Yine aynı saatler,
yine aynı sokaklarda ıslanır yokluğun.
Mevsim yine sonbahar, üşür kendi ellerinde yüreğim.
Yetim cocuklar gibi özlüyorum seni
nerdesin sevdiğim.
... Gün yine doğacak
Bahar yine gelecek, sen gelirmisın o yollardan.
Kapım ardına kadar acık
gel bana sevemem kimseyi senden başka.
Bir vapur yolculuğunda, sadece beş dakikalığına
Elimi çayın sıcağıyla ısıtmayı
Hala aç martılara, simit alacak parayı bulamamayı isterim
Bir sağa bir sola yalpalanırken ayakta duramayıp
Diz üstü yaş/l/a/n/mak isterim
Bir vapur yolculuğunda, sadece beş dakikalığına
En çok İstanbul olmak isterim
Bugün dogum günüm .. Yaşanmış iyi yada kötü bütün anılarımı geride bırakıp yeni bir yaşa sessizce merhaba diyorum. benden aldıklarıyla geçmişime bir çizgi çekmek zorunda kalıyorum, bazen keşkelere bogulup pişmanlık duyuyorum. Her seferinde yaşanmışlıkları unutup gelecege umutla baksam hep bir karamsarlık çöküyor içime .. ya herşey istedigim gibi olmazsa? yada .. hayat beni yormaya devam ederse? Çok tuaf insanın böyle özel bir günde bunları düşünmesi ama bazen ne kadar degerli olursa olsun bir parça ışıgı bulmaya çalışcagımıza karanlıkla başaçıkmalıyız ..
Beyaz bir papatya gibidir bir genç kızın yüreği
Saklamasını bilirsen hatıra defterinin yapraklarının arasında,
Hep korur o ilk günkü güzelliğini.....
Ve bir beyaz papatya gibidir aşık bir kadının yüreği
Cesaretin yoksa aşkı bulmaya
... Solsada, kurusada, savrulsada rüzgarlarda
Ölene dek bekler seni...
Cami çıkışında dilenen o kız çocuğunun
Gözlerinde gördüm bugün seni
"Yok mu bir sadaka veren"
Der gibi baktın gözlerime...
Ne yazıkki verilecek
... Bir sadakası bile kalmamıştı bu aşkın.
"Allah versin" küçük kız...
Söylesene; Mutluluğun menziline yol almak varken, bir sağa bir sola dönmekmiydi aşkın sarhoşluğu.. Ve bir umudu beslemek varken, bir sana bir 'son'a çarpmakmıydı kalbin mahkumluğu?..