Merhaba

Son güncelleme: 22.04.2010 13:43
  • noimage


    Merhaba arkadaşım,

    Bu gün seni düşündüm. Bir sızı kapladı içimi. Ne kadar uzun zamandır görüşemiyoruz. Ne kadar uzun zamandır hasretiz seslerimize. Evet, msn de sohbet ediyoruz. Birbirimize mailler gönderiyoruz. Ya kapı çalıyor birimiz msn i kapatıyoruz ya da işimiz oluyor ve kısıtlı saatlerimiz. Maillerimizin "Konu" bölümünde de giderek daha çok "Forward" yazmaya başladı.

    Oysa hatırlar mısın, nasıl mektuplaşırdık bir zamanlar.? Pazartesi günü başlardım sana yazmaya bir sonraki pazartesi postaya verirdim. Hemen ardından da yeni mektuba başlardım. Postacı sana " Gazeten geldi " dediğinde ne çok gülmüştük. Zaten hemen her şeye gülerdik o yıllarda. En ufak bir detay gülme krizlerine sokardı ikimizi. Üstelik kimse anlayamazdı bir anda neden delicesine gülmeye başladığımızı.

    Ne zaman çocuktuk, ne zaman büyüdük? Ne zaman uzaklara savrulduk?.

    Hayallerimiz vardı, kelimelere sığdıramadığımız. Dileklerimiz vardı, hıdrellez de güller yetmezdi dileklerimizi bağlamak için. Bu sene unuttum biliyor musun? Pencereden bakarken kalabalıkları gördüm. " Hayırdır neden acaba " dedim. Meğer hıdrellezmiş. Üzüldüm. " Hiç mi hayalin, dileğin kalmadı be kızım?" diye sordum kendi kendime.

    Yeni bir kitap bitirdim geçen gün. Evet, hala deliler gibi okuyorum. Kızma ama hala hoşuma giden, dikkatimi çeken yerlerin altını çiziyorum. Eskiden, bir kitap aldığımda, ilk sen okumak isterdin. Çizdiğim için kızardın bana " Dikkatimi dağıtıyorsun çizdiklerinle " derdin. Ne güzel, demek bir yerlerde hala eskisi gibiyim.

    Neyse, ne diyordum? Bir kitap bitirdim. Yazar diyordu ki ;
    " Hayat, anılarımızdan çok hayallerimizde gizlidir. Hayallerse geleceğe aittir."
    Hayalleri olmayan insanın geleceği de yoktur. Geleceği olmayan insanın hayalleri de yoktur.
    Nereden başlayarak kurarsan kur cümleyi çıktığın nokta aynı.

    Hayalsiz ve geleceksiz insan olmak.
    Çok acı geliyor be kırma.

    Kırma, sana bu ismi ben takmıştım. Kardeşim demiştim dolmamıştı, dostum demiştim uymamıştı. Öyle tarifsiz, öyle çoktun. Ben de sana "Kırma" demeye karar vermiştim. Her ikisinin karışımı.
    Ve tek.
    Menfaatsiz.
    Yalansız.
    Çıkarsız.
    Üzülünce üzülen.
    Ağlayınca ağlayan
    Bir gülüşe bin bir kahkaha atan.

    Aslında yanlış başladım mektubuma.

    Merhaba GENÇLİĞİM.
    Merhaba HAYALLERİM.
    Merhaba UMUTLARIM.
    Merhaba DÜNÜM.
    Demem lazımdı.

    Biliyor musun, son günlerde sık sık ölüm haberleri alıyorum büyüdüğümüz o küçük sahil kasabasından. Dünümüzün neşesi büyükler, solan yapraklar gibi düşüyorlar birbiri ardınca. Her düşen yaprak, bir başka acıtıyor yüreğimi.
    Geçmişimi kaybediyorum gibi hissediyorum.
    Çocukluğum ölüyor gibi geliyor.

    Biliyorum ki bir gün gelecek bir sen bir de ben kalacağız.
    Ve birimiz diğerinin ardından hüzünle bakacağız.
    Belki hayatlarımızı biriktiremedik.
    Öykülerimizi yazamadık.
    Ama aramıza kilometreler de girse, hayat da girse, hep en yakın olduk, olacağız.
    Hoşça ve dostça kal. KIRMA'M.

    GEÇMİŞE ÖZLEM

    tanıdığım
    her yaprak düştüğünde
    toprağa
    içimde
    bir şeyler kopuyor
    benim de
    çocukluğum ölüyor sanki

    ışıkları sönüyor
    geçmişim git gide soluklaşıyor
    en büyük özlemim
    dünüm
    adım adım bitiyor

    biz şimdikiler gibi
    değildik
    yaşamazlık yapmadık
    çocukluğumuzu
    ve
    gençliğimizi
    biliyorum
    bu yüzden
    anlamak zor
    onlar için
    bizim hislerimizi

    o zamanlar
    kalabalıktı ailelerimiz
    dayımız, halamız, yengemiz
    dedemiz ve ninemiz
    belki büyük değildi evlerimiz
    ama
    kocamandı yüreklerimiz
    sığardık hepimiz

    kavga, gürültü nedir bilmezdik
    büyüğümüzü sayar
    küçüğümüzü severdik
    yok'un elinden tutar
    varlığımızı bilmezdik
    belki çok zengin değildik
    ama
    aşımızı paylaşır
    ekmeğimizi bölerdik

    şimdikiler gibi belirsiz değildi kıblemiz
    helal den başka bilmez
    harama kaymazdı gözlerimiz
    ağzımızdan bir kez çıktımı
    geri dönmezdi sözlerimiz
    belki sadrazam torunu değildik
    ama
    önemliydi değerlerimiz
    haysiyetimiz, şerefimiz

    biliyorum
    şimdilerde
    anlamak zor bu hisleri
    anlatmak
    hepsinden zor
    masal gibi
    geçen o günleri
    biz bu nesil gibi harcamadık
    dolu dolu yaşadık
    her devrimizi

    işte bu yüzdendir ki,
    tanıdığım
    her yaprak düştüğünde
    toprağa
    içimde
    bir şeyler kopuyor
    benim de
    mazim ölüyor sanki

    bütün yaprakları tanıdık
    o koca ağacın
    gölgesini
    o günleri
    özlüyorum

    ve
    her yaprak
    düştüğünde
    toprağa
    ağlıyorum.

    Eser Aslanlı
    izmir

#21.04.2010 09:16 0 0 0
  • paylaşım için teşekkürlerr...çok güzelll..eline emeğine sağlıkk.:)
#22.04.2010 13:43 0 0 0