Mum ve Ayna

Son güncelleme: 14.03.2010 02:10
  • noimage


    Meşhur bir sözdür;

    "Işığı yaymanın iki yolu vardır; ya mum olacaksınız ya ayna"

    Hangisini seçerdiniz? Mum olmayı mı, ayna olmayı mı?

    Yoksa bırak şimdi mumu, aynayı; ben aydınlanayım yeter diyenlerden misiniz?

    Hangi tarafı seçtiğiniz sizde saklı kalsın, biz mum veya ayna olmak üzerine
    biraz söyleşelim

    Işık, varlığın temel taşlarından birisidir ve bir enerji barındırır içinde
    Dinamiktir, asla durduğu yerde durmaz, hızı vardır, ulaşabileceği sınırsız
    noktalara kadar yolculuk yapması doğasının gereğidir

    Asıl kaynağı tektir belki ama o kadar çok çeşidi vardır ki, saymak imkansız
    Değişik formatlara bürünen o gizemli enerji, insanoğlunun dünya yaşamında
    pek çok kılığa girmiştir zaman boyutunda; kimi zaman hayatın can kaynağı,
    kimi zaman ölümün ve yok oluşun acı tırpanı olarak

    Güneş olup başımıza taç olduğu, ay olup ruhumuzu kabarttığı, ateş olup
    aşımızı yaptığı, ışık olup yolumuzu aydınlattığı pek çok formda bizimle iç
    içedir adeta

    Gazabına uğradığımız anlarda ise inanılmaz acılar bırakmıştır geçmişimize ve
    genlerimize Onunla oyun olmaz

    Sözümüzde ve sorumuzda mumun acizane temsil ettiği bu enerji, bizim sırrını
    çözemediğimiz yaşamı, kendi ellerinde istediği şekle sokar ve bizim önümüze
    koyar; birazcık oynayabilelim diye

    Oyun sırasında da gülümseyerek izler bizi;
    bakalım onunla aşık atabilecek miyiz, onun gücünden bir parçacık
    taşıyabilecek iradeyi ve gücü gösterebilecek miyiz diye?

    Bir mum olabilsek, dibimize ışık veremeden kendi kendimize erisek bile, onun
    sonsuz gücünün minicik bir yansıması olabiliriz ancak' Sonsuz bir denizde
    tek bir katre gibi

    Mumun ışığını yansıtan ayna ise, daha şanslıdır mumdan aslında Hem aktarıp
    çoğaltır, hem erimez, eksilmez mum gibi

    Ama sanaldır yüzündeki parlak ışık, sanılandır

    Mum eriyip bittiğinde, sessiz karanlıklara teslimdir ayna
    Sonsuzluğun bekçisidir, yokluğun ışıksız diyarında

    Bekler bir mum daha yansın ki karşısında, bağrından bir dem daha nur vursun
    dünyaya

    Aynanın hasret dolu bekleyişi; hem umudu taşır zerrelerinde, hem de yokluğun
    kavuran acısını

    Zordur bu bekleyiş, belki eriyip tükenmekten daha zor'
    Keşke mum olsam der ayna o zaman içinden, keşke eriyip yok olsam da, şu
    geçmek bilmeyen zamanın içindeki bu sonsuz bekleyişin karanlığından
    kurtulsam

    Vakti gelir ve bir kibrit gelip, ışığın büyülü elini değdirir mumun yumuşak
    ve savunmasız gövdesine
    Yanar, aydınlatır, dibini göremeden, kendini bilemeden

    Ayna ile ışığın kavuşmasıyla yansıma başlamıştır artık
    Şenlik vaktidir şimdi, hani o "ben aydınlanayım yeter" diyenlere

    Vuslat yaşanmış, ayna ile mumun karanlığa inat yansımaları sona ermiştir
    Mum, zamanın ve ışığın yokluğa karışmıştır, dönüşmüştür artık
    Kısa ömründe gücünün elverdiğince, bir süreliğine de olsa ışığı yansıtmıştır
    ya bedeninden; bu yetmelidir ona

    Aynanın içini kahreden zaman, mum için en büyük düşmandır
    Sonsuz enerjinin sahip olduğu güç yoktur mumun zerrelerinde Zamanın ve
    maddenin haset ve pinti ellerine mahkumdur o Ancak kendine bahşedilen
    kadarını sunabilir çevresine

    Işığın bir kırıntısını titreyerek taşıyan mumun zamanı dolunca ışığı söner;
    yine titreyerek erir biter kendi damlalarının arasınd
    Giderken bıraktığı son şey, eriyen bedeninden çıkan bir nefeslik is ve
    küçücük bir cızırtı sesidir sadece


    Ayna da kendisini seyredenlere şölen yaşatmış olmanın kısacık zevkiyle,
    sonsuzluğun önünde saygı duruşuna devam eder

    Şimdi söyleyin, ışık yaymak isterseniz, mum mu olmak istersiniz ayna mı?

    Zor bir seçim değil mi, hepimize kolay gelsin



    N.Dabağlar
#13.03.2010 16:34 0 0 0
  • çok güzeldi teşşekkürler
#14.03.2010 02:10 0 0 0