Başlık bir yerlerden tanıdık olmalı.Serdar Akar yönetmenliğinde çekilen '' Dar Alanda Kısa Paslaşmalar'' isimli Türk filminde merhum Savaş Dinçel'in ağzından çıkan repliğin ta kendisi oysa.
Hayatın futbola fena halde benzemesini sadece başlık olarak filmden alıp biraz da içeriğini sorgulama gereği hissettim.
Hayatın çok zor olduğu muhakkak olmakla birlikte uzun bir maraton olduğu kesin değildir.İnsanoğlunun ömrünün ne zaman ve nerede noktalanacağı bir soru işareti.Hemde en büyüğünden...
Hayat zor dedik.Futbol da öyle.Rakibiniz çok dişli olabilir.
Hayatta olmadık işler gelir başa.Planlarınız tutmaz,hatalara düşersiniz.Futbol da ofsayta düştüğünüz gibi.
Güvendiğiniz insanlar size kazık atar.Kendini düşünür.Ortada kalırsınız.Takım arkadaşınızın müsait durumda olmanıza rağmen pası size atmayıp golü kendisinin atmasını istediği gibi.
Hayat bu hastalıklar sizi bulur,yatalak dahi kalma durumunuz var.Futbol da ayağınızın kırılması gibi.
Canınızdan bir parçayı kaybettiniz mi hayata karşı bir kişi eksik mücadele edersiniz.Futbolda da takımınızın en önemli oyuncusu kırmızı kart görüp sizi yarı yolda bırakmıştır.
Sevgiliniz sizi bırakıp,en yakın arkadaşınızla evlenmiştir.İhanetin en büyüğü. Futbolda takım kaptanınızın ezeli rakibinize transfer olması gibi.
Hayatınızın kadını ile evlenmeye karar verir ve imzaları atarsınız.Allah bir yastıkta kocatsın.Futbolda ise gönül verdiğiniz renklere transfer olarak atarsınız imzayı.Allah tamamına erdirsin.
Bir bakmışsınız baba olmuşsunuz.Futbolda ise gol kralı olursanız size ait bir eser bırakmış oluyorsunuz bu aleme.
Eşinizden,sevgilinizden ya da işinizden ayrılırsınız.Hayat bu ,ayrılıklar da vardır.Futbolda bir bakmışsınız kulübünüz biletinizi kesmiş.Kulüp ararsınız kendinize.
Ve hayatın acı kanunu.Vakit gelir ayrılırsınız bu dünyadan ebediyete.Futbol bu jübilenizi yapar,çekilirsiniz bir kenara.
Merhum Savaş Dinçel daha bi güzel söylerdi filmde: '' Hayat futbola fena hâlde benzer'' repliğimi.Ama gerçekten de öyleymiş belli açılardan baktığımızda.
Emeğine sağlık kardeşim.Bir kaç gündür olmadığım için şimdi seri bir şekilde okuyup geçiyorum.İleriki zamanlarda noktasına virgülüne kadar sindire sindire okuyacağım.