Bugün günlerden hüzün
Gülmüyor yine yüzüm!
Mutluluk korkulu bir rüya
Kendi başımın belası olmuşum
Onmaz acılarımla
Gölgem düştü güneşe
Bulutlandı yine kalbimin derini
Tuttun yine yaralarımın en mahrem yerini
Söyle hadi iki gözüm
Ne olacak benim bu halim...
İnsanlar mutluluktan çok acıyı seviyor!Çünkü kendilerine acı çektirmek için ellerinden gelmeyeni de tutmasını iyi biliyor!Acı nedir diye soracak olursan farklı bir bakış açısı getirebilirim ama bunu kaldırabilirmisin bilemiyorum!Çünkü ben artık kaldıramıyorum...
Belkide mutluluk yolunda pes etmemin nedeni de budur...Bak,işte sana bir acı çekme tarifi;mutluluk yolunda pes etmek...
Sen sonbaharın hiç mutlu olduğunu gördün mü?
Unutmaki dalından her düşen yaprak hüzne aşıktır...
Hani hafif bir rüzgâr eserya
Yanık tenine değince azalır yaralarının acısı!
Bahar dokunur kalbine ılık ılık
Sana şimdi benim baharım ol desem
Hangi bahar diye sorar mısın?
Ben ilkbahar istemem
Olacaksan sonbaharım ol
Sende kuruyup sende solayım
Bir yaprak misali...
Saat sensizliğe iki var.Bu da demek oluyor ki seninle alacak nefesim bitmedi henüz!Soğuyan çayımın yanına bir sigara daha yaktım.Çay soğuyunca da güzel oluyor!Sen olmadan seni sevmek gibi...Ne garip şey şu yalnızlıkta kalabalıklaşmak!Benim gözümle seni yaşarken senin gözlerinde uykuya dalmak düş yorgunu gecelere atıyor küçük bir şehirdeki koca yürekli sevdayı...
Sevda şehrinde hangi ışığa baksam karanlık içinde kalmış!Gözlerimle topluyorum hepsini bir araya ama bu defa da ateş böcekleri sarıyor etrafımı...İsimleri pervane ya dört dönüyorlar yokluğunun gölgesinde...
Gece soğuk,gece soğuk,gece soğuk...Ve bir de suskun bakışlarınla sevişemeyen gözlerimin ışığı soğuk...
Hüzün değilmidir insanı şair eden deli cümleler yazdırıp çılgına döndüren...
Hüzün değilmidir içinde nice aşklar barındıran ,kır o kalemi şimdi operatör,kır ki hüznün çığlıkları feryat etsin sessizce içindeki fırtınanın sessizliğinden
İnsan bazen kalemi kırmak istiyor çünkü yazacaklarından hem korkuyor hem başa çıkamıyor!Ama önemli olan sanırım kalemin karasına uymak değil yüreğin davasının peşine katmak kalemi...
MaSuM ve büreyde beğenileriniz ve değerli yorumlarınız için teşekkür ederim...
Yüzüne hüzün değmiş çocuk,gözlerin nem kapmış yağmurdan
Sessiz gecelerin bekçiliğini yaparak kalabalık sabahlara erilmez!
Gölgeni arayarak yürümeyi bırak yağmurlarda
Güneş sana küsüyor,güldürme Ay'ı kendine!
Bu hayatta yaşamak için bahanelerimiz olmazsa eğer cekilirmi sizce hayatın gamı ve yükü ömür dedigimiz sefinemize sebeplerimizi can simidi yapmazsak eğer çıkılır mi fırtınalı yolculuğa. .. sen söyle hüznü giyen şair bu asude yol nereye çıkar. ..