Bir zorluğun çelişkisi yetti,cesur saydığım yüreğim,
Öfkeyle kırdığım kalemimin kırık ucuyla,
yine yalnızlığımı bekleyen satırlar karalıyorum buruşmuş sayfalara
Ah yüreğim ! bu neyin direnişi
Bak!...Ölü turnalar düşüyor,mavisi yontulmuş gökyüzünden
hükümsüz yargılanıyorum yürek duruşmalarında
Oysa karmaşık bir bulmacadan düşürmüştüm bu sevdayı
Yeter yüreğim!..
Bu neyin direnişi
Kaç yağız at çatladı koşarken içimde
ve kaç kez alnımdan vurdu beni zehir zemberek sözler
Uykusuz gecelerin koynunda
ağrılarla kapanmaya çalışıyor göz kapaklarım.
yankısı kalmamış ,bir sesi bekleme duvarlarında
büyümenin ne anlamı var ki ?
Söyle deli yüreğim ,Bu neyin direnişi
Derin bir neşter yarasının altından
damla damla sızarak terk ediyor beni tutunduğum umutlarım
Hasret dolu bir odanın en kederli yerinde ,
azarlanmış hayallerimin kuşatmasında ,
çoğul acılar ,tekil yalnızlıklar ve çatışma sonrası
uğultularla kalakalıyorum kanlı meydanlar ortasında
Hırçın dalgaların dövdüğü bir kıyının haykırışları içinde duruyorum
Ama yaşamak zorundayım uçurumların ucunda
Olası bir tufan zorluyor kapılarımı
Yeni bir gemi inşa ediyorum yüreğimdeki SEVDAyla
Rehin bırakıyorum düşlerimi durgun sahillere
Hüzünlerimi giyip üstüme,
çıkıyorum buz gibi yolculuklara
Şimdi sırtımda iyice ağırlaşan ışığın,
aydınlığa çıkan sokağında,