Paraziter Hastalıklar

Son güncelleme: 03.10.2010 19:18
  • Paraziter Hastalıklar Nelerdir - Paraziter Hastalıklar Korunma Yolları - Paraziter Hastalıklar Hakkında Bilgi

    Bu başlık altında, ülkemiz koşullarında oldukça sık görülen paraziter hastalıklardan, mite (uyuz), anoplura (pedikülozis) ve protozoa' ların (layşmanyazis) neden olduğu hastalıklar incelenmiştir.

    SKABİES (SCABİES, GALE veya UYUZ) Tanım

    Akarlar grubundan bir mite olan; Sarcoptes scabiei'nin neden olduğu, yaygın ve şiddetli kaşıntı ile karakterize bir hastalıktır. Yanlış tanı ile çok sık atlanan hastalık; hangi yaşta olursa olsun özellikle geceleri artan şiddetli ve inatçı kaşıntısı olan her hastada akla gelmelidir. Epidemiyoloji

    Tüm yaşam siklusu insanda geçen parazitin, dişisi 0,3-0,4 mm uzunluğundadır. Erkek parazitin uzunluğu yaklaşık olarak dişi parazitin yarısı kadardır. Dişi sarkopt deri yüzeyinde eşleştikten sonra, Stratum korneum içinde tünel kazmaya başlar. Tek bir parazit yaklaşık 4-6 haftalık yaşam süresi içinde ortalama 1 cm'lik tünel kazar. Geceleri çalışıp gündüzleri yumurtlayan parazit, yaşamı süresince toplam 40-50 adet kadar yumurta bırakır. Erkek sarkopt çiftleşmeden hemen sonra, dişiler ise yumurtlama işlemi bitince ölürler. Yumurtadan 3-4 günde çıkan larvalar deri yüzeyinde ortalama 15 günde olgunlaşırlar. Erişkin bir insanda ortalama parazit sayısı genellikle 10'u geçmez, çocuklarda ise 20 kadar sarkopt bulunur. Diğer yönlerden sağlıklı kişilerde gelişen şiddetli kaşıntı parazitlerin elimine edilmesine ve doğal olarakta sayılannın sınırlandırılmasına yol açar.

    Bulaşma genellikle yakın deri teması ile olur. Ancak, parazitin deriden uzaklaşmasından sonra 2-3 gün yaşamını giysilerde sürdürmesi nedeniyle indirekt olarak bu yolla bulaşma olabilir. Cinsel ilişki erişkinlerde sık karşılaşılan bulaşma yoludur. Aynı yatağı paylaşma, ortak çamaşır kullanımı yine bulaşmada rol oynar. Hastalık çocuklar arasında ve aile içerisinde kolayca yayılır.

    Gece kaşıntısı ile karakterize enfestasyonun inkubasyon süresi 3-6 hafta kadardır. Ancak etkenle daha önce karşılaşanlarda kaşıntı 24 saat içerisinde başlayabilir.

    Klinik

    Hastalığın kolayca tanınabilmesi için klinik belirtiler 5 kardinal bulgu şeklinde şematize edilmiştir; 1-Gece kaşıntısı: parazitin sıcak ortamda hareket etmesine bağlı olarak, hastalarda gece kaşıntısı görülür. Parazitin kendisine, yumurtalarına, dışkılarına ya da salgıladığı mşddelere karşı gelişen duyarlılık sonucu, değişen şiddetlerde kaşıntı olmaktadır.

    2-Sillonlann (tünel) görülmesi: Parazitin Stratum korneum içinde açtığı yaklaşık 1 cm uzunluğunda, deriden hafif kabarık, zik zak'lar gösteren ince hatlardan ibaret tünellerin dıştan görünümüdür. Sillon'un sonunda genellikle içinde sarcopt bulunan küçük vezikül vardır (Vesicul Perle'e).

    3-Polimorflzm görülmesi: Kaşıntı, parazitin uyardığı reaksiyonlar ve sekonder enfeksiyonlar sonucu polimorfik elemanter lezyonlar oluşur. Bunlar, eitemli papüller, vezikül, püstül, krut, ekskoriasyon, erozyon ve likenifıkasyon gibi belirtilerdir.

    4-Simetrizm göstermesi: Skabiesin simetrik yerleşim göstermesi, tanı açısından çok önemlidir. Enfestasyona ait lezyonlar tipik olarak; el parmak aralan ve bileği, dirsek, koltuk altı ön duvarı, karında kuşak tarzında ve gluteal bölgede lokalizasyon gösterir. Kadınlarda meme başı ve çevresi yerleşimi, erkeklerde glans penis, korpus penis ve skrorum lokalizasyonu oldukça sık görülen ve tanı koydurucu olan lokalizasyonlardır. Erkeklerde genital bölge yerleşimi, özellikle glans ve korpus peniste şankr şeklinde olabilir ve buna Chancre scabieıvc adı verilir. Çocuklarda daha yaygın bir tutulum vardır ve saçlı deri, yüz, boyun, el içi ve ayak tabam'da hastalığa katılabilir.

    S-Aile öyküsü: Bulaşıcı özelliğinden dolayı bu enfestasyon hastanın yakın ilişkide olduğu bireylerde ve doğal olarak ailenin diğer üyelerinde de gözlenir.

    Şiddetli kaşıntılara bağlı sekonder enfeksiyonlar ve pyodermiler bozuk hijyen koşullan sonucu gelişmektedir. Bu pyodermilerin yol açtığı glomerulonefritler, nadir olmayan ve ciddi komplikasyondur.

    1- Leishmaniasis cutis (Leishmania tropica),

    2- Mucocutaneous leishmaniasis (Leishmania brasiliensis, Leishmania mexicana),

    3- Kala-azar=Visceral leishmaniasis (Leishmania donovani, Leishmania infantum).

    Bizim üzerinde duracağımız başlık doğal olarak L. Tropica'nın neden olduğu kutanöz Layşmanyazisdir. Ülkemizde şark çıbanı, Antep çıbanı, Halep çıbanı, yıl çıbanı gibi isimlerle de anılan kutanöz Layşmanyazis, iç organ tutulumu yapmayan ancak deride şekil bozuklukları ile seyreden bir hastalıktır.

    Epidemiyoloji

    Layşmanyazis Cutis, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde (özellikle Urfa, Hatay) sık görülmekle birlikte, Çukurova bölgesinde (Adana) ve Alanya-Gazipaşa şeridinde son zamanlarda olgu sayısında belirgin artış gözlenmektedir. En sık saptanan etken, hücre içi bir protozoon olan L. tropica'dır. L. tropica'nın farklı klinik tablolara neden olan.L. tropica majör ve L. tropica minör olmak üzere iki tipi vardır. İnsan ve diğer memelilerin dokusunda, makrofaj içinde: flajelsiz ve hareketsiz (amastigot), yuvarlak veya oval, 2-3 mikron büyüklüğündedir. Ara konakçı olan tatarcık sineğinin vücudunda ve kültür vasatlarında (NNN) flajelli (promastigot) olarak bulunur.

    Hastalığın rezervuarı ya da kaynağı infekte' hastalar ve köpeklerdir. Tarla farelerine benzer bazı kemirgenler (hyrax ve rhombomis)'de değişik layşmanya şekillerinin gelişmesinde rol oynayabilir. Hastalığın vektörü halk arasında tatarcık, yakarca veya üvez olarak adlandırılan, flebotomlardır. Sıcak ve nemli iklim koşullarını seven bu sinekler, özellikle sıcak ve durgun yaz gecelerinde aktivasyon gösterirler. Dişi flebotom (Phlebotomus papatasi) rezervuarlardan kan aracılığıyla paraziti alır. Parazit, daha sonra promastigot'a dönüşerek çoğalır. Flebotomun tükrüğünde bol miktarda bulunan parazit yeni ısınklarlarla bulaşmalara neden olur. Her ısırıkta 10 ile 200 arasında promastigot deri içine girer. Hızla makrofaj içine giren parazit amastigot formuna dönerek çoğalır. Makrofaj parazitle dolduğunda yırtılır ve çevreye parazitler yayılır. Hastalığın inkübasyonu, etkenin cinsine, virulansitesine, organizmaya giren parazit sayısına ve bireyin immunitesine bağlı olarak değişir. Bu süre 15 gün ile 6 ay arasında değişir (ortalama 5 hafta).

    Klinik

    Hastalık klinik olarak değişik görünümler oluşturur. Ülkemizde hemen daima lokalize deri layşmanyazisi görülür. Bu grup içerisinde yer alan akut deri layşmanyazisi ülkemizde en sık görülen layşmanyazis kliniğidir. Diğer bir klinik şekil ise rezidivan deri layşmanyazisidir.

    1-Akut deri layşmanyazisi: Hastalık, yüz (yanak, burun, alın, çene, dudak), el ve ön kol gibi açık bölgelere lokalizasyon gösterir. İki farklı klinik görünüm sergiler:

    a) Majör Tip (Yaş Tip): L. tropica majör tarafından oluşturulan ve çoğunlukla kırsal alanda yaşayanlarda görülen hastalığın inkubasyon suresi 15 gün-2 ay arasında değişir. Bu süre içinde, inokülasyon yerinde eritemli bir papül ortaya çıkar. Hastalığın seyri hızlıdır. Lezyonlar 1-2 haftada ülserleşir. Papül halinde başlayan lezyon, birkaç hafta içerisinde çevreye doğru hızla genişleyerek 2-6 cm çapa kadar büyür. Zamanla orta bölümünden ülsere olan lezyonun üzerinde altına sıkıca yapışık, sert bir krut oluşur. Kolay kalkmayan bu krut, zorlanarak kaldırıldığında kurutun ülsere bakan yüzünde dikensi çıkıntıların bulunduğu görülür. Hastalığın 3-4. ayında belirgin hale gelen bu bulguya Hulusi Behçet'in Çivi Belirtisi denir. Endürasyon gösteren lezyonun kenarları belirgin ve düzensizdir. Çevrede küçük satellit papüller ve lenfanjit tablosu görülebilir. Lezyon bir kaç ay dan 1 yıla kadar devam edebilir ve yerinde skatris bırakarak iyileşir.

    b) Minör Tip (Kuru Tip): L.tropica minör tarafından oluşturulan hastalık, daha çok kentlerde yaşayanlarda görülür. İki aydan uzun süren inkubasyon döneminden sonra parazitin giriş yerinde kaşıntılı, 2-3 mm çapında kırmızı-kahverenginde kenarları düzensiz bir papül meydana gelir. Papül majör tipe göre daha yavaş büyür. Zamanla lezyonun ortasında ülser gelişir. Ülser üzerinde altına sıkıca yapışık, sert bir krut oluşur. Kolay kalkmayan ve 3-4. ayda belirgin olan bu krutta çivi arazı pozitiftir.

    Altıncı aym sonunda ancak 1-2 cm'lik bir çapa ulaşan lezyon 8-12 ay içerisinde skatrisle sonuçlanır.

    Bu nedenle halk arasında yıl çıbanı olarak da tanımlanır.


    Layşmanyal enfeksiyonların kontrolünde hücresel immünitenin önemli bir rolü vardır. L. kutis'in etkeni L.t. majör ise, hastada her iki cinse birden bağışıklık meydana gelir. Eğer hastalığın etkeni L.t. minör ise hastada sadece bu türe özgü bağışıklık oluşur.

    2-Rezidivan deri layşmanyazisi (Tüberküloid Tip Layşmanyazis): Akut deri leismaniazisinden 12-18 ay sonra gelişir, Leishmania skatrisi çevresinde kırmızı-kahverenginde, bazen üzeri squamh, papüller gelişir. Bunlar birleşip plak halini alırlar ve kronik seyir gösterirler. Genellikle yüz bölgesinde ortaya çıkan bu tablo, klinik olarak lupus vulgarise benzerlik gösterir. Tedavi edilmezse yıllarca devam eder.

    Tanı

    Hastalığın tanısı, anamnez (coğrafi bölge), klinik görünüm ve laboratuar bulgularıyla konur. Tanıda en emin yol lezyondan alınan yaymada parazitin saptanmasıdır. Yayma için lezyonun kenarından kanatılmadan sürtme veya kazıma hazırlanır ve daha sonra Giemsa ile boyanır. Histolojik inceleme, tanı için gerekli bir sonraki basamaktır. Etkenin saptanmasında diğer bir yöntem NNN besiyerinde üretilmesidir. Majör tipte 3. aydan itibaren, minör tipte ise 5-6. aydan sonra parazit saptanamayabilir.

    Ayırıcı Tanı

    Fronkül, karbonkül, tüberküloz (özellikle lupus vulgaris), lepra, sifıliz, bazal hücreli epitelyoma, yassı hücreli karsinoma, keratoakantoma, lenfoma, keloid, ve CDLE akla gelmelidir.

    Tedavi

    Hastalığın yaygın olduğu bölgelerde tatarcıklarla mücadele önemlidir. Çöp ve gübreliklerin kapatılması ve ilaçlanması gereklidir. Hastalığın tedavisi klinik tiplere göre değişiklik gösterir. En etkili tedavi Glucantime veya Pentostam'm (5 değerli antimuan bileşikleri) intralezyoner enjeksiyonudur. Genellikle haftalık intervallerle uygulanmalıdır. Pentostam, 1 mg/kg doz hesabı ile lezyonun sınırlarına enjekte edilmelidir. Toplam olarak 3-4 enjeksiyon yapıldıktan 2 ay sonra hasta kontrol edilmelidir. İlacın sistemik (İV veya İM) kullanımı daha çok rezidivan deri layşmanyazisi ve diffüz deri layşmanyazisi için söz konusudur.

    Pentamidine, amphotericin B ve paromomycin diğer seçenekler arasında sayılabilir. İyi seçilmiş olgularda, elektrokoterizasyon, kriyoterapi ve lazer uygulanmaktadır.
#03.10.2010 19:18 0 0 0