mutlu bir çocuktum
şimdi büyüdüm mü ne?
bakmayın, yazdıklarıma düşüyor hüzün.
kalem yazıyor yine...
mutlu bir çocuktum
gözümü yumardım
rüya görmesemde
çocuktum ya...
"çocuklaşmanın şimdi sırası değil"
dedi birileri kulağıma
yüreğim...!
yüreğim bir çocuğun sevincinde...
seviyor...
öylece umarsızca...
şimdi büyüdüm mü ne?
aşkın yapraklarını
kokladım haziran akşamında...
verilen gülde gördüm ilk, gözleri...
tutuldum...
her yer karardı önce
ay mı tutuldu ne?
güneş nerde?
bir sürü halindeydi göçmen kuşlar
buraları terk ettiler bir süre önce
süzüldüm, gönlümün aktığı yere...
büküldüm yüreğime...
sustum...
sustum harflerimle...
şimdi güneş mi tutuldu ne?
aktığım gönül nerde?
büyüdüm mü ne?
hani o, içimde ki küçük kız varya
cenazesi vardı bugün...
son defa öptüm alnından
ve küçücük yüreğinde barındırdığı
büyük sevgiyi alıp avuçlarıma
savurdum bir şiirin üzerine...
tutunduğum güllerin, solmasından sonra...
büyüdüm mü ne?
şimdi ölsem...
"ölsem, kıymetlenir miyim gözlerinde ? "
yokluklarda bilinir ya kıymetler
hayattaysam eğer; verdiğin kıymettendir...
duymasamda sesinden..
gördüm ya ilk, gözlerimle...
farzet ki, hayatta değilim
gözlerini kapatıp düşünür müydün yine de?
düşünürken söyler miydin sessizce
ve usulca dudaklarını aralayıp
"seni seviyorum" diye susar mıydın geceye?
ben büyüdüm mü ne?
şimdi, küçülerek ölmeyi ne çok isterdim...
kundakta ki küçük kız çocuğu gibi...
taşısalar beni...
kimselere yük olmadan...
acıtmadan...
üzmeden...
yüreğimin hafifliyiğle...
sadece yolcu etseler beni...
mendil de sallamadan,
uğurlasalar beni, sessizce...
usulca, söyleseler ardımdan...
duysam bende...
şimdi ölsem
kıymetlenir miyim gözlerinde?