ben seni öylesine deyil
ölesiye sevdim.
adını yüreğime,
gözlerini gözlerime hapsettim.
ben seni anlık deyil
bir ömürlük sonsuza kadar sevdim.
kayıtsız, şartsız, çıkarsız,
seni ölesiye sevdim.
soluduğumda gülüşlerini,
dili olmayan yüreğini,
gözlerindeki sıcaklığı,
senin yüreğinde nefes olmayı sevdim.
bir daha gelsem dünyaya,
yine seni severdim.
mümkünmü bu sevdadan vazgeçmek?
işte ben seni mavi, mavi,
ölümüne sevdim.
Biz gideni de dualarla uğurlarız ve arkasından su dökeriz.
Geri dönsün diye değil; su gibi aziz, duâ gibi pak bir ömrü olsun diye.
"Rabbim, içini toparla, ayağına taş değdirme, sev onu..."