islamada demokrasi hakkında - islam hukuku - laiklikve müslümanlık - şeriat
Soru: Hem laik hem müslüman olunur mu? Teokrasi konulu yazınızı okudum. İslam'da şeriat diye bir kavram var. Laiklik kiliseye karşı yapılan doğru bir yoldu. Yani Avrupa'nın laikliği İslam'ın ta kendisiydi onlara gelen. Ama Türkiye'deki laikliği Fransız laikliğine benzetirseniz siz İslam'la Hıristiyanlığın farkı olmadığını söylemiş olmuyor musunuz? Tek doğru din İslam değil midir? Tekrar sormak gerekirse bir insan hem laik hem müslüman olur mu?
Cevap:
Şeriat, hukuk anlamına gelir. Bu sebeple her sistemin bir şeriatı vardır. Sizin bahsettiğiniz İslam şeriatıdır. Bunun devre dışı bırakılması diye bir şey olamaz.
Avrupa'nın Laikliği İslam Olamaz.
Kitapta anlatılan şudur:
"Laiklik Fransa'da doğmuş tur. Fransızca'da dinî kuruluş ların hâkimiyetinden bağım sız olan ku ruma Laik (laic veya laique) de nir1 . Bu ül kede dinî kuru luş de yince Katolik kilisesi anlaşılır. Lâiklik mü cadelesi Hıristiyanlığa karşı değil, kili seye karşı verilmiştir.
Kilise, Allah adına hareket ettiğini öne sürerek kralı, hükümetleri ve valileri belirlemede ve göreve getirmede kendini yetkili görmüştür2 . Bugün, seçilmiş kişilere yemin ettirmekle bu yetkisini az da olsa sürdürmektedir. Fransız tarihi, kiliseye karşı verilmiş mücadelelerle doludur. Kilisenin devlet üzerindeki egemenliğini kırma çabaları XIV. yüzyılda başlamıştır3 "
Dikkat ederseniz burada Türkiye'deki laiklik Fransa'daki laikliğe benzetilmemiştir.
Türkiye'deki Laiklik
Türkiye'deki laiklikle ilgili olarak yazdıklarımız şunlardır:
"Türkiye'de, azımsanmayacak oranda ateist4 , yani hiç bir dini kabul etmeyen insanlar vardır. Kimileri de dine uzak dururlar; ondan beğendiklerini alır beğenmediklerini kenara iterler. Bunlar etkin konumdadırlar.
Ateistler din ile ilgili her görüntüyü lâikliğe aykırı sayarken dine uzak duran kişiler, kendilerinin hoşlanmadığı dinî görüntüleri laikliğe aykırı sayıp ortadan kaldırmaya çalışırlar. Bunlar laikliği dinî bir kurumun hâkimiyetine karşı mücadele olmaktan çıkarıp doğrudan dine karşı mücadeleye dönüştürmüşlerdir. Onlara göre Allah'ın sosyal ve kamusal alanla ilgili emirleri uygulanamaz. O alanda yetkili olan kendileridir. Bunu açıkça söylemezler ama söz, davranış ve uygulamalarına başka bir anlam verme imkânı yoktur. Özel alanı da ilgilendirse, kendi karar ve uygulamalarına, dine aykırı diye karşı çıkılmasını asla kabul etmezler. Onların görüşlerine aykırı düşen dinî emir ve uygulamalar ya değiştirilmeli, ya da yürürlükten kaldırılmalıdırlar. Onların saygı duydukları din, kendi anlayışlarına uyan dindir. İslam dini konusunda karar mercii Kur'ân, sünnet ve din bilginleri değil, kendileridir. Yani insanlar, ancak onların müsaade ettikleri kadar dindar olabilirler.
Vicdanlara sıkıştırılmak istenen din, İslam dini olunca ona karşı mücadele çok zor olmaktadır. Çünkü İslam'a karşı çıkmak her şeyden önce evrensel değerlere karşı çıkmaktır. Zira İslam'ın istediği şeyler, insan tabiatı ve sosyal hayatla, yani bütün evrensel değerlerle tam bir uyum içindedir. Çünkü bu din, o değerleri koyan Allah'ın dinidir. Kur'ân'da şöyle buyurulur:
"Sen yüzünü dosdoğru bu dine, Allah'ın fıtratına (yaratma kanununa) çevir. O İnsanları ona göre yaratmıştır. Allah'ın yarattığının yerini tutacak bir şey yoktur. İşte sağlam din bu dindir. Ama insanların çoğu bunu bilmezler." (Rum, 30/30)
Hem Laik Hem Müslüman Olunur mu?
Laiklik devletin özelliğidir, insan laik olamaz, devlet laik olabilir. Kitapta konu ile ilgili ifadeler şöyledir:
" Laiklik devletin bir özelliği iken onu kendilerine ait bir özellik olarak belirtir ve "Ben lâikim, sen laik değil." gibi ifadeler kullanırlar. İnsanları da "laik olanlar ve olmayanlar" diye ikiye böleer. Bunlar kendi vicdanlarına karşı da rahat değillerdir. Vicdanlarını rahatlatmak için zaman zaman yaptıklarının doğru olmadığını söyleyenler çıkar. İşte bütün huzursuzlukların temelinde bu yanlış anlayış ve davranış vardır. Bunlarla yapılacak en etkili mücadele, bıkmadan doğruları anlatmaktır. Çünkü evrensel değerlere karşı mücadele ta başından kaybedilmiş bir mücadeledir. Eğer o değerlerin samimi savunucuları varsa onlar, kısa sürede başarıya ulaşırlar"
1. Büyük Larousse Ansiklopedisi, Laik maddesi.
2. Günay TÜMER, Abdurrahman KÜÇÜK, Dinler Tarihi, Ankara 1993, s. 256.
3. Büyük Larousse Ansiklopedisi, Laiklik maddesi,
4. Ateizm, tanrıtanımazlık anlamına gelir. Adına ister tabiat, ister Gök Tanrı isterse ne denirse densin, bütün varlıkları yaratan ve evrenin tek hakimi olan Allah'ı inkar mümkün olmadığından tanrıtanımaz, babasını tanımazlık eden kişiye benzer. O, en sıkışık zamanında nasıl babasını ararsa tanrıtanımaz da iyice dara düşünce Allah'a sığınır. Aslında bunlar, her şeyi veren ama kendilerine emir vermeyen bir Allah isterler.
Bazı kimseler de Allah'a inandıklarını açıkca söyler ve ateizmi redderler. Ama Allah'ın ve peygamberinin emirlerini, kendi anlayışlarına göre sınıflara ayırır, kimini kabul eder kimini de reddederler. Bunların durumu, Kur'anda yer alan Şeytanın durumuna benzer. Şeytanı o hale getiren Allah'ın bir tek emrini beyenmemesidir. Yoksa o Allah'a, ahiret gününe ve inanılması gereken bir çok şeye inanır. Kur'an'da bunu açıkca ifade eden ayetler vardır.
Ahazâb suresinin 36. âyeti şöyledir:
"Allah ve Rasulü bir işte hüküm verince inanmış hiçbir erkek ve kadın o işle ilgili davranışlarında serbest olamaz."
her yönetim şeklinin bu kurucusu o yönetim şeklinin ilahıdır.
her yönetim şekli bir dindir.
Allah c.c bizim için islam dinini seçti.ğini ayetlerden anlıyoruz.
o ilahlara o ilahların ilke ve inkilaplarına bağlı olmak o ilaha tapmaktır.
Müslümanların ilahı Allah c.c dir.dini de islam dinidir.
hz. Adem ile hz. Muhammed sav. efendimiz arasındaki bütün peygamberler bu islam dinini ve Allah c.c nin ilahlığını öğrettiler.
insanlar Allah c.c nin kanunlarını hükümlerini beğenmeyip kendi heveslerine göre kanun yaparak islam dinini bozdular.her bozduklarında yeni bir elçi yeni bir peygamber görevlendirildi.
insanların yaptıkları dinler batıl dinlerdir.
Laik-demokratik-kapitalizm dini-düzeni-sistemi-rejimi halen türkiyede uygulanmaktadır.dünyayı da işgal etmiş durumdadır.
Laik-demokratik-sosyalizm dini
bir başka ifadeyle komünizm dini ile çekişmesi devam etmekteyse de yenmiş olduğunu görüyoruz.
inşallah kafirun süresinde Allah c.c kafirlerin de iman ettikleri sahte ilahların yaptıklarına da din dediğini anlıyoruz.