Şevket Okyay Şiirleri

Son güncelleme: 13.10.2012 21:22
  • noimage

    noimage

    noimage

    GÜNAYDIN
    noimage

    Besmeleyle sağ yanından kalkanlar,
    İbadeti- kahvaltıyı yapanlar,
    Dış aleme sağ adımla çıkanlar,
    Gündüzünüz aydın olsun , Günaydın.
    noimage***noimage
    Güler yüzlü olup , selam verenler,
    Kusur değil, iyi yanı görenler,
    İş yerine neş'e ile girenler,
    İşinizde ahenk doğsun , Günaydın.
    noimage***noimage
    Anne babasına, hatır soranlar,
    Her isteklerine , hadim duranlar,
    Sevgiyle- Şefkatle, kanat gerenler,
    ALLAH'ın rahmeti yağsın Günaydın.
    noimage***noimage
    Eşine- evladına, müşfik olanlar,
    Akraba- dostlara, sadık kalanlar,
    Vefakar olmayı, erdem bilenler,
    Sevince- sevgiye, doyun Günaydın.
    noimage*** noimage


    Yoldan bir engel kaldıranlara,
    Topluma rahatlık verdirenlere,
    Huzura- sükuna erdirenlere,
    Gökteki melekler, saysın Günaydın.
    noimage***noimage


    Salih Dostlar bulup, dostluk kuranlar,
    ALLAH sohbetinden sükun bulanlar,
    Hakk'ı sevip O'ndan razı olanlar,
    Başını secdeye, eğsin Günaydın
    noimage***noimage
    Yerleri- gökleri kirletmeyenler,
    Dargınlık- kırgınlık, istemeyenler,
    Sevgiye- huzura saygı duyanlar,
    Gününüz aydınlık, kalsın Günaydın.
    noimage***noimage
    İyiye- güzele, sahip çıkanlar,
    Doğruya- haklıya, destek yapalar,
    ALLAH rızasını, üstün tutanlar,
    Ufkunuz nurlarla, dolsun Günaydın.
    noimage***noimage
    Ortak değerleri, kutsal sayanlar,
    Kutsal sayılanı, üste koyanlar,
    Kıymet verilene, saygı duyanlar,
    ALLAH'a emanet, olun Günaydın.

    noimage***noimage

    Şevket OKYAY

    noimage***noimage

    noimage
#29.01.2011 09:27 0 0 0
  • Şevket Bey!
    Ellerinize sağlık, güzel olmuş...

    Ortak değerleri, kutsal sayanlar,
    Kutsal sayılanı, üste koyanlar,
    Kıymet verilene, saygı duyanlar,
    ALLAH'a emanet, olun Günaydın.

#29.01.2011 18:11 0 0 0
  • noimagenoimage

    Hadi Varmısın?


    Her gece Yâsin'i- okuyan kimse,
    Bu ahval üzere eğer ölürse,
    Şehitlik müjdesi- vardır bilirse.
    Hemen başlamaya !..-hadi var mısın?


    Yol açık, paran var- sağlığın tamam,
    Hac için şartlara- sahip Müslüman,
    İfâya mecburdur- bu farzı hemen,
    Bu sene gitmeye- hadi var mısın?


    Adınla, şanınla- şükür İslâmsın,
    Namaz kılmaya da- reşitsin, tam'sın,
    İçinde dürtü var- sanki noksansın,
    Bu akşam câmiye- hadi var mısın?


    Kaç gündür görmedin- Anne- Babanı,
    On gün ?, yirmi gün ?- yoksa bir ay mı?
    Gözünü ayırmak- yok idi hani ?
    Şimdi aramaya- hadi var mısın?


    Nefsinle, şeytanın- musallat olmuş,
    Komşunun tavuğu- kaz gibi gelmiş,
    Selâmın yerini- kıskançlık almış,
    İlk hatır sormaya- hadi var mısın?


    Gözlerin par- par, bak- imanı gürsün,
    Bir de uyanıkça- yoksulu görsün,
    Tek oda, beş nüfus- kapıcı dursun,
    Gizlice görmeye- hadi var mısın?


    Her gün bir cüz Kur'ân- aman ne âlâ,
    Ama on sayfa da- hiç yoktan evlâ,
    Aşkımız coşmuşken- hazır bu tavla,
    Derhal okumaya- hadi var mısın?


    Yakın akrabayı- aramak farzdır,
    Sılây'ı- rahim'se- buna cevazdır.
    Bu görev ne kadar- övülse azdır,
    Ziyâret etmeye- hadi var nısın?


    Eşine, evlâda- güler yüz Hak'tır,
    Onlar bu sevgiye- pek müstehaktır.
    Eve neş'e katmak- elbet sanattır.
    Hemen denemeye- hadi var mısın?


    Forum arkadaşın- internet dostun,
    Her paylaşımına- adeta mestin.
    Hoşnud olman için- çabası üstün,
    Sen de aynisine- hadi var mısın?


    Şeket OKYAY
#30.01.2011 09:04 0 0 0
  • Teşekkür ederim. Sağ olun.
    Afedersiniz krndşm.
    Cevabınızı alıntılı olarak cevaplamayı başaramadım.
    Bana yardım eder misiniz? lütfen.
#30.01.2011 09:57 0 0 0
  • noimage

    noimage

    noimageFİL VAKASI noimage


    Peygamber Efendimiz, doğmasına iki ay, (s.a.v.)
    Kadar bir süre varken, vuku buldu bu olay.
    Fil vakası olarak, bilinen bu hadise,
    Büyük bir ibretlikti, öğüt dolu bir hisse..
    İnsanlar her taraftan, akın- akın gelerek,
    Ziyaret ediyordu, Kabe'yi isteyerek.
    "Yemen" Valisi olan, Ebrehe buna kızdı,
    Nefsi ve ihtirası, onu dürtüp azdırdı.
    Bizans İmparatoru, yardım edince işe,
    "Sana" da inşa etti, muhteşem bir kilise.
    Belkıs'ın Sarayından, çıkan kalıntıları,
    Taşınmıştı buraya, mücevher- altınları.
    Kilise inşasında, süsünde kullanıldı,
    Belkıs'ın billurları, her tarafa konuldu.
    İstediki insanlar, bu kiliseye gelsin,
    Kabe'yi bırakarak, onu ziyaret etsin.
    Oysa arap tarafı, çok eskilerden beri,
    Kabe ziyaretleri, geleneksel- adetti.
    Bu yüzden kiliseye, hiç rağbet etmediler,
    Ebrehe'yi büsbütün, çileden çıkardılar.
    Hatta kimileri de, hakaretle bakmıştı,
    Üstelik biri varıp, orayı kirletmişti.
    Bunu gören Ebrehe, öfkeyle çıldırmıştı,
    Etrafını toplayıp, ayağa kaldırmıştı.
    Zaten Kabe ziyaretleri, canını sıkıyordu,
    Onu sindiremezken, bu da tuz- biber oldu.
    İyice gözü döndü, kafası şafak attı,
    Niyeti, n'olur- olsun, bir intikam almaktı.
    Karar verdi Ebrehe, bir zulümat yapmaya,
    Kabe'yi alt- üst edip, temelinden yıkmaya.
    Bu maksatla bir ordu, hazırladı ki güçlü,
    Büyük bir tantanayla, Mekke üstüne yürüdü.
    Mekke'ye yaklaşınca, Ebrehe'nin ordusu,
    Kureyş'in mallarını, yağma oldu tutkusu.
    Abdülmuttalib'in de , iki yüz devesine,
    El koymuştu askeri, çekmişti kendisine.
    Abdülmuttalip varıp, devesini istedi,
    Ebrehe'ye söylenip, devemi verin dedi.
    Ebrehe alay edip, hem paylamak istedi,
    Ben sizin kabe'nizi, yıkmaya geldim dedi.
    Çok kıymetliydi size, mukaddes Kabe hani,
    Sen ondan vaz geçmişsin, istiyorsun deveni.
    Abdütlmuttalip hemen, cevabı yapıştırdı,
    Erbehe'yi şaşırtıp, adeta apıştırdı.
    Ben sadece devenin , sahibiyim o kadar,
    Kabe'nin Sahibiyse, ALLAH'tır ona yeter.
    .................................................. .............
    Sallü ala Resulüna MUHAMMED
    ALLAHümme alli ala MUHAMMED.


    Şevket OKYAY
    noimage

    noimage

    .................................................. ..........
    Devamı = Sayfa- 2 de

    noimage
#30.01.2011 10:02 0 0 0
  • noimage
    noimage
    Sayfa=2

    FİL VAKASI
    noimage
    Erbehe'yse şu sözle, bitirdi kelimeyi,
    "Bana karşı hiç kimse, koruyamaz Kabe'yi,
    Kimse yoktur ki çıksın, şansını denemeyi".
    Sonra develerini verdi, onu gönderdi,
    Ardından ordusunu, harekete geçirdi.
    Kabe'yi yıkmak için, sözde gidiyorlardı,
    "Bir an önce sonuca, varalım diyorlardı".
    Ebrehe ordusunun, önünde yürütülen,
    Böylece de zafere, varış ümit edilen
    "Mahmude" isimli bir fil, gene burda öndeydi,
    Velakin bu sefer'de, bu fil garip haldeydi.
    Ne zaman ki Ebrehe, Kabe'ye saldırmıştı,
    Fil hemen yere çöktü, bir adım atmamıştı.
    Çekip-çekiştirdiler, çok eziyet ettiler,
    Vücuduna vurdular, sırtını kanattılar.
    Hayvan korkmuştu bir kez, yere yapışıyordu,
    Belkide hayatında, bir dehşet yaşıyordu.
    Yönü Yemen'e doğru, çevrilince mahlukun,
    Koşarak o tarafa, süratle yürüyordu.
    Ve böylece Kabe'ye, yaklaştığı bir halde,
    Hücum etmek isteyip, edemediği anda,
    ALLAH celle celalüh, Ebabil kuşlarıyla,
    Musallat etti ona, balçıktan taşlarıyla.
    Bu dağ kırlangıçları, ağzıyla- ayaklarla,
    Nohut tanesi kadar, üç'er taş bırakmakta.
    Ateş mermisi olan, bu her taş tanesi,
    Bir şahsın tepesine, düşmesi isabetti.
    Tepeden giren taşlar, alttan çıkıyorlardı,
    İsabet alan kişi, oracıkta çöküyordu.
    Alaca-yeşil- beyaz, garip kuş sürüleri,
    Her yönden sarmışlardı, alay-alay her yeri.
    Acayip yratıklı, bu bilinmeyen kuşlar,
    Hem irili- ufaklı, bırakıyordu taşlar.
    İşte bütün askeri, mahvoldu Erbehe'nin,
    Çok feci olmuş idi, cezası ettiğinin.
    Kendisi de taşlara, vücudu hedef oldu,
    Parça- parça etleri, döküldü telef oldu.
    Kur'an-ı Azim şanda, yüz beş no.lu sure'de
    Rabbimiz açıklıyor, FİL isimli sure'yle.
    .

    Ya Rabbi Mabedine, hürmetkar eyle bizi,
    Kabe'nin sevgisiyle, nurlandır kalbimizi.
    .

    Sallü ala Resulüna MUHAMMEDs
    ALLAHümme Saylli ala MUHAMMED



    FİL Suresi .

    Bismillahirrahmanirrahim

    1-Rabbin fil sahiplerine neler etti, görmedinmi ?
    2-onların kötü planlarını boşa çıkarmadı mı ?
    3-onların üstüne Ebabil kuşlarını gönderdi.
    4-o kuşlar, onların üstüne pişkin tuğladan yapılmış taşlar atıyordu.
    5-böylece ALLAH onları yenilip- çiğnenmiş ekine çevirdi.

    Şevket OKYAY

    ..
    Not: Yararlanılan kaynaklar.
    1- Elmalılı M.Hamdi Yazır Hak dini- Kur'an dili
    Cilt =9 S. 447.485
    2- Türkiye Gazetesi İslam Alimleri Ansiklopedisi
    Cilt- 1 MUHAMMED Aleyhisselam bölümü
    noimage
#30.01.2011 10:03 0 0 0
#30.01.2011 10:04 0 0 0
  • Saygilar efendim yurginize duygulariniza saglik.

    Allah razi olsun, kaleminiz daim.
#31.01.2011 01:37 0 0 0
#31.01.2011 06:29 0 0 0
  • "Leyl-i Lal" kardeşim ilginize teşekkürler.
    Ancak bu durumdan hoşlanmadığım için, bir siteye şiir gaöndermekten
    vazgeçtim. Şiirlerimin bir başlık altında toplanması, bi bakıma
    hapsedilmesi gibi geliyor bana.
    Pek çok çitede, bana ait özel şiir bölümlerim var,İsterseniz görürsünüz.
    Formda Şevket Okyay şiirleri olarak gösterilir ve ben şiirlerimi bölümümde
    ayrı sayfalarda açarım. Bu durum, kardeşlerimizin yorum yapmasına da
    elverişli oluyor.
    Takdir sizin.
    Saygılar.
#01.02.2011 07:16 0 0 0
  • Ne yazik ki forum kurallari o sekilde bu benim sahsi yaptigim bir sey degil...
    Burada gerekli aciklama mevcut..Bu bölümde kendimde dahil olmak üzere pek cok siire gönül vermis arkadaslarimin sayfalari var ayni sekilde siirlerimizi bir cati altinda topluyoruz ki dagilmadan daha cabuk ulasilsin diye..Eger yinede tek tek acmak istiyorum derseniz Bu bölüme dediginiz sekilde bölüm kurallarini okuyup tek tek acabilirsiniz..
    Umarim anlayacaksinizdir..Tesekkür ederim..
#01.02.2011 07:30 0 0 0
  • İYİLİK OLSUNnoimage

    Ve Annen- Baban ki; sevgi menbâı,
    Uğruna koymuşlar- varlıklarını,
    Şimdi de sen rahmet kanatlarını,
    Şefkatle geriver- iyilik olsun.
    +
    Bilesin dört gözle- bekliyor eşin,
    Ona sevinç versin- eve dönüşün.
    Tatlı sözcüklerin- hoşça gülüşün,
    Hapsetme, salıver- iyilik olsun.
    *
    Eve her gelişin- bayram olmalı,
    Ev halkı, tavrına- hayran kalmalı,
    Bulunduğun yeri- seyran kılmalı,
    Bu vihval kalıver- iyilik olsun.
    *
    Tut ki; bir kardeşin, iş yeri açmış,
    Ve yahut iş bulmuş- işe başlamış,
    Ev almış- evlenmiş, ve baş göz olmuş,
    'Hayır'la yoruver- iyilik olsun.
    *
    Diyelim zenginsin- imkân var elde,
    Gördünki evlencek- kalmışlar yolda,
    Tam fırsat; onlara- bir destek olda,
    Bir yuva kuruver iyilik olsun.
    *
    Bir kimse zulümde- kalmışsa zorda,
    Tanıksan- çabası- etmiyor fayda,
    Hak için arka çık- tavrını koy da,
    Yanında duruver- iyilik olsun.
    *
    Kazaya uğramış, gasp olmuş,- düşmüş,
    Bir şahsa rastladın- yorulmuş, çökmüş,
    Doktor ol- çare ol, yardıma koşmuş,
    Yara'sın sarıver- iyilik olsun.
    *
    Tanıdık olmamış- olmasın varsın,
    Sana pek gülmezmiş- gülmesin varsın,
    Yanına gelmezmiş- gelmesin varsın,
    Sen selam veriver- iyilik olsun.
    *
    Hele komşun var ya; bazen üç öğün,
    Göz göze bakışıp karşılaştığın,
    İster pek olmasın- samimiliğin,
    Hatrını soruver- iyilik olsun.
    *
    İnsanlık hali bu-dargınlık olur,
    Olmadık bir şeyden- kırgınlık olur,
    İlk el uzatansa- pek alkışlanır,
    Önce sen varıver- iyilik olsun.
    *
    Yoksul hem onurlu- fakirler vardır,
    Halini örtmeye- çalışıyordur,
    Oysa saklaması- gayette zordur,
    Gizlice görüver- iyilik olsun.
    *
    Hak yolu yolcusu- mü'minsin demi ?
    Sana dost olmamak- zaten elde mi?
    Eğerki bir mü'min- dostum dedimi !
    Ahbaplık kuruver- iyilik olsun.
    *
    İnanç ehli kimse- olamaz ketum,
    Dini bilgilerin- senin yüz akın,
    Mademki bu ilmin- lütfudur Hakk'ın,
    Yoluna seriver- iyilik olsun.
    *
    Sevgide- saygıda- huzur bulalım,
    Kardeşlik bizimdir- mutlu olalım,
    Güven ortamında daim kalalım,
    Koşarak geliver- iyilik olsun.

    noimage

    Şevket OKYAY

    noimage
#08.10.2012 22:52 0 0 0
  • noimage
    Şifâ ver Yâ Rabb!

    Yâ Rabbi! Kimbilir nice kulların,
    Muzdarip- çâresiz, şifâ bekliyor.
    Elbette makâmı yüce onların,
    İmtihan vererek. Ecir bekliyor.

    Ey Rabbim! İlâhi takdirlerinin,
    Şüphesiz, bilinmez hikmetleri var.
    Bize hüzün veren her bir durumun,
    Belki de gizlenmiş ibretleri var.

    Bu sınavlarını vesile bilip,
    Sonsuz şefkatinden af diliyoruz.
    Rahmet deryâsından bir medet umup,
    "Ne olur Rabbimiz, şifâ" diyoruz.

    Şifâ ver yâ Rabbi! tüm hastalara,
    Şâfi hürmetine, sıhhat bulsunlar.
    Nâçar ve imkânsız, kim düşmüş dara,
    Salâha kavuşup, sevinç dolsunlar.

    Hastanelerde, evde- yatakta,
    El açıp yalvarıp yakaranlara,
    Kurtuluş lütfeyle, şifa ve afla,
    Yâ Rabbi! Bir bahşin olsun onlara

    Senin merhametin nâmütenâhi,
    Senden merhametli, bir varlık yokki.
    Anneye verdiğin, bitmez şefkati,
    Rahmet denizinden, bir damla belki.

    Yâ Rabb! kimsesiz, yoksul sokakta,
    Bizden biri olan, insanlar da var,
    Saçak altlarında, aç ve açıkta.
    Başını sokacak bir yer ararlar.

    Eğerki onlar da, bir imtihansa,
    Bu dersten, sınıfta kalmışız ya Rabb!
    Ve şâyet bizlerden hesap sorarsan,
    Belliki çok mahcûp olmuşuz yâ Rabb!

    Ey Rabbim! Bizleri duyarlı kıl da,
    Hem duâ edelim ve hem de yardım.
    Razı olacağın hayırlı yolda,
    Rehberimiz olsun, Böyle bir yordam.

    Eşrefi mahlûkun olan bu insan,
    Şükür makâmında, seni zikretsin.
    Yâ Rabbi! Sıhhat ver, bahşeyle imkân,
    Sağlık nimetine dâim şükretsin.

    Şevket OKYAY
#13.10.2012 21:22 0 0 0