Kapım elbet açıktır herkese, Ve eliniz boş gelseniz de olur...Birkaç yamalı sözcüğüm var koltuğumun arasında..Ve gözyaşlarıyla dolmuş vazom da karşıda duruyor...Çaktırmadan araklayabilirsiniz..Bu kalbe çok şeyler sığdırdım...Çekinmeyin ;Tehlike anında "kırabilirsiniz (!)"
Bir dostun yüreğini hissedebilmek onun varlığını bilmek..
Ne Güzeldir!
Dostların gönül namelerini dinlemek..
Ve o namelerde kendini bulmak..
Ve her nameye amin diyerek ortak olmak..
Uzakta olsakta her an onları düşünmek
Allaha her yakarışta onlarıda duana katmak
Her aglayışta Ya Rabbi dostlarımıda unutma diyebilmek
Ve dostlarında dualarını kalbinde hissetmek ve o dost'a kalbden dua etmek
Her güzelligi onlar için dilemek.
Ne Güzeldir Rabbim
Bu güzel yolda dostlarla beraber yürümek.
Güzellik ülkesinde Peygamber Efendimizin yanında
Dostlarla beraber olmayı dilemek..
Ve senin Cemalini Dostlarla beraber seyretmek
Ne güzelidir Rabbim!
Dostlara gönülden özlemle selam vermek ve onların Selamlarını duymak
Ne Güzeldir Rabbim!
Esselamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berekatuhu!
Ne zaman paspal giyinip çıksan dışarı;
Herkes bayramlıklarını giymiş gibidir.
Ne zaman yalnız kalmak istesen;
Herkes başına dikilir.
Ne zaman birini aramaya ihtiyacın olsa;
O an şarjın tükenir.
Ve ne zaman birini sevmeye başlarsın,
O zaman o, gitmeye karar verir
İki nokta üst üste (: ) koyuldu yaşayacaklarım için hayata. Günler günleri kovaladı, aylar aylara el uzattı, yıllar bağladı ayları birbirine zaman bu günlere ulaştı.
Ne mutlu ki sevenlerim oldu, ne mutlu ki sevdiklerim oldu.
Sevgilerle dolu geçti yaşamım, doyamadım. Bazen bulutlar kıskandılar saf sevgilerimi, bazen yağmurlar özendiler göz yaşlarıma, bazen güneş benim kadar sıcak gülemediğini düşündü dünyaya, bazen kuşlar uçmayı bilemediklerini anladılar.
Bazen hüzün geldi yüzüme ama tebessümlere bıraktı yine her şeyi.Kalbim ara sıra ağlasa da utandı sevgi pınarlarının yanında akıtmaya yaşlarını.
Bazen soru işareti (?) koydum anlayamadıklarıma, bazen bir şeyler anlatmak istercesine ünlem (!).
Bazen güzellikler tıkadı, sevgiler ağır geldi konuşamadım üç nokta (...) koydum anlatamadıklarıma.
İnsan tek başına ama hayat değil bunu anladım.
Bulduğum sevgileri artılarla (+) kalbimde topladım.
Kini, nefreti bir eksi (-) ile çıkardım.
Günlerle çarptım (*) sevgilerimi.
Bu da kocaman bir dünya demekti. Kaybetmemek için sevgilerimi iyice sıktım ellerimi. Yine yumuk yumuktu ellerim başlangıçta olduğu gibi.
Yaşayacaklarım için bir virgül (,) koymak geçti içimden.
Bir nokta (.) kaldı o da RABBİM'den.
Hasat mevsiminde toplanmayan meyvelerin yere düşmüş haline benzer insan iş çıkışında. Belki de bu yüzden, sel olup akan kalabalığın arasında tutunmak zordur. Bunu bildiklerinden midir nedir, her akşam aynı saatte buluşur ikisi. Omuz verirler birbirlerine ayakta durmak için.
Kadın, kararlı adımlarla adamın iş yerine doğru yürür. Musa'nın asasını eline almış gibidir. Adım attıkça kalabalık cadde ikiye bölünür, önü açılır varış noktasına doğru. Onu gören işportacılar gülümser, bilirler ki saat 17.30'u vurmuştur. Sokakta hayat akıp gider Adamın toparlanıp gelmesini bekler kadın. Nafile, geçmek bilmez o üç dakika. Neler neler düşünür kadın
Bir koşu, seksen üç basamağı iner adam. Tam kapının önünde durur. Saçlarını düzeltir. Soluklanır. Sonra, hiç acelesi yokmuş gibi çıkar sokağa. Sırtında çantası, elinde notları
Göz göze gelirler. Bildik kavuşma sahnesini izler sokaktan geçenler açık havada nostaljik bir filme bakar gibi. Sarılır, öpüşürler. Konuşmadan yürürler. Hep gittikleri kuytu kafede oturup, bir simidi çaylarına katık ederler. Kapalı bir mekandan çıkıp, başkasına girmeden önce bir nefeslik istasyondur burası onlar için.
Çay ve simide, gün içinde birbirlerine söylemek için dillerinde birikenler eşlik eder. Yelkovanı, akrepleştirirler yüreklerinde. Otuz dakika bu Bin sekiz yüz saniye Posasını çıkartmaya çalışmazlar zamanın. Dokunuşların el olmadığı, sözlerin dili çatallaştırmadığı andır yaşadıkları.
Ayrılık vakti geldiğinde, hüzünlerini gizlemek istercesine yepyeni bir konuyu konuşmaya başlarlar. Doyasıya konuşamayacaklarını bildiklerinden, soluksuz kelimeler dökülür dudaklarından. Konuşma hızlandıkça yol kısalıverir. Kadının içini bir telaş kaplar, ayakları dolanı verip düşecekmiş gibi hisseder. Sokulur adama. Kolları dokunur birbirlerine, sevişen iki beden gibi. Dalıp gider uzağa, kadının gözleri. Adam açığı kapatmak istercesine konuşur ikisinin yerine. Kelimeler sessizleşir. Susarlar. Ritmi ortak adımlarla yürürler. Başka yönlere doğru yol alma vakti geldiğinde, adamın gözlerine bakar kadın ve "sen de benimle gelebilsen, en azından yolun yarısına kadar" der. Aslında bu şu demektir: "Senden ayrılıyor olmak benim için çok zor. Sadece bir geceliğine ayrılıyoruz biliyorum. Ama bu hafta sonlarının, yaklaşan yaz tatilinin belki de kaçınılmaz ayrılışların provası gibi"
Yürürler.
Akrep, yelkovanlaşır zihinlerinde. Yolun yarısına geldiklerinde "öp beni..." der kadın.
Ayrılırlar.
Birkaç adım atarlar. Kalabalık tüylerini ürpertir kadının. Ve içinde bir sızı başlar. Dönüp bakmak ister ardına, adama Yapamaz. Bunun anlamı: "Yokluğuna alışan adamın, bir süre sonra onsuzluğu hissetmediğini kavramasıdır. "
Bosluklarda sanki hayatim..
Bende o bosluklardan birine düsmemek icin büyük savas veriyorum!
Ama busefer kendimi güclü hissetmiyorumgüvenli buldugum bi kösede oturuyorum...
Yürümezsem bitmezki yollar../Gelmezki sonu
yürümeyede halim yokki..
Vazgecmek herseyden...birakmak oldugu yerde!
Sana olan kirgiinliklarimi biriktirdiminan bilmek istemezsin!
Söyleyemedigin sözlerin altinda ezilme diye
mahsur birakmak istemiyorum seni
Yalan sevgiler(in)le!
Ama yardimimida kabul etmiorsunki..Cekip alim seni ben'den!
...Bilememisim yar...
Yalanmis(sin) !
Sahteymis s'özlerin...Aldigim nefes gibi...
Verilmesi gereken kac sinavim daha kaldi ömrümde..
Peki atlattigim ve/ya atlaticagim sinavlarin kacini gectim hak ettigimce ?
Ne düsündügümü bilmeden kararlar veriyorum...
Kendimide bundan alikoyamiyorum..
Kim oldugunu bilmeden herkesi hayatima sokuyorum..
ve belki cok pisman olucagim hatalar yapiyorum !
Sen...'v' Ben.. konumunu yapamadigim ikili..düsünüp akil veremedigim bi ask..
ve gerceklesicegine inanmadigimhayal edilen bi Son...
Ben bu hikayenin neresindeyim ?en cok acilarin cektigi roldemi...en büyük aski yasayanmi...
Yoksa bu hikayeye oldugu gibi sonununada isyan edip bas kaldiranmi??
Peki bulundugum bu rollerden hangisini iste(r)dimki aslinda...?
.....sacma/lik / !!
Ben bana kaldigi kadar ask/i yasiyorum hikayemde...
Ve olabildigince olabildigine isyan ediyorum belkide...
Sebepsiz../Nedensiz...
Doluyum...patlamaya hazir bi Volkan gibi...Sen gibi...
Bosluklarimi doldurmaya ne yeter peki ??
Sen mi benmi ?
yada Biz'mi?
Olmayan bi insanin aciyan bi yar'aya merhem oldugu görülmemis...(tir)
Sende yoktun yar'im..
Alinip verilen nefesler gibi...
Uzak dur sevgili..
Girme hayatima/mekanima/Zamanima......
Uzak dur (üc)noktalarimdan ... uzak dur kalemimden kagidimdan...
Gitmeyi beceremiyorsun Bitmeyi becer...
Bikerede "bitti"gi yerde kalsin.
Son kez /
Yönsüz
Son'suz
ve
Sensiz bi hayat...
sürüklene bildigine...sürüklenebildigince...