Sus pus bilgisayarın başına oturdum, yazıyorum yine...
Düşünüyorum niye yanımda değil , niye, niye ...
Bazen de düşünüyorum herşeyi , bir kişiye bağlayıp sevdadan deli divane olmak değil ki benimkisi , güzeli özlemek iyiyi sevmek aslında kimsenin bilmediği...
Beni anlayacak mı bir gün, hiç bilmiyorum...
Anlamayanları da bilmiyordu ki anlasın o sadece küçük bir zaman diliminde kuşandığım sevdaydı , ben bilemedim bunu , belki de o biliyor , olmayacağını , olamayacakları , inadımın sonunun hayıra alamet olmadığını...
Öfkem belki de ona değil hayatın bana sunduğu sahnelere...
O yok mu ? Yok !!
Zaten öyle biri de yok demi ? Cevabım yok !! Cevabım yok yok!! Gelecekte olacak mı, olmayacak biliyorum...
Ama sevdan öyle bir üzerimdeki hayata karşı , insanlara karşı inadım kötü ve çirkin olan herşeye karşı mücadelem içimde ...
Sen bunu nerden bileceksin ki , zaten bilseydin de anlayamazdın beni...
Sen benim vazgeçemediğim masum yanımsın...
Belki de iki dünya bir araya gelse , vazgeçemediğim masum yanım...
Bazen hayatın karanlığı ve zorlukları öyle yoruyor ki sana kaçıyorum ben de , yani masum yanıma...
Kimi sevda diyor , kimi aşk , kimi özlem, kimi iyi olmuş , kimi güzel yazı...
Ama bilmiyorlar ki ben masum yanımla konuşuyor
onu özlüyorum...
Belki de konuştuğum kendimim , bunu bile bilmiyorum...
Sen bilirsin , kimi sevsem yanlıştı...
"Aşk yanlış sever "
demiştim ya tıpkı öyle...
Seni özlüyor muyum ? özlüyorum , tıpkı çocukluğumda oynadığım sokakları özler gibi , tıpkı ağlayarak annemden pamuk şeker ister gibi....