Iftira Etmenin Kötülüğü

Son güncelleme: 04.01.2010 18:37
  • Aslından çevrilmiş, hakîkati tahrif edilmiş söz, mânâsına gelen iftirâ büyük günahlardandır

    Haklar dört kısımdır

    1- Yalnız Allah hakkı

    2- Yalnız kul hakkı

    3- Allah hakkı ile kul hakkı beraber fakat, Allah hakkının gâlip olduğu haklar

    4- Allah hakkı ile kul hakkı beraber fakat, kul hakkının gâlip olduğu haklar Bir müslümana iftirâ etmek, hem Allahın, hem de kulun hakkını ihlâl etmektir Fakat Allah hakkı gâliptir Böyle olunca, kul, kendisine (zinâ suçuyla) iftirâ edeni affetse dahi dünyâda tatbik edilecek olan cezâ muhakkak tatbik edilir (Molla Hüsrev, Mirâtül-usûl fi Şerhi Mirkatül-Vusûl 2/230) Âyet-i kerîmede şöyle buyrulmaktadır:

    Nâmuslu ve hür kadınlara (zinâ isnâdıyla) iftirâ atan, sonra da dört şâhit getirmeyen kimselerin her birine seksen değnek vurun Onların şâhitliklerini ebedi kabul etmeyin Onlar fâsıkların ta kendileridir Ancak tevbe edip durumlarını ıslâh etmeleri müstesnâ Çünkü Allah gafûr ve rahîmdir (Nur Sûresi, 4-5)

    Âyet-i celîlede, iftirâ eden kimseye dünyâda tatbik edilecek cezâlar îzâh edilmektedir ki: 80 değnek vurulması, şâhitliğinin bir daha kabul edilmemesi ve isminin fâsıklar defterine kaydedilmesi Fakat tevbe eder de, yaptığı işten pişman olursa fâsık diye isimlendirilmekten kurtulur

    Bir de âhiretteki cezâsına bakalım: Peygamber Efendimize, Mirâc gecesi bir topluluk gösterildi Her birinin elinde bakır tırnaklar vardı Yüzlerini ve göğüslerini tırmalıyorlardı Bunlar, kimlerdir?, diye sorunca, gıybet ve iftirâ edenlerdir, cevabı verildi (Kütüb-ü sitte 12/122)

    Ehlince mâlumdur ki, Berâet-i zimmet asıldır Yâni kişilerin suç işledikleri delil ile tesbit edilemediği müddetçe, aslolan, suçsuzluklarıdır İşlemediği bir suç ile kişileri töhmet altında bırakmak, müslümana yakışmaz Hakîkî mümin, elinden ve dilinden herkesin emin olduğu kişidir Âyet-i Kerîmesinde meâlen Cenâb-ı Hak şöyle buyurmaktadır: Mümin erkeklere ve mümin kadınlara, işlemedikleri bir şeyden dolayı eziyet edenler, şüphesiz bir iftirâ ve apaçık bir günah yüklenmişlerdir

    (Ahzap Sûresi, 58 Diğer bir âyet-i kerimesinde de meâlen: Kim kasıtlı veyâ kasıtsız bir günah işler ve sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa, muhakkak ki büyük iftirâ ve apaçık bir günah işlemiş olur (Nisa Sûresi, 112) Peygamber Efendimiz (sav) hazretleri de:

    Kim bir müslümana kötülenmesini dileyerek, bir iftirâ atarsa, Allah onu, kıyâmet günü, cehennem köprülerinden birinin üstünde (günahlarından temizlenip) çıkıncaya kadar hapseder buyurmuşlardır



#04.01.2010 18:37 0 0 0