Senden Sonra

Son güncelleme: 26.02.2006 13:18
  • Yüreklerimizde kücücük günesler,
    alnimizda secdelerde O`nun rahmetine bulanmi$ aydinlik,
    gözümüzde taifte payina düsen ta$larin acittigi kalbimizin
    ya$lari var $imdi.
    Sen yoksun.!
    Dudaklarimizda naatlar,
    kulaklarimizda cöl kizlarinin yaktigi agitlar
    gecelerimizde karanliklarimizi aydinlatan nurun var.
    Sen yoksun.!

    Efendim,
    sen gittin yenilgiler kaldi
    kulaklari sagir eden ugultular kaldi
    sen gittin adresine ula$mayan söylemler kaldi
    sen gittin kurumu$ irmaga döndü yüregim
    kurakligim kavurdu bedenimi
    güne$te bile sicakken kaldim
    sen gittin katila$ti,ta$la$ti benligim.
    sen gittin matem dü$tü payimiza.
    Renklerin tonlari soldu,
    ilkbaharimizin ye$ili,
    yazimizin güne$i soldu.

    Sen gittin ekinimizin hasadi yitirdi bereketini
    Günlerimize gece,gönüllerimize hazan dü$tü
    Sen gittin,her saniye bir asir $imdi
    Sen gittin,hayat hüzne aldirmaz oldu
    Huzur dünyadan cekildi.
    Sen gittin bizler yenik dü$tük zamana,
    "Hayat ancak ahiret hayatidir" sözünü unuttuk.
    Hüsrandayiz $imdi!..

    Senden sonra
    Karanliklar icinden dogup büyüyen
    her yanimizi cepecevre ku$atan
    aydinlik bir cagridir payimiza dü$en hasretin.!

    Senden sonra
    Sonbahar olsada ya$anan mevsim,
    sonsuzluk aleminden müjdeler veren,
    her ki$in bir bahari oldugunu hatirlatan sözlerin var hala.

    Ve bizler,
    hüzün devirlerinin corak topraklarinda acan güller gibi,
    aydinligi kurakligimiza rahmet yapmak icin ariyoruz.
    Umutla ve sabirla,topragin tohumu bekledigi gibi ilkbahari bekliyoruz.

    Efendim
    bizi de kendi sancaginin altinda
    yaralarina merhem bulmu$ ümmetinden eyle.
    Ben sana sikica sarilayim
    sen birakma beni hicligin kötürüm kollarina...




    Nurdal Durmus
#25.02.2006 20:49 0 0 0
  • Sevgili!
    Ümmü mektum gibi
    Seni görmeden sana sesleniyoruz
    Alıp verdiğin nefesi duyar gibi
    Sanki açınca gözlerimizi
    Seni görecekmişiz gibi
    Sana sesleniyoruz.
    Senin huzurunda ses yükselmez.
    Edeple konuşulur; edeple susulur.
    Hele biz ki bu kapının dilencileri,
    El açıp beklemekten başka
    Bize bir şey düşmezdi ama
    Şu araya giren yıllar olmasa
    Medinene uzak yollar olmasa
    İsmin anılınca yürek yanmasa
    Kapında beklemekten başka
    Bize bir şey düşmezdi.
    Bekliyoruz sultânım!
    Rüyada olsa bile
    Belki teşrif edersin diye
    Hem de hiç kimseyi beklemediğimiz gibi.
    Seni bekliyoruz.
    Gelseydin,
    Bizim için cennet olurdu gelişin.
    Gelseydin,
    Saadetli asrından gönderdiğin selâmını,
    'kardeşlerim' deyişini
    Birbirimize nasıl anlattığımızı görürdün.
    Gelseydin,
    Dolaşsaydın sofralarımızı,
    Bir tabak fazla görecektin,
    Bir bardak, bir kaşık fazla...
    Ve sofrada bir yer boş,
    Baş köşe! ..
    Ola ki sen(a.s.m.) lutfeder gelirsin diye.
    Gelseydin,
    Dolaşsaydın gecelerimizi,
    O 'kutlu doğum' gecelerini,
    Anneler görecektin.
    Yeni doğmuşsun gibi,
    Yeryüzünü yeni teşrif etmişsin gibi,
    Mışıl mışıl uyuyasın diye
    Seni sabahlara kadar
    Hayalen ayaklarında sallayan anneler görecektin.
    Sevgili!
    Gelseydin,
    Medine-i münevvere'den dünyaya yayılan ashabın gibi,
    Eyyüb sultan gibi,
    Kab bin malik gibi,
    Bir fecir vaktinde,
    Henüz yirmisinde yirmi beşinde,
    Bırakarak yurtlarını ocaklarını,
    Hedeflerine ilahi rızayı koyan,
    Arkalarına bakmayı ar sayan,
    Yiğitler görecektin.
    Onlar senin yiğidin,
    Elleri, o öpülesi elleri,
    Kimbilir hangi memleketin zemheri soğuklarında üşürken,
    Senin köyünün hayaliyle ısındılar.
    Gelseydin,
    Gecenin zifiri karanlığında,
    Uykunun en tatlı aralığında,
    Rabiatül adeviyye gibi rabbiyle başbaşa
    Gençler görecektin.
    Gözyaşı dökerken günahlarına,
    Veysel karani'den istediğin gibi,
    İnsanlığa dua eden gençler görecektin.
    Gelseydin,
    Asr-ı saadet gibi olmasa da,
    Koklanmaya değer güllerimiz vardı.
    Yine senin ikliminde yetişen.
    Ama sen gelseydin,
    Dikenler bile gül kokardı efendim(a.s.m.) ! ! !
    Seninle göz göze gelmeden gizli gizli seni seyretmek...
    Hz.vahşi gibi...
    Hani sen hane-i saadet'ten mescid-i nebevi'ye giderken
    Aişe annemiz ardından hayran hayran bakardı.
    Seni mescidin önünde bekleyen ashabı'nınsa
    Bakışları yerdeydi.
    Edepten göz göze gelmezlerdi.
    Sende(a.s.m.) tebessüle nazar ederdin.
    Mütebessim çehreni bir ebu bekir(r.a.) görürdü,
    Bir de ömer(r.a.) ...
    Şimdi okununca ezan-ı muhammedi
    Pencerelerde, kapı önlerinde,
    Seni(a.s.m.) bekleyen nemli gözler var.
    Gelseydin,
    Ve yürüyüp geçseydin önümüzden,
    Gülleri bayıltan o enfes kokunu çekerdik içimize.
    Sevgili!
    Hakiki aşıkların sana doğru uçarken
    Bizim bu yaptığımız yolda emeklemekti.
    Dünya güzelliğiyle kollarını açarken
    Bize düşen el açıp kapında beklemekti.
    Sevgili!
    Bekliyoruz!
#26.02.2006 12:14 0 0 0
  • Sonra günler ay,
    Aylar yıl oldu.
    Ve asırlar oldu
    Sensizliğe açtık gözlerimizi.
    Ama sen bırakmazsın bizi.
    Sen varsın ey şehitlerin sultanı
    Sen varsın!
    Bir şehit bile ölmezken
    Sana nasıl yok deriz.

    cok sevdigim bir siir.Allah razi olsun.
#26.02.2006 13:18 0 0 0