Biyoenerjist Kimdir

Son güncelleme: 01.05.2010 21:04
  • Biyoenerjist Kimdir

    --------------------------------------------------------------------------------

    Biyoenerji uzmanları, yüzyıllardır zaman zaman kullanılan ancak unutulmaya yüz tutmuş olan Şaman iyileştirme yöntemlerini modernize ederek günümüz şartlarında uygulayan şifacılardır.
    Biyoenerjistler ise bu olayları, ciddi bir şekilde benimseyen ve ayrıca bilimsel çalışmalara doğru kendini yönlendiren kişilerdir. Bu kişiler daha çok uygulamalı araştırmaya yönelik olarak çalışırlar.
    Modern tıbbın olmadığı, insanların korkunç hastalıkların pençesinde kıvrandığı o yıllarda, Şaman rahiplerinin uyguladığı bir iyileştirme yöntemi olarak bilinmektedir.
    Bu olayda en önemli nokta kişinin inanç ve teslimiyetidir. KAM denilen rahipler; bu olayı dinsel bir şov görünümünde sunarlarmış. Bunun için hastayı aldıkları odayı tamamen karanlık yaparak, sadece mumlarla aydınlatırlarmış. Rahiplerin kıyafetleri de ortamla özdeşleşerek, ilginç bir atmosfer yaratırmış. Böylece hasta, Kam 'ın iyileştirme gücünün çok yüksek olduğuna ve hastalığı kendisinden uzaklaştıracağına inanarak, kendisini Kam' ın şifalı ellerine bırakırmış.
    Oysa günümüzde, kişinin bu olaya konsantre olabilmesi için mayalanma safhası dediğimiz, bir safhadan geçmesi gerekir. Buradaki amaç beyni tüm düşüncelerden arındırarak, dikkati bir noktada toplamaktır. Bu da kişinin, düşüncesine konsantre olmasını sağlar. Bu başlangıç için şarttır. Avusturyalı Dr.Anton Mesmer; Şamanların hastayı iradeleri altına alarak kendi enerjisini ona aktarmak suretiyle yapılan rahatlatma yönteminden çok etkilenmiş. 18.yüzyılda Mesmerizim adıyla bilinen ve tedavi manyetizması olarak uygulanan bu yöntem batı ülkelerini de etkisi altına almış oldu. Akabinde de Hipnoz' un babası oldu.
    İçinde bulunduğumuz yüzyılda, bu rahatlatma yöntemiyle, insanların şifa bulmalarına başlanmış ve 1970'li yıllarda temassız masaj ismiyle araştırmaların içine katılarak; insan vücudundaki elektriğin ve manyetik alanın ölçülmesi ile bu olay daha elle tutulur bir hale gelmiştir. Bu konuda öncülüğü S.S.C.B. yapmış olmasına karşın; daha önce bahsettiğim gibi batılı ülkeler de bu konuya çok ilgi göstermişlerdir. Temassız masaj yani biyoenerji konusunda faydalı olabilecek insanları yetiştirmek amacıyla üniversitelerinde Biyoenerji (Batılı ülkeler bu enerjiye çok değişik adlar vermişlerdir.) ile ilgili kürsüler açmışlardır. Bu gün artık bu konuda bir hayli yol alınmıştır.
    Geçenlerde, ulusal bir kanalda bir Fransız Biyoenerjistle yapılan programda; Biyoenerjistin binlerce hasta üzerinde çalıştığını söyledi. Bunu yaparken gözlerini kapatarak, ellerini hastanın vücudu üzerinde dolaştırarak kist, kırık veya her türlü rahatsızlıkları ve hatta röntgen ile dahi görülemeyecek, kadar küçük olan tahribatları tespit ettiğini açıkladı. Bu işi yaparken, sürekli bir hekim nezaretinde çalıştığını ve birbirlerine çok yardımcı olduklarını, hatta birbirlerini tamamladıklarını söyledi. Daha sonra bu yeteneğinin kendisine ailesinden miras geldiğini, çünkü dört nesilden bu yana bu işi sürdürdüklerini de ifade etti.
    Yukarıda bahsettiğimiz bu biyoenerjist, gerçekten üstün yeteneklere sahip olan bir kişi. Bu insanın; sahip olduğu doğa üstü gücü kullanarak, insanlara şifa vermesi olması onun bir peygamber gibi algılanmasını hiç bir zaman gerektirmez. Şu bir gerçek ki, insan henüz beyin gücünün nelere kadir olduğunun pek farkında değil. Çünkü, bu olay bir mucize değildir. İnsan, beyin gücünü kullanarak bu yeteneklerini geliştirebilir.
    Günümüzde Biyoenerjistler, insan anatomisi konusunda eğitim görmüş, enerjinin nasıl ve nerelerden verileceğini, hangi hastalıklara iyi gelip, hangi hastalıklarda etkisi olmayacağı konusunda yeterli bilgi ve deneyime sahip olan uzmanlardır.
    Doğal şifacılar Biyoenerjilerini kontrol etme yeteneğine sahiptirler. Bu durumu uygulama ve eğitimle kazanmışlardır. Bedenin belli bölgelerindeki enerji akışı ve alanlarını güçlendirmek için sık sık doğal bitki yağları kullanmışlardır.
    Ellerle ve Akupunktur ile, Home. pathy, Aromaterapi ve diğerleri olmak üzere daha pek çok uygulama, biyoenerjide kullanılabilir.
    ŞAKRALAR:
    Evrenden gelen enerjinin canlı vücuduna girdiği noktalardır.
    İnsanda 7 ana şakra mevcuttur:
    1-Taç şakra'sı mor renkte olup bıngıldağın olduğu yerde.
    2-Üçüncü Göz şakra'sı lacivert renkte iki kaşın ortasında
    3-Boğaz şakra'sı mavi renkte boğazın olduğu yerde.
    4-Kalp şakra'sı yeşil renkte.
    5-Karın şakra'sı sarı renkte, mideyle omurga arasındaki boşlukta yanlarda.
    6-Hara şakra'sı turuncu renkte, göbekte hafif solda.
    7-Kök şakra'sı kırmızı renkte, omurilikte kuyruk soku-munda
    Yeni doğan bebekte; mavi-grimsi renktedir.
    Şakra kapanması o bölgeye enerji gelmesinin önlenmesi ve dolayısıyla de bölgede negatif enerji oluşmasına yol açar. Daha sonrada o bölgede fiziksel rahatsızlıklara neden olur.
    Ölümde ise Parlak ışık taç şakrağından çıkar.
    Biyoenerjide üç tip enerji nakli ve kontrolü vardır.
    1-Eller Detektör
    Sol el şakranın 15 cm üzerinde ,terapisel dokunarak.
    2-Bakışla
    Yüksek seviyedeki kişiler (Biyoenerjiyi çok iyi düzeyde yapabilenler)
    3-Sarkaçlı
    Beyaz kuvars kristalinden yapılmış sarkaç.
    Yeniler için çok iyidir.
    Dairesel sallanır. Açık şakra saat yönüne, kapalı şakra ters yöne gider.


    Yazan:Kemal Haluk CEBE
#01.05.2010 21:04 0 0 0