bu nedir? was ist das?
dogrumudur? is das wahr?
kim o? wer ist da?
nasilsiniz? wie geht es ihnen?
ne oluyor? was ist los?
ne var? was ist los?
ne arzu ediyorsunuz? was wunshen sie?
ne cikar? was tut se?
nerede ... bulabilirim? wo finde ich?
nereye gidiyorsunuz? wohin gehen sie ?
uyuyormusunuz? sind sie wach?
sira kimde? wer is dran?
sira sizinmi? sind sie dran?
Würden Sie mir einen Gefallen tun?Bana bir iyilikte bulunabilir misiniz?
Was wünschen Sie?Ne arzu edersiniz?
Kann ich einmal telefonieren?Bir telefon edebilir miyim?
Kann ich faxen?Faks cekebilir miyim?
Wo kann ich Wasser finden?Nerede su bulabilirim?
Was ist dieses Zeichen?Bu isaret nedir?
Kann ich Ihnen helfen?Size yardim edebilir miyim?
Wo kann ich ein Internet Cafe finden?Burada bir internet cafe bulabilirim?
Wo kann ich E-mail senden?Nereden bir mail gönderebilirim?
Darf ich Sie etwas fragen?Size bir sey sorabilir miyim?
Kann ich ihren Stift nehmen?Kaleminizi alabilir miyim?
Können Sie ...zeigen?...yi gösterebilir misiniz?
Wie können wir dorthin gehen?Oraya nasil gidebiliriz?
Was ist los?Ne oluyor?
Wie weit ist der Bahnhof?Istasyon ne kadar uzaktadir?
Wo ist das Informationsbüro?Danisma bürosu nerededir?
Wann werden die Geschäfte geöffnet?Dükkanlar nezaman acilir?
Wo ist die Bushaltestelle?Otobüs duragi nerededir?
Wo ist die nächste Bank?En yakin banka nerededir?
Wo kann ich warten?Nerede bekleyebilirim?
Wo kann ich mein Auto parken?Otomobilimi nerede park edebilirim?
pech haben: sansi olmamak.
das macht nichts: zarari yok.
Jahre lang: yil boyunca
es geht: söyle böyle,eh iste
einkaufen gehen: alisverise cikmak
es ist aus: bitti,sona erdi,kapandi
das ist alles: hepsi bu kadar
das wär's: tamamdir,bu kadar
recht haben: hakli olmak,hakki olmak
zu Fuß: yürüyerek
am besten: en iyisi,iyisi mi
weg müssen: gitmek,gerekmek
sagen wir: diyelim ki....,farz edelim
zum erstenmal: ilk defa ,ilk kez
nichts dafürkönnen: elinden birsey gelmemek,caresiz olmak,suc kendinde olmamak
weg sein: uyur kalmak,sarhos olmak,sasirmak,asik olmak
eines Tages: günün birinde,bir gün
einen Augenblick: bir dakika,bir saniye
von mir aus: benim icin hava hos,fark etmez
mit einem Wort: kisaca,tek sözcükle
keine Ursache!: birsey degil,rica ederim,estagfurullah
was soll das?: bu da ne demek oluyor
Platz nehmen: oturmak
auf die Nerven gehen: birinin sinirlerine dokunmak,birini sinir etmek
das Licht anmachen: isigi acmak,isigi yakmak
vor sich haben: yapacak seyi olmak
du meine Güte!: Tanrim!,aman Allahim!,aman Yarabbi
in Frage kommen: söz konusu olmak
im wege stehen: engel olmak,karsisina cikmak
Schule haben: okulu olmak
eine Rolle spielen: bir rol oynamak,rolü olmak,önemi olmak
nichts zu machen sein: yapacak hicbir sey olmamak
leid tun: üzgün olmak,acimak
im Kopf: kafadan,akildan,akilda
Got sei Dank! : Allah'a sükür!,cok sükür!
Bescheid wissen: iyi bilmek
weißt du was: derim ki,diyorum ki,ne dersin?
das ist seine Sache: bu onun bilecegi is,kendisi bilir
es ist mir (dir,...) recht: benim icin hava hos,bence bir sakincasi yok
es geht los: basliyor
aus dem Kopf: akildan, ezbere
im Augenblick: bir anda,hemen,son hizla
unter Umständen: belki,herhalde,uygun düserse
Schluß machen: bitirmek,son vermek
erst recht: inadina
kurz und gut: kisacasi,sözün kisasi
grüss Gott!: merhaba,selam
auf den Gedanken kommen: fikrine varmak
zu Bett gehen: yatmak,yatmaya gitmek
schwarz sehen: karamsar olmak,sonunu iyi görmemek
in Ruhe lassen: birini rahat birakmak
nach wie vor: eski hamam eski tas,eskisi gibi
imstande sein: yapabilmek,elinden gelmek,agzinda bakla islanmamak
das gibt's nicht: olanaksiz,olamaz
zu Ende gehen: bitmek,sona ermek
auf den ersten Blick: ilk bakista
es handelt sich um ...:söz konusu olan..,önemli olan...
genug davon haben: canina tak etmek,bezmek,artik yetmek
nicht gefallen: iyi (saglikli) gözükmemek
heute oder morgen: bugün yarin
es kommt darauf an: bakalim
einigermassen: söyle böyle,iyi kötü,asagi yukari
keine Ahnung haben: bilgisi olmamak
zur Sache kommen: kisa kesmek
vor sich gehen: olmak,vuku bulmak
einen Streich spielen: birine oyun oynamak,oyun etmek
nach und nach: yavas yavas
noch lange nicht: katiyen,hic,asla
ein klein wenig: biraz,cok az, bir miktar
vor Hunger sterben: acliktan ölmek
nicht im geringsten:asla,katiyyen,hic
den Entschluss fassen:karar vermek,karara varmak
auf diesem Wege:böyle,bu sekilde, bu yolla
im Schneckentempo:deve yürüyüsü,kaplumbaga yürüyüsü
Was suchst du hier?:burada ne yapiyorsun?
die Ohren spitzen: kulak kabartmak
den Kopf schütteln: 'hayir' anlaminda kafasini sallamak,kabul etmemek
hinter jemandem her sein: birinin arkasindan kosmak,birinin pesinde olmak
ganz und gar: tamamen,bastan asagi
eins von beiden: ikisinden biri
nicht ausstehen können: cekememek,sevmemek,hoslanmamak
zur Welt kommen: dünyaya gelmek,dogmak
zu suchen haben : aramak, isi olmak
es satt haben : bikmak,karni tok olmak,artik yetmek
von oben bis unten :bastan asagi,tamamiyla,tepeden tirnaga
mit Leib und Seele : tüm benligiyle, yürekten
das ist keine Kunst : is tedil,hüner degil, babam da yapar
jemandem die Hand schütteln: birinin elini sikmak
Gas geben :gaza basmak,gazlamak
zu Ende sein: bitmek,sona ermek
die Achseln zucken: omuz kaldirmak,omuz silkmek
sein Wort halten: sözünü tutmak
auf die leichte Schulter nehmen: hafife almak,kolaya almak,önemsememek
bis über die Ohren : cok fazla,haddinden fazla
sein lassen: yapmamak,yapmaktan caymak
vor kurzem :birkac gün önce,daha önce
aufs Haar stimmen :tam tamina dogru olmak
ein für allemal : son olarak, son defa
zu weit gehen : cok olmak, ileri gitmek
die Stirn runzeln : yüzünü burusturmak,yüzünü eksitmek
schleudern : kaymak,patinaj yapmak,savurmak
nicht mehr mitmachen : (artik bir iste ) olmamak
zur Hand haben : elinin altinda olmak,elinde var olmak
mit guten Gewissen : gönül rahatligi ile, huzur icinde, rahatlikla
eine Aufnahme machen : fotograf cekmek,resim cekmek
das hat noch Zeit : acelesi yok
es fällt Schnee : kar yagiyor
Platz machen : yer acmak
mach's gut! : iyi günler! hoscakal! haydi eyvAllah
kreuz und quer : her yana, saga sola, bir asagi bir yukari
hier und da : orada burada, yer yer, bazen
Geld machen : para yapmak, cok para kazanmak
Feierabend machen : bitirmek, kapatmak, son vermek, paydos etmek
wieder auf den Beinen sein : belini dogrultmak, islerini yoluna koymak
mit der Zeit : zamanla, yavas yavas
Schwarz auf weiss : yazili, kagit üzerinde
keinen Pfennig wert sein : bes para etmemek
zeit langem : uzun zamandan beri,epeydir
lange Finger machen : eli uzun olmak, calmak, hirsizlik yapmak
einen Bärenhunger haben : kurt gibi ac olmak
von Zeit zu Zeit : ara sira, zaman zaman, firsat buldukca
sich in die Länge ziehen : uzamak
Köpfchen haben : zeki olmak, kafali olmak, kafasi calismak
jemandem etwas ins Gesicht sagen= birine bir seyi yüzüne (karsi) söylemek
kein Blatt vor den Mund nehmen= agzinda bakla islanmamak, acik sözlü olmak
keinen Finger rühren= parmagini ( bile) oynatmamak,elini sürmemek, karismamak,aldiris etmemek
Tag ind Nacht= gece gündüz
sich Rat holen= akil danismak, fikir almak
mehr und mehr= durmadan, gittikce artan ölcüde, devamli
Ach! Lassen Sie doch! = birakin Allah askina! hic yarari yok
sich etwas durch den Kopf gehen lassen = düsünüp tasinmak, uzun süre kafa yormak
das ist die Frage = süpheli, belli degil
sein Brot verdienen = gecimini saglamak, ekmek parasi kazanmak
in Stürmen regnen = bardaktan bosalircasina, (saganak halinde) yagmak
im Laufe der Zeit = zamanla, yavas yavas
zu sich kommen = kendine gelmek, kendini bulmak
das ist keine Frage = kesinlikle, hic kuskusuz
dabei sein, etwas zu tun = (bir isi) o anda yapiyor olmak
von Tag zu Tag = günden güne, gün gectikce
Rücksicht nehmen = dikkate almak, göz önüne almak, gözetmek
mit offenem Munde dastehen = agzi acik kalmak
bei Laune sein = keyfi yerinde olmak
von Kopf bis Fuss = bastan asagi, tepeden tirnaga
jemandem freistehen = ( bir seyi yapmakta) serbest olmak
da ist nichts dahinter = degersiz olmakl, önemsiz olmak
recht behalten = hakli olmak, hakki olmak
sich etwas nicht gefallen lassen=izin vermemek,kayitsiz kalmamak
etwas leicht nehmen = kolaya almak, hafife almak, önemsememek
so gut wie = hemen hemen, asagi yukari
sich Gedanken machen = düsünmek
Haare auf den Zähnen haben=kaba ve itaatsiz olmak,aksi cevap vermek
unter uns gesagt = aramizda kalsin, laf aramizda
jemandem zu dumm werden = sabri tasmak, artik dayanamamak
einen guten Klang haben = iyi isim yapmis olmak, iyi taninmak
der Reihe nach = sirayla
alle Hände voll zu tun haben=cok isi olmak, basini kasiyacak vakti olmamak
dahinter steckt etwas = isin icinde bir is olmak
unter der Hand = el altindan, gizlice
an der Reihe sein = sira kendinde olmak, sirasi gelmek
von neuem = yeniden, yeni bastan
bis ins kleinste = en ufak ayrintilara degin
in die Hand nehmen = ele almak
sei so gut = rica etsem.., lütfen...
fürs nächste = önce, ilk önce, simdilik, gecici olarak
jemanden nicht leiden können = birini cekememek
Hand aufs Herz = dogruyu söyleyin
es gut haben = Şanslı olmak, dört ayak üstüne düsmek