Vurgun Nedir - Vurgundan korunmak için neler yapılmalı - Denizde dalgıçları bekleyen vurgun tehlikesiVurgun Neden Büyük Bir Tehlikedir?
Dalgıçları denizde bekleyen en önemli tehlike vurgun yemektir. Çünkü insan vücudunun solunum ve dolaşım sistemi, Yüce Allah tarafından karaya uygun olarak yaratılmıştır. Rabbimiz tarafından belirlenmiş bir ölçüyle deniz seviyesinde bir atmosfer olarak belirlenen ve insan yaşamı için ideal olan hava basıncı, denizin içinde, derine doğru gittikçe, her 10 metrede bir atmosfer daha artar. Örneğin 30 metre derinlikte su basıncı üç atmosferdir, yani bu derinlikteki bir dalgıcın vücudunun her santimetrekaresine suyun yaptığı basınç, yüzeye oranla üç kat fazladır.
İnsan hiçbir gereç kullanmadan, 30 metre derinliğe indiğinde;
Akciğer kapasitesi dörtte birine düşer,
Kan basıncı artar,
Vücut ısısı düştüğünden kalbin atış hızı artar,
Bilinç bulanıklaşır.
Bu nedenle yardımcı gereç kullanmadan 30 metrenin altına inmek tehlikelidir. Gagalı balinalar ise 30-80 metre derinliklere tekrarlanan dalışlar yaparlar. Normalde akciğerleri ile solunum yaptıkları için sık tekrarlanan bu dalışlar sırasında vurgun yemeleri gerekirdi. Ancak bu canlılar için böyle bir risk söz konusu olmadığı gibi maksimum 85 dakikalık sürelerle 1900 metre derinliklere de dalabilirler. 1900 metre, hava-soluyan memeliler arasında şimdiye kadar gözlemlenen en derin ve uzun süreli rekor dalıştır.
Derinden Süratle Çıkış Yapıldığında İnsan Vücudu Nasıl Tepki VerirSüratle çıkış yapan bir dalgıcın kanında sıvı halde bulunan azot, ani basınç değişimiyle gaz haline dönüşür. Bu çalkalanmış bir gazoz şişesinin hızlıca açılması ile gazozun köpürmesine benzetilebilir.
Gaz haline dönüşmüş azot molekülleri bir araya gelerek eklemlerde, damarlarda kalp, beyin gibi hayati organlarda tıkanıklıklara sebep olurlar. Vücut içinde oluşan tıkanıklıklar, hastalığın şiddetine göre ağrı, sızı, damar tıkanıklığı, akciğer yırtılması ve felç gibi ölüme kadar uzanan sonuçlar oluşturabilir.
Neden Su Yüzeyine Yavaş Hareketlerle Çıkmak GerekirHavadaki en yüksek oranda (%78) bulunan azot (Nitrojen - N2) gazı, basınç altında ve zamana bağlı olarak solunduğu zaman sıvılaşarak kana karışır. Bu gaz, oksijen gibi kullanılan bir gaz değildir. Dalıştan çıkarken bu gazın yeniden solunum yoluyla atılmasına zaman tanımak gerekir. Derinde dış basıncın yüksek olmasından dolayı tüpten solunan havanın içindeki oksijen ve azot gibi gazlar, dokulara daha küçülmüş bir hacimle dağılırlar. Eğer su yüzeyine süratle çıkılırsa, basıncın azalmasıyla bu gazlar da süratle genleşir. Bu yüzden dalgıçlar çıkışlarını yavaş yavaş (10 m/dk. hızda - son 10 m. 6 m/dk.) yaparlar.