@neyzenteyfik adlı üyeden alıntı:
[alinti=#4992992]gamLı[/alinti]Osmanlıda parti çokluğu var..Ama sistem yetersiz..
Yeni kurulan Cumhuriyette Sistem var....Ama bu sistemin gerektirdiği çok partili bir siyasi hayat yok!
Sistem olduğu sürece zaman içinde iyileşmeler beklenebilir...
Peki;Sistemin olmadığı fakat partilerin bulunduğu Osmanlı siyasi hayatındada iyileşmelerin olma ihtimali "% sıfır"mıdır?...
Osmanlı zaten tanzimat ve islahat fermanlarıyla ve meşrutiyetle bu konuda adımlar atmış değilmidir?
Padişah kendi eliyle kendi yetkilerini kısıtlamamışmıdır?..
"Şartlar bunu gerektiriyorduda ondan kısıtladı" denebilir..
Ama ;Yeni Cumhuriyette "halkın yönetimde söz sahibi olması" için atılan adımlar içinde bu söylenebilir..
"Şartlar bunu gerektiriyordu ,bu sebeple halkın yönetimde söz sahibi olması gerektiği vurgulanmıştır"denebilir...
Peki halk yönetimde söz sahibi olmuşmudur?
Bu dönem için "tam bir demokrasiden bahsedemeyiz bu çok partili hayata geçiş süreciydi" denebilir..
Ama; aynı sözü Osmanlının bu yenilik hareketleri içinde söyleyebiliriz..."tam bir demokrasiye geçiş süreciydi" diyebiliriz..
Hani?..Nerde kaldı "DEVRİM"?
arkadaşım
Yani bunca insan ,saatlerin yeniden ayarlanması , tatil günlerinin ,ölçü ve tartı birimlerinin değiştirilmesi uğrunamı ASILDI?
ISLAHAT ile devletin çağın gerisinde kalan kurumları yenilenir
yeniden düzenlenir
DEVRİM le toplumun temel yapısı değişir
ıslahatlar toplumun ihtiyacını karşılamamış arkadaşım
dünyada devrimler tamamlanmış ULUS DEVLET e gidiş var
fransız devrimin üzerinden 90 yıl gecmiş osmanlı kendisinin de
değişmesi gerektiğini fark ediyor ıslahatla uğraşıyor
fransız devriminden önceki devrimleri de düşünürsek 90 yıl bile çok iyimser rakamdır
artık halkın onayını almadan kendisin de halkı yönetme yetkisi görenlerin devri bitmiştir
Peki halk yönetimde söz sahibi olmuşmudur?
menderes özal recep tayyip erdoğan halk değil mi?
halkın onayını almadılar mı
babadan oğula yetki devredilmedi sonuçta
eğer osmalıda ki mevcut sistem bugüne kadar devam etseydi hasbel kader babası padişah olduğu için yetkiyi babasından alan
kemal kılıçtaroğlu
padişah kemali

meşru görürmüydünüz?
Bu fermânın amacı, millet sistemini kaldırarak bütün din topluluklarının eşit vatandaşlık hakları sağlayarak müslüman ve gayrimüslim Osmanlı tebâası arasında tam bir eşitlik sağlamaktır. Böylece Millet-î Rûm haricinde gayrimüslimlere de devlet kademelerine memur olma yolu açılmıştır. Din değiştirme hakkı kabul edilmiş, İslâm'dan çıkmanın ölüm cezasıyla cezalandırılması usulüne son verilmiştir. Gayrimüslimlere askeri okullara gitme hakkı tanınmıştır. Ayrıca uygulanan vergilerde (bkz. cizye) de bir eşitlik sağlanmıştır. Bu anlamda 15. madde ile eşit haklar beraberinde eşit yükümlülükler getirir düşüncesi getirilmiştir. Böylece gayrimüslimlerin de askerlik yapma yükümlülüğü doğmuş, askerlik yapmak istemeyenlere de askerlik vergisi olan ( bedel-i askerî / بدل عسكري ) olanağı sunulmuştur. Bu yeni uygulama sayesinde müslüman tebâa da para karşılığında ( bedel-i nakdî / بدل نقدي ) askerlik görevinden muaf olma şansını yakalamıştır.
Islâhat Fermânı ile gayrimüslimler kendi meclislerini oluşturarak kendi meselelerini (ağırlıklı olarak yönetimsel ve dinsel) yönetmiş ve o konularda kararlar alabilmişlerdir. Aldıkları kararlar da (Rum Patrikliği Nizâmâtı, 1862, Ermeni Patrikliği Nizâmâtı, 1863 ve Hahamhâne Nizâmâtı , 1865) Batı tarafından anayasa ( constitution ) olarak anılmıştır. Ermeni Anayasası (Ազգային սահմանադրութիւն Azgayin sahmanadrowt'iwn) yazarlarından Krikor Odian daha sonra Kanûn-î Esasî oluşturma komisyonunda danışmanlık yapmıştır.
kaynak-wikipedia.org
padişahın yetkisini kısıtlamasından ziyade bireysel haklar ve özgürlükler daha önde gibi...
Orijinali Göster...