Sevmek için sevmek elde etmek için sevmek diye..
İnsanlar insanları iki türlü severler..
Sevmek için ve elde etmek için ikisi de sevmektir, tamam..
Ama biri bencildir öteki sencil..
Yani daha da açık iki türlü erkek vardır,
Seni seven seni, senin için sevenler..
Seni kendisi için sevenler..
Seni senin için sevenler, sencil olanlardır.
Onlar için önemli olan seni sevmektir.
Senin onu sevmen gerekmez, bu sevgi için..
Karşılıksız, beklentisiz bir sevgidir o..
Sen de onu seversen eğer, dünyanın damına çıkar..
Ama sevmezsen kahrolmaz..
Yıkılmaz..
"Sevmek sevdiklerini mutlu etmektir" sözü bunlardan çıkmadır..
Senin mutlu olduğunu görürlerse, bağırlarına taş basarlar..
Seni sevmeye, senin mutluluğunu izlemeye devam ederler..
Bunlara "Platonik âşık" da denir, literatürde.. "Geri zekâlı" da..
"Eloğlu omleti yerken,
Yumurtanın kabuğuna bakan" diye de tarif edilirler,
Mizah dilinde.. çünkü alay konusudur, sevme şekilde, toplumda..
Seni kendisi için sevenler bencil olanlardır.
Sevgilerinin amacı seni elde etmektir.
Edemezlerse giderler ederlerse,
Karşılarına elde etmek istedikleri başka biri çıkınca giderler..
Yani eninde sonunda gider onlar.
Sevgileri kalıcı değildir beklentilerine bağlıdır.
Senden bekledikçe sana..
Beklenti başkasına dönünce, ki döner, başkasına..
Listeleri vardır bunların, senin adını da yazmak istedikleri..
Yazdıkları..
Bu erkeklerin ikisi de sana "Seni Seviyorum" der..
İkinciler daha hızlı, daha çok, daha inandırıcı söylerler..
Durmadan da sevdiklerini kanıtlamaya çalışırlar.
Çünkü seni elde etmeleri, inandırmalarına bağlıdır..
Genç kızlar da, bu müthiş gösteriye dayanamazlar pek..
Kapılırlar..
Bu yüzden etraf daha çok, elde etmek için sevenlerin zaferleri ile doludur..
Sevmek için seven, şov yapmayı sevmez.
Sevdiğini göstermeyi, kanıtlamayı düşünmez.
Onun için, söylenen değil, hissettirilen sevgi güzeldir..
Senin hissetmeni, anlamanı bekler..
Sevmek için seven, sessizdir, sakindir ..
Aceleci hiç değildir. Onun için amaç sevmektir.
Sevdiği için mutludur. Bu ona yeter aslında..
Elde etmek için seven, hızlıdır.
Baş döndürücü, çok çekicidir..
Baştan çıkartıcı, şaşırtıcıdır.
Onlara kolay kapılır, insanlar...
Sana dair bütün sevgi sözcüklerini örgütlüyorum
Yasa dışı kabul edilen tüm olmuşluklarımı sende bozuyorum
Yasak bir aşkla sana yalınayak koşuyorum
Kalbinin mültecisi oluyorum
Ve İlk "SENİ SEVİYORUM" un aşk eyleminde
sen tarafından sınır dışı ediliyorum..
Ne elele tutuşmuşluğumuz vardı
Ne yanaklarımıza buse kondurmuşluğumuz
Ne de sarılıp ağlaşmışlığımız.
Tertemizdik..
...Ömründe hiç et görmemiş
Kenyalı çocuklar gibiydik
Nasıl olduysa önümüze döner konmuştu.
Şaşkındık , başımız dönmüştü..
Ama dokunmadık.
El sürmedik sevdamıza
Ağzımızı yüzümüzü bulaştırmadık
Tertemizdik..
Evet açtık, bir o kadar mahcup
Çok ta utangaçtık.
Hem açlıktan kim ölmüştü?
Biz birbirimize baka baka doymuş
Yemiş kadar olmuştuk...
Tezgahta domates satan pazarcıyla fiyatta anlaşmak kadar kolay değildir ilişkiler...
Ne pazarcının bitireyim de gideyim telaşı olur kalbinde,
Ne de ucuz olsun diye çürük sevdalar taşırsın içinde...
Sevmek zor,güvenmek mümkün değil...
Şimdi akşam pazarı...
...Ucuz birliktelikler kapış kapış bu devirde...
Birazdan biter her şey...
Yerler ezilmiş pişmanlıklar içinde...
Sonra mı?
Sonra sıra çöpçülerde..!
seni anlamak zor iş..
umut, hüzün, varlık, yokluk...
rüya, gerçek, sevinç, kahkaha.. acı, şaşkınlık,
anlamsızlık, mutluluk, huzur
hepsi birarada, içiçe, iyice yoğrulmuş, çifte kavrulumuş!
yaşadığım bu medcezirlerin sebebi sen misin yoksa ben mi?
dedim ya seni anlamak zor iş hayat.
ama yine de eyvallah
"Saçların mı ıslak yoksa ıslak mı yaşamak?" dedim
Senin için rüzgarda hep yağmur mu var ?
Gözlerin mi daldı yoksa sıkıldın mı sorulardan?
Hiç geçmez mi gözlerinden bu sonbahar?
bana sevgilim deme
sen sevmekten ne anlarsın ?
ellerimi tutuma sakın üşümüyorum....
saçlarıma dokunma çünkü sonbahar mevsimlerden
gözlerime bakma ağlayamazsın boşuna uğraşma
sarılma bana sakın çünkü mutsuz değilimben
....
o bana hayatım demişti
biz beraber nefes aldık çünkü
o ellerimi üşüdüğümü hissedince tutardı
çünkü dokumazdı...
saçlarıma ilkbaharda kır çiçekleri takardı
ne zaman göz göze gelsek masum bakışlarıyla ağlardı
ve onu kaybetme korkusu mutsuz eder beni bilir
yanaındayım der sarılırdı
...
ve sen
dilinden sevgilimder yüreğinden istemezdin beni
ellerimi tutar sıcacıksın derdin
saçlarımı okşayıp koklardın
gözlerime baktığında ihanet kıvılcımları saçardın
ve sen sarıldığında ben onu özlediğimden ağlardım ...