Bir an gelir, bir şey olur ve biz döner arkamızı gideriz
Bu kadar kolay mıdır gitmeler?
Kolaydır
Son sözünüzü söylersiniz. Kalkarsınız ayağa. Kapıyı çarpar çıkarsınız.
Hepsi o kadar
Kapının çarpma sesi ulaşır kulağınıza. Sırtınıza yumruk yemiş gibi sendelersiniz. Ne durabilirsiniz, ne de devam edebilirsiniz yürümeye. Sallanırsınız olduğunuz yerde.
Ne yaptığınızın farkına varırsınız
Bir sızı kaplar yüreğinizi. Derin bir pişmanlıktır hissettiğiniz.
Kaç dakika ya da saniye geçti? Az önce kapının diğer tarafındaydınız. Sohbet ediyordunuz. Belki tartışıyordunuz. Belki bakışıyordunuz, sadece.
Bir şey sizin istediğiniz gibi olmadı. Almak istediğinizi alamadınız, belki? Ya da duyamadınız, duymak istediğinizi. Göremediniz, bakışlarında görmek istediğinizi.
Diartık geçmiş zamanın bir parçası oldu, farkında mısınız?
Kapı, yüzüne çarptığından beri
Sizin arkanızdan çarpan kapı, onun yüzüne kapandı.
Ya o ne hissetti?
Siz karşısından kalkıp giderken " Gidiyor " dedi içinden.
" Tut " dedi yüreği.
" Gitmek isteyeni nasıl tutayım?" diye sordu aklı.
" Seviyorsun, tutSadece gitme de "
" O gitmeyi seçiyorsa; ben de tutmamayı seçiyorum "
" Canım yanıyor " dedi yüreği, son bir gayretle.
" Geçer. " diye teselli etti aklı.
Kapı, yüreğine çarpmıştır ama farkına varmaz.
İki damla düşer, yanaklarından göğsüne.
Ateşe damlayan su gibi bir "cız" sesi duyar.
Yangın yeri gibidir yüreği.
Elini uzatır kapıya.
" Gitme " der.
Kapıya çarpan sesini duyar kulakları.
/
Her şey için çok geçtir artık.
Geri dönülmez. Özür dilenmez.
Bir andır
Bir kapı çarpar
/
Bir yanda öfke
Bir yanda gurur
Her iki tarafta söylenmeyen pişmanlık
Dilenmeyen özür
/
Kaybeden; Sevgi'dir.
Ama dostça
Ama arkadaşça
Ama aşkça