Duygusal > Anam'a..

    image
    orjinalini görmek için tıklayınız


    Bu akşam aklıma yine sen geldin..
    Dersi bıraktım, çalışamadım.
    Saat 1'e geliyordu Aney..

    Yatamadım, uyku gözüme girmedi.
    Sen bu saatlerde eskiden,
    Benim beşiğimi sallardın.
    Uykunu harap ederdin benim için.

    Agladığım zaman,
    Sancılandığım zaman,
    Kalkardın süt verirdin,
    Nane kaynatırdın Aney..

    Canım Aney, Kurban Aney..
    Hayalin önümde şimdi bir anıt gibi durur
    Sen şimdi leğenin başına oturmuş
    Hamur yoğuruyorsun..
    Yarın ekmek yapacaksın akşama kadar.
    Gözlerin tezek dumanından yaşaracak.
    Alnında ter bulgur bulgur kabaracak
    Sıcak bazlamalar yapacaksın
    Ben orda yokum, ağlayacaksın.
    Ağlama aney, ağlama..
    Gündür bu nasılsa geçer,
    İnsan insana tez kavuşur.

    Ben sizi hiç unutmadım.
    Hiç unutmayacağım.
    Ben okuyorum aney, okuyorum.

    Mühendis olacağım,
    Sana yeni "ayzeler" alacağım
    Dedim ya, okuyorum, mühendis olacağım.

    Mektubunda diyorsun ki,
    Bu gece çiğ köfte yaptık
    Lokmalar boğazımdan geçmedi
    Her sofraya oturuşumuzda
    Senin yokluğun belli oluyor..
    Biliyorum aney, biliyorum..
    Senin kalbin ipek gibidir.
    İncedir, yufkadır
    Benim yokluğuma dayanamazsın.
    "Özledim" diyorsun benim için
    Bende özledim seni aney..
    Babamı da, bacımı da kardeşlerimi de.
    Karayazılı memleketimi de
    Hepinizi özledim
    Özledim ama gel gör ki kader bu.
    Elvermiyor ne yapacaksın..

    Rizvaniyede SELA şimdi
    Sisleri perde perde dağıtan bir ses
    Sonsuzda ALLAH'a ulaşan bir ses
    Bir EZAN sesiyle uyanır insanlar yorgun geceden..
    Uyanır herkes.
    Köyden şehire saman taşıyan
    Deve kervanları gelir bu saatlerde
    Çıngırak sesleri
    Geceyle gündüzü birleştirir.
    Sabah olur,
    Babam erkenden işe gider..

    Aney, evimiz yine o yokuşta mı?
    Dar sokaklar, taş duvarlar arkasında mı?
    Eskisi gibi yıkık dökük mü yine..
    Ah aney, inan unuttum evimizin şeklidi.
    O ev denen köstebek yuvalarını,
    Kerpiç damları, kuyu suyunu,
    Sıra gecelerini, bağ yatılarını
    Yağmur dualarının anılarını yitirdim.
    Hele sen buraya bir gel de gör.
    Sonsuza uzayan gökdelenleri,
    Sıra sıra taksileri,
    Geceleri renk renk ışıkları,
    Denizde vapurları, balıkçıları
    Kızları, erkekleri,
    İnsan selini..
    Ama benim hiçbirinde gözüm yok.

    Ne kızlarında, ne taksilerinde
    Ne de gökdelenlerinde.
    Benim aklım sizde ve memleketimde
    Ben okuyorum aney, okuyacağım..

    Göreceksin bak, mühendis olacağım.
    Bizim orda " Ezo gelin" türkü türkü uzanır,
    Düğünlerde davullar vurulur,
    Zılgıtlar çalınır.
    Lorke, Delilo, Şémame oynanır.
    Böylesine gitar denen çalgıyla,
    Sabahlara kadar ye ye ye diye bağırmazlar
    Değil mi aney?

    Hani yaz geldi mi
    Evimizin o küçük penceresine
    Bir çift "yusufututan" kuşu konar ya,
    Hani asmamız üzüm tutar, sumaklar sakızlanır
    İnsanlar çalışır harıl harıl, kış için.
    Günes yandırır o kavuruk yüzlerini
    Hani senin elide "sitil" suya gidersin
    İşte o zaman geleceğim!

    Bekle beni Aney..

    Daha neler neler var sana yazamadığım.

    Mektubumu burada bitirirken,
    Beni büyüten ellerinden binlerce kere öperim..

    Canim Aney, kurban Aney..
    Destéte ratmîsım dayé..

    Bedirhan GÖKÇE
    nede severim bu şiiri teşekkürler siwan derinlerden yazdınız klavyenize kuvvet

    Harika bi siir Siwan Bedirhan GÖKÇE nin sol yanim agriyor Anne siiride cok duygulu bu siirini bilmiyordum...
    eLLeRiNE YüReGiNe SaGLiK
    paylaşımların için teşekkürler ellerine sağlık
    ellerine sağlık