Sezaryen Sonrası Normal Doğum - Sezaryen Sonrası Normal Doğum Nedir - Sezaryen - Normal Doğum
'Sezaryen doğum yaptıktan sonra yine doğumlarımı sezaryenle yapmak zorundayım' tezi çürütüldü.
Doktorların sezaryen sonrası normal doğum yani SSVD yaptırmaktan çekindiği ve normal doğum yapmak isteyen anne adaylarının ağlayarak sezaryene girdiği bir dönemde, Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı, Lamaze ve HypnoBirthing Hamile Eğitim Uzmanı Dr. Hakan Çoker ilk doğumunu sezaryenle yapan annelere normal doğum tecrübesi yaşatıyor. Sorularımızı cevaplayan Dr. Hakan Çoker'in cevaplarını SSVD grubunun kurucusu Nilay Güler de görüşleri ile birleştiriyoruz.
Sezaryen sonrası normal doğum yapılabilir mi?
SSVD olarak kısaca özetleyebileceğimiz sezaryen sonrası vajinal doğum, yani normal doğum mümkündür. Sağlık Bakanlığı da yayınladığı kadın doğum ve perinatotoji derneklerinin işbirliği ile hazırladığı Doğum Eylemi Rehberi içinde SSVD'yi destekler. Bu rehberde SSVD koşulları aşağıdaki gibi özetlenmiştir:
* Sezaryenin alt segment transvers insizyonla yapılmış olması
* Uterusta sezaryen dışında başka ameliyat ya da anormallik olmaması
* Pelvik darlık olmaması
* Fetüsün 400 gr altında olması
* Hamilenin tüm eylem süresince bir doktor tarafından izlenebilmesi ve gerektiğinde acil sezaryen yapabilme koşullarının bulunması
* 24 saat fetal monitorizasyonun gerçekleşeceği koşulların bulunması
* Acil bir durum halinde kan nakline olanak sağlayan koşulların bulunması
Ülkemizde sezaryenlerin hemen hemen tamamında alt transvers kesi yapıldığı için birçok sezaryen olmuş anne adayı, SSVD için gerekli koşulları kapsar. Burada en önemli konu annenin "bilinçli talebi"dir. Bu biliçli talep oluşmadığı sürece size SSVD önerisi zaten gelmeyecektir.
Riskleri konusunda neler söyleyebilirsiniz?
Ülkemizdeki en büyük sorun, hamileliklerin birçoğunda olduğu gibi "abartılmış riskler sonucu" annelerin kaygıya sürüklenmesidir. Bu abartılan risk kavramları miat aşımında, biraz büyük bebeklerde, hafif yüksek çıkan kan şekeri değerlerinde de karşımıza çıkar. Bizim anne üzerinde yarattığımız bu korkular, bazen riskin kendisinden çok daha fazla negatif etki yaratır. Bu da hamile takibinde bence en çok kaçınılması gereken konudur. Çünkü annelerin ihtiyaç duydukları en önemli duygu, kendilerinin ve bebeklerinin güvende olduklarını hissetmeleridir.
SSVD konusunda annelerin önüne konulan en büyük risk, doğum sırasında eski dikiş yerindeki açılma sonucu meydana gelebilecek istenmeyen durumlardır. Bazı doktorlarımız SSVD'nin çok riskli olduğunu, bu doğum şekli ile bebeğin hayatının çok tehlikeye girebileceğini söyleyerek toplumda büyük bir korku yaratırlar. Bunu duyduğunuzda SSVD yapan kadınların birçoğunda bu olayın meydana geldiğini sanabilirsiniz. Oysa biliyor musunuz ki, bu abartılan riskin oranı sadece yüzde 0.5-1.5 arasındadır. Birçok durumda en ufak bir riskte bile sezaryen kararı alınacağını da hesaplarsak bu oran daha da düşecektir. Doğum Eylemi Rehberi'nde bu riskler şöyle tanımlanmıştır:
* Uterus rüptürü - yüzde 0.2-1.5 (önceki sezaryende alt transvers kesi ise)
* Acil sezaryen gereksinimleri (yüzde 30)
* Fetal sıkıntı ve bebek için yenidogan ünitesine ihtiyaç
Doğuma bağlı bebek kaybı, SSVD'de yaklaşık onbinde 2-3 olarak saptanmıştır. İlk doğumunu yapan bir hamilede de aynı risk olduğu göz önüne alındığında, SSVD'ye bağlı risk artışının abartıldığı gibi yüksek olmadığını görüyoruz.
Sizce SSVD yapmayan doktorlar, bunu hangi gerekçelerle kabul edip yapmıyorlar?
Ülkemizde yıllardır "sezaryen sonrası mutlaka sezaryen" anlayışı ile yetişmiş bir doktor grubuna sahibiz. Bu birçok doktorda olduğu gibi benim için de geçerlidir. Yıllardır hep aldığımız eğitim sonucunda planlı ikinci sezaryenler yaptık. Bu yüzden bu doktorların SSVD sırasındaki takipte nelere dikkat edileceği, ters giden olayların nasıl saptanabileceği konusundaki tecrübeleri az. Buna bağlı olarak, sezaryen sırası ve sonrasındaki ters giden olayların hepsine rahatça hakim olan doktorlarımız SSVD sırası veya sonrasındaki ters gidebilecek olaylar karşısında kendilerini güvende hissetmiyorlar.
Bir diğer konu Doğum Eylem Rehberi'nde de belirtilen ön koşulların birçok hastanemizde karşılanamıyor olması. Bu durum, doktorlara ek bir sorumluluk yüklüyor. Yani bu doğumda hep hamilenin başında olacaksınız. Sadece sizin olmanız yetmiyor, tüm anestezi ekibi de orada olacak.
Ama bence en önemli sorun, bugünlerde doktorlarımızın en büyük sıkıntısı olan mesleki sorumluluk yasaları ve devam eden şikayet davalarıdır. Günümüzde henüz sezaryen yaptığı için dava edilen bir doktor yokken, normal doğum öncesi, sırası veya sonrasındaki olaylarla ilgili açılan davalarla birçok doktorumuz meslekten soğuyacak boyuta gelmiştir. Ülkemizde SSVD önündeki en büyük engelin bu olduğunu düşünüyorum.
SSVD'nin avantajları var mı? Kadınlar neden bunu istiyorlar?
Bunu anlatabilmenin tek yolu, doğal doğumun anne ve bebeğine kattıklarını anlatmaktan geçiyor. Bu konuşulduğunda hemen diğer bir soru geliyor aklımıza: Sezaryen kararı alarak (ister ilk olsun ister ikinci olsun) kendiniz ve bebeğiniz için hangi riskleri alıyorsunuz?
Bunlar arasında anne için, artmış kanama ve enfeksiyon oranları, büyük organ yaralanmaları, bir sonraki doğumda dış gebelik ve düşük oranlannda artış, plasentanın yanlış yerleşme oranlarında artış ve doğum sonrası depresyon oranında artışlar sayılabilir. Bebek içinse erken doğum riski, solunum problemleri yaşamasında artan riskler, bağışıklık sistemindeki bozulmalara bağlı astım ve alerji oranlarında artışlar, ameliyatta cilt kesileri, emzirme ve bağlanma sorunlan sayılabilir.
İşte SSVD isteyen anneler, bu risklerin de farkındalar ve mümkün olduğunca SSVD yaparak hem bu riskleri almaktan kaçınmak hem de doğal doğumun getirdiği tüm olumlu etkileri yaşamak istiyorlar. Bu saydığımız riskler, tıbbi olarak gerçekten sezaryenin gerekli olduğu durumlarda göze alabileceğimiz düşük risklerdir. Tıbbi sebeplerden dolayı sezaryen kararı alınan annelerin korkması için bir sebep yoktur. Ancak tıbbi bir gereklilik yokken alınan sezaryen kararlarında, bu risklerin tümü istemediğimiz halde karşımıza çıkacak gerçeklerdir. Ve sezaryen kararı alınırken kimse size bu riskleri anlatmaz. Sanırım en önemli konu, annelerin içgüdüsel doğar doğmaz bebekleri ile buluşma istekleridir. Zaten doğumun tüm büyüsü bu buluşma anında gizlidir.
Sezaryen sonrası normal doğum yaptırırken karşılaştığınız genel sorunlar nelerdir?
Benim SSVD sırasında karşılaştığım büyük bir sorun olmadı. Ancak en büyük sorunlar, öncesinde yaşanıyor. Beni en çok yoran konu, ailelerin SSVD isteklerini sadece duygusal olarak yapmaları, ancak günlük hayatlarında bu konuda hiçbir adım atmamalarıdır. Yani aileler SSVD için tüm görevin ve sorumluluğun doktorda olduğu gibi büyük bir yanılsama içine giriyorlar. Zaten bu yüzden SSVD sorumluluğunu alacak doktor bulmakta çok güçlük çekiyorlar. Bütün organizasyonu son aylara bırakıyorlar. Huzur içinde geçmesi gereken günler, gerekli hazırlık olmadığından dolayı korku ve gerginlikle geçiyor. Hele bir de doktoru ile bu konulan tam konuşmamışsa ve son aylarda doktoru SSVD için destek vermezse, doktor ve hastane arayışları başlıyor ki bu da ayn bir gerginlik yaratıyor. Hal böyle olunca doğumlar da olumsuz etkileniyor.
Doğuma hazırlık kursları da verdiğim için takip ettiğim hamilelerin benim kurslara katılmalarını öneriyorum. Ancak aylar geçmesine rağmen bu konuda adım atmayan, beslenmesine ve bedensel hazırlığına dikkat etmeyen, gerekli zihinsel ve nefes çalışmalarını yapmayan hamilelerimde doğum sonuna doğru gerginlik ve korku başlıyor. Bir yandan geçmiş doğumlarından kalan korkular yeniden canlanırken, toplum tarafından yapılan baskı sonucunda bunlara yeni korkular ekleniyor. Bu tür hamilelerimin birçoğunda SSVD başarısızlıkla sonuçlanıyor.
Oysa yapabilecekleri çok basit hazırlıklarla SSVD şanslarını arttırmalarının kendi ellerinde olduğunu anlayabilirler. Öncelikle doğumu öğrenmeleri gerekiyor. Çünkü SSVD sırasında en çok güvenmemiz gereken kişi hamileler oluyor. Onların yaşadıkları ve hissettikleri, doktorların doğum sırasında alacakları kararlara yön veriyor. Bilinçli bir bilgi sonrasında korkuların çoğu gidiyor. Ama yetmiyor. Gevşemeyi ve nefesi öğrenmeleri, bunu doğumda çok iyi kullanmaları gerekiyor. Doğuma gergin ve korkan bir zihinle değil, güvenen ve doğumun her türlü şekline hazır bir zihinle girmeleri gerekiyor. İşte bu hamilelerimde SSVD'de başarı oranları çok daha fazla oluyor.
Sezaryen ve normal doğum arasındaki sürenin kaç yıl olması gerekir ki, sağlıklı bir doğum gerçekleşebilsin?
En az iki yıl geçmesi uygun olacaktır.
Annelere SSVD yolunda hazırlık için neler önerirsiniz?
Doğuma hazırlık eğitimi, olmazsa olmazlardan biri. Ama her hamilenin bunlara ulaşması zor. O zaman onlara bedensel hazırlık ve gevşeme egzersizlerini öneririm. Doğum eğitimi de almış uzman kişilerce verilen "yoga" ve "pilates" çalışmaları bu konuda en büyük yardımcıları olacaktır. Ülkemizde bir ilk olan yahoo'da bu konuda bir tartışma grubu var. SSVD isminde bu grupta çok büyük destek görebileceklerinden emin olabilirler. Michel Odent'in Türkçeye çevrilen Sezaryen kitabı da bu konuda çok bilgi içeriyor.
Ama burada en önemli konu SSVD konusunda kendilerine destek bulabilecekleri doktor veya hastane bulmak. Bu araştırmayı yaparken hamilelerimiz yine büyük bir yanlışa düşüyorlar. Güvenecekleri doktor ve hastane arıyorlar. Evet, bu doğru bir yaklaşım ancak eksik bir yaklaşım. Bu arayışı yaparken şunu kendilerine sormalılar: "Ben SSVD konusunda doktoruma nasıl güven verebilirim?" Yani; bedensel ve zihinsel hazırlığını tamamlamış bir hamile miyim, doğum sırasında doktorum bana güvenebilir mi, doğum sırasında ters gidebilecek olayları konuşabilecek kadar bilgi ve rahatlığım var mı, yoksa bu konu her açıldığında geriliyor ve reddediyor muyum, doğumda ters gidebilecek olaylar olursa bu konuda doktoruma nasıl bir güvence verebilirim, yoksa doğrudan sorumluluğu sadece ona mı bırakıyorum?
Bu ve benzeri sorulara cevaplarınız yeterince sağlıklı ve olumlu değilse, SSVD için özellikle ülkemiz gerçeklerinde uygun bir aday olma ihtimalinizin düşük olduğunu üzülerek söylemek zorundayım.
SSVD grubu da var; SSVD grubunu kurmaya nasıl karar verdiniz?
12 ve 10 yaşlarında iki kız, 7 ve 3 yaşlarında iki erkek çocuğu annesiyim. Ankara'da İngilizce öğretmenliği yapıyorum. İlk üç çocuğumu sezaryenle dünyaya getirdim. Dördüncü çocuğuma 6 aylık hamileyken sezaryen sonrası vajinal doğumun (SSVD) mümkün olduğunu öğrendim. Bunun üzerine geniş çaplı bir araştırma yaptım. SSVD ile ilgili yerli ve yabancı siteleri araştırdım. Bu konuda çalışan yabancı sivil toplum kuruluşlarına ulaştım, bu kuruluşların SSVD yapmış kurucuları ve üyeleri ile yazıştım. Avrupa ve Amerika'da SSVD hakkında yazılmış hastane raporlarına ulaştım. Bu araştırmalanm sonucunda SSVD yapma karan aldım. Daha sonra, SSVD yapma yolunda ilerlerken birçok sıkıntı ile karşılaştım. SSVD yapılabilir diye altına imza attığı bir hastane raporu olmasına rağmen SSVD'nin yapılamayacağını söyleyen doktorlara kadar... SSVD konusunda anne adaylarımızı bilinçlendirmek gerektiğine karar verdim. 29 Aralık 2006'da Yahoo'da bir SSVD grubu kurdum.
Grubunuz amacına ulaşıyor mu?
Geçen 3.5 yıl içinde yaklaşık 246 üyemiz oldu ve 17 üyemiz doktor kontrolünde SSVD yapmıştır. Üyelerimiz, grubumuzda SSVD'nin yapılabileceğine dair çeşitli hastane raporlarını, SSVD yapan annelerimizin hikayelerini, en önemlisi Sağlık Bakanlığımızın iki sezaryen yapmış anneye bile isterse SSVD yapabilir bildirgesini ve SSVD hakkında diğer bilgileri okuyabiliyorlar. Üyelerimiz hamilelikleri esnasında birbirleriyle yazışarak SSVD yapmış annelerimizin tecrübelerinden, bilgilerinden de faydalanarak SSV konusunda bilinçlenerek bu doğumu rahatça yapabilecekleri kararını veriyorlar.
Gruba üye olan kaç doktor var?
Grubumuzda üye şu an bir doktor bulunuyor. Ancak SSVD'ye sıcak bakan ve üyelerimizin irtibatta bulunduğu 4-5 doktorumuz var. Onlar üye değiller, ama bizi destekliyorlar. Üyelerimiz gerekirse onlara telefonla veya e-posta ile danışabiliyor.
Siz, sezaryen sonrası normal doğum yapabildiniz mi?
Çok istememe ve uğraşmama rağmen bebeğin pozisyonundan dolayı son anda sezaryenle doğum yaptım, ama bebeğimin son ana kadar karnında gelişmiş olmasından dolayı mutluyum. Grubumuzda SSVD'yi başaran annelerle beraber sanki kendim doğum yapmış gibi heyecanlanıyorum.