Halk Edebiyatı - Anonim Halk Edebiyatı Nazım Şekilleri - Manzum BilmecelerÇeşitli varlıklarla bunlara bağlı olayları, insan, hayvan, bitki gibi canlıları, eşyayı, akıl, zekâ, güzellik gibi soyut kavramlarla dinî konu ve motifleri kapalı bir şekilde yakın - uzak münasebetler ve çağrışımlarla insanın düşünce, muhakeme ve dikkatine sunarak bulmayı amaçlayan kalıplaşmış sözlerdir. Hem bir zihnî faaliyet hem de bir eğlence aracı olan bilmeceler daha çok sonuncu görevleriyle canlılıklarını koruyabilmiştir.
Bilmecenin kuruluşunda bilhassa renk, şekil, koku, hacim, zıtlıklar, dış görünüş, yapı özelliği gibi noktalara dikkat edilir. Bilmeceler daha çok beyit ve mâni dörtlükleri şeklinde manzum, yüklemsiz cümle sağlanmasına yardımcı olur.
Bazan bir sorunun anlamını dahi değiştirmeyecek şekilde uğradığı küçük farklılıklarla bilmecenin cevap sayısı yirmiyi bulabilmektedir.Manzum bilmecelerin bir kısmında her mısraın cevabı ayrı olabildiği gibi bu cevaplar arasında bir anlam bağı da bulunabilir. Cevabı bizzat sorunun kendisi olan bilmeceler de vardır.
Uzun diyaloglarla kurularak kelime oyunlarına yer veren bilmeceler yanında, bölgelere göre farklı söylenişleri dışında altmıştan fazla farklı sorusu olabilen cevaplar da görülür
Bilmecenin Kökeni - Bilmece Nasıl Sorulur - Bilmece ÇeşitleriAnadolu halkının özelliklerinden, başarılarından biri de bilmece konusunda görülür. Bilmeceler halktaki anlayış yetisinin yaşamsal ışımalarıdır. Onları kimin türettiği, kimin, ne zaman söylediği bilinmez. Toplum düşüncesinin böylesine ortak bir ürünüdür.
Anadolu'da aşağı yukarı bütün doğa varlıklarıyla, insan davranışlarıyla, araçlarla ilgili bilmeceler vardır. Bilmecelerde genellikle iki özellik göze çarpar.
Biri, bilmecenin, bir şiir niteliği taşıması, şiiri kuran özlerin, onda yer tutmasıdır.
Bilmecenin dokusunu ören şiir iplikleri ona ayrı bir tat, ayrı bir sevimlilik, bir yumuşaklık kazandırır. Böylece bir sanat yaratması olup çıkar bilmece. Öteki, bilmecenin bir tekerleme niteliğinde oluşudur. Tekerleme niteliği taşıyan bilmecelerde sözlerin belli bir anlamı yoktur.
Bilmeceler yapı bakımından ikiye ayrılır. İlkin birbirine benzeyen, aralarında ses uyumu bulunan sözlerin (bunlar uydurma da olur) sıralanışı. Bu durumda bilmece bir müzik uyumu taşır.
Sözler arasında, uyumun sağladığı anlamsız bir bir bağlantı vardır. Daha doğrusu bilmecenin anlamı ikinci bölüme sığdırılır. Birinci bölüm çoklukla bir giriş niteliğindedir. İlk bölümde ses uyumuna, kolay söyleyişe, ikinci bölümde anlama önem verilir.