ver elini gidiyoruz,
sorma! nereye gittiğimiz değil...
gidiyor olmamız önemli,
ver elini, kaçıyoruz..
yepyeni bir gün çizeceğim gökyüzüne
bambaşka bir renk yaratacağım
sereserpe vakitler vereceğim avuçlarına..
hadi, ver elini...gidiyoruz...
vakit kaybetmek yok artık..
ardından koşulan ne varsa
serdim işte önüne...
"korkmuyorum" diyordun... titremesin ellerin...
çıkıyoruz işte bizi yoran herşeyden
kaçıyoruz..uzat elini...
gözlerinin içinde sürüyor hayat
sonbahara inat....
hiç beklemediğin bir anda söylüyorum...
Hiçbir duygumu ertelemedim ben. Yaşayacağım hiçbir şeyi sonraya bırakmadım.
Sonra diye bir şeyin olmadığını biliyorum çünkü.
Hep yarına dair hayaller kurmak, gelmesi mümkün olmayacak zamanları beklemek benim işim değil.
Aşk zamana meydan okur ama sen karşı koyamazsın ona. Orada durup öylece bekleyemezsin geleceği.
Bir adım atmalısın, bir el uzatmalısın aşka doğru..! Aşkın anahtarı cesaret değil mi yar? Cesur olmak gerekmez mi bir sevdayı yaşamak, büyütmek için? Kaç gece yalnız geçti hesaplasana...
Kaç gece bir sonraki günü düşünerek geçti. Neler yapabilirdik, neler yaşayabilirdik düşünsene..!
Her sabahı birlikte karşılamak vardı seninle. Gözünü açar açmaz ilk gördüğün şey ben olurdum ve sen benim yüzümde mutluluğu görürdün. Bu kentin sokaklarında el ele dolaşabilirdik.
Girmediğimiz sokak kalmazdı. Bakışlara aldırmadan sokağın ortasında sarılıp öpebilirdim seni.
Bir şarkıyı sözlerini bilmesek bile bağıra çağıra söyleyebilirdik. Sonra bir filme gider, bir kitap okur, bir martının bir lokma simit kapabilmek için vapurların peşinden bıkmadan uçuşunu izleyebilirdik.
Paylaştığımız her an beynimize bir daha çıkmamak üzere kazınırdı. Özlerdik birbirimizi delicesine.
Bir saati yalnız geçirsek, bir sonraki saati iki saatlik yaşardık. Peki biz ne yaptık. Aşkı bir bekleyişin sırtına yükleyip ona sadece uzaktan bakmakla yetindik.
Her an aşkı yaşamak varken, her gün birbirimizi yeniden keşfetmek varken, bu yolda birer kaşif olmak varken sürgünleri yaşamaya mahkum ettik birbirimizi. Bu sürgünlüğe son vermenin zamanı geldi artık. Sana huzur vaat etmiyorum. Aşkta huzur arayan yanılır.
Ben tutkunun, en koyu sevdanın sözcüğüyüm. Onlar adına konuşuyorum. Gözlerinin içine bakıp "Seni Seviyorum" demek istiyorum.
Aşkın akışına kapılıp hiçbir kaygı duymadan gidebildiğim yere kadar gitmek istiyorum.
Kokunu içime çekmek, teninin sıcaklığıyla irkilmek istiyorum. Yaşama senin adınla anlam katmak, mutluluğu bulmak ve bir daha kaybetmemek istiyorum. Seni istiyorum eey yar!
Canıma bir can daha katmak için, ruhumun yalnızlığına, yüreğimin acısına son vermek için, daha mavi bir deniz, daha mavi bir gökyüzü, daha mavi bir sevda için...
Seni İstiyorum, Yarın, Öbür Gün, Öbür Hafta, Öbür Ay, Öbür Yıl değil..... Şimdi&!!!
elimde kalan sensizligimi bile aliyorsun damla damla.
rasel hepsini okudum yüregine saglik birbirinden güzel sunumlarin icin devaminin gelecegini zaten sölemistin gene istememe gerek yok tek kelimeyle harikasin
Belki anlamiyorsun ama dünyana bu denli girdimse sen izin verdin ve ben seni buldugumda yüregim bombostu,yalnizdim,sevgisizdim... yasamin tüm benliginde hayati sürüp giderken seni buldum..seni sevdim..Biliyorum kiziyorsun bana,bu kadar sardigim için seni.. Ama yapabilecegim hiçbirsey yok çünkü seviyorum seni deli bir okyanus dalgasi gibi..
Simdi gidiyorsun içimi simdiden acabalar sardi... Senin sevgi dolu gözlerini görebilsem nasil rahatlayacagim, ama olmayacaksin..ben ne yapacagim sensiz buralarda..Ben senle hiç bilmedigim bir zamanin, hiç yasamadigim bir saatinde buldum kendimi..Hiç yasamamistim ki..
Kalplerimizin atislari birlesti ilk defa zannediyorum..Bir yildiz gibi dogdun dünyama yüregime, aklima ,tenime..Artik geceleri yildizlara bakarak gelirken bir basima, basim yukarida gülerek göz kirpiyorum zaman, zaman biliyor ve hissediyorum ki sende bana gülümsüyorsun o an.. Seni çok seviyorum askim..
Seviyorum dedigim ilk günden beri bendesin ve son günüme kadar bende kalacaksin.
Söz veriyorum....