Eflatun bir rüzgâr ve dilenciler geçit töreninde gözlerimde
Ellerimde boş bir tas yudumluyorum sonsuz susuzluğu
Kaldır ki yokluktan sağanak boşalıyor üzerimize
Yayılmış yelkovanın aaafine çatılmış bir akrep düşse de
Altından kayıyor topraklar kırık hatlar boyunca
Ey hüznümün alfabesi
kadimi kırık bir elifba edindim geceleri
Ardından çiziktireceğim boş sayfalar ki kırık bir kalemin
Canhıraş feryatları boşandı
sayfalara ağu düştü ardından Kıkıldı
Sayfalar yandı ki kelimeler ak kor tanecikleri gibi
Yağdı sağanaktan bir yağmurun gözüme değen anında
Gelsin yoluna rüzgar adadığım kırmızı güllerin yoncası
Bağrım deliktir sözlerin kinayeden yoksun hemzelerinde
Vurguyu unuttum virgülü de
noktayla koyuldum yola
Yolunda şarabi bir kızıllık bürüdü göğümü
Çaldı mahur bestesin en eflatun rengi
Şimdi kızıl bir kıyamet ki gözlerimde
Ağrıyor yüreğim
Gitmenin hakkına mezar taşları dikiyorum
Şu büyük şehrin kaldırımlarına
Sevgilim,
bu sevda da sen mavi ol
bense kırmızı..
hangi biri umut adına
umut denecek kadar mavi
sevgilerin en büyüğünü
koyulaştıracak kadar
kırmızı olur bilmiyorum...
ama ikimizin rengi hiç degişmesin
sen mavi ol
bense kan kırmızısı..
biz sevgimizle
solmaya hazır bir karanfile
beyaz bakıp,
siyah ile gerçekçi olalım...
O karanfile,
tüm duygularımızı yansıtan
ebruli adını koyalım
çünkü;
yaşadıklarımız ebruli,
hayat ebruli
çünkü;
ebruli
seni sevenin ta kendisi....!!!!!!!
Diyorum ki, bir gün sevdamı yüreğime yüklesem, alıp gölgemi yanıma dağ deniz çekip gitsem insanın olmadığı uzak kıyılara. Ormanlar dolaşsam, dağlar, denizler Ağaçlar diksem bulutsuz adalara, çiçekler sulasam keyfimce, yıldızlar arkadaşım, kuşlar yoldaşım olsa Şiirler toplasam gün boyu mavi göğün altında
Bir sevda rüzgarı esse uzaklardan, bir ılık meltem, alıp götürse hayallerimi bilmediğim, tanımadığım uzak yerlere
Gözlerimi kapatıp dalıyorum mavi düşlere, Bir demet süsen kokusu yağıyor üzerime , bir demet sümbül kokusu.Yağmurdan sonraki mis gibi kokan toprağın kokusu...
Çocukluğum, ilk gençliğim düşüyor aklıma; sanki bir dağbaşındaymışım, bir göl kıyısında suya daldırmışım ayaklarımı rüzgarla konuşuyorum. Suların nazlı nazlı akışını duyuyorum, serin serin esişini rüzgarların, bir kelebeğin kanat vuruşunu duyuyorum, bir ceylanın ürkekliğini, bir kumrunun yakarışını...
Mavinin masumluğunu, kırmızının sıcaklığını, yeşilin cıvıltılarını hissediyorum. Sesimi alıp götürüyor sular uzak denizlere ... Mavi ve dalgalı bir denizlerde küçük bir tekne oluyor kalbim; ki, rengi düş mavisi. Duygusal bir limana sığınma çabalaması içinde.
Mavi yolculuklarını düşlediğim uzaklar, cennetin sonsuz güzelliğini andırıyor. Günahsız bir yaşamın yeri olan cenneti. Dans eden güvercinler, bembeyaz kanatlarındaki her bir tüyü kalbimin içine topluyorum. Bembeyaz papatya tarlalarından papatyalar savuruyorum gökyüzüne. Beyaz güvercinlerin pencereme bıraktığı sevgileri yolluyorum gökyüzüne... Sonra mavi düşleri koynuma alıp uyuyorum.
Bir yağmur sonrası güneşin sıcaklığıyla beraber gökkuşağının renkleri doluyor içime. Kalbim ve ruhum huzura ulaşıyor. Mutluluğa kavuşuyor bedenim. Hiç bitmesin istiyorum bu huzur dolu dakikaların, sonu gelmesin istiyorum.
Uyanınca mavi düşlerden gerçeklerin katılığına takılıyor gözlerim, bakıyorum bahar uzakta daha, leylakların açmasına çok var, sancılı her mevsim sonrasında yeşerecek dalları vardır ağaçların. Bu bahar hangi dalım kurumuş, hangisi yeşil anlayacağım. Hiç yeşermezsem bilki kurumuşum artık gölgemde olmayacak...
Yine de uzaklar hep bir sevda ritmi taşıyor yüreğime, bir aşk masalı, bir rüya iklimi taşıyor. Bir leylak mevsimi, bir huzur kokusu, bir gönül iklimi taşıyor
Göklerin yanağından süzülen bir damla gözyaşıyım ben, gözleri buğulu bir sevda yolcusu, oysa hiç bir liman almıyor beni, hiç bir gemi tanımıyor,
Uzaklar, içimde tanımadığım iklimlere akıp giden derin bir ırmaktır artık. Her akşam hüznünü kuşanır gözlerim, sığınır uzaklara Ben ki, hep uzak yolculuklara yüklerim sevda düşlerimi, hep yarınlara ertelerim. Yarınların ne getireceğini bilmeden...
Yokum artık yokumsayın, boşuna aramayın beni, dalgalı bir denizde kırık bir tekneyim şimdi. Bir sevdam kaldı ardımdan, bir de ayak izlerim sokaklarda Ben, ben ki, varılmayan uzak mavi yolculukların yolcusu
Sevdanın adını mavi koydum
Mutluluğun resmini maviye boyadım
Mavi bir yağmur yağdı dün
Mavi iskele de
Mavi bir şehir de
Seni hatırlattı
Yağmurda ıslandığımız günleri
Herkes telaşla kaçarken
Yağmurun altında oturmamızı
Sırılsıklam saatlerce ıslanmamızı
O zaman anlattım ya
Mavi bir aşk hikayesi
Bak şimdi biz yaşıyoruz
En güzel mavi aşkı
Sevda aşk mutluluk
Hepsinin adı mavi
Hadi gel mavi sevdam
Birlikte yazdığımız hikayeleri
Anlattığımız masallar ülkesini
Meleklerimizi
Boyayalım maviye
Sevdanın mutluluğun rengine
Mavi sevdam
Boyuyorum mutluluğun resmini
Deniz ve gökyüzünü birleştiriyorum
Hayallerimde mavi bir tablo çiziyorum
İçinde biz masallar ülkesi
Hayaller ve umutlar
Mavi mavi bir sevda bizimkisi
Mavi bir mutluluk
Mavi bir aşk
Mavi bir düş
Ve masmavi hayaller
Gökyüzü gibi
Eşsiz ve güzel..
Sevdanın adını mavi koydum
Mavi iskelede
Mutluluğun resmini maviye boyadım
Mavi bir şehirde