Sanki bir pusuya yatmışta İstanbul
Şarjörüne ölüm sürmüş beklemiş
Seni alıp giden tren son vagon son kanpana
Son kez el sallayışın gözlerime değil beynimin en ücra hücrelerine işlemiş
Gidemem ! Her yer seninle doluyken
Baktığım her şey bir şey gizlerken
Dinlediğim her şarkı beni böyle darmadağan ederken
GİDEMEM ..
Dostum, güneşe bak, toprağa bak, suya bak, buluta bak; fakat, arkana bakma.Kimin geldiği önemli değil, kimin gelmediği de.Unutma, yolcu değişir, yol değişir, ama menzil değişmez.
Şimdi ben sana ne şiir yazsam mutlaka kusurlu kalacak güzelliğinin yanında
Demem o ki sen bırak benim yazdıklarımı aç biraz Kur'an oku..
.
Murat Menteş
Dar zamana sıkışmış acemi düşlerin süvarisi HERZANE
Şirazesi düşmüş ömründe, her yıla 3 tesbih tanesi saydın
Ne aldın sana ne kaldı, ne verdin ele ne kaldı.
Uslandım demez, usandım dersin.
Yazgım demez, yazdım dersin.
Yaşadım demez, yaşlandım dersin
Ya bugün son gününse ne dersin?
Gözlerinde dar ağacı kur
gelip kendimi asayım orada
Kipriklerini öyle bir kapatki çıkışım olmasın
Yaşlarını içine akıt heyelan vursun dört bir yandan
Battıkça batayım kurtuluşum olmasın
Kaşlarını öyle bir çatki öfkenle sarsılayım
Aslan gibi yürek kedi gibi ayaklarına kapansın
Suçumun affı yok af çıkarmı bilmem bana
Dilini yılandan eyle zehrini akıt bana
Kör satırın tersi il
Boynumu kıl eğledim
alsana
Vur zinciri sırtıma doğrulursam namerdim
Mecnun eyleyip dağ dağ gezdirme beni
Kerem misali alev alev yandırma ben
Seviyorsan ne olur birkere seviyorum de
Aşkın eline düştüm kandırma beni
Suskun bakışların oktan beter yaralar
Bu anlamsız bakışlar beynimi tırmalar
Mahkum oldum köle oldum bekçi oldum sana
Ne olur, ne olur bir şans daha ver bana
'' Bir gece sevdiğim içeri girdi.
Yerimden öyle bir fırlamışım ki elbisemin eteği mumu söndürdü.
Güzelliği ile karanlığı dağıtan sevgilim sordu :
-
" Ben gelince neden ışığı söndürdün..? "
Dedim ki :
- Güneş doğdu zannettim... "
Ah yüreğimin kapı eşiği
Kim dursa cereyana kapılır
Kim dursa dağıtır beni
Öyle bir yer ki ne gir diyebilirsin ne de git
Arasat
Öyleyse çarp, gitsin beni !
Ah yüreğimin kapı eşiği
Asi rüzgarların vurgununda talan
Umutsuz bakışların gözlerinde yanan
Züleyha'nın rüyası, Yusuf'a zindan
Asiyeler büyütür büyüyecek Musa'yı
Firavun da yalan, Nemrut da yalan !
Ah yüreğimin kapı eşiği
Yatak döşek dağılsın
Ya vur öldür kefenimi yar sarsın
Her şey biter, herkes gider unutma!
Sodom gomero'nun lanetlileri ardından zil takıp davullar çalsın
Kolların boynumda pusatsız yatsın
Tam ortasında gerçeğin!
Gerçek yüreğe yalan, sevdasında gerçeğin
Senin durmak istediğin yer kimin umurunda ki?
'Orda dur!' derler işte
E gel de dur hadi!
Ah yüreğimin kapı eşiği
Poyrazına kurban, şavkına hayran
Girersen öldürürler, gidersen ben ölürüm
Tacına, tahtına, yoluna kurban,
Yollarına toprak olur öyle ölürüm
Ah yüreğimin kapı eşiği
Eşikte kal biraz da eşik şenlensin
Yanan yüreğime su serpsin yüzün
Mancınıklara sarılsın semanın Halilleri
Alazlar suya dursun sarsın İbrahimleri
Ey yüreğimin kapı eşiği
Elleri soğuk, son görüntün bu
Babil'in asma bahçelerinde postalları dağılan
Kafasında seksen tilki, bozgundan arta kalan
Dağılan...
Her şey yalan!
Her şey yalan!
Her şey yalan!
Ey yüreğimin kapı eşiği
Ne gir içeri diyebildin, ne de çek git buradan!
Ve sen uyudun şimdi
Şehir pusuya yattı
Vakit tamam olsun da uyandır halkı
Ellere aman verme, eller almasın beni
Sen al beni içeri