OnLyGirL'in Kırmızı Gül Bahçesi

Son güncelleme: 08.11.2014 02:05
  • Payllasimimi Güzelleştirdiğiniz için tesekkürler ..
#14.02.2010 07:15 0 0 0
  • Gene Harikasın Emeğine Sağlık Allah Bahcene Kemirgen Sokmasın :D
#14.02.2010 10:39 0 0 0
  • amin :D
#14.02.2010 11:25 0 0 0
  • noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage
#18.02.2010 09:17 0 0 0
  • :P
#18.02.2010 20:18 0 0 0
  • :P Çok seviyorum sni ablacikim..
#19.02.2010 02:55 0 0 0
#19.02.2010 03:06 0 0 0
  • noimage






    Varsın!!Erisin Hüznün Volkanı İçimde..Eritsin Yüreğimi...

    Duymayın!!Ruhumun Süzgeçinden Gecen Acılarımı..

    Görmeyin!!Gecenin Umarsızca Bakışında Can Çekişen Gözlerimi...

    Dokunsun İçime Titreyen Sesi Güvercinlerimin..Dokunsun Ahları..


    Tebessümlerim Gömülsün Yanaklarıma..Gömülsün Özgürce..

    Tutulsun..Kırılgan Gözyaşlarım..Hüznün Seline..

    Bırakın!! Değmeyin... O nunla Yanan Bu Yüreğime...

    Dokunmayın..Hislerime..Dokunmayın..Ne Olur..

    Yüreğim Yansın CaN EFENDİMLE...


    Dokunmayın Ne Olur....Dokunmayın.
#19.02.2010 13:05 0 0 0
  • Artık gönlümden değil yüzümden şiir aktığını söylüyor dostlarım..
    Şimdi satırlar ardına saklanmış gözyaşlarıda ifşa olsa yalancı bir baharın sızısını yakar, kül eder yüreğim..
    Seni değil hayatı yalanlıyorum ben!
    Şimdi sözlerinle ağlasanda bir kapı daha kapandı aşka!
    Kaç kurban gerekir ki bir aşka?
    Kaç adak adanır mutluğa?
    Eylülde bitti sonunda..
    Hayat değilmiydi bizi terkeden acımasızca?

    alinti.
#22.02.2010 20:09 0 0 0
  • noimage





    GüLGüZeLi*mm..

#22.02.2010 20:43 0 0 0
  • tebrik ediyorum hepinizi çok güzel yazılar şiirler yüreğiinize sağlık
#22.02.2010 21:26 0 0 0
  • =))
#23.02.2010 07:24 0 0 0
  • noimage


    SİYAH GÖZLERİNE BENİ DE GÖTÜR

    siyah gözlerine beni de götür
    daha dokunmadan kurudu irem
    çöllere bir türlü yağamıyorum
    yeni bir koşuşun başlangıcında
    biraz deprem sonrası
    biraz şehir hülyası
    bir kalp yangınından geriye kalan
    siyah gözlerine beni de götür


    artık bu yerlere sığamıyorum
    pembe uçurtmalar yollandığından beri
    sarardı tiryaki menekşeleri
    sonbaharın tozlu kafeslerinde
    sevgi turnaları yakalıyorum
    turnalar gidiyor; ben kalıyorum
    avareyim, asûdeyim, yorgunum
    bilmiyorum neden sana vurgunum
    erzurum garında banklar üstünde
    uyku tutmuyor karanlıkları
    yitik düşlerimi kovalıyorum
    gölgeler gidiyor; ben kalıyorum

    binbir türlü kokuyorsa yaylalar
    siyah gözlerine beni de götür
    baharın koynundan koparıp sana
    ipek bir mendile sardığım yüreğimle
    şehzade gülleri gönderiyorum
    umutlar kalıyor; ben gidiyorum

    bütün yelkenlileri, deniz fenerlerini
    kaptanları sorgulayan
    yanından geçen küheylanların
    korku tûfanına yakalandığı
    siyah gözlerine beni de götür
    güneş ülkesinden gelen yiğitler
    benzeri olmayan bir dünya kursun
    cellat, ayrılığın boynunu vursun

    usul usul intizârı çürüten
    bu hercai diken, bu çılgın arzu
    sürüklüyor imkânsız muştuların
    eşiğine gönül vâdilerini
    bir ağaçtan düşen yapraklar gibi
    düşüyorum tanyerine
    ya topla yaralı kırlangıçları
    ya da bu vefâsız şarkıyı bitir
    özgürlüğe giden tutsaklar gibi
    siyah gözlerine beni de götür
#23.02.2010 10:03 0 0 0


  • noimage

    Ne güzel şey hatırlamak seni:
    ölüm ve zafer haberleri içinden,
    hapiste
    ve yaşım kırkı geçmiş iken...

    Ne güzel şey hatırlamak seni:
    bir mavi kumaşın üstünde unutulmuş olan elin
    ve saçlarında
    vakur yumuşaklığı canımın içi İstanbul toprağının...
    İçimde ikinci bir insan gibidir
    seni sevmek saadeti...
    Parmakların ucunda kalan kokusu sarduya yaprağının,
    güneşli bir rahatlık
    ve etin daveti:
    kıpkızıl çizgilerle bölünmüş
    sıcak koyu bir karanlık...

    Ne güzel şey hatırlamak seni,
    yazamak sana dair,
    hapiste sırt üstü yatıp seni düşünmek:
    filanca gün, falanca yerde söylediğin söz,
    kendisi değil
    edasındaki dünya...

    Ne güzel şey hatırlamak seni.
    Sana tahtadan birşeyler oymalıyım yine:
    bir çekmece
    bir yüzük,
    ve üç metre kadar ince ipekli dokumalıyım.
    Ve hemen
    fırlayarak yerimden
    penceremde demirlere yapışarak
    hürriyetin sütbeyaz maviliğine
    sana yazdıklarımı bağıra bağıra okumalıyım...

    Ne güzel şey hatırlamak seni:
    ölüm ve zafer haberleri içinde,
    hapiste
    ve yaşım kırkı geçmiş iken...

    "NAZIM HİKMET"
#23.02.2010 10:09 0 0 0
  • noimage

    noimage

    noimage


    noimage
#23.02.2010 10:13 0 0 0
  • noimage

    noimage

    noimage

    noimage
#23.02.2010 10:19 0 0 0

  • noimage

    Gamzeli Gülüşünde Aklım

    Biliyorum ...

    Bu çocuk yüzün ardındaki sensin.

    Ve.....

    İlk kez ?


    Sen gülünce maviye boyanırdı gök
    Yeşiller kendini bulur, siyah sadece gözlerine tutunurdu

    Sen gülünce borçlarım biterdi yarına
    Hayallerim harekete geçer, senaryolar düşerdi satırlarıma

    En kalın roman olurdun
    Bende masal perilerini çalardım çocukluğumuzdan bu zamana

    Oyun sahası seçilen yüreğimde baş rol etkin kılınırken
    Sahne gözlerimle açılırdı
    Ve perde...

    Bir ömre değecek an'lar yerini alırdı

    Gamzen ilişirdi kahve bakışlarıma
    İrili ufaklı sözlerin düşerdi dokunuşlarınla
    Sığmazdım
    Dar gelirdi hayallerim umutlarıma

    Sen gülünce toprak kokusu sinerdi rüzgara
    Hırçınlığın coşkulu dalgaları dolaşırdı damarlarımda
    Susardım
    En az senin kadar coşardım taşarcasına


    Şimdi elimde kalmış ömür bitsede
    Buz yüklü yaşların akmasına izin vermem nefsine
    Gamzendir mezarım
    Meyil vermem seni üzmelerine

    "Biteceğin zamana kadar kalacaksın içimde"
#23.02.2010 10:22 0 0 0
  • noimage
    Benim Gülüm
    Adını koyamadım gülüm,
    Güller içindeki güllere,
    Her gül sana benziyor,
    Sende güle benziyorsun,bende...

    Kardelen çiçeği,
    Menekşe, yasemen,
    Nergizler, karanfillerde,
    Yok eşin benzerin...

    Bülbülün dalına konduğu,
    Yarim diye kokladığı,
    Kanadını kana, bulayan bülbüldende,
    Eşsiz bir güle benzeyen gülüm...

    Tikenin batsada tenime,
    Kokun sarıyor benliğimi,
    Bedenimde kanayan ask yarası,
    Eşsiz bir gülsün,sen bende...

    Musa Çağlar.

    noimage
#23.02.2010 10:25 0 0 0
  • noimage
    Bir Gonca Gül Gibi Seni..
    Güneşin,
    Son ışıkları vururken cama,
    Akşamın,
    Ağlayan rengine merhaba...

    Güneşin ilk ışıklarıyla,
    Yüzünde açsın kır çiçekleri...

    İlk açan,
    Güllerim olsun be güzelim,
    Onu yüreğinde sakla.
    Sevgim;
    Kan ağlamasın gözlerinde.

    Sonra,
    Nergis koksun gülüşlerin.
    Gözlerinin,
    Özlem kokan bakışlarında,
    O aşkı hissedebileyim.

    Papatyalar toplayayım,
    Kırlardan falların için.
    Güller sereyim yollarına,
    Kirlenmemiş en temizini sana sunayım.

    Kırmızısı bende kalsın can özüm.
    Bir gün kavuşamazsa ellerimiz...
    Senin sevginle sarıp koklayayım,
    Bir gonca gül gibi seni....
#23.02.2010 10:29 0 0 0