Kılıçdaroğlu'nun Verdiği Terörle Mücadele Sözü - Kılıçdaroğlu ve Başbakan'ın Görüşmesi
Başbakan Erdoğan, dün CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nu Meclis'teki makamında ziyaret etti.
Görüşmenin ardından CHP lideri, terörle mücadele konusunda Başbakan'la paralel düşündüklerini söyledi. Kılıçdaroğlu, Erdoğan'a, seçim barajının indirilmesi, Güneydoğu'da istihdamın artırılması gibi hususları içeren 5 maddelik öneri sundu.
Başbakan Erdoğan, dün saat 11.00'de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu TBMM'deki makamında ziyaret etti. Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, İçişleri Bakanı Beşir Atalay ve Kamu Güvenliği Müsteşarı Muammer Güler ile beraber gelen Başbakan'ı, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu kapıda karşıladı. Başbakan'ı merdivende bekleyen Kılıçdaroğlu ve basın mensupları buna göre hazırlık yapmıştı; Erdoğan'ın asansörden gelmesi herkesi şaşırttı. Kameraların arkasında kalan Başbakan içeri girmek için bir süre beklerken, Kılıçdaroğlu ile tokalaştı. İkili basın mensuplarının ricası üzerine içeride ikinci kez tokalaştı. Görüşme için Meclis'e erkenden gelen Kılıçdaroğlu'na görüşmede CHP Genel Sekreteri Önder Sav, CHP Genel Başkan Yardımcısı Hakkı Suha Okay ile CHP Grup Başkan Vekili Kemal Anadol eşlik etti.
CHP, Başbakan'a 5 öneri sundu
Yaklaşık 1,5 saat süren görüşmenin ardından Başbakan herhangi bir açıklama yapmadı. Kılıçdaroğlu ise basın mensuplarının görüşmeyle ilgili sorularını cevapladı. Erdoğan'ın terör konusunda bilgi verdiğini, alacakları önlemleri aktardığını kaydeden Kılıçdaroğlu, kendilerinin ise daha çok ekonomik ve sosyal boyutuyla ilgili düşüncelerini aktardıklarını ifade etti. Kılıçdaroğlu önerilerini şöyle sıraladı: "Demokrasinin güçlenmesi ve halk iradesinin parlamentoya yansıması için barajın indirilmesi. Özel yetkili mahkemelerin kaldırılması. Bölgede işsizliğin önlenmesi için devletin doğrudan gidip istihdam oluşturması. Tarım ve hayvancılığın geliştirilmesi için Et ve Balık Kurumu'nun yeniden hayata geçirilmesi. Mayınlı arazilerin temizlenerek topraksız köylülere dağıtılması."
Erdoğan'ın terörle mücadele için oluşturulacak özel güvenlik birimi konusunda kendilerine de bilgi verdiğini aktaran Kılıçdaroğlu, "Ancak bunun ordu içinde mi dışında mı, emniyetin içinde mi olacağı konusunda henüz karar alınmadığını ifade etti." dedi. Bu konudaki hazırlıkları tam olarak görmeden özel güvenlik birimi konusunda kendilerinin bir değerlendirme yapmayacaklarını kaydeden Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ın kendilerine konuyla ilgili olarak bugün geniş bir açıklama yapacağını da aktardığını anlattı. Kılıçdaroğlu, Erdoğan'dan bazı özel bilgiler de aldıklarını ancak bunları kamuoyuyla paylaşmasının uygun olmayacağını kaydetti.
Kılıçdaroğlu'nun verdiği bilgiye göre, Erdoğan ekonomik önlemler kapsamında bölgeye hastane, yol gibi hizmetler için 25 milyar liralık yatırım yapıldığını aktardı. Kılıçdaroğlu ise bu çalışmaların işsizliği önlemeyeceğini belirtti ve "Biz devletin üretime yönelik fabrika kurarak yatırım yapmasını öneriyoruz." diye konuştu. Kılıçdaroğlu, 'seçim barajının düşmesi' yönündeki düşüncelerine de Başbakan'ın, "Biz siyasi istikrar açısından bu konuya şimdilik sıcak bakmıyoruz. Daha önce koalisyonlar döneminde istikrarsızlıklar yaşandı." sözleriyle karşılık verdiğini aktardı. Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan ile görüşmesinde daha önce gündeme getireceğini açıklamasına karşın Baykal'ın kaset skandalı konusuna değinmedi.
Kılıçdaroğlu 26 kez 'Sayın Başbakan' dedi
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, seçildiği kongre toplantısından başlayarak Başbakan Erdoğan hakkında "Recep Bey" tabirini kullanıyordu. Bu tabir nedeniyle AK Partili yetkililer ile zaman zaman sözlü tartışmaya giren Kılıçdaroğlu yapılan ikili görüşmenin ardından ise ciddi bir üslup takındı. Meclis'teki görüşmenin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu'nun Erdoğan'dan "Sayın Başbakan" olarak bahsetmesi dikkat çekti. Kılıçdaroğlu, toplantıda konuştukları ile ilgili bilgi verdiği ve toplam 11 dakika süren açıklamaları sırasında 26 kez "Sayın Başbakan" dedi. Böylece dakikada 2,3 kez "Sayın Başbakan" demiş oldu.
Bu ülkenin sorunlarının aşılması için ;Chp ve temsil ettiği kesimlerin elini taşın altına koyması gerektiğini ...
Bu ülkenin sorunlarının Akp yada mhp yada bir başka partinin gayreti ile çözülmesinin güç olduğunu ...
Chp nin artık bazı şeylerin farkına varması gerektiğini ;çünki bu ülkede hernekadar bir başka parti iltidara gelsede ;aslında iktidarda herzaman CHP ve onun ideolojisinin olduğunu ...
daha öncede söyledik..
____
Bakalım Chp bazı şeylerin farkına varabilmişmi?!
ben şuan için Kılıçdaroğlu'ndan fazla birşey beklemiyorum; ama ilerki zamanlarda o da bazı şeyleri dile getirebilecektir..
ayrıca kılıçdaroğlu için zaman zaman çok güzel şeyler söyleyenler ; OHAL için herhangi bir istekde bulunmadığı için kılıçdaroğlunu tu_ kaka ilan etmiş olabilirler.
ben şuan için Kılıçdaroğlu'ndan fazla birşey beklemiyorum; ama ilerki zamanlarda o da bazı şeyleri dile getirebilecektir..
referandum propangadası sırasında "başörtüsü sorunun biz çözeriz" demişti..
Ve başbakanda" 13 eylül sabahı önergeni meclise ver " bizde destekliyelim "demişti.
Evet Kılıçdaroğlu..Birşeyleri zamanla dile getirebileceğinizi söylemiştik..
Ama" ifşaat " yeterli değil..Buyrun şimdi "icraat" zamanı..
Chp nin kendini ispatlama zamanı, eğer seçime kadar ki süre içerisinde meydanlarda verdiği sözlerin ( özellikle terör ve başörtüsü) takipçisi olursa vede yan çizmez ise Ak parti ile birlikte tekrar meclise girer...ama daha önce ki gibi akşam söz verip sabah cayar sa yine sonu hüsran yine hüsran olur.
Mhp ye değinmiyorum bile, onlar zaten raydan çıkmışlar neyin peşinde koştukları belli değil... Kendi kalelerinde bile hüsrana uğramış bir parti
Sevgili kardeşim burası siyaset meydanı yorum yazmayacaksan lütfen geyik bölümüne git burasını meşgul etme.Ayrıca kimi sevip kimi sevmeyeceğin senin tekelinde olan birşeydir,buradaki hiçkimsenin senin sevdiğin veya sevmediğinle ilgileneceğini zannetmiyorum.Zihniyetin neise dünya görüşün ne ise ona göre yorum yazki bizde faydalanalım,yoksa böyle kısa cümlelerle geçişdireceksen dediğim gibi geyik bölümü sana daha uygun
Kişinin inanç sisteminde örtünme gerekli bir argüman değilse bu kişiye neden örtünmüyorsun diye söylenemeyeceği gibi,İnancı gereği örtünmek isteyen ve örtünen kişilerede örtünme diye söylenemez.Her iki şıktada aksini iddaa etmek Resulullaha ihanet olur.Çünkü Resullah küstürmeyin sevdirin demiştir.Hem laik sistemle idarte ediliyoruz hemde dine hükmediyoruz varmı böyle bir sistem.İdare sistemimiz içerisinde laiklik varsa eğer, devlet dine hükmedemez ve inananların kılık kıyafeti ile meşgul olamaz.Siyasetçinin ne işi olur örtü ile peçe ile.Hem seçiyoruz vekilimiz olarak meclise gönderiyoruz,hemde kellemizi ellerine veriyoruz ister açın ister kapayın diyoruz.Artık devlet elini milletin baş örtüsünden ,donundan çekmeli.Bu ne Kılıçtaroğlunun haddine,ne başbakanın haddine,nede başka bir siyasetçinin haddine.Çünkü biz asılız onlar vekil.Gerisi fasa fiso.