gunahlari affedilir."
Buhari, Vudu 24, 28, Savm 27; Muslim, Taharet 3, 4, (226); Ebu Davud, Taharet 50, (106); Nesai, Taharet 27, 2 8, 93, (1).
3562 - Ebu Davud'un Ibnu Muleyke'den kaydettigi bir baska rivayette soyle gelmistir: "Hz. Osman radiyallahu anh'tan abdest hakkinda (nasil alinacagi) sorulmustu. Hemen su istedi ve derhal bir abdest kabi getirildi. Kaptan once sag eli uzerine su doktu (ve onu yikadi), sonra sag elini kaba batirdi, uc kere mazmaza, uc kere istinsakta bulundu. (onceki hadiste gectigi uzere zikretti. Hadisdte su ziyade var): "Sonra elini daldirip su aldi ve basina, kulaklarina meshetti, kulaklarin ic ve dislarini birer kere meshetti.''
Ebu Davud, Taharet 50, (108).
3563 - Yine Ebu Davud'un bir diger rivayetinde soyle gelmistir: "Sag eliyle sol eli uzerine su doktu, sonra her ikisini de bileklere kadar yikadi."
Ebu Davud, Taharet 50, (109).
Yine Ebu Davud 'un bir diger rivayetinde "Basini uc kere meshetti '' den mistir.
Ebu Davud, Taharet 50, (110).
3564 - Abdu Hayr anlatiyor: "Hz. AIi radiyallahu anh bize geldi ve namaz kildi. (Namazdan sonra abdest) suyu istedi.
"Suyu ne yapacak, namazi kildi ya! Herhalde bize ogretmek istiyor!" dedik. Icinde su olan bir kapla bir legen getirildi. Kaptan sag eline su doktu: Uc defa ellerini yikadi. Sonra uc kere mazmaza ve istinsakta bulundu. Mazmaza ve istinsaki su aldigi eliyle yapti. Sonra uc kere yuzunu yikadi, sag elini uc kere yikadi, uc kere sol elini yikadi. Sonra elini kaba batirdi, bir kere basini meshetti. Sonra uc kere sag ayagini yikadi, uc kere sol ayagini yikadi. Sonra: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'in abdestini bilmek kimin hosuna giderse, iste o boyledir!" dedi."
Ebu Davud, Taharet 50, (111); Tirmizi, Taharet 37, (48); Nesai, Taharet 75, (1, 68).
3565 - Nesai'nin bir diger rivayeti soyledir: ".. Basini meshetti.'' -Su'be, bir defasinda alnindan basinin gerisine kadar (eliyle) isaret etti- sonra dedi ki:
"Ellerini tekrar geri getirip getirmedigini bilmiyorum.''
Nesai, Taharet 76, (1, 68-69).
3566 - Ebu Davud'da, Ibnu Abbas'tan yapilan bir diger rivayet soyledir: "Ali radiyallahu anh yanima girdi. Su dokmus (kucuk abdest bozmus) idi. Abdest suyu istedi. Icinde su olan bir kap getirdik. Bana:
"Ey Ibnu Abbas! Resulullah aleyhissalatu vesselam'in nasil abdest aldigini sana gostereyim mi?" dedi. Ben de: "Evet goster!" dedim. Bunun uzerine su kabini elleri uzerine egdi ve ellerini yikadi. Sonra sag elini kaba soktu, onunla digeri uzerine su doktu, sonra iki avucunu yikadi. Sonra mazmaza ve istinsakta bulundu. Sonra iki elini birden kaba soktu. Ikisiyle birlikte su avuclayip yuzune carpti. Sonra basparmaklarini kulaklarinin on kismina soktu. Sonra ikinci, ucuncu sefer ayni seyleri tekrar etti. Sonra sag eliyle bir avuc su aldi ve bunu alnina doktu ve yuzu uzerine akmaya birakti. Sonra dirseklerine kadar kollarini ucer kere yikadi. Basini ve kulaklarinin arkasini meshetti. Sonra tekrar her iki elini beraberce kaba soktu. Bir avuc su alip onu pabuc icinde olan (sag) ayagina vurdu ve o su ile ayagini yikadi. Sonra ayni muameleyi diger ayagina, (sola) yapti.''
(Abdullas el-Havlani) der ki: "(Ibnu Abbas'a) sordum: "Ayaklar ayakkabi icinde oldugu halde mi?''.
"Evet dedi, ayakkabi icinde oldugu halde.'' Ben tekrar sordum:
"Ayakkabi icinde mi?''
"Evet! dedi, ayakkabi icinde!" Ben tekrar sordum: "Ayakkabi icinde mi?''
"Evet! dedi, Ayakkabi icinde."
Ebu Davud, Taharet 50, (117).
Nesai'nin bir diger rivayetinde soyle denmistir. "...Sonra bir avuc su ile ucer defa mazmaza ve istinsakta bulundu."
Nesai, Taharet 76, (1, 68).
3567 - Abdullah Ibnu Zeyd Ibni Asim Ibni'l-Ensari radiyaIlahu anh'inanlattigina gore, kendisine:
"Bizim icin, Resulullah aleyhissalatu vesselam'in abdestiyle bir abdest al (da gorelim)!" diye talepte bulunuldu. O, hemen bir kap (su) isteyip, onceki hadiste anlatilan sekilde abdest aldi. Abdest alisini anlatan rivayette su farkli aciklama var:
"Basini meshettikte ellerini (saclari ustunde) ileri ve geri dogru yuruttu. (soyle ki: Mesh ameliyesine basin on kismindan basladi ellerini enseye dogru goturdu. Sonra, basladigi yere kadar geri getirdi. Sonra ayaklarini yikadi.''
Buhari, Vudu 38; Muslim, Taharet 18, 19, (235, 236); Muvatta, Tahret 1, (1, 18); Ebu Davud, Taharet 50, (118,119,120); Tirmizi, Taharet 27, 36, (35, 47); Nesai, Taharet 80, 81, 82, (1, 71, 72).
Muslim'in bir rivayetinde soyle denmistir: "Basini uc kere meshetti.''
3568 - Buhari rahimehullah'in bir rivayetinde soyle denmistir:
"Resulullah aleyhissalatu vesselam (abdest uzuvlarini) ikiser kere yikayarak abdest aldi.''
Buhari, Vudu 23.
Ebu Davud'un bir rivayetinde, Mikdam Ibnu Ma'dikerb'den su kaydedilir:
"Sonra basini, iciyle ve disiyla iki kulagini meshetti."
Ebu Davud, Taharet 50, (121).
Yine Ebu Davud'un bir baska rivayetinde soyle denmistir: "Kulaklarini icleriyle dislariyla meshetti, parmaklarini kulaklarinin deliklerine soktu.''
Ebu Davud, Taharet 123.
3569 - Abdullah Ibnu Amr Ibni'l-As radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'a bir bedevi gelerek, abdestten sordu. Resulullah ona uzuvlarin ucer kere yikanmasini gosterdi. Sonra da:
"Abdest iste boyle alinir! Kim buna bir ziyadede bulunursa, fena bir is yapmis olur, haddi asar ve zulmeder" buyurdu."
Ebu Davud, Taharet 51, (135); Nesai, Taharet 105, (1, 88).Bu metin Nesai'ye aittir.
3570 - Ebu Davud'un bir rivayetinde soyle gelmistir: " ..Sonra basini meshetti. Sehadet parmaklarini kulaklarina soktu. Basparmaklariyla kulaklarinin dislarini meshetti. Sehadet parmaklariyla kulaklarin icini meshetti..." Rivayetin sonunda su ifade var:
"Abdest iste boyledir. Kim buna ziyadede bulunur veya bundan eksiltme yaparsa kotu bir is yapmis ve zulmetmis olur -yahut zulmetmisve kotu bir is yapmis olur-."
Ebu Davud, Taharet 51, (135).
Nesai'nin rivayetinde ozetle soyle denmistir: ".. Resulullah aleyhissalatu vesselam'a bir bedevi geldi ve ondan abdest hakkinda sordu. Resulullah aleyhissalatu vesselam abdestin alinisini, uzuvlari ucer sefer yikayarak gosterdi, sonra soyle soyledi: "Abdest iste boyledir. Kim buna ziyadede bulunursa kotu bir is yapmis, haddi asmis ve de zulmetmis olur. ''
Nesai, Taharet 105, (1, 88).
3571 - Ibnu Abbas radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam uzuvlarini birer kere yikayarak abdest aldi.''
Buhari, Vudu 22; Ebu Davud, Taharet 53, (1, 38); Nesai, Taharet 84, 85, (1, 73, 74).
3572 - Ebu Davud'un bir rivayetinde Ibnu Abbas radiyallahu anhuma soyle der: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'in nasil abdest aldigini size gostermemi ister misiniz?"
Icinde su olan bir kab istedi, sag eliyle bir avuc su aIdi, mazmaza ve istinsak yapti, sonra bir avuc daha aldi, bununla iki elini birlestirip (iki eliyle) yuzunu yikadi. Sonra bir avuc daha aldi bununla sag elini yikadi. Sonra bir avuc da aldi, bununla sol elini yikadi. Sonra bir avuc su daha aldi, sonra elini cirpti, sonra basini ve kulaklarini meshetti. Sonra bir kabza su daha aIdi sag ayaginin uzerine serpti, ayaginda nalin oldugu halde, sonra onu iki eliyle meshetti, elin biri ayagin ustunde, digeri de nalinin aItinda. Sonra ayni seyi sol ayaga yapti.''
Buhari, Vudu 7; Ebu Davud, Taharet 52, (137); Nesai, Taharet 84, 85, (1, 73, 74).
3573 - Ebu Davud veTirmizi'nin bir baska rivayetinde Rubeyyi' Bintu Muavviz Ibni Afran radiyallahu anha der ki: ". .avuclarini uc kere yikadi, yuzunu uc kere yikadi, bir kere mazmaza ve istinsak yapti. Ellerini ucer ucer yikadi. Basini iki kere meshetti. Basinin gerisinden basladi, sonra onunden. Iki kulagini da (meshetti) iclerini de, dislarini da. Ayaklarini da ucer ucer yikadi.''
Ebu Davud, Taharet 50, (126); Tirmizi, Taharet 25, (33).
3574 - Bir diger rivayette: "Basin tamamini meshetti. Bunu, basin tepesinden baslayip sacin dokuldugu her tarafa ulasacak sekilde sacin seklini bozmadan icra etti" denmistir.
Ebu Davud, Taharet, 50 (128).
3575 - Bir diger rivayette soyle gelmistir: "...Basini meshetti, basin one gelen kismini da, arkaya gelen kismini da, sakaklarini da, kulaklarini da birer birer meshetti.''
Ebu Davud, Taharet 50, (129).
Bir diger rivayette: "Elinde arta kalan su ile basini meshetti '' denmistir.
Ebu Davud, Taharet 50, (130).
3576 - Ebu Umame radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam abdest aldi ve bunu, yuzunu uc, ellerini uc sefer yikayarak,"Kulaklar bastandir '' deyip basini da uc sefer meshederek yapti.''
Hammad der ki: "Bu rivayette gecen "Kulaklar bastandir'' ibaresi, Ebu Umme'nin sozu mu yoksa Resulullah'in sozu mu bilemiyorum."
Tirmizi, Taharet 29, (37); Ebu Davud, Taharet 50, (134).
Bu metin Tirmizi'nindir. Ebu Davud'da su ifade de yer alir: "Gozpinarlarini da meshederdi.'' O rivayette: "Kulaklar bastandir'' da demistir.
3577 - Hz. Cabir radiyallahu anh anlatiyor: "Hz. Omer radiyallahu anh bana sunu soyledi: "Bir adam Resulullah aleyhissalatu vesselam'a gelmisti. Bunun abdest almis fakat ayaklarinin uzerinde tirnak kadar bir yeri yikamadan birakmis oldugunu gordu. ResuluIlah aleyhissalatu vesselam, adama derhal mudahaIe etti:
"Git abdestini guzel kil!" Adam gidip yeniden abdest aldi, sonra namazini kildi."
Muslim, Taharet 31, (243); Ebu Davud, Taharet 67, (171).
3578 - Ebu Davud'un bir diger rivayetinde Resulullah'in ashabindan biri soyle anlatir: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, ayaginin sirtinda dirhem buyuklugunde bir kisma su degmemis oldugu halde namaz kilmakta oldugunu gormustu, derhal abdesti ve namazi iade etmesini emretti."
Ebu Davud, Tahret 173.
3579 - Ibnu Amr Ibni'l-As radiyallahu anhuma anlatiyor: "Beraber oldugumuz bir sefer sirasinda, bir ara Resulullah aleyhissalatu vesselam bizden geride kaldi sonra tekrar kavustu. Bu sirada namaz vakti girmisti. Bizler de abdest aliyor, ayaklarimiza meshediyorduk. (Resulullah aleyhissalatu vesselam) yuksek sesle nida etti:
"Okcelerin ateste vay haline!" Bunu iki veya uc kere tekrarladi."
Buhari, Ilm 3, 30, Vudu 27, 29; Muslim, Taharet 25-28, (240-242); Muvatta, Taharet 5, (1, 19); Ebu Davud, Taharet 46, (97); Nesai, Taharet 89, (1, 77, 78); Muvatta.
3580 - Muslim'in bir diger rivayetinde soyle denir: "Halk ikindi namazi sirasinda acele etti ve bir kismi alelacele abdest aldi. Bizonlara ulastik. Okcelerine su degmemis, parliyordu. Bunun uzerine Aleyhissalatu vesselam:
"Ocelerin ateste vay haline! Abdesti tam alin!'' buyurdular.''
Muslim, Taharet 26, (241).
3581 - Tirmizi der ki: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'dan soyle rivayet edildi: "Okce ve ayak cukurlarinin ateste vay haline."
Tirmizi, Taharet 31, (41).
3582 - Hz. Cabir radiyallahu anh'tan anlatildigina gore, kendisine sarik uzerine meshetmekten sorulmustu. Su cevabi verdi:
"Hayir, olmaz, su ile saca degilmelidir!''
Muvatta, Taharet 38, (1, 35)
3583 - Hz. Sevban radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam bir seriyye gondermisti. Askerler sogukla karsilasip usuduler. Resulullah aleyhissalatu vesselam'a dondukleri zaman, onlara sariklarinin ve mestlerinin uzerine meshetmelerini emretti."
3584 - Hz. Enes radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'i abdest alirken gordum. Uzerinde cizgili kirmizi bir sarik vardi. Elini sarigin altina soktu, basinin on kismini meshetti, sarigini cozmedi."
Ebu Davud, Taharet 57, (147).
3585 - Sabit Ibnu Ebi Safiyye anlatiyor: "Ebu Cafer'e -ki Muhammed el-Bakir'dir- dedim ki: "Hz. Cabir radiyallahu anh, sana Resulullah aleyhissalatu vesselam'in uzuvlarini birer birer, ikiser ikiser ve ucer ucer yikayarak abdest aldigini soyledi mi?"
Bu soruma: "Evet!" diye cevap verdi."
Bir rivayette de: "Birer birer yikayarak abdest aldi mi?" diye sordum;"evet!'' diye cevap verdi'' seklinde gelmistir..
Tirmizi, Taharet 35 (45, 46)
3586 - Abdullah Ibnu Zeyd radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam ikiser ikiser yikayarak abdest aldi ve: "Bu, nur uzerine nurdur" buyurdu.''
3587 - Hz. Osman radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, uzuvlarini ucer ucer yikayarak abdest aldi ve soyle buyurdu:
"Bu benim ve benden onceki diger peygamberlerin ve Ibrahim aleyhissalam'in abdestidir."
Rezin tahric etmistir.
3589 - Ebu Davud ve Tirmizi'nin Zeyd Ibnu Halil el-Cuheni radiyallahu anh'tan kaydettikleri rivayet soyledir:
"Resulullah aleyhissalatu vesselam'in soyle soyledigini isittim: "Ummetime zahmet vermeyecek olsam, her namazda misvak kullanmalarini emrederdim ve yatsi namazini da gecenin ucte birine kadar te'hir ederdim.
Ebu Davud, Taharet 25, (47); Tirmizi, Taharet 18, (23).
3590 - Tirmizi su ziyadede bulundu: "Zeyd Ibnu Halid, namaza geldigi zaman misvagi kulaginin ustunde olurdu, tipki katibin, kulagi ustundeki kalemi gibi. Misvaklanmadan namaza durmazdi. Misvaklandiktan sonra yine yerine koyardi."
Tirmizi, Taharet 18, (23).
3591 - Hz. Huzeyfe radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam gece (namaza) kalktigi vakit agzini misvakla ovalardi.''
Buhari, Cum'a 8, (2, 212), Vudu 73, Teheccud 9; Muslim, Taharet 45, (254); Ebu Davud, Taharet 30, (55); Nesai, Taharet 2, (1, 8) Bu metin Sahiheyn'e aittir.
3592 - Hz. Aise radiyallahu anha anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam 'in abdest suyu ve misvaki (aksamdan hazirlanip yanina) konulurdu. Gece kalkinca abdest bozar, sonra misvaklanirdi.''
3593 - Bir diger rivayette soyle gelmistir: "(Resulullah aleyhissalatu vesselam) gece veya gunduz yattiginda ve kalktiginda mutlaka abdest almazdan once misvaklanirdi."
Ebu Davud, Taharet 27, 30, (51, 56, 57); Muslim; Taharet 45, (253); Nesai, Taharet 8, (1, 13), Metin Ebu Davud'a ait.
3594 - Yine Hz. Aise radiyallahu anha anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Misvak agiz icin temizlik vasitasidir. Rab Teala icin de riza vesilesidir.''
Nesai, Taharet 5, (1, 10).
3595 - Hz. Ebu Musa radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'a ugramistim. Elindeki bir misvakla dislerini misvakliyordu ve u, u diye bir ses cikariyordu, misvak agzindaydi, sanki kusuyor gibiydi."
Buhari, Vudu 73; Muslim, Taharet 46, (255); Ebu Davud, Taharet 26, (49); Nesai, Taharet 3, (1, 9).
3596 - Ibnu Omer radiyallahu anhumanlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Ruyamda gordum ki, bir misvakla dislerimi misvakliyorum. Iki kisi yanima geldi, biri digerinden buyuktu. Elimdeki misvaki onlardan kucuk olana uzattim. Bana: "(Buyugu) buyukle!'' dendi. Bunun uzerine misvagi buyuk olana verdim.''
Buhari, Vudu 74; Muslim, Ru'ya 19, (2271).
Hadisi, Buhari muallak (senetsiz) olarak kaydetmistir, Muslim ise senetli olarak kaydetmistir.
3597 - Hz. Aise radiyallahu anha anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam bana misvagini yikamam icin verirdi. (Teberruk icin, yikamazdan) once kendim kullanirdim, sonra yikayip ona verirdim."
Ebu Davud, Taharet 28, (52).
ELLERIN YIKANMASI
3598 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Uykudan uyaninca, sizden hic kimse, uc sefer yikamadikca ellerini kaba banmasin. Cunku o, ellerinin geceyi (vucudunun neresinde gecirdigini bilemez."
Buhari, Vudu 26; Muslim, Taharet 87, (278); Muvatta, Taharet 9, (1, 21); Ebu Davud, Tharet 49, (103, 104, 105); Tirmizi, Taharet 19, (24); Nesai, Taharet 1, (1, 6,7).
ISTINSAR, ISTINSAK VE MAZMAZA
3599 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim abdest alirsa istinsarda bulunsun (sumkursun), kim tasla istinca yaparsa teklesin."
Buhari, Vudu 25; Muslim, Taharet 20, 22, (237); Muvatta, Taharet 2, 3, (1,19); Ebu Davud, Taharet 55, (140); Nesai, Taharet 70, 72, (1, 66, 67).
3600 - Muslim'in bir rivayetinde soyle gelmistir: "Sizden biri abdest alinca burnuna su ceksin, sonra sumkursun."
Muslim, Taharet 20, (237).
Bir diger rivayette: "...Burun deliklerine su ceksin, sonra sumkursun''seklindedir.
Muslim, Taharet 21, (237).
3601 - Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Biriniz uykudan uyandigi zaman uc kere sumkursun. Zira seytan, burnunun icinde geceler.''
Buhari, Bed'ul-Halk 11, (6, 243); Muslim, Taharet 23, (238); Nesai, Taharet 73, (1, 67).
3602 - Abdullah Ibnu Zeyd radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'i bir avuc su ile hem mazmaza hem de istinsak yaparken gordum, bunu uc kere yapmisti.''
Tirmizi, Taharet 22, (28).
3603 - Talha Ibnu Musarrif an ebihi an ceddihi radiyallahu anh anlatiyor:"Resulullah aleyhissalatu vesselam'in yanina girdim, abdest aliyordu. Su yuzunden ve sakalindan gogsune akiyordu. Mazmaza ve istinsakin arasini da ayirmisti."
Ebu Davud, Taharet 54, (139).
3604 - Hz. Ali radiyallahu anh 'tan anlatildigina gore, su istemis ve mazmaza ve istinsak yapmis, sol eliyle sumkurmus sonra da:
"Resulullah aleyhissalatu vesselam'in temizligi boyleydi '' demistir.
Nesai, Taharet 74, (1, 67).
3606 - Hz. Enes radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam abdest alinca bir avuc su alir, onu cenesinin altina tutup onunla sakalini hilaller ve: "Aziz ve Celil olan Rabbim boyle emretti" derdi."
Ebu Davud, Taharet 56, (145).
3607 - Mustevrid Ibnu S'eddad radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'i gordum. Abdest aldigi zaman ayaklarinin parmaklarini serce parmagi ile hilalliyordu."
Tirmizi, Taharet 30, (40); Ebu Davud, Taharet 58, (148).
3608 - Lakit Ibnu Sabira radiyallahu anh anlatiyor: "Dedim ki: "Ey Allah'in Resulu! Bana abdestten haber ver!'' Aleyhissalatu vesselam:
"Abdesti tam al, parmaklar arasini hilalle, istinsak'da mubalaga yap, oruclu olursan mubalaga yapma'' buyurdu.''
Ebu Davud, Taharet 55, (142, 143, 144); Tirmizi, Taharet 30, (3 8); Nesai, Taharet 71, 92, (1, 66, 79).
KULAKLARI MESHETMEK
3609 - Rebi' Bintu Mu'arriz radiyallahu anha anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam abdest aldi, (bu esnada) elini kulaklarinin hucresine soktu."
Ebu Davud, Taharet 50, (131).
3610 - Nafi merhum anlatiyor: "Ibnu Omer, kulaklari icin suyu parmagiyla alirdi."
Muvatta, Taharet 37, (1, 34).
3614 - Hz. Enes radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam (miktarca) bir sa'dan bes mudd 'e kadar olan su ile yikanir, bir mudd su ile de abdest alirdi.''
Bir baska rivayette: "... bes mekkuk ile yikanir, bir mekkuk iIe de abdest alirdi" denmistir.
Bir diger rivayette: " . . bes. . '' denmistir.
Tirmizi'nin rivayetinde "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Abdest icin iki ritl su kafidir.''
Ebu Davud'un rivayetinde: "...Resulullah aleyhissalatu vesselam iki ritl ihtiva eden kapla abdest alir, bir sa' ile guslederdi '' denmistir.
Buhari, Vudu 47; Muslim, Hayz 51, (325); Ebu Davud, Taharet 44, (95); Tirmizi, Salat 425, (609); Nesai, Taharet 59, (1, 57, 58).
3615 - Sefine radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'i bir sa' miktarindaki su cenabetten yikar, bir mudd su da abdestine yeterdi."
Muslim, Hayz 52, (326); Tirmizi, Taharet 42, (56).
3616 - Ummu Ammare radiyallahu anha anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam abdest aldi. Bu maksadla kendisine icerisinde ucte iki mudd miktarinda su bulunan bir kab getirilmisti.''
Ebu Davud, Taharet 44, (94); Nesai, Taharet 59, (1, 58).
Nesai sunu ilave etmistir: "Su'be der ki: "Ben, Aleyhissalatu vesselam'in kollarini yikadigini ve onlari ovdugunu, kulaklarinin ic kismini meshettigini ogrendim. Ancak kulaklarin disini da meshettigini bilmiyorum."
3617 - Abdullah Ibnu Zeyd radiyallahu anh anlatiyor: "Bize Resulullah aleyhissalatu vesselam gelmisti. Kendisine bakir kapta su getirdik, onunla abdest aldi."
Ebu Davud, Taharet 47, (100).
3618 - Ubey Ibnu Ka'b radiyallahu anh anlatiyor: "ResuIullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Abdest (sirasin)da vesvese veren bir seytan vardir. Adi da el-Velehan'dir. Oyleyse suyun vesvesesinden kacinin."
Tirmizi, Taharet 43, (57).
MENDIL
3619 - Hz. Aise radiyallahu anha anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'in abdest aldiktan sonra kurulandigi bir bezi vardi.''
Tirmizi, Taharet 40, (53).
3620 - Hz. Mu'az radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'i gordum, abdest alinca elbisesinin bir kenariyla yuzunu siliyordu.''
Tirmizi, Taharet 40, (54).