Seni yasadigim hergün çiglik çigligaydi sana. Anlatmak diyordum anlatmak, ölüm soguklugu ve göçmen kuslar karamsarliginda sevmekti seni. Yakalayamadigim gölgenin pesinden kostum hep. Bilmek istedigim tek seydi senliligin nereye çikacagi. Ama ne garip, bir çift gözün dayanilmaz cinayetine ortak oldum simdi. Yok iste, elimde kalan sensizligimi bile aliyorsun damla damla. Oysa kirik dökük sevdanin onarimi gibiydi sensizlik. Bilmek gibiydi, anlamak gibiydi, vurulmak gibiydi yoklugun... Ve kendimi her vurdugumda bosalan sarjörlerin yerini alan sen, yine dolduruyorsun bosalan beni. Ben, yaptigin kaçamagin hesabiyim belki. Ve söyleyemedigin her kar tanesi kelimenin kendisiyim. Zorladigin masumiyetini göklere çikartiyorken siradan bir kum tanesi gibi savuruyorsun sevdami. Kimbilir kaç sevdanin devamliligini sagliyorsun hasret hasret. Ben de burçagindayim simdi sensiz kalan her yasamin. Vurdugun her yürek atisi adina isyan etsemde sana, vurulmuslugumu saklayamiyorum ne yazik. Bir defter yapragi kirisikligi hayatimin en önemli detayisin sen. Tek eksik, gelmeden gitmen oldu sensizligime. Bende simdi gittigin yerdeyim, sensizligimdeyim. Içime dertti bir kez olzun tutamamak ellerini. Hiç beceremedim hem ellerini tutup hem gözlerine bakmayi. Ya ellerini tuttum gözlerin terketti; ya gözlerine baktim ellerim üsüdü. Adi ve yüzü olmayanlarin sevdasindayiz ikimizde. Benim yüzüm yoktu senin adin... Kapkaranlik bir yüreksizligi aydinlatiyordu oysa ellerin. bulutlanan her gözyasi gibiyim artik. Bilirsin birkaç damladan sonra gerisi gelir. Aglamak diyorum yani, utanmak için bende kalan tek kaynak. Yine de sevdim sevgisizligini. Ve yine de sevdim korkakligin.. Ismarladigin her aci için sevdim seni...
Hiç inanmamistim askim, hem de hiçbir zaman inanmamistim. Beni kendime düsman edip kalbimin bir yarsini söküp alip gidecegine... Benden baska herkes biliyordu oysa, senin günün birinde beni yari yolda birakip gidecegini. Su kahrolasi dünyada bir ben vardim zaten sana inanan, güvenen, seven ve her zaman her sartta destek olan. Ama sen sana inanmayanlari hakli çikardin ve beni terk ettin.
Seninle birlikte kurdugum dünyayi yerle bir edip gitmene ne sebep oldu bilmiyorum. Ben yalnizca sana asik degildim sen benim en iyi dostumdun. Neler yapacaksam danisirdik birbirimize, hayatimizi paylasirdik. Aglamaktan korkmazdim. Biliyordum ki agladigimda sen yanimda olup göz yaslarimi silerdin. Artik aglamiyorum bile. Seninle ilgili her hatira acitiyor yüregimi. Gecen gün markette senin o çok sevdigin aci biberlerden alacaktim . birden aklima geldin ve ben bogulacagimi sandim. Tikandim. Nefes alamadim. Aglayamadim. Patates böregi yemiyorum. Ebru Gündesi dinlemiyorum. Bütün resimlerimizi kaldirdim. Kimsenin senin hakkinda konusmasina izin vermiyorum. Ve günde bir paket sigara içiyorum. Hayatta en nefret ettigin seyi yapiyorum yani. Artik uzun yillar yasamanin pek anlami yok öyle degil mi?Ne için yasayacagim ki!
alinti:
Seninle birlikte hayallerimi de kaybettim ben.Tek katli bahçeli ve bahçesinde köpekleri olan bir evim olmayacak artik. Domates, biber, sebze yetistirmeyi de ögrenemeyecegim. salonumuzun tavanini balikçi agiyla süsleyemeyecegiz.Sana sürpriz yapacaktim,yatak odamizin duvarlarini sana yazdigim ask mektuplariyla ve en güzel fotograflarimizla süsleyecektim. Bütün hayallerime evime çocuklarimiza, mutlu gelecegimize emin oldugum gelecegimize veda etmek kolay mi olacak saniyorsun. Seni aramiyorum diye, bu kez pesinden gelmedim diye unuttugumu zannetme. Her zamankinden daha çok seviyorum seni. Su an su saniye ugrunda ölebilecek kadar çok seviyorum. Öfkem de askimda dinmek bilmiyor.
Senden sonra ben nasil yasarim bilmiyorum, ama senin hep mutlu olmani isterim. Birlikte geçirdigimiz yillar içinde seninle yasadigim her an özeldi, her ani doyasiya yasadim. Beni çok mutlu ettin. Zaman içinde kizginligim geçince seni hep o güzel günlerimizdeki hatiralarla anacagim. Yillar sonra ben eger aklina gelirsem bil ki pencerenin önünde en sevdigin sarkiyi mirildaniyorumdur yildizlara Dün aksam yine benim yollarima bakmissin...
Bir el bazen neleri ayakta tutabiliyor hiç düsündünüz mü ve neleri yikabiliyor tek basina ? Bir eli tutmak bir insani hayata baglamakla es degerde olabiliyorsa eger bunun adi asktir. Böyle bir eli tutmak hayati bulmaktir belki de....
Hiç sevmedim seni sevdigim kadar dersin birine ve sonra onun arkasina dönüp gitmesini izlemek ne zordur. Bir eliyle hayata baglamak bir eliyle o verdigi hayati geri almak gibi... Bazen mecburu ayriliklar mecburi acilar yaratir. Bile bile kapiyi aralik birakirsin ve tüm yalnizligin ve hüznün içeri dolmasina izin verirsin. Buna ragmen aklinin bir kösesinde sonsuzluk vardir. Bitmedik , bitemez , bitmeyecek... Bir ömrü bir aska adamaktir bu belki ve elbette yürek ister ayriysan. Dönüs yollari geçilemeyecek kadar darsa bile bir umut koyup sol yanina beklersin hayatinin isiginin o derin karanliktan gelmesini. Zaman geçtikçe göremez olursun hiçbir seyi gözlerinin bugusundan ve kalbinin karanligindan... Beklemek zordur eger beklenen kalbinden çok uzakta ise...
"Çok yalnizim, seninle bir yarim...
...
Eger elindeyse ne olur çal kapimi,
Eger yüregindeysem ne olur sil göz yasimi.."
Bir hayati kaybetmek bir elin sicakligini kaybetmekle es degerse iste bu asktir. Böyle bir eli kaybetmek ölmeden ölmektir. Ruhunu o sicakliga terk edersin o el senden uzaklasirken. Ruhsuz bir beden ölmekten beterdir...
Ne kadar umut edersen et korkular rahat birakmaz aklini ve umudunu köreltir sonsuz telaslarin o bekleyiste. isyanin yükselir bastiramazsin çektigin yalnizligin en acimasiz yani canini yakmaya baslayinca. Tanriya yalvarirsin son bir sans diye gerçeklesmeyecegini bildigin halde. Umudun ve benligin avuçlarinin arasindan akip gider. Ruhsuz, umutsuz ve benliksiz kalirsin bir basina. Zaman acimasizlasir agladikça.
"Gel... Korkuyorum... Nefes alamiyorum. Eger hala dudaklarinda ismim varsa gel... Sicakligin olmadan tutunamiyorum..."
Hatanin üstüne hata ekleyerek yasiyoruz. Bile bile kaçirdik belki de o treni. Beklemek için çok geç , vazgeçmek içinse çok erken. Bir ömre bedelse bile geç kalinmis bir mutluluktan vazgeçmiyorum. Verilen sözler unutulmamali, ben unutmadim... Koynumda sicakligin , yalnizligin elinden çekip almani bekliyorum beni.
"Eger elindeyse ne olur çal kapimi,
Eger yüregindeysem ne olur sil göz yasimi.."
Son sarkidir bu dinledigimiz
Söylemene gerek yok, biliyorum
Ayrilik saati için ilerlemekte vakit
Bundan sonra ne deniz bunca kasvetli olacak
Ne de gökyüzü bu kadar dingin...
Yüklü bulutlar gözlerimi zorlayamayacak
Üzgünüm
Yikilmisligimin verdigi kederi yüzümde görmeyeceksin
Ellerimin titreyisinin sesime vurusunu, konusamaz oldugumu
Söylemek istediklerimin solugumda kavrulup yok oldugunu
Bilmeyeceksin
Bilemeyeceksin
Seni üzmeyecegim
Aglarsam sevgilim
Düserim
Belki gitme derim
içimde kalan son gurur kirintilarimi da harcar
Her seyin düzelebilecegini söyleyiveririm
Kendim bile inanmazken
Gögsümün içinde tasidigim küçücük yüregim
Yollarimizda kirila döküle bin parçaya bölünüp aciyla kivranirken
Yok
Gitmek için sarkinin bitmesini bekleyecegim
Sonra Görüsürüz diyerek gidecegim,
Bir daha görüsmeyecegimizi bile bile.
Sen gittin diye,yazmiyorum artik.
Ne güzel nameleri,ne de pembe siirleri...
Sen gittin diye,kuslar ugramiyor artik.
Ne kirik camli pencereme,ne de kurumus bahceme...
Sen gittin diye,cicekler acmiyor artik.
Ne beyaz karanfiller,ne de kirmizi güller...
Sen gittin diye,sevmiyorum artik.
Ne dogan günesi,ne de aldigim nefesi...
Sen gittin diye,ellerim tutmuyor artik.
Ne yorgun kalemi,ne de üzgün cicegi...
Sen gittin diye,görmüyorum artik.
Ne masmavi denizi,ne de senden bir ayak izi...
Sen gittin diye,gecmiyor artik.
Ne kapimda kervan,ne yüregimde sevdan...
Sen gittin diye,sen gittin diye!
Ruhum gitti,sevgim gitti,ömrüm bitti
SEn gittin diye,artik ölemiyorum bile.
Sirf,sen gittin diye...