Bir Avuc Mavi Sözler

Son güncelleme: 11.03.2014 08:31
  • noimage

    Yalnızlık düştü yine payıma
    Yalınayak yürümek gibi soğuk betonlarda
    Üşümek yorulmak ama yinede yürümek korkusuzca
    avuçlarıma hapsettim Kaçak düşlerimi
    Kaçarlarsa düştüğüm gündür o gün yine yalnızlığa
    Denizler kadar büyük
    Öfke kadar ani
    Ormanlar gibi sık
    Çaresizlikle arkadaş
    Yağmurla yoldaş
    Toprak gibi benden
    tek bir soluk gibi derin bir yaLnızLık..
    Ve sonra günde Beş vakit dinlenmek
    Unutmak yalnızlığı
    Baktım şimdi uzaklaşıyor yalnızlık yalınayak ve mahzun
    Uzaklardan bir ses duyuluyor bir nefes gibi
    Ezan sesi
    huzur gibi..
#16.01.2011 01:44 0 0 0
  • noimage

    Kalemin Su, kağıdın Rüzgar ise;

    Ne yazarsan yaz..Kıymeti yoktur!..
#17.01.2011 23:50 0 0 0
  • noimage

    Yar demişim sana Yar!

    Değişir mi bu karar?

    Benim ne anlamım var,

    Sen olmadığın zaman?..
#24.01.2011 10:13 0 0 0
  • noimage

    ...ve ben

    gözümün içine baka baka seviyorum seni!..

    Unutmak kelimeden ibaret yani...
#24.01.2011 10:14 0 0 0
  • noimage

    Yüreğimde aradığını bulamayan,

    Allah'ından bulsun!..
#25.01.2011 09:27 0 0 0
  • noimage

    Noktası olmayan bir söz,
    hala virgülümde gizli...
    Dön ve gül..
    Gül ki,
    Gözlerim
    Çiçeklensin!
    Yalanlarla
    Saklıyorum
    Sevdamı..

    Ne olur yanlış anla beni..!
#26.01.2011 08:16 0 0 0
  • noimage

    çöz gözlerimi senden hadi,

    ücranda yak bakışımı!..
#26.01.2011 08:16 0 0 0
  • noimage

    Ne garip değil mi?
    Gideceksin..
    Ben adını değiştireceğim,
    başkası soyadını..
#27.01.2011 00:58 0 0 0
  • noimage

    Kime benziyor bütün gözyaşlarım,

    şıp diyip burnumdan düşünce..

    Sana mı?..
#28.01.2011 23:56 0 0 0
  • noimage

    Eğer öldüğümü duyar da titreyip üşürsen,
    koşarak mezarıma gel!..
    Toprağı biraz arala,
    tahtalarımı sök ve yak.
    Seni bir süre daha ısıtabilirim...
#29.01.2011 23:36 0 0 0
  • noimage

    Yüreğimden gidiyorsun madem,
    damar yolunu kullan..
    Son kez içimi dolaşır,
    bileklerimden çıkarsın..!
#31.01.2011 00:09 0 0 0
  • noimage

    Küfür gibi dursa da sevdam dilimde,

    Yerden göğe kadar tövbelerimdesin!..
#01.02.2011 01:45 0 0 0
  • noimage

    Zıkkım edilen şeyler adına,
    aşkı yazmaya paydos!..
#03.02.2011 10:32 0 0 0
  • noimage

    Eskiden neşeli bir adamken,
    şimdi yüzümde biçimsiz bir hüzün!..

    Bulmaca artistlerine çatık kaş
    ve gözyaşı çiziyorum bu aralar...

    ve boşluklarımda "yukarıdan aşağı"

    a
    y
    r
    ı
    l
    ı
    k

    var!..
#04.02.2011 09:50 0 0 0
  • noimage

    Mavi bir gökyüzümüz olsun kanatlarımız

    Dokunarak uçalım...



    Cahit Külebi
#05.02.2011 18:25 0 0 0
  • noimage

    Ummadıklarım Adam Olurken, Adam Dediklerim İnsan Bile Olamamış...
    Ne Geçti Elinize Onu Merak Ediyorum...
    Aslında Farkındayım Hayatımdaki Sahte Varlıkların..
    İstesem Hepsini Bir anda Temizlemesinide Bilirim..
    Ama Bunca SAHTELİĞİN BENiM SAMiMiYETiME İhtiyacı Var..;)
#06.02.2011 00:48 0 0 0
  • noimage

    Gerçekte aşk;

    asla iffet sınırının ötesine "uzanmamaktır!.."






    İskenderPala
#07.02.2011 02:06 0 0 0
  • noimage

    Mevlana Der ki;

    Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum.
    Işığı gördüm, korktum.
    Ağladım.

    Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim.
    Karanlığı gördüm, korktum.
    Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi...
    Ağladım.

    Yaşamayı öğrendim.
    Doğumun, hayatın bitmeye başladığı an olduğunu;
    aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar olduğunu
    öğrendim.

    Zamanı öğrendim.
    Yarıştım onunla...
    Zamanla yarışılmayacağını,
    zamanla barışılacağını, zamanla öğrendim...

    İnsanı öğrendim.
    Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu...
    Sonra da her insanin içinde
    iyilik ve kötülük bulunduğunu öğrendim.

    Sevmeyi öğrendim.
    Sonra güvenmeyi...
    Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı olduğunu,
    sevginin güvenin sağlam zemini üzerine kurulduğunu
    öğrendim.

    İnsan tenini öğrendim.
    Sonra tenin altında bir ruh bulunduğunu...
    Sonra da ruhun aslında tenin üstünde olduğunu öğrendim.

    Evreni öğrendim.
    Sonra evreni aydınlatmanın yollarını öğrendim.
    Sonunda evreni aydınlatabilmek için önce çevreni aydınlatabilmek
    Gerektiğini öğrendim.

    Ekmeği öğrendim.
    Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini.
    Sonra da ekmeği hakça üleşmenin, bolca üretmek kadar
    önemli olduğunu öğrendim.

    Okumayı öğrendim.
    Kendime yazıyı öğrettim sonra...
    Ve bir süre sonra yazı, kendimi öğretti bana...

    Gitmeyi öğrendim.
    Sonra dayanamayıp dönmeyi...
    Daha da sonra kendime rağmen gitmeyi...

    Dünyaya tek başına meydan okumayı öğrendim genç yasta...
    Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektiği fikrine vardım.
    Sonra da asil yürüyüşün kalabalıklara karşı olması gerektiğine vardım.

    Düşünmeyi öğrendim.
    Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim.
    Sonra sağlıklı düşünmenin kalıpları yıkarak düşünmek
    olduğunu öğrendim.

    Namusun önemini öğrendim evde...
    Sonra yoksundan namus beklemenin namussuzluk olduğunu;
    gerçek namusun, günah elinin altındayken, günaha el
    sürmemek olduğunu öğrendim.

    Gerçeği öğrendim bir gün...
    Ve gerçeğin acı olduğunu...
    Sonra dozunda acının, yemeğe olduğu kadar hayata da
    "lezzet" kattığını öğrendim.

    Her canlının ölümü tadacağını,
    ama sadece bazılarının hayatı tadacağını öğrendim.

    Ben dostlarımı ne kalbimle nede aklımla severim.
    Olur ya ...
    Kalp durur ...
    Akıl unutur ...
    Ben dostlarımı ruhumla severim.
    O ne durur, ne de unutur ...
#08.02.2011 01:07 0 0 0
  • noimage

    "Görüşürüz" der,

    görüşemeyeceğini bilerek bakarsın ona.

    Ve gör,

    "üşürüz" dersin sessizce..!
#09.02.2011 01:17 0 0 0