Kalpten balonlar uçurdum sana.Bütün sevdiklerin hep yanında olsun diye.içlerinden bir renk seç o da senin hayallerin olsun.Özgürce uçmak istersen hayallerini sadece ona dokunmam yeterli. o da yanında olacaktır..
Doğum günün kutlu olsun elifcik Ailenle,sevdiklerinle ve sevdiğinle bir ömür yanlarında olması dileğiyle...
Umarım her günün bu kadar güzel geçsin.yüzündeki sevgi tebessümü hiç kaybolmasın.İlerde hayat sana , bu mavilikler gibi yaşam göstersin...Sayfa ayrıca çok güzel olmuş.Eniştemizin zevkli olduğu seni seçmesinden belli
Öncelikle $unu Sölim..Harika Bir Sayfa Olmu$..Ma$aLLaH Diyorum Allahim Sizleri Ayirmasin..Hergününüz Böyle Gecsiiin
Elifim Bitanem Benim..Canim Arkada$im..
Tekrardan Dogum Günün Kutlu Olsun..
Benim Icin Ne Kadar Degerli,Özel Oldugunu Biliyorsuun Künefem Benim =)
Seni Tanidigim Icin,Hayatimda Oldugun Icin Cok Mutluyum..
Iyi Ki Varsin,Iyi Ki Seni Tanimi$im Tatliiiim..
Seni Cok Seviyorum Elifimmm..
Doğum Günün Kutlu Olsun...
Nikin ayrı güzel,adın ayrı güzel ve sen ayrı güzelsin kardeşim.Seni tanımaktan mutluyum.Bu güzel yaşamında o güzel yüreğin neyi nasıl istiyorsa canı gönülden olması dileğiyle kardeşim...
Hoşuma gidip seninde okumanı arzu ettiğim güzel bir NARÇİÇEĞİ Tasvirini burada paylaşmak istedim...
Sevgiler kardeşim,nice mutlu senelere...
Duvarlarından asmalar sarkan küçük avluda beş ağaç var. Biri dut, biri incir, üçü de nar. Evet o meyvenin ağacı, yani üç nar ağacı.
Nar ağacı çiçek açmış, nar çiçeği... Nar çiçeğini görüyorum. Şu anda hiçbir çiçek umurumda değil, karşımda birer ateş damlası gibi tutuşmuş nar çiçeğini görüyorum. Aman Yarabbi! Hazreti İbrahim'in atıldığı ateşin rengi midir bu? Yoksa, Yusuf Peygamberin arkadan yırtılan kan kırmızı gömleğinin şiiri mi? Bilmiyorum. Bilemiyorum ama gözlerimi alıyor, içimi yakıyor. Evet, ömrümde ilk defa bu kadar çok nar çiçeğini yakından görüyorum. Son güzde kırmızı pırıltılar saçan tanelerini bin bir sevinçle yediğimiz narın çiçeğini hayret ve hayranlıkla seyretmeye doyamıyorum. Şiirlerde okuduğum, türkülerde, şarkılarda dinlediğim, bilmecelerde, efsanelerde duyduğum ve hep merak ettiğim meyvenin çiçeği demek bu!.. Çocuklar gibi sevinerek, türlü çılgınlıklar yaparak günlerce nar ağacının dibinde oturabilirim. Ta ki çiçekler meyveye durana kadar oturabilirim.
Şu an, üç nar ağacının yanındayım. Gözlerime inanamıyorum, gözlerimde sevinçten müthiş bir pırıltı olduğunu hissediyorum. ? Demek nar çiçeği bu!? diye hayıflanıp duruyorum, önce nar ağacının koyu yeşil, küçük yapraklarına dokunuyorum. Sonra hafif dikenli dalları ve gövdesine. En sonunda ise insanın içini tırtıklayan, bir hoş eden, ateş gibi çiçeklerine dokunuyorum. Ruh kayıtsız kalamıyor bu kışkırtıcı, bu iç gıcıklayan güzellik karşısında. Dokundum ve yandım. Tepeden tırnağa ağacı, yapraklarını, özellikle göz alıcı, tehlikeli ve alevli çiçeklerini bütün cazibesi ile iyice süzüyorum. Ağaçların dallarında gezinen karıncalar var. Yoksa onlar da mı tutkun nar çiçeğine? Kim bilir?
Üç nar ağacını alır gibi alıyorum çiçekleri. Aşkın ateşiyle kırmızı kâseye dönüşüyor ellerimde çiçekler. Ellerim nar oluyor. Ben nar oluyorum. Kendim oluyorum böylece.