Bartholomeos'tan bomba gibi açıklama
Fener Rum Patriği Bartholomeos, "Kendimi Türkiye'de, yaklaşık 2 bin yıllık Patrikhane'nin yok olmasını bekleyen bir hükümetin altında yaşarken, çarmıha gerilmiş gibi hissediyorum" dedi
Amerikan CBS televizyonunun ünlü "60 Dakika" programına katılan Patrik Bartholomeos, kendisinin ve Türkiye'de yaşayan yaklaşık 4 bin Rum'un sorunlarını anlattı.
CBS'in internet sitesinde yayınlanan habere göre, Bartholomeos, Türkiye'de ikinci sınıf vatandaş muamelesi gördüklerini söyledi ve "Türkiye'de azınlık olarak yaşamak suç değil. Fakat bize ikinci sınıf muamelesi yapılıyor. Haklarımızı Türk vatandaşları gibi kullanabildiğimizi düşünmüyoruz" diye konuştu.
Yaşadıkları zorluklara rağmen Türkiye'den ayrılmalarının söz konusu olmadığını belirten Bartholomeos, "Çünkü bu kilise 17 asır önce bu topraklarda kuruldu. Gerçi Türk hükümeti Patrikhane'nin yok olmasından ya da ülkeyi terk etmesinden memnun olurdu ama bu asla olmayacak" diye konuştu.
Bartholomeos, dünyanın en eski Hıristiyan manastırının Mısır'daki Sina Çölü'nde bulunduğunu hatırlatarak, bu manastırda Hazreti Muhammed'in Hıristiyanlara dokunulmamasını ve inançlarına saygı gösterilmesini istediğini gösteren bir mektup bulunduğunu kaydetti.
Bunu ironik bulduğunu söyleyen Fener Patriği, "Başbakan'ı ve birçok bakanı ziyaret ettim, sorunlarımızı anlattım, yardım istedim. Ancak laik olmakla övünen Türk hükümetinden hiçbir yardım gelmedi. Buna rağmen ayakta kalmakta kararlıyız. Burası Kudüs'ün devamıdır ve bizim için en az orası kadar kutsaldır. Zaman zaman çarmıha gerilsek de biz burada kalmayı tercih ediyoruz" dedi.
Bartholomeos, CBS muhabirinin, "Peki siz kendinizi çarmıha gerilmiş gibi hissediyor musunuz?" şeklindeki sorusuna, "Evet" cevabını verdi.
Röportaj, 20 Aralık Pazar günü 60 Dakika programında yayınlanacak.
Anladığım kadarı ile papaz yine havlamaya başladı.Kimbilir şimdi ne isteyecekki önceden yıkamasını yapıyor yağlamayı sonra yapacak.Türkler kadar hakları yokmuş.Olmayacak tabiki,sizi boşunamı denize töktük uyuz.Biz bu torakları savaşarak aldık bedelinide ödedik.Hemde bedel olarak para değil kan verdik can verdik.Kanla aldık kanla veririz.Ama helalolsun adama,davası için ne gerekiyorsa yapıyor,bizdede bir tane fettoş var Amerikada kilise tamir ettiriyor.
Bartholomeos, dünyanın en eski Hıristiyan manastırının Mısır'daki Sina Çölü'nde bulunduğunu hatırlatarak, bu manastırda Hazreti Muhammed'in Hıristiyanlara dokunulmamasını ve inançlarına saygı gösterilmesini istediğini gösteren bir mektup bulunduğunu kaydetti.
Hazreti Muhammedin mektubuna inanıyorsan kilisede işin ne lavuk
yıl 1994-95 show haberi izliyoruz evde ve Fetullah gülen hocaefendi hakkında yine asılsız bir haber, ağzıma ne geliosa saydım hocaefendiye 98 de istanbul'a taşındık bir arkadaş beni abilere davet etti istanbula yeni gelmişim kimseyi tanımıorum çevrem olsun die takilim dedim o günden beri gönül bağım var.
98 de başlayan tanışmamız cemaat hakkındaki bütün fikirlerimin müsbet yönde değişmesine vesile oldu. herşeyden önce resulallah sevgisi sahabe sevgisini burada öğrendim. bir çok güzellikleri ve dava adamlığı nedir burada gördüm. bugun bir çok ülkede arkadaşım var Allah ve Rasulunü anlatmak için orada ter ve gözyaşı akıtıyorlar. Bir çok daha güzel işler yapılıyor ama hepsini burda anlatmanın luzumu yok. Bilen zaten biliyor.
Neden bunları anlattım. Bu kadar güzel işlere vesile olan bir insana bu şekilde hitap edilmesini tasvip etmiyorum. Bir çok memleket evladı sırf Allah rızasını gönlüne yerleltirip sizin ve benim adını dahi duymadığımız yerlere gidiyorlar Allah ve Resulu için. Boğaziçinden İTU den ODTU den ve daha bir çok seçkin üni. den bu arkadaşlarımız. Madem beğenmiyorsunuz buyrun gönderebiliosunoz siz gönderin. 5 milyar maaş artı araba ev vs. imkanları bırakıp ta bir tanesini gönderebilirmisiniz belki de günlerce aç kalmacasına. yıllarca bir daha dönmemecesine. Ordan dönmeyi ar sayıp orada vefat etmeyi şehitlik kabul etmecesine.
bunları yapamazken en azından köstek bari olmayalım...
muhakkak hatalarıda olcak bu insanalrın ama bir iki tanesinin hatasını MİLYONLARA maal etmeyelim.
Gülenden söz açılmışkenbir iki şey bende söyleme ihtiyacı hissetim
Ülkemizden binlerce kilometre uzaklarda
Müslüman türk halkını en iyi şekilde temsil ettirdiği için fetullah hocaya sonsuz teşekkürler
Fetullah hocanın türk bayrağını dış devletlerde temsil etmesi benim onu sevmem için yeterli sebep kafi gelir
Asıl anlamadığım burada milliyetçi takılıp Fetullah hoca gibi faydalı işler yapan misyonu belli olan birini acımasız eleştirenlerdir
Biz Önce onun kadar ülkemize gelecek nesile faydalı olalım sonra yerden yere vuralım olmaz mı yok olmaz biz öyle yapmayız dimi
Kendini her fırsatta 'Ekümenik Patrik' diye tanıtan Fener Papazı Bartholomeos, Küba lideri Castro'nun 'Ekümenik Patrik' sıfatıyla yaptığı davet üzerine Küba'ya gitti. Küba sokaklarına, "Ekümenik Patrik Bortholomeos" afişleri asıldı.
Fener Rum Patriği Bartholomeos, aralarında işadamı Rahmi Koç'un da bulunduğu bir heyetle Küba Devlet Başkanı Fidel Castro'nun daveti üzerine Küba'ya gitti. Küba Devlet Başkanı Fidel Kastro'nun daveti üzerine Küba'ya giden Patrik Bartholomeos, Fidel Castro'nun yardımlarıyla yapılan Aziz Nikolaos Kilisesi'nin açılışına katılacaklarını belirterek, bu vesileyle Küba halkıyla da kucaklaşma fırsatı bulacaklarını söyledi.
ORGANİZE ZİYARET
İstanbul, Kanada, Amerika ve Yunanistan'dan gelen ziyaretçilerle birlikte Küba'daki kilisenin açılışına katılacaklarını ifade eden Bartholomeos, insan sevgisi, barış, insanlar ve milletler arasında karşılıklı dayanışma ve dostluk mesajlarını her tarafa yaymaya gayret edeceklerini iddia etti. Ancak, Bartholomeos'un açılışını yapacağı kilisenin çevresi 'Ekümenik Patrik" afişleriyle dolduruldu. Davetin de 'Ekümenik Patrik" sıfatıyla yapıldığı belirtildi.
YANYANA GELMEDİLER
Kilise açılışı için Küba'ya giden 14 kişilik heyet içerisinde Koç Holding şeref Başkanı Rahmi Koç da bulunuyor. Koç, Atatürk Havalimanı VIP Salonu'nda, Bartholomeos ile birlikte görüntülenmemek için ayrı bir bölümde oturdu. (Yeniçağ)
Bu Yazıyı daha öncede okumuştum Rahmi Koç Bortholomeosla yakınlığı ilede bilinen bir holdin sahibi
Rahmi Koç vaktiyle Papazları Trabzonda toplamak amacıyla bir girişimde bulunmuştu
belki hatırlayanlar vardır Rahmi koçla papazları taşıyan uçak Trabzon hava alanına indikten bir saat sonra tekrar geri kalkıp istanbula dönmek zorunda kalmıştı
Duyarlı Trabzon halkı bu girişimi protesto etmek için trabzon hava limanını adeta basmıştı
sabah kahvaltısı için ,üşenmeyip özel jeti ile yunanistana bile giden sayın Koç Holding şeref başkanı;Küba gibi sosyalizmin kalesi bir ülkeye hangi ortak noktaların tesisi için gitmiş ben anlamış değilim!
Daha birkaç ay önce İstanbul büyükşehir belediye başkanı Kadir Topbaş'ta papaz için o bizim aile dostumuzdur derken hangi ortak noktaları vardıki aile dostu olabiliyorlar.
Fethullah Gülen'i sevmemek ve saymamak için Müslüman olmak yeterlidir.
Kendisine ait zaman gazetesinin 17.04.2000 tarihinde Ahmet ŞAHİN'e verdiği röportajda sorulan soru üzerine Mühim olan kelime-i tevhit inacıdır Muhammed'i kabul ve tastik etmek ise Allah Resulüne iman şart değildir demiştir.Oysa Kuran,sünnet ve icma ile sabittirki bu itikada olan kimseler tescilli kafirdirler.
Yine Fethullah Gülen'in Küresel barışa doğru kitabının 45.sayfasında şöyle der"Yahudileri ve Hristiyanları kınayan ve azarlayan Ayetler Hazret-i Muhammed(a.s.m) döneminde yaşayan yada kendi peygamberleri döneminde yaşayan bazı Yahudi ve hristiyanlar hakkındadır der.Halbuki Yüce Rabbimiz fatır Suresi 43.Ayette şöyle emreder."Allahın kanununda asla bir değişiklik bulamazsın.Allahın kanununda kesinlikle bir sapma bulamazsın.
Yine Fethullah Gülen,23.07.1997 tarihinde N.SEVİNDİ'nin Fethullah Gülen New york sohbeti adlı yazısında sayfa altıda şöyle der"Amerika daha uzun zaman dünyanın kaderinde çok önemli rol oynayacaktır.Bu realite kabul edilmeli.Amerika göz ardı edilerek şurada burada bir iş yapılmaya kalkılmamalı.
Halbuki Maide suresi ayet 80'de Onlardan birçoğunun inkar edenleri dost edindiklerini görürsün. And olsun ki kendileri için önceden (ahret e) gönderdikleri şey; Allah'ın onlara gazap etmesi ne kötüdür! Onlar azap içinde ebedi kalıcıdırlar.
Ben bir Müslüman olarak Fethullah Gülen'i sevmiyor saymıyorum.Dervişin zikri neyse fikride odur.Herkes sevdiği ile beraberdir
bunların gelmiş geçmiş atası ecdadı nankör bir millet. sorulan sorular verilen cevaplar hepsi art niyetli. ikinci sınıf muamele görmesine rağmen gitmeyecekmişş gitmezler tabi. misyonerliği kim yayacak. gençlerin dimağını kim bulandıracak. Haz. Muhammed in sözlerininde işlerine geldikleri gibi kullanıyorlar. bir asır evvel türklere yapılan mezalime fener rum patrikanesi çanak tutmuştu. onların hesabını verin önce .ama doğru siz kilisede çoktan günah çıkartmışsınızdır!! bunları da tarihe gömdünüz. siz ancak kendiniz gibi riyakarları inandırırsınızbu sözlerinizle
Mühim olan kelime-i tevhit inacıdır Muhammed'i kabul ve tastik etmek ise Allah Resulüne iman şart değildir demiştir.
burada bir yanlışlık var aynısını bir vaazında da söylüyor hocaefendi ama bu vaazın içinden bir cümle alındığı için burda olduğu gibi yanlış anlaşılıyor. aslında tamamı şöyle ( kelimesi kelimesine olmayabilir)"""bizler başkalarının hakkında hüsnü zan ile yaklaşmalı ve onalr için lailaheillallah deseler dahi kurtulacaklarmış gibi düşünmeli ve kendimiz için ise sürekli acaba bende münafıklık alameti varmı kurtulabilirmiyim diyerek teyakkuz halinde olmalıyız""" diyor. yani kişi sürekli kendini tetikte tutmalı imani noktada diyor..
Yahudileri ve Hristiyanları kınayan ve azarlayan Ayetler Hazret-i Muhammed(a.s.m) döneminde yaşayan yada kendi peygamberleri döneminde yaşayan bazı Yahudi ve hristiyanlar hakkındadır der
her ayetin bir iniş sebebi vardır. bunlar kimi zaman yahudiler için kimi zamanda hristiyanlar veya müşrikler için inmiştir. ayrıca yahudiler arasıdan müslüman olan sahabelerde vardı. şimdi bu cümleye bakıpda sanki hocaefendi bugunki yahudi ve hristiyanları övmüyorki. veya onlar cennetlikte demiyor. sadece bir cümle alınmış ve cümle tamamen muallakta nereye istersen oraya koyabilirsin.
Amerika daha uzun zaman dünyanın kaderinde çok önemli rol oynayacaktır.Bu realite kabul edilmeli.Amerika göz ardı edilerek şurada burada bir iş yapılmaya kalkılmamalı.
her dönem bir devlet dünyada süper güç oluyor. şu an ise Amerika. dolayısı ile peygamber efendimiz dahi yemende güçlü bir devlet olana kadar düzenli ordu kurana kadar yaptığı taktiksel hareketlerde mekkenin konumuna göre hareket etmiştir. Amerikaya yamanalım demiyor veya amerikasız iş yapalım da demiyor. bir iş yaparken herkes göz önünde bulundurulmalı ve dengeli politika yapılmalı. tabi ki bunlar yapılırken İslamın ve bayrağımızın izzet ve şerefide her daim önde tutulmalı.
evet kişi sevdiği ile beraberdir.
bir ricam olacak böyle tek cümle değilde yazının tamamını getirilirse yazıda anlatılmak istenen daha iyi anlaşılır. ya değilse bende herkesin yazdıklarından alayım bir iki cümle istediğimi vatan haini istediğimi kominist istediğimi bilemem ne yapıveririm. bundan kolay biey yok sonuçta
"Kendimi Türkiye'de, yaklaşık 2 bin yıllık Patrikhane'nin yok olmasını bekleyen bir hükümetin altında yaşarken, çarmıha gerilmiş gibi hissediyorum"
Diyen Bartholomeos, özgürlük beklerken kisitlama oldugunu düsünen bu sahis kendi en basta kendi dini inanclarina uygun kiyafetlerini icerde disarda rahatca giyip dolasabilmekte..Oysaki kendi camimizin imamlari böyle bir lükse ne yazikki sahip degiller..Papaz efendi papaz kiyafetiyle salina salina kendini bir degermis gibi hissettirirken kendi camimizin imamlari cami disinda siradan vatandas gibi algilanmaktadir..Bu en basit örnegidir kendi insanimiza bile bu rumlara taninan iltimaslarin olmasi kendi insanimiza taninandan daha fazla oldugunun bir göstergesidir..
Ve carmiha gerilme lafi kendi inandigi Peygamber ve kendi inandigi peygamber gibi carmiha gerilmis gibi hissetigini söylüyor fakat bu deyime maddeye dayali yani rum kesimine dayatma oldugu özgürlüklerinin kisitlandigini büyük bir acziyetle anlatiyor Gurur duymasi gerekir aslinda kendi peygamberi gibi carmiha gerildigini hissetmekle fakat bu dini yönünden degilde farkli mesajlar vermeye calisiyor Türkiye Aleyhinde..Daha sonrada bu soru yöneltilince kiviriyor diyorki manevi duygularla söyledim bu sözü eh bizde(söz meclisten disari) cok aptaliz ya yuttuk pek cok seyi yuttugumuz gibi..
Bu patrikhaneler benim bildigim zengin varlikli bir cemaati temsil ediyor ve hangi patrikhane sinagog vs digerleri fakirki dis destekleri haddinden fazla..
Ve cogunlugu istanbulda yasiyan rumlarin geneli ya fabrika sahibi ya gayri menkul hangisi fakir simdi..
Tarihe dönersek patrikhaneler Fatih Sultan Mehmet Hanin emriyle acik kalmistir ve haleden aciktirlar..imzalanan Lozan antlasmasina göre patrikhanenin giderlerini hangi ülke karsilayacaksa o karsilasin..Galiba Bartholomeos, yurtdisi seferlerinde bizans krallari gibi karsilandigi icin sanirim Istanbuldada benzeri bir Krallik kurmak istiyor..Cok politik...
Ayetler her nekadar bir sebep dahilinde ve zamanlamasında inmiş olsada ezelden ebede geçerlidir.Kıyamet gününe kadar geçerlidir.Şu tarihte yahudiye şu sebepten dolayı indi gibi mazeretler bu günkü yahudilerin ve inanmayanların işine yarar.Sanki o dönemde ayet inmesine sebep olan olaylar ortadan kalkmış gibi konuşuyorsunuz.Yahudiliği terk edip müslüman olanların zaten yorumu yapılmıyor burada.Halen yahudi olanların ve Resulullaha iman etmeyenlerin yorumu yapılıyor.Dinler diye çoğul eki kullanan diyalokçuların yorumları yapılıyor.Halen daha sözümdeyim,herkim DİN yerine DİNLER kelimesini kullanırsa Allah indinde tek din İslamdır ayetine muhalefet etmiş olur ve kafirdir.Bu kelimeyi kim kullanırsa kullansın ,ister cübbeli plaj kaçkını İster Amerikada kadetralde misafir olarak ağırlanan sarıklı kardinal fark etmez.Bu yüce dine kim halel getirirse kafirdir ,sabatayisttir.
a-yan
Ilbeyi sana katılıyorum zaten bu dinler arası diyalok safsatasını hayata geçirmeye çalışan kişi Fethullah gülen değil mi?
sevgili a-yan eğer sözlerinde samimi isen bu cümleni not defterime yazıyorum.Demekki bir yerde buluşabileceğimiz asgari müştereğimiz var.
herkim DİN yerine DİNLER kelimesini kullanırsa Allah indinde tek din İslamdır ayetine muhalefet etmiş olur ve kafirdir.
dinler vardır lakin HAK din sadece islamdır. çünkü din demek bir şeye inanmaktır bu HAK bir inanışta olabilir --ki biz buna İslam diyoruz-- veya batıl bir din de olabilir.
Şu tarihte yahudiye şu sebepten dolayı indi gibi mazeretler bu günkü yahudilerin ve inanmayanların işine yarar.Sanki o dönemde ayet inmesine sebep olan olaylar ortadan kalkmış gibi konuşuyorsunuz.
o olaylar birer örnektir bizler için. ayetlerin indiği olayları göz önüne alarak hayatımızı devam ettiririz. ya değilse o olaylar ortadan kalktı gibi bir ibare kullanamdım. öyle bir iddaam da yok kesinlike.
LOZANDA, Türk delegelerini en çok uğraştıran konuların başında Patrikhane mes'elesi gelir.
''Dini yetkileri ile sınırlı kalması koşuluyla, Patrikhane'nin İstanbul da kalması'nın kabul edilmesiyle sonuçlanır. Patrikhane'nin; idari, siyasi ve hukuki yetkilerine son verilmiş ve sadece dini bir kurum olarak, kalması sağlanmıştır. Böylece patrikhanenin ''yargı yetkisinin olmaması demektir.''
Fener Rum Patrikhane papazı Bartho, Amerikan CBS Tv'ye verdiği röportajda; ''Türkiye de çarmıha geriliyorum'', diyerek, Yüce Türk Milletini ve Devletini Avrupalı ağabeylerine yaptığı haksız şikayet yetmiyormuş gibi, Bartho'nun avukatı Kezban Hatemi de Heybeliada'daki Ruhban Okulu'nun açılmamasından ötürü ''ocak ayı sonuna kadar AİHM'e gideriz,'' tehdidinde bulunmasına akıl erdiremedim. Bartholomeos, görevini ifa etmeğe çalışırken sayın Kezban Hatemi'nin Bu Yüce Milleti ve Devletini Avrupalılara şikayet etme tehdidine anlam veremedim.
Avrupada cami minareleri yasaklanırken, ezanı Muhammedi, yalnız cami içerisinde okutulurken sayın Kezban Hatemi, AİHM'ye gitmedi.
Sayın Kezban Hatemi AİHM'ye giderken, Yüce Hakanımız Fatih Sultan Mehmet Han Hazretleri'nin Bosna fermanını da takdim etsin ki bu yüce milletin dinler arasında ayırım yapmadığını, hatta bu millet ki, Hz. İsa'ya hıristiyanlardan fazla değer verdiğini öğrensinler.
Unutulmamalıdır ki, ''Türkün dostu Türktür,
En büyük millet'te Türktür.''
Yüce ecdadım, üç kıtaya hakim olduğu sürece, din, dil, cins ayırımı yapmadan Allah'ın adaletini sağlamış, bu gün bizi Avrupalı ağabeylerine şikayet edenleri sultanlar gibi yaşatmışlardır.
Ne varki bu sultanlar gibi yaşayanlar fitne çıkarmağa devam ediyorlar.
Kur'ân-ı kerîmde meâlen şöyle buyrulur:
''... Fitne, adam öldürmekten daha kötüdür...'' (Bakara sûresi: 191)
''Kıyâmet kopmadan önce, her yeri fitneler kaplıyacak. Fitnelerin zulmeti, ortalığı karanlık gece gibi yapacak. O zaman evinden mü'min olarak çıkan kimse, akşama kâfir olarak evine dönecek. Akşam mü'min olarak evine gelen, sabaha kâfir olarak çıkacak. O zaman oturmak, ayakta kalmaktan hayırlıdır. Yürüyen koşandan daha iyidir.'' (Ahmed İbn. Hanbel)
''Fitne uykudadır, uyandırana Allah lânet etsin!'' (Hadîs-i şerîf-Berîka)
''Zamânımız fitne zamânıdır ve yakındır ki, fitneler dünyâyı sarar.'' (İmâm-ı Rabbânî)
Fitne çıkaran âlimden ve câhil âbidden çok ibâdet edenden sakınınız. Bunların hâline meftûn olan ''gönlünü kaptıran'' için ikisi de fitnedir. Hem de çok tehlikelidir. (İmâm-ı Şa'bî)
"Ben ki Sultan Mehmed Han'ım. Cümle avam ve havassa ma'lum ola ki, işbu darendegan-i ferman-ı humayun, Bosna ruhbanlarına mezid-i inayetim zuhura gelip buyurdum ki, mezburlara ve kiliselerine kimse mani ve muzahim olmayıp ihtiyatsız memleketimde duralar. Ve kaçup gidenler dahi emn'u emanda olalar.
Gelüp bizim hassa memleketimizde havfsiz sakin olup kiliselerine mutemekkin olalar. Ve yüce hazretimden ve vezirlerimden ve kullarımdan ve reayalarımdan ve cemi'-i memleketim halkından kimse mezburelere dahl ve ta'arruz edip incitmeyeler, kendülere ve canlarına ve mallarına ve kiliselerine ve dahi yabandan hassa memleketimize adem gelirler ise, yemin-i mugallaza ederim ki yeri, goğü yaratan Perverdigar hakkıcun ve Mushaf hakkıcun ve Ulu Peygamberimiz hakkıcun ve yüz yirmi dört bin peygamberler hakkıcun ve kuşandığım kılıç hakkıçün bu yazılanlara hicbir ferd muhalefet etmeye. Madam ki bunlar benim emrime muti ve munkad olalar. Öyle bilesiz."
Ecdat insan hakları konusunda dünyaya örnek olmuş, 1463'ten 1878'e kadar 415 yıl Bosna Osmanlı toprağı olarak Osmanlı adaleti'nin güvencesinde ve huzur içinde yaşamıştır. Yüce Türk Milleti, atalarından almış olduğu eğitim ve terbiye gerği hiçbir dine ve o'nun mensuplarına asla ikinci bir vatandaş olarak bakmamıştır. Aksine, Hz. Peygamber Efendimizi sevdiğimiz kadar, Hz. İsayı da Hz. Musayı da ve diğer hak peygamberleri de severiz, inanırız, saygısında da kusur etmeyiz.
Gerek Cumhuriyet öncesi ve gerekse Cumhuriyet döneminde ülkemizdeki azınlıklar dediğimiz toplum'un mal ve can güvenliği sağlandığı gibi halklar arasında eşitliğe çok önem verilmiştir. Ülkemizdeki gayrimüslim vatandaşlar, dinlerinde, ibadetlerinde, örf ve adetlerinde, eğitimlerinde diledikleri gibi yaşarlarken, Fener Rum Patriği "Bartholomeos" Türkiye'de 2 bin yıllık Patrikhane'nin yok olmasını beklerken çarmıha gerilmiş gibi hissediyorum', demesine pek de şaşırmadım. Bunlar, İstanbul'da papaz okulunun açılmasını ister, Avrupa'da Cami minarelerini yasaklarlar. Türkiye ve İslam ülkelerinde kilise çanları çalarken, Avrupa'da ezanı Muhammedi'yi cami içerisinde okuturlar. Bunlar, Hz. Peygamber Efendimize hakaret ederler, Bursa Ulu cami'in de Rahman suresini dinlerler. Bunlar, ülkemizde Sultanlar gibi yaşarlarken, içlerindeki kin ve nefreti de gizleyemiyemezler. Ve "Bize ikinci sınıf muamelesi yapılıyor. Haklarımızı Türk vatandaşları gibi kullanabildiğimizi düşünmüyoruz", diyerek Yüce Türk Milletini ve Devletini ağabeylerine şikayette bulunuyorlar.
Rum Patriği Bartholomeos'un baklası da belli oluyor. Yaşadığımız zorluklara rağmen Türkiye'den ayrılmalarının söz konusu olmadığını bu kilisenin 17 asır önce bu topraklarda kurulduğunu, buranın Kudüs'ün devamı olduğunu, en az orası kadar kutsal olduğunu da belirtiyor.
Hz. İsa Efendimizden bir öğüt:
"Ne mutlu merhametli kimselere; onlar kıyamet günü rahmete nail olacak kimselerin ta kendileridir.
Ne mutlu " halkın arasını ıslah''eden halkın arasını bulan kimselere; onlar kıyamet günü Allah'ın dergâhına yakın olan kimselerdir.