*BAYKAL/BAYTOK ikilisine ait olduğu iddia edilen görüntüler ortaya çıktıktan sonra CHP Genel Sekreteri Önder SAV tarafından yapılan ilk açıklama: "İstanbul Emniyeti'ne ve oradan da bize gönderilen ihbar mailine göre Mustafa SARIGÜL, BAYKAL'ı dizlerinden vurduracakmış."
Salonda bulunan bir gazetecinin sorusu: Sayın SAV, Deniz Baykal'ın olduğu iddia edilen gizli görüntülerle ilgili bir değerlendirmede bulunacak mısınız?
Cevap: "Mahkeme gizlilik yasak kararı verdiği için o konuya girmiyorum."
*BAYKAL'ın bazı gazetecilere telefonla verdiği ilk demeçten: "Dindarlara kucak açtığımız için başımıza bunlar geldi. İstifa etmiyorum."
* Pensilvanya'dan gelen telefona teşekkür edip, hükümet kanadından gelen kendi lehine kınamaların hiçbirini dikkate almayan BAYKAL'dan, kameralar önünde ilk resmi açıklama: "Bu bir kaset olayı değildir, bir komplodur. İktidar gücü ve olanakları seferber edilmeden icra edilebilmesi mümkün değildir. Bu iş hükümet işidir."
*Ve son söz: Hakkınızı helal edin. Gidiyorum!
*BAYKAL'ın açıklaması sonrası mikrofon uzatılan her CHP'li kurmayın "ayrı ayrı" anlattığı "aynı" tarihi olay: Fatih Sultan Mehmet'e babası devleti 13 yaşında teslim eder. 13 yaşındaki Fatih, 'Baba ben henüz buna hazır değilim" der. Ancak babası, 'Emrediyorum, bu görevi alacak ve üstleneceksin' der. Fatih'in o anda babasına verdiği cevap çok etkileyicidir: 'Madem emrettiniz ben de kabul ettim. Şimdi size emrediyorum, gelin Osmanlı İmparatorluğu'nun başına geçin."
*İl ve belediye başkanları "teşkilatın gücü adına" BAYKAL'a "emretmek" için Ankara'ya akın ediyor.
***
Padişah yalan söyleme yarışı düzenlemiş.
Yarışmanın ödülü, bir küp dolusu altın.
Yalancılar, hemen saraya koşuşturup başlamışlar yalana.
Birinci yalancı "Bir kuş, aslanı kapıp yuvasına götürdü." demiş.
Padişah: 'Bunun neresi yalan" demiş; 'Kuş kartaldır, aslan da kuzu kadar minik bir yavru. Kaptı mı götürür.'
İkinci yalancı: 'Padişahım! Komşu ülkede bir eşeği kral yaptılar!" demiş.
'Padişah:'Ülkenin kralı, pencereden bakınırken tacını düşürmüş. Taç da pencerenin altındaki eşeğin başına geçmiş. Taç kimin kafasındaysa, kral o'dur tabii!
Üçüncü yalancı: 'Padişahım, ben gökyüzüne bir ok attım. Altı ay sonra geri döndü!' demiş.
Padişah: 'Senin ok bir ağacın üstüne düşmüştür. Ağaç, sonbaharda yapraklarını dökünce, takılacak yer bulamayıp yere inmiştir.
Son olarak Kayserili çıkmış huzura.
-'Padişahım" demiş. "Sen benim babamdan borç olarak bir küp dolusu altın almıştın. Ben o borcu tahsil etmeye geldim. Yalandır dersen ödülümü ver, yok değilse o zaman borcunu öde.
***
O kasetteki görüntüler montajdır ya da değildir; bu puslu havada bunun hiçbir önemi yok artık.
Bu maçın bir tek kazananı olacak, o da Deniz BAYKAL.
hem bi halt işliyor hemde utanmadan yok o yaptı yok bu yaptı zaten görüntüdeki de maske takmış başka biri
bu millete her şey mübah artık demekten başka bişe bulamıyorum. biz hak ediyoruz böyle adamları arkadasından gözyaşı döküyorlar illa tekrar gelsin diyorlar.
tamam insan hata yapabilir olabilir lakin bunu pişkin pişkin bu bir komplodur diyerek kameralar karşısında dillendirmekte ne oluyor ...
Arkadaşlar iddia doğru ise ve Sayın BAYKAL bu fiiliyatı işlemişse eğer,iki tarafta şikayetçi olmadığı için bu günkü yasalara göre suç işlemiş sayılmazlar.Yeni kanunlara göre alan memnun satan memnun hesabı oluyor.Zaten biliyorsunun hükümetin ilk çıkardığı kanunlardan biriside zinayı meşrulaştıran kanundur.Demekki Sayın BAYKAL bu boşluktan faydalanmış olabilir.Valla yaygara koparılacak bir mesele değildir.Sadece bir Genelbaşkana yakışmayan ,sorumluluk sahibi bir kişinin üzerine uymayan bir elbisedir.