بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
أَلَمْ تَرَ أَنَّ اللّهَ خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ بِالْحقِّ
"Allah'ın gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yarattığını görmedin mi? "
|İbrahim, 19 |
Ey dürüst arayıcı gönlünü hoş tut zira gönülleri mutlu eden (Allah) senin işini tamamlaman ve hayra ulaşman için senin yanındadır. Kur'ân' da söylendiği gibi ,O her an yeni buluş ve iş peşindedir , O bir işte ya arayan (talip) ya da aranan (matlup)dır. Eğer birisi bu konuda bir başka şık önerirse aptallık etmiş olur. Ne var ki aptal kendini görmez. Allah nuru ile görenler, bu âlemde hüner ve ince düşünce olarak görünen nesnelerin burada yok olduktan sonra öteki âlemde aldatıcı birer perdeden ibaret olduklarını görecekler.
Öyle ise et sadık dost! Allah senin işlerini açıkça ve gizlice takip etmektedir. Senin bir kaybın yok. İşler sizin isteğinize göre değil, ancak âlemlerin Rabb' ının isteği ile tamamlanır" (81/29) âyeti ile Ey Mustafa (S.A.V.) sen isteyince biz onu istedik sözleri geçerlidir. Bu konuda kişisel nefse ve hevese yer yoktur. Kimilerine göre "Sizin isteğinize göre değil" ifadesi ashap ve ümmete hitap eder; yani ' Allah elçisi olmadan siz kendiniz yol bulamazsınız' Sırlar hazinesi Muhammed (S.A.V.) olmadan ne açılır ne de kapanır.
her ne kadar ümidin belini kırsa, ıztıraplar, cefâlar, isteklerin, emellerin ellerini bağlasa da, Allah(c.c) sevgisi ile mest olan âşıkın gönlü, ümitsizliğe düşmez, Hak'tan ümidini kesmez. İnsanlar, uğrunda çaba gösterdikleri her şeye ulaşırlar.
"İyilikle kötülük bir olmaz. O halde sen kötülüğü en güzel tarzda uzaklaştırmaya bak. Bir de bakarsın ki seninle kendisi arasında düşmanlık olan kişi candan, sıcak bir dost oluvermiş!"