BASİT SORULAR CÜMLE KALIPLARI

Son güncelleme: 28.03.2012 13:07


  • bu nedir? was ist das?
    dogrumudur? is das wahr?
    kim o? wer ist da?
    nasilsiniz? wie geht es ihnen?
    ne oluyor? was ist los?
    ne var? was ist los?
    ne arzu ediyorsunuz? was wunshen sie?
    ne cikar? was tut se?
    nerede ... bulabilirim? wo finde ich?
    nereye gidiyorsunuz? wohin gehen sie ?
    uyuyormusunuz? sind sie wach?
    sira kimde? wer is dran?
    sira sizinmi? sind sie dran?
    Würden Sie mir einen Gefallen tun?Bana bir iyilikte bulunabilir misiniz?
    Was wünschen Sie?Ne arzu edersiniz?
    Kann ich einmal telefonieren?Bir telefon edebilir miyim?
    Kann ich faxen?Faks cekebilir miyim?
    Wo kann ich Wasser finden?Nerede su bulabilirim?
    Was ist dieses Zeichen?Bu isaret nedir?
    Kann ich Ihnen helfen?Size yardim edebilir miyim?
    Wo kann ich ein Internet Cafe finden?Burada bir internet cafe bulabilirim?
    Wo kann ich E-mail senden?Nereden bir mail gönderebilirim?
    Darf ich Sie etwas fragen?Size bir sey sorabilir miyim?
    Kann ich ihren Stift nehmen?Kaleminizi alabilir miyim?
    Können Sie ...zeigen?...yi gösterebilir misiniz?
    Wie können wir dorthin gehen?Oraya nasil gidebiliriz?
    Was ist los?Ne oluyor?
    Wie weit ist der Bahnhof?Istasyon ne kadar uzaktadir?
    Wo ist das Informationsbüro?Danisma bürosu nerededir?
    Wann werden die Geschäfte geöffnet?Dükkanlar nezaman acilir?
    Wo ist die Bushaltestelle?Otobüs duragi nerededir?
    Wo ist die nächste Bank?En yakin banka nerededir?
    Wo kann ich warten?Nerede bekleyebilirim?
    Wo kann ich mein Auto parken?Otomobilimi nerede park edebilirim?

    pech haben: sansi olmamak.
    das macht nichts: zarari yok.
    Jahre lang: yil boyunca
    es geht: söyle böyle,eh iste
    einkaufen gehen: alisverise cikmak
    es ist aus: bitti,sona erdi,kapandi
    das ist alles: hepsi bu kadar
    das wär's: tamamdir,bu kadar
    recht haben: hakli olmak,hakki olmak
    zu Fuß: yürüyerek
    am besten: en iyisi,iyisi mi
    weg müssen: gitmek,gerekmek
    sagen wir: diyelim ki....,farz edelim
    zum erstenmal: ilk defa ,ilk kez
    nichts dafürkönnen: elinden birsey gelmemek,caresiz olmak,suc kendinde olmamak
    weg sein: uyur kalmak,sarhos olmak,sasirmak,asik olmak
    eines Tages: günün birinde,bir gün
    einen Augenblick: bir dakika,bir saniye
    von mir aus: benim icin hava hos,fark etmez
    mit einem Wort: kisaca,tek sözcükle
    keine Ursache!: birsey degil,rica ederim,estagfurullah
    was soll das?: bu da ne demek oluyor
    Platz nehmen: oturmak
    auf die Nerven gehen: birinin sinirlerine dokunmak,birini sinir etmek
    das Licht anmachen: isigi acmak,isigi yakmak
    vor sich haben: yapacak seyi olmak
    du meine Güte!: Tanrim!,aman Allahim!,aman Yarabbi
    in Frage kommen: söz konusu olmak
    im wege stehen: engel olmak,karsisina cikmak
    Schule haben: okulu olmak
    eine Rolle spielen: bir rol oynamak,rolü olmak,önemi olmak
    nichts zu machen sein: yapacak hicbir sey olmamak
    leid tun: üzgün olmak,acimak
    im Kopf: kafadan,akildan,akilda
    Got sei Dank! : Allah'a sükür!,cok sükür!
    Bescheid wissen: iyi bilmek
    weißt du was: derim ki,diyorum ki,ne dersin?
    das ist seine Sache: bu onun bilecegi is,kendisi bilir
    es ist mir (dir,...) recht: benim icin hava hos,bence bir sakincasi yok
    es geht los: basliyor
    aus dem Kopf: akildan, ezbere
    im Augenblick: bir anda,hemen,son hizla
    unter Umständen: belki,herhalde,uygun düserse
    Schluß machen: bitirmek,son vermek
    erst recht: inadina
    kurz und gut: kisacasi,sözün kisasi
    grüss Gott!: merhaba,selam
    auf den Gedanken kommen: fikrine varmak
    zu Bett gehen: yatmak,yatmaya gitmek
    schwarz sehen: karamsar olmak,sonunu iyi görmemek
    in Ruhe lassen: birini rahat birakmak
    nach wie vor: eski hamam eski tas,eskisi gibi
    imstande sein: yapabilmek,elinden gelmek,agzinda bakla islanmamak
    das gibt's nicht: olanaksiz,olamaz
    zu Ende gehen: bitmek,sona ermek
    auf den ersten Blick: ilk bakista
    es handelt sich um ...:söz konusu olan..,önemli olan...
    genug davon haben: canina tak etmek,bezmek,artik yetmek
    nicht gefallen: iyi (saglikli) gözükmemek
    heute oder morgen: bugün yarin
    es kommt darauf an: bakalim
    einigermassen: söyle böyle,iyi kötü,asagi yukari
    keine Ahnung haben: bilgisi olmamak
    zur Sache kommen: kisa kesmek
    vor sich gehen: olmak,vuku bulmak
    einen Streich spielen: birine oyun oynamak,oyun etmek
    nach und nach: yavas yavas
    noch lange nicht: katiyen,hic,asla
    ein klein wenig: biraz,cok az, bir miktar
    vor Hunger sterben: acliktan ölmek
    nicht im geringsten:asla,katiyyen,hic
    den Entschluss fassen:karar vermek,karara varmak
    auf diesem Wege:böyle,bu sekilde, bu yolla
    im Schneckentempo:deve yürüyüsü,kaplumbaga yürüyüsü
    Was suchst du hier?:burada ne yapiyorsun?
    die Ohren spitzen: kulak kabartmak
    den Kopf schütteln: 'hayir' anlaminda kafasini sallamak,kabul etmemek
    hinter jemandem her sein: birinin arkasindan kosmak,birinin pesinde olmak
    ganz und gar: tamamen,bastan asagi
    eins von beiden: ikisinden biri
    nicht ausstehen können: cekememek,sevmemek,hoslanmamak
    zur Welt kommen: dünyaya gelmek,dogmak
    zu suchen haben : aramak, isi olmak
    es satt haben : bikmak,karni tok olmak,artik yetmek
    von oben bis unten :bastan asagi,tamamiyla,tepeden tirnaga
    mit Leib und Seele : tüm benligiyle, yürekten
    das ist keine Kunst : is tedil,hüner degil, babam da yapar
    jemandem die Hand schütteln: birinin elini sikmak
    Gas geben :gaza basmak,gazlamak
    zu Ende sein: bitmek,sona ermek
    die Achseln zucken: omuz kaldirmak,omuz silkmek
    sein Wort halten: sözünü tutmak
    auf die leichte Schulter nehmen: hafife almak,kolaya almak,önemsememek
    bis über die Ohren : cok fazla,haddinden fazla
    sein lassen: yapmamak,yapmaktan caymak
    vor kurzem :birkac gün önce,daha önce
    aufs Haar stimmen :tam tamina dogru olmak
    ein für allemal : son olarak, son defa
    zu weit gehen : cok olmak, ileri gitmek
    die Stirn runzeln : yüzünü burusturmak,yüzünü eksitmek
    schleudern : kaymak,patinaj yapmak,savurmak
    nicht mehr mitmachen : (artik bir iste ) olmamak
    zur Hand haben : elinin altinda olmak,elinde var olmak
    mit guten Gewissen : gönül rahatligi ile, huzur icinde, rahatlikla
    eine Aufnahme machen : fotograf cekmek,resim cekmek
    das hat noch Zeit : acelesi yok
    es fällt Schnee : kar yagiyor
    Platz machen : yer acmak
    mach's gut! : iyi günler! hoscakal! haydi eyvAllah
    kreuz und quer : her yana, saga sola, bir asagi bir yukari
    hier und da : orada burada, yer yer, bazen
    Geld machen : para yapmak, cok para kazanmak
    Feierabend machen : bitirmek, kapatmak, son vermek, paydos etmek
    wieder auf den Beinen sein : belini dogrultmak, islerini yoluna koymak
    mit der Zeit : zamanla, yavas yavas
    Schwarz auf weiss : yazili, kagit üzerinde
    keinen Pfennig wert sein : bes para etmemek
    zeit langem : uzun zamandan beri,epeydir
    lange Finger machen : eli uzun olmak, calmak, hirsizlik yapmak
    einen Bärenhunger haben : kurt gibi ac olmak
    von Zeit zu Zeit : ara sira, zaman zaman, firsat buldukca
    sich in die Länge ziehen : uzamak
    Köpfchen haben : zeki olmak, kafali olmak, kafasi calismak
    jemandem etwas ins Gesicht sagen= birine bir seyi yüzüne (karsi) söylemek
    kein Blatt vor den Mund nehmen= agzinda bakla islanmamak, acik sözlü olmak
    keinen Finger rühren= parmagini ( bile) oynatmamak,elini sürmemek, karismamak,aldiris etmemek
    Tag ind Nacht= gece gündüz
    sich Rat holen= akil danismak, fikir almak
    mehr und mehr= durmadan, gittikce artan ölcüde, devamli
    Ach! Lassen Sie doch! = birakin Allah askina! hic yarari yok
    sich etwas durch den Kopf gehen lassen = düsünüp tasinmak, uzun süre kafa yormak
    das ist die Frage = süpheli, belli degil
    sein Brot verdienen = gecimini saglamak, ekmek parasi kazanmak
    in Stürmen regnen = bardaktan bosalircasina, (saganak halinde) yagmak
    im Laufe der Zeit = zamanla, yavas yavas
    zu sich kommen = kendine gelmek, kendini bulmak
    das ist keine Frage = kesinlikle, hic kuskusuz
    dabei sein, etwas zu tun = (bir isi) o anda yapiyor olmak
    von Tag zu Tag = günden güne, gün gectikce
    Rücksicht nehmen = dikkate almak, göz önüne almak, gözetmek
    mit offenem Munde dastehen = agzi acik kalmak
    bei Laune sein = keyfi yerinde olmak
    von Kopf bis Fuss = bastan asagi, tepeden tirnaga
    jemandem freistehen = ( bir seyi yapmakta) serbest olmak
    da ist nichts dahinter = degersiz olmakl, önemsiz olmak
    recht behalten = hakli olmak, hakki olmak
    sich etwas nicht gefallen lassen=izin vermemek,kayitsiz kalmamak
    etwas leicht nehmen = kolaya almak, hafife almak, önemsememek
    so gut wie = hemen hemen, asagi yukari
    sich Gedanken machen = düsünmek
    Haare auf den Zähnen haben=kaba ve itaatsiz olmak,aksi cevap vermek
    unter uns gesagt = aramizda kalsin, laf aramizda
    jemandem zu dumm werden = sabri tasmak, artik dayanamamak
    einen guten Klang haben = iyi isim yapmis olmak, iyi taninmak
    der Reihe nach = sirayla
    alle Hände voll zu tun haben=cok isi olmak, basini kasiyacak vakti olmamak
    dahinter steckt etwas = isin icinde bir is olmak
    unter der Hand = el altindan, gizlice
    an der Reihe sein = sira kendinde olmak, sirasi gelmek
    von neuem = yeniden, yeni bastan
    bis ins kleinste = en ufak ayrintilara degin
    in die Hand nehmen = ele almak
    sei so gut = rica etsem.., lütfen...
    fürs nächste = önce, ilk önce, simdilik, gecici olarak
    jemanden nicht leiden können = birini cekememek
    Hand aufs Herz = dogruyu söyleyin
    es gut haben = Şanslı olmak, dört ayak üstüne düsmek





#29.01.2010 11:23 0 0 0
#28.03.2012 13:07 0 0 0