12 Eylül 2010 Anayasa Değişikliği Referandumunda Oyunuz Nasıl Olacak?

Son güncelleme: 21.01.2011 15:47
  • bdp hayır demiyor kardeşim. boykot ediyor. "sandığa gitmeyin" diyor...
#02.09.2010 20:55 0 0 0
  • @ issizada
    ÜRETMEK, ARTTIRMAK, KALKINMAK VE PAYLAŞMAK İÇİN.
    Ulkede uretmek icin fabrikami kalmis? Ithalat almis basini gidiyor...
    Bu halk ne uretecek? ciftcinin durumu ortada, universite bitiren genclerin durumu ortada, iscinin durumu ortada..
#02.09.2010 20:55 0 0 0
  • arkadasim bdp hayir diyor diye evet dememelisiniz..
    pakete goz atmissinizdir hic suphesiz.. size uygun geliyorsa evet yada hayir dersiniz.
    boylesi daha mantikli..daha saglikli bir karar olur..

    ayrica bdp kapi kapi dolasip sandiga gitmeyin diyor.. hayir yada evetlik bi durum yok..
#02.09.2010 20:58 0 0 0
  • @ makrao
    Pkk ve bdp hayir demiyor, sandiga gitmemek icin boykot yaptiklarini soyluyorlar..
    Neden boykot yaptiklarini ise Turkiyedeki basin acikladimi bilmiyorum ama istersen sana ozelde sitelerinde yayinladiklari yaziyi gonderebilirim..
    Turkiyede pek cok siteye giris yasakli bilidiginiz gibi prtscr de ceker gonderirim..
#02.09.2010 21:16 0 0 0
  • Hep aynı şeyler hep aynı şeyler

    Sevgili kaktus rusya'dan bakınca demekki fabrikalar kapanıyor türkiye'de
    o zaman boşuna azalmış işsizlik seviseyi %11 seviyesine yazık.

    3 TL olan mazotun litre fiyatı ile buna istinaden 2,75 TL olan 1 adet bira arasında kalan 25 kuruş parayı düşünmeden çift çeker traktörünün üstünde (ki neyine gerekse) devletin sağlamış olduğu sulama imkanlarından faydalanarak mısırını,çiçeğini, pamuğunu hem sular hem birasını içer hemde gelir hükümeti eleştirir. Devlet Arı'dan tut Deve'ye kadar her şeye destek veriyor çiftçi yi teşvik etmeye çalışıyor ama çiftçi alışmış geçmişten gelen haylazlığa çalışırmı sence?

    Üniversiteliler işsiz kalıyor muş. İş beğenmeme nankörlüğü daha fazla bence, benim kardeşlerim ikiside ünw. mezunu aradılar taradılar hiç iş ayrımı yapmadılar ve şimdi rahatları çok çok iyi.

    Bdp boykot yapacak tabi kuyrukları öyle bi sıkıştı ki daha neler yapacaklar hep birlikte izleyelim.

    Sonuç olarak; 'Bu ülkede 'her şeyin sahibi benim, ben devletim, dilediğimi yaparım' mantığı 'hayır'da buluşanların mantığıdır. Bu mantıkla hareket eden siyasetçi ve bürokratları tanıdıkça, AK Parti'ye ve Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a daha çok saygı duymaya başladım.
#02.09.2010 21:58 0 0 0
  • @ Olci
    Ben senin dusundugun gibi dusunmuyorum, bu yaz 1 ayimi memleketim Malatya da gecirdim.Ciftcinin, iscinin ve universite mezunu genclerin durumunu gordum senin burada cizdigin gibi degil.
    Fabrikalarin kapandigini Rusya da gormedim Turkiyede gordum. (Malatya dada kapanan fabrikalar vardi.)
    Senin kardeslerin ya sanslilar yada arkalarinda ise yarayacak dayilari vardir..
#02.09.2010 22:14 0 0 0
  • İşte iyi takip etsen şaşardım, sayın başbakan açıklama yaptı duymadın mı. Malatyalı mağdur olan kayısı üreticilerime dekar başı 150 TL destek vereceğiz dedi. O zaman sen çizimlerini doğru yap ben kulaktan doldurma gündemi takip et
#02.09.2010 22:19 0 0 0
  • Banayasaya Hayır (: Tabiki ..
#02.09.2010 22:19 0 0 0
  • @ olci
    Sizlerle yazismak bile sinir bozuyor..Bizler iyi takip etmeyiz, cahiliz, ezbere konusuyoruz, anlamamiz noksan...vs bu sozleri yazmak zorundamisiniz..
    Bu dekar basina verilen yardim nedir kaysicilara, bunu bilerek mi konusuyorsun ?
    Senden ricam bunu yaz, benim bildigim oda sartli kimse alamadi bile yok cicekken yanmissa verilmezmis cagala halinde iken yanarsa verirlermis...vs.
#02.09.2010 22:29 0 0 0
  • sevgili kaktus hocam;

    ben öyle tepkiler alacağımı bildiğim için daha baştan "neden dış borç var?" diyenlere cevap verdim. atatürkün meclisteki konuşmasıyla... hem "dış borca hayır" diyip, hem iş talep ederseniz ben de size sorarım "aydan ya da marstan bir maden getirdik te benim mi haberim yok?" diye...
    benim cümlemin öncesini ve sonrasını dikkate almadan sadece cümleyi ele alırsanız her zaman farklı anlam ve yorumlara açık kalır tabi ki...

    tasarruf etmeyen bir milletiz. tasarruf edenlerimiz de yastık altı ağırlıklı tasarruf yapıyor. bakın size bilimsel verileri vereyim.

    avrupa birliğinin üye ve aday ülkelere dayattığı bir dış borç sınırı var. bunun kararı hepimizin sık-sık tv ve gazetelerde rastladığı MAASTRICHT KRİTERLERİ. buna göre ülkeler yıllık milli gelirlerinin ne fazla %60 ı kadar dış borca sahip olabilirler...

    ben referandum konusunu siyasi parti tartışmasına döndürmek istemem ama nedense hayır diyen arkadaşlar ısrarla konuyu ak parti ve o partinin referandum dışındaki uygulamalarına getirip bir antipati körüklemesi yapıyor.

    ak parti iktidara geldiğinde dış borcumuz milli gelirimizi aşmıştı. sadece borçların faizini ödemeye dahi gelir yetmiyordu... o günkü şartlarda hem borcu döndürebilmek adına, hem yatırım yapıp ekonomiyi canlandırarak yeni iş alanları yaratmak adına dış borca yönelindi. tabi dış borç alırken faizin düşük, vadenin uzun olması için ÜLKEDE İSTİKRAR OLMALI, KAOS VE KRİZ GÖRÜNÜMÜ OLMAMALI...

    işte bütün bunlar için siyasi istikrar, radikal tedbirler alınıp ortalama borç vademiz 3 yıl ile sınırlı iken ve ortalama yıllık borçlanma faizimiz %7 lerde iken şu anda her an dünya piyasalarından 30 yıl vade ile ve yıllık faiz %1 ile borçlanıyoruz.

    alınan borçların ve kaynakların ekonomiye hızla yansımasının en güzel yolu sizin mesleğinizden geçer. yani inşaat... bu çok akıllıca bir karardı.. alınan kaynaklar hızla yol, toki inşaatları ve devletin yıllarca yarım yamalak yapıp kaynakları atıl hale getirilmiş hastane, okul, adliye binaları gibi binalara harcandı. siz de bilirsiniz ki bir inşaatın harekete geçmesi demek 300 ayrı sektörün hareketlenmesi demektir. nakliyecilere ve işçilere sağladığı iş imkanı da cabası...

    gelelim son duruma... şu anda dış borcumuzun milli gelire oranı %39... bunu bütün avrupa ülkeleri biliyor ve dünya takdir ediyor... global ekonomik krizde ve cumhuriyet tarihinde ilk defa bütün kredi derecelendirme kuruluşları tarafından kredi notu yükseltilen tek ülke Türkiye... hem de bir yılda 2 defa... ekonomiden anlayanlar bilir, bu mucizevi bir şey... bu daha düşük faizle ve daha uzun vade ile borç almak demektir.

    birey olarak hemen her kes "benim cebime ne girdi?" diyor. tabi ki zamanla yansıması olacak. ekonomi ve kalkınma hokus-pokus değildir... kalkınmanın tavana yayılması için iktidar kendini yırtıyor. muhalefet ve arka bahçeleri hep önünü tıkıyor, kaos yaratıyor ve psikolojik kriz yaygarası yapıyor. türkiyede kriz yok ama kriz korkusu krizlere zemin hazırlıyor...

    bizim ülkemizin tasarruflarını bankaya yatırma oranı %18.. bu sanayimiz ve gelişmemiz için yeterli kaynak değil. bu durumda dış borç almak zorundayız... yeni fabrikalar, yeni işletmeler açmamız için bu şart. istatistiklere göre ülkemizde yastık altında bulunan altın miktarı 60 milyar dolar... işte bu kaynağı millet olarak bankalara tasarruf hesaplarına yatırıp ülke sanayisine kaynak yaratsak kalkınma ve iş istihdam alanları daha fazla artacak... bağırmak, eleştirmek, her şeye bir kulp bulmak kimseye bir şey sağlamaz...

    sevgili dostlar tesbit kolaydır... teşhis kolaydır.. eleştiri kolaydır.. beğenmemek kolaydır... hele kısır muhalefet, ön yargı ve çamur atmak çok kolaydır...

    tedavi öneriniz ne? çözüm öneriniz ne? reçeteniz ne? artık bunları duyalım lütfen...

    bu arada yeri gelmişken çok speküle edilen bir konuya değinmek istiyorum... dış borç...

    sevgili arkadaşlar.. dış borç diyince konuya vakıf olmayan her vatandaşımız bu bahsedilen borcu direkt olarak devletin, daha doğrusu hazinenin borcu sanıyor... değil...

    eskiden; yani ülkede güven ortamı ve istikrar yokken özel sektör ya da bankalar ya da belediyeler borç alsa dahi hazine güvencesi gerekiyordu. yani hazine kefil olmak zorundaydı... ama şimdi öyle değil...

    ülkemizin dış borcu 430 milyar dolar cıvarında... bunun içinde net olarak hazinenin borcu 68.5 milyar dolar... diğer yandan merkez bankası stokumuz 75 milyar dolar... yani borcun kendisi hazırda teminat altında... onun için güven telkin ediyor ekonomimiz.

    peki diğer borç neyin nesi?

    efendim x firma bir proje üretiyor. projesine dışardan kaynak arıyor. bu dünya bankası, avrupa fonları ya da uluslar arası yatırım fonlarından veya bankalarından olabiliyor kredi çekiyor. 10 yıl, 20 yıl vadelerle.. işte bu bulduğu kaynak ülkenin dış borcu hanesine yazılıyor. veya bankalar dışardan kaynak alıyor. sık duyarsınız tv lerden falan banka dışardan sendikasyon kredisi aldı diye. mesela 3-4 gün önce yapı kredi dış piyasalardan 1 milyar dolar sendikasyon kredisi aldı. yine bir süre önce akbank 3 milyar dolar sendikasyon kredisi aldı... bankalar aldıkları bu krediyi belirli kampanyalar hazırlayarak piyasaya ya konut, ya oto, ya ya bireysel kredi olarak sunuyorlar. ya da sanayiciye yeni iş kurması, yatırımını büyütmesi için kredi olarak veriliyor... satılan her oto, her tv, her konut üretim demek, iş ve istihdam demek, ülkenin vergi toplaması demek...

    y firması gitmiş özelleştirmeden 3-5 milyar dolara bir kuruluş almış. örneğin petkim gibi, botaş gibi... gitmiş dış piyasadan 4 milyar dolar borç almış. biri gitmiş almanyadan tekstil makinaları getirip fabrika kurmuş. 10 yılda ödeyecek makina parasını..

    z belediyesi su, doğalgaz, raylı tramvay vs için dışardan borç alıyor. işletip borcunu ödeyecek...

    işte bütün bunların toplamı devletin dış borcu olarak görünüyor... yoksa hükümet borç alıp cebine koyup bara-cafeye gitmiyor, eğlencelere falan akmıyor...

    şüphesiz ki hepimiz ülkemizi seviyoruz, kalkınmak istiyoruz... o zaman lütfen sapla samanı karıştırmayalım, taşları doğru yerlerine oturtalım, duyumlardan, dedikodulardan, kara propagandalardan ezberlediğimiz 3-5 cümleyi her şeyin en doğrusu sanmayalım... yanlış ve eksik bilgilere dayalı politika yapmayalım...
#02.09.2010 23:16 0 0 0
  • @ ıssızada & @ oLci
    aLLah kLavyenize, eLinize, koLunuza zevaL vermesin !
#02.09.2010 23:45 0 0 0
  • uzun bi aradan sonra geldim evet diyorum
#03.09.2010 00:02 0 0 0
  • @ıssızada adlı üyeden alıntı:
    bdp hayır demiyor kardeşim. boykot ediyor. "sandığa gitmeyin" diyor...
    Orijinali Göster...


    Aslında Hayır diyor. Neden mi?

    Madem muhalefet partisi liderleri tarafından bu referandum genel seçim havasına sokuldu o halde o mantıkla düşünülecek olursa güneydoğu illerinde hem BDP bu kadar güçlenmeden evvel hem de şu an halen güç AK partinin elindedir. Oradaki illerde CHP ve MHP ye %1 bile oy çıkmayacağı ayan beyan ortadır.

    Hal böyle oluncada orada özgür bırakılan halk her halukarda evet diyecektir.

    İnsanların sandığa gitmesi halinde hayır kampanyası yürütecek olsa bile halkın evet diyeceğini bile BDP bu sefer çareyi referandumu boykot etmete buldu. Bir yandan demokrasi ve özgürlük dibi kendileri ile uzaktan yakından alakası olmayan söylemlerde bulunurken bir yandanda çaktırmadan sandığa gidecek olanları tehdit etmekte ve şimdiden çeşitli olaylarla halka gözdağı vermektedir.

    Ve yine BDP açık açık hayır diyecek olursa özellikle MHP tabanı Evet diyecektir. Dolayısı ile boykot yapıyoruz hikayesi ile her türlü evetin önüne geçilmek isteniyor.

    BDP Hayır diyor.

    Üstünlerin hukukuna hayır. Hukukun üstünlüğü için EVET.

#03.09.2010 00:04 0 0 0
  • sayın admin;

    tesbitlerinize katılıyorum. aslında bdp kendi tabanına akrşı kendini bağlamak istemiyor. bdp nin mhp oyları ile ilgili manevrası konusundaki düşünceniz çok güzel bir tesbit.
    bdp nedne kendini bağlamk istemiyor. doğudaki kürt hassasiyetli halkımız özgürlük ve demokratik hak talebinde bulundukalrını deklare ediyor siyasi zeminlerde. eğer direkt olarak hayır dese tabanına ters düşer... açıktan evet dese hükümetin uydusu gibi olur, halbu ki en bütyk kaynağı sistemle ters olması. sistemle barışırsa tabanını akybeder.. ki bölgede en büyük rakibi ak parti. yani ona taraf görünmesi yine tabanını ak partiye kaydırır endişesi var.

    önceki emsajları silmeden önce bütün yazdıklarımı okuduysanız benim seçim sonucu ile ilgili tahminlerim vardı. aslında bdp boykot kararı almışken istese de istemese de evet oyuna hizmet etmiş oldu... çünkü; bdp nin boykotuna rağmen sandığa gidecek bdp taraftarları resmi ideolojiyi desteklemezler. yani içinde asker ve yüksek yargı olan tarafta eyr almazlar. bu durumda evet diyecekler.. bdp boykotuna boyun eğerlerse bu durumda ülke genelinde kullanılan oy sayısı düşecek. ama evet oyları sabit kalacak. bu durumda evet oylarının kullanılan oylara oranı daha da artacak... sayı artmayaxcak ama oran artacak...

    şöyle örnek vereyim...
    diyelim ki genel seçmen sayısı 15 milyon. diyelim ki evet oyu kullanan 7.5 milyon. bu seçime bdp katılmış olsa ve hayır demiş olsa evet oyları %50 olacak. ama bdp boykotuyla 3 milyon kişi katılmasa 12 milyon seçmen kalır. ama evet oyu sayısı yine 7.5 milyon kalır. bu sefer kullanılan oylar içindeki evet oranı %62.5...

    haksız mıyım?
#03.09.2010 00:32 0 0 0
  • BDP katılmadığı halde o oranı yakalamak biraz güç gibi geliyor bana. Umarım katılırlar ve EVET yönünde tercih kullanırlar.
#03.09.2010 00:54 0 0 0
  • [QUOTE=ıssızada]ben şanlı tarihimizin her aşamasında şanlı ordumuzun " allah allah" nidalarıyla ölüme, şehadet şerbetine severek koştuklarını gördüm, duydum, okudum... ama ne "atatürk, atatürk" diye, ne "ordu, ordu" diye, ne "çağdaşlık, laiklik" diye, "chp, chp" diye, " kemal, kemal" diye nara attıklarını, şehadete koştuklarını görmedim, duymadım, okumadım...

    Arkadaşım galiba yazdıklarınızı okumuyorsunuz..
    Görmemeniz, duymamanız ve okumamanız gayet normal..
    Çünkü Dünyanın sayılı, Nato'nun ikinci büyük TÜRK Ordusu öyle taarruz etmez
    Kimse de onu öyle taarruz ettiremez.

    Yoksa"irtica, irtica" diye "Recep, Recep" ve "diktatörlük, diktatörlük" diye mi koşmalarını bekliyordunuz.


    [QUOTE=ıssızada]bir deniz kuvvetleri komutanı vardı... askeri yargının tüm kayırmalarına rağmen kendisinin ve eşinin görevi kötüye kullanıp 1.25 milyon dolar zimmet ve irtikap yaptıkları tesbit edildi... apoletleri ve ünvanları söküldü. hapse girdi...

    Evet, işte adalet dediğin öyle olur..
    Sizin görüşünüze göre "Askeri yargının tüm kayırmalarına rağmen"
    50 yıla yakın hizmet ettiği bir kurumdan yaptığı bir hata nedeniyle
    apoletleri sölülüp hapse atıldı, er statüsüne indirildi ve
    şimdi emekli maaşını bile alamıyor.

    Buna karşın, halen dokunulmazlık nedeniyle görevlerini sürdürenler hakkında
    tek bir kelime bile yazamıyorsunuz acaba neden...
    Yoksa bunları yazmaktan korkuyormusunuz

    [QUOTE=ıssızada]28 şubat öncesinde erbakana karşı olan basının bile ekonomi sayfalarına bakın, erbakana karşı olan iş adamları bile beyanatta bulunmuşlar " bu sefer bu havuz sistemi ile bütçe gerçekten denk olacak, açık vermeyecek, kar yapan kobilerin paraları düşük faiz oranlarıyla özel bankalara peşkeş çekilip; zarar eden kobiler yüksek faizle aynı bankalara borçlanmayacak..."

    İşte bu yazdıklarınıza hak vermiyor değilim...
    Çünkü şu anda böyle bir işlemi yapabilecek banka sayısı yok gibi.
    Tüm bankalarımız "Atatürk'ün kurdurduğu İki banka hariç"
    hepsi yabancıların elinde...

    9 Eylül'de denize döktüğümüz Yunanlılar dahil...


    [QUOTE=ıssızada]ben bir daha kenan evrenler bizim verdiğimiz maaş ve imkanlarla, silah ve eratla böyle ortada fütursuzca fink atmasın, demokratik haklarıma kast etmesin, kaos yaratıp dünya çapında ekonomik ve siyasal prestijimizi düşürmesin istiyorum.

    Siz bu düşünce ve bu anlayış içinde olduğunuz sürece,
    hepimizin verdiği maaş ve imkanlarla daha kimler ortada fink atıp
    dünya çapından ekonomik ve siyasal prestijinizi düşüreceğini
    bu anayasa oylamsına EVET oyu verdikten sonra bekleyin ve görün...

    Almanya'da kardeşlerimizin paralarını toplarlayıp deve yapanlar için
    açılan yargılamanın birincisi bitti ve suçlular cezalarını aldılar.
    Şimdi ikinci bir yargılama başladı onun da bir süre sonra biteceği kesin.

    Siz bu olayın Türkiye'deki uzantılarını hiç merak etmiyor musunuz..

    Yoksa CHP nin elinde olduğunu iddia ettiğiniz yargı mı bunu geciktiriyor.

    Sizin Petkim olayından hiç haberiniz yok mu..
    Siz Türkiye'de 300 e pazarlanıp hemen arkadan 900 e pazarlanan
    fabrikalar hangileridir biliyor musunuz...

    Haydi bunlara cevap vermeniz uzun sürecek..

    Siz bana Cumhuriyet kurulduğundan bu yana
    dedelerimiz babalarımız dahil bizlerin verdiği vergiler ile yapılan
    ve şu anda elimzde kalan bize ait fabrikaların adlarını verebilir misiniz.?


    [QUOTE=ıssızada]tarih göstermiştir ki en güçlü kişi ve devletleri en çok güvenilen hainler yıkmıştır...

    Bu çok doğru..
    Şöyle sakinleşin ve sizin kime güvendiğinizi bir düşünün bakalım.

    [QUOTE=ıssızada]bunları yapanların millet adına, bağımsız ve tarafsız mahkemelerde hesap vermesini istiyorum...

    Tarafsız mahkeme...

    Başkanı Adalet bakanı ve yardımcısı Müsteşar olan bir mahkeme..
    Herhangi bir sorun karşısında şu anda yargıya başvurma hakkı olan hakim ve savcılar..

    Eğer bu anayasa'ya EVET oyu verirsen o hakkı da kaldırılmış
    yani Hakim ve Savcıların savunma haklarını
    Mahkeme yerine Adalet bakanına bırakan bir maddeyi kabul etmiş olursun...


    Lütfen bilmeden ahkâm kesmeyin.

    EVET oyu verirseniz tam sizin istediğiniz gibi
    " Millet adına, bağımsız ve tarafsız "
    bir HSYK ortaya çıkmış olacak..?

    Sevsinler sizi...

#03.09.2010 00:56 0 0 0
  • Yoksa"irtica, irtica" diye "Recep, Recep" ve "diktatörlük, diktatörlük" diye mi koşmalarını bekliyordunuz.

    hayır. kazanmakla gurur duyduğumuz zaferlerin "allah, allah" nidalarıyla alındığını, şimdi "allah, allah" diyenlerin askeriyeden haksız, hukuksuz şekilde bir açıklama ve hakkını arama fırsatı verilmeden ordudan atıldığını söyledim...
    bana "yazdıklarınızı okumuyorsunuz" demek yerine siz benim yazdıklarımı okuyun, okuduklarınızı anlayın, yazdıkalarımı kırpıp yerine benim yazmadıklarımı ekleyip polemik yapmayın...

    Evet, işte adalet dediğin öyle olur..
    Sizin görüşünüze göre "Askeri yargının tüm kayırmalarına rağmen"
    50 yıla yakın hizmet ettiği bir kurumdan yaptığı bir hata nedeniyle
    apoletleri sölülüp hapse atıldı, er statüsüne indirildi ve
    şimdi emekli maaşını bile alamıyor.

    Buna karşın, halen dokunulmazlık nedeniyle görevlerini sürdürenler hakkında
    tek bir kelime bile yazamıyorsunuz acaba neden...
    Yoksa bunları yazmaktan korkuyormusunuz


    hayır adalet öyle olmaz... artık büytün çabalara rağmen ortaya kan-kubur gibi fışkırmış bir rezaleti ört bas edemez hale gelince tabi ki bir ceza vereceklerdi... apolet sökmekle,1-2 yıl hapisle yırttı... hem unutmayın bozuk saat bile günde 2 defa doğruyu gösterir...

    sizin değişmesin dediğiniz kanunlar bir kilo baklava çaldı diye gariban bir çocuğu 16 yıl ile yargılayıp 9 yıl hapiste yatırdı... o apoletleri sökülen şahsın apoleti olmasaydı ve o kadar para çalsaydı sizce ne kadar ceza alırdı..?

    dokunulmazlık... dokunulmazlık yasasını ak parti çıkarmadı. dokunulmazlık varken taraflı karar alan asker ve yüksek yargı habire hükümetin önünü tıkarken, dokunulmazlık olmasa böyle eften püften çamur atmalarla her gün başbakan ve bakanlar konusunda dava açılıp göz altında tutarlar heralde... dünya kamuoyunda her gün keyfe keder kelepçelenen türk başbakanı ve bakanların görüntüleri...

    diğer yandan geçerli bir anayasa hükmü varsa beğenseniz de, beğenmeseniz de saygı duyup uymak zorundasınız... yasla hak ve yetkilerini kullanan hükümete karşı çıkıyorsunuz, yasaların hak ve eytki vermediği birilerinin keyfi uygulamalarını, hak ve özgürlüklere silah zoruyla müdahalesine hak veriyorsunuz. lütfen adil ve tutarlı olun...

    diğer yandan dokunulmazlığı olanlar hakkında da suç duyurusunda bulunulabilir, dava açılabilir ve fezleke hazırlanıp meclis başkanına gönderilir... yani suç var ise cezası da er-geç verilir... ne o? hırsızlık vardı da, bütün yüksek yargı mensupları birden ak partili olup göz mü yumuyor diyorsunuz? unutmayın anayasa mahkemesi aynı zamanda yüce divandır. ve savcısı da yargıtay cumhuriyet baş savcısıdır... siz hükümetin çaldığını ama savcı abdurrahman beyefendinin birden ak parti taraftarı olup zevk için dava açmadığını mı söylüyorsunuz?

    görev yürütmek demişsiniz.. seçilenlerin suçları var ise sandıkta cezasını alır seçilmez ve dokunulmazlığı kalkar.. siz seçmenin %47 sinin hepsinin uyuduğunu, bir tek sizin hırsızlıkları gören süper bir kahraman olduğunuzu mu düşünüyorsunuz? şu var dediğiniz hırsızlık nerde bir söyleyin de bilelim...

    ayrıca ben anayasa değişiklik paketine vurgu yaptıkça siz tartışmayı ak parti veya yandaşları ile ilgili zemine çekiyorsunuz.

    defalarca belirttim ben ne sizin ne ak partinin her yaptığının kefili değilim...

    referanduma konu olan maddelerin nasıl olup ülkeye zarar getireceğini, nasıl olup tayyibi kurtarma maddeleri olduğunu açıklayın da sayenizde gaflet uykumuzdan uyanalım...

    İşte bu yazdıklarınıza hak vermiyor değilim...
    Çünkü şu anda böyle bir işlemi yapabilecek banka sayısı yok gibi.
    Tüm bankalarımız "Atatürk'ün kurdurduğu İki banka hariç"
    hepsi yabancıların elinde...

    9 Eylül'de denize döktüğümüz Yunanlılar dahil...

    sanırım finansbank yunanlılara satılmıştı veya deniz bank... finans bank fiba holdingin, deniz bank zorlunundu... özel mülkleridir... ne başbakan ne başkası karışamaz. serbest ticaret hakları vardır. uluslararası ticaret anlaşmaları vardır. kimsenin servetine kişisel müdahale edemezsiniz. mevcut fortis bank ta aydın doğanın dı, fortise sattı... aydın doğan tayyibi çok sevdiğinden mi bankasını sattı?

    oyak bank ordunun yönetiminde idi... ing bank oldu. ordu sattı o bankayı.. şimdi ordu vatan mı satmış oluyor? yunan istila etti de, ingilizler istila etmedi mi? yoksa siz sadece izmiri vatan toprağı sayıp ingilizlerin işgal ettiği kısmı vatan toprağı saymıyor musunuz?

    türk iş adamalrının da, türk devlet bankalarının da başka ülkelerde bankaları var. o ülkeler vatanlarını bize satmış mı oluyorlar?

    Siz bu düşünce ve bu anlayış içinde olduğunuz sürece,
    hepimizin verdiği maaş ve imkanlarla daha kimler ortada fink atıp
    dünya çapından ekonomik ve siyasal prestijinizi düşüreceğini
    bu anayasa oylamsına EVET oyu verdikten sonra bekleyin ve görün...


    siz kenan evren ve ihtilal mantığına taraf mısınız, değil misiniz? benim ihtilal istememek hakkım var ve dürüstçe burda deklare ediyorum. siz de ben "kenan evrenleri istiyorum, hesabıma gelmeyen siyasi parti çok oy alırsa ihtilal yapılsın istiyorum" diyin dürüstçe. tercihinizi onaylamayabilirim ama tercihinize saygı duyarım...

    diğer yandan 30 yıldır geçerli olan ve değişmesini istemediğiniz bu anayasayı çok beğendiğinizi söyleyin olsun bitsin.. yoksa "hayır diyin türkiyenin önü açılsın" diyen kılıçdaroğlu gibi düşünüyorsanız lütfedip açıklayın 30 yıldır ülkenin önünü açmayan anayasa birden nasıl olup ta ülkenin önünü açacak? açıklayın da engin bilgilerinizden faydalanalım...

    Siz bana Cumhuriyet kurulduğundan bu yana
    dedelerimiz babalarımız dahil bizlerin verdiği vergiler ile yapılan
    ve şu anda elimzde kalan bize ait fabrikaların adlarını verebilir misiniz.?

    konu fabrika ve ekonomi ise bu işin baba-dede hatırat gibi değerlendirmesi olmaz... dünya realiteleri vardır, ülke realiteleri vardır... oy deposu olarak kullanılan, arpalık olarak vasıfsız bir sürü bankamatik kadrosu ile şişirilmiş devlet yatırımlarının devamlı zarar edip bütçede kambur oluşturmasına göz yummak ülke ekonomisini daha diplere vurdurmaktır. siz hem devletten kalkınma bekleyeceksiniz hem de sadece maaş çeken ve üretmeyen işçilerin haklarından dem vuracaksınız... zarar eden kurumlar ya özelleştirildi ya da kapatıldı... bu hantal sistemi rehabilite etmek için şarttı... diğer yandan özelleştirilen hiç bir kurumun işçileri açıkta bırakılmadı, alternatif işlere kaydırıldı...

    bazı kuruluşlar ihale yoluyla satıldı. alan şirketler o fabrikalarda modernizasyona gitti, yeni yatırımalr yaptı, fazla işçileri çıkarıp üretim kalitesini arttırdı. ve rekabet gücü olan yatırımlar haline getirdi... siz hangi işletmeden bahsediyorsunuz bilmem ama 300 alıp 900 e satmışsa bundandır... ihale her kese açıktır.. siz de o ihaleye katılıp 300 e değil 900 e alsaydınız da ülke kaybetmeseydi... karlı bir yatırımsa sizin taraf olduğunuz şirketler neden katılmadılar ihaleye...?


    Alıntı:
    ıssızada'isimli üyeden Alıntı
    tarih göstermiştir ki en güçlü kişi ve devletleri en çok güvenilen hainler yıkmıştır...
    Bu çok doğru..
    Şöyle sakinleşin ve sizin kime güvendiğinizi bir düşünün bakalım.

    siz söyleyin. siz her şeyin sırrını elinde tutan ve her şeyi bilensiniz...

    60 yıldır siyaset yapan baykal ve onun uzantıları bir tek taşı taş üstüne koymamış.. ona veya onun uzantılarına mı güveneyim? başbakanın masasında rakı içene mi? gençler ölürken ihtilali haklı çıkarmak için bilerek görevini yapmayana mı? 3-5 laiklik mavrası sallayıp devleti soyan generale mi? kendilerine oy vermedi diye millete öküz, şehit ailelerine şerefsiz diyene mi? seyfi oktayın emri ile tayin ve terfi yapan taraflı yüksek yargıya mı?

    söyleyin kime güveneyim? en azından mevcut hükümetin politikalarıyla mevcut enflasyon oranını, mevcut piyasa faizlerini, krize karşı ülke ekonomisinin ayakta durmasını, diğer krizlerin tersine düşen faizleri, yükselen üretim ve ihracatı görüyorum... kriz süresince esnaf ve kobilerin 16 farklı paket ile desteklenmesini, işçi çıkarılmasın diye yapılan destekleri, çiftçi ve esnafa sağlanan çok uzun vadeli ve çok düşük faizli kredileri görüyorum...

    siz kime güvenmemi istiyorsunuz..?


    Alıntı:
    ıssızada'isimli üyeden Alıntı
    bunları yapanların millet adına, bağımsız ve tarafsız mahkemelerde hesap vermesini istiyorum...

    Tarafsız mahkeme...

    Başkanı Adalet bakanı ve yardımcısı Müsteşar olan bir mahkeme..
    Herhangi bir sorun karşısında şu anda yargıya başvurma hakkı olan hakim ve savcılar..

    Eğer bu anayasa'ya EVET oyu verirsen o hakkı da kaldırılmış
    yani Hakim ve Savcıların savunma haklarını
    Mahkeme yerine Adalet bakanına bırakan bir maddeyi kabul etmiş olursun...


    Lütfen bilmeden ahkâm kesmeyin.

    EVET oyu verirseniz tam sizin istediğiniz gibi
    " Millet adına, bağımsız ve tarafsız "
    bir HSYK ortaya çıkmış olacak..?


    mehmet moğultayın siyasi tercihleri ile alındığını kendisinin de itiraf ettiği yargı üyelerini tarafsız, seyfi oktayın emrine amade hsyk üyelerini bağımsız sayıyorsunuz, görevi anayasal haklarla belirlenmiş olan, bu gün iktidarda başkası olsa o partinin bakanına ve müşteşarına verilecek olan görevden dolayı siz mahkemeleri bakan ve müsteşarına teslime etiniz gitti...

    hocam... bakan ve müsteşar hsyk yönetiminde 7 kişiden ikisidir.. ve yeni değişiklik yasası ile bütün barolardan, hakim ve savcılardan seçilecek adaylar ile birlikte 22 kişiye çıkarılıyor. ve mevcut adalet bakanı ve müşavirinin bir çok yetkisi kaldırılıyor... bunu anayasa mahkemesi bizzat belirtti... ayrıca anayasa mahkemesi değişikliğin anayasa mahkemesi ve hsyk üzerinde siyasi etkiyi arttırmadığını, bilakis azalttığını özellikle belirtti...

    şimdi lütfen açıklayın nasıl oluyor da adalet bakanı mahkemelere müdahale ediyor?

    daha önce de söyledim. nasıl olsa taraftarı ve savunucusu olduğunuz kesimin iddiasına göre kemal kılıçdaroğlu dolu-dizgin iktidara geliyor... her şey onun emrine girecek yargı iktidarın emrindeyse... kaygınız ne? yoksa siz de mi biliyorsunuz ki asla gelemeyecek?

    sevmeye gelince... beni boş verin sizi seven seviyor... o yeter...
    ama yemin ediyorum sizin seçtiğiniz yol ve yöntemle ben sevileceksem ... neyse...
#03.09.2010 02:23 0 0 0
  • @ ıssızada

    Harikasınız...
    Siz hakikaten bu iktidarı destekleyen medyanın bir üyesi olabilirdiniz.
    Ama hakkınızı yemişler..

    Benim alıntı yaptığım paragrafın içinden tek bir cümle alarak cevap vermeniz
    aynı bugünkü yandaş medyanın yaptığı bir uygulama...

    Örnek:

    [QUOTE=ıssızada]ben şanlı tarihimizin her aşamasında şanlı ordumuzun " allah allah" nidalarıyla ölüme, şehadet şerbetine severek koştuklarını gördüm, duydum, okudum... ama ne "atatürk, atatürk" diye, ne "ordu, ordu" diye, ne "çağdaşlık, laiklik" diye, "chp, chp" diye, " kemal, kemal" diye nara attıklarını, şehadete koştuklarını görmedim, duymadım, okumadım...

    Yukarıdaki sizin yazdığınız aşağıdaki ise benim size yazdığım paragraf..

    [QUOTE=atesilter]
    Arkadaşım galiba yazdıklarınızı okumuyorsunuz..
    Görmemeniz, duymamanız ve okumamanız gayet normal..
    Çünkü Dünyanın sayılı, Nato'nun ikinci büyük TÜRK Ordusu öyle taarruz etmez
    Kimse de onu öyle taarruz ettiremez.

    Yoksa"irtica, irtica" diye "Recep, Recep" ve "diktatörlük, diktatörlük" diye mi koşmalarını bekliyordunuz.

    Halbuki siz aklınız sıra sadece aşağıdaki cümleyi kullanarak
    yazdığınızı güya düzelteceğinizi sanmışsınız..


    Yoksa"irtica, irtica" diye "Recep, Recep" ve "diktatörlük, diktatörlük" diye mi koşmalarını bekliyordunuz.



    Türk Silahlı Kuvvetlerini ve Devletin diğer kuruluşlarını
    yıpratmak için bu gibi hilelere hangi medyanın başvurduğunu
    aklı başında olan herkes biliyor...

    Bir paragraf içinden tek bir cümle alıp,
    ondan sonra sanki geçerli bir cevap vermiş gibi görünerek
    ne kadar bilgili ve akıllı olduğunu göstermeyi siz de başarmışsınız...
    Bu gelişiminizi takdir ile karşılıyorum...



    Fala bakmış gibi olmayayım ama siz yakında helen çalıştığınız işinizi değiştirecek
    ve AKP sıralarında çok daha üst derecede yerlere geleceksiniz.

    Fakat benim bildiğim, lâf ebeliğini iyi yapmakla beraber,
    öncelikle il ve ilçe teşkilatları içinde yer almanız gerekir.

    Daha sonra o il içinde bizim vergilerimizi kullanarak
    AKP yanlılarına başta kömür olmak üzere, yiyecek paketleri
    beyaz eşya ve aile yardımı gibi yardımları
    sanki kendi cebinden yapıyormuş gibi dağımanız ve göze girmeniz gerek..

    Daha sonrası için neler yaparak siz de o mutlu azınlığa
    nasıl katılırsınız o konuda da elimden geldiğince size yardımcı olmak isterim..

    EVET oyunu vermeniz yetmiyormuş gibi,
    bir de kararsız arkadaşlarımızı kandırmaya çalışmanızı
    ilgililerin takdir edeceğinden şüphem yok...

    Yaptığınız bu çalışmanızın sonucunda
    ileride karşılaşacağınız sizi mutsuz eden olaylardan
    benim sorumlu olmadığımı belki siz kabul etmeyeceksiniz ama
    herşeyi akl-ı selim ile gören ve takip edenler eminim göreceklerdir..

    Bir önce sorduğum sorulara ilişkin verdiğiniz cevaplara
    diğer arkadaşlarımın sizin durumunuzu iyice açığa çıkması için
    kasıtla cevap vermiyorum...



#03.09.2010 07:31 0 0 0
  • çıkmak zorundayım. akşama cevaplarınızı alacaksınız.
    ama yaklaşımlarınıza ve ithamlarınıza bakıyorum ve gerçekten şoktayım...
#03.09.2010 09:07 0 0 0