Nida ile başlar Hakkın Mübarek daveti!
Abdest ile ferah bulur gaflet ehli!
Miracın müjdesi ,sıratın bileti!
Akıbet-i ömrümde huzur bulduğum,
Zamanı ahirin tek merhemi!
Allah
ne Seni bana
ne de Beni sana
k a y b e t t i r s i n..!
Seni /de
beni / de
kendine
''e r i ş t i r s i n''....
Ve hep Kendiyle
y e t i n d i r s i n..
"Seni sevindiren, seni sevinç ve neşe içinde tutan sevgili,
seni üzen ve kendisinden sıkıntı duyduğun aynı sevgilidir.
Hep O'dur. Hep O'ndandır.
o halde niçin boş yere üzgün duruyor, sıkıntının elinde aciz kalıyorsun?
İçinde sıkıntı görünce onun çaresine bak; çünkü dalların hepsi aynı kökten biter.
İçinde genişlik, ferahlık görünce de ona su ver.
Kalp ferahlığının verdiği meyveyi de dostlara ve ahbaplara sun!"
İyilikle kötülük bir olmaz. Kötülüğü en güzel bir şekilde sav. Bir de bakarsın ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sanki sıcak bir dost oluvermiştir.
Sevban'dan (Radıyallahu Anh):
"Allah Resûlü (Aleyhisselatü Vesselam) buyurdu ki:
"Ne mutlu diline sahip olana,
Boş vakitlerini (sefahet yuvalarında değil) evinde geçirene,
Hata ve günahlarına (tevbe edip) ağlayana"
Doğru olsam ok gibi, yabana atarlar beni.
Eğri olsam yay gibi, elde tutarlar beni.
Hiç keder, elem etme, boş yere matem etme!
Düşmanlarını tanı, uzak dur, sitem etme!..
Ne fakiri aç gördüm,
Ne zengini tok,
Hedefine varır elbet, doğru ok..
Ahmet mi seni ziyaret eder, sen mi onu, dediler,
Dedim ki,
Yer ayırmaz konaklarken erenler.
Beni ziyaret ederse, bu onun erdemidir.
Ben gitsem, onun erdemi için giderim ona.
Demek ki erdem onundur her hâlukârda.