Az önce,daha biraz önce gülüyordum delicesine
Şimdi ise susuyorum ölürcesine...
Ceset dediğin kaç can verildikten sonra düşer toprağa?
İki hecelik birliktelik olarak kalacak belki bizimkisi
Dokunamadığın dudaklarımın arasında
''Sen ve ben...''
Güz gülleri gibiyim daha açmadan solan
Üşüyorum bugün ve biliyorum ki
Yarınlarıma kıştan gayrı herşey yalan...
Ve sen de bil ki
Toprağın namusu kadar kutsaldır
Kalbimi sarıp sarmalayan bu sevdan...
Merhaba gündüzüm,güneşim,ayım,yıldızım,gecem
Kalbimdeki en güzel düşüncem
Dilime değdikçe güller açan hecem
Merhaba...
Bak akşam oluyor,güneş battı
Evlerine bir bir çekiliyor insanlar
Boşalıyor sokaklar...
Ve ben sessiz adımlarımla arşınlıyorum
Sevda şehrinin kavuşamayanlar mahallesindeki
Yalnızlar evinin yolunu...
Gecenin koynuna sinsice süzülürken Ay
Anlamsız ışık hüzmelerine kapatıyorum gözlerimi
Ve gözlerini hayal ediyorum
Kararan umutlarıma inat!
Sevdim işte,sevdim seni
Geceye güneş satar gibi
Kışı bahara katar gibi sevdim seni
İnsan sever de anlatamazmış sevdasını
Belki ben de anlatamıyorum
Ama seni kelimelere dökmek için
Kalemi elime her alışımda
Bir çocuğu okşar gibi sevdim seni
Her yoluna düşüşümde kalbimde patlayan
Mayın döşeli çorak topraklara sevda eken
Akıl sınırımın tel örgülerle çevrili
Yasak memleketiydin sen
Nasıl sevdim seni
Ah bir bilsen!!!
Sevdim işte,sevdim seni
Her hasretine düşüşümde
Kendimi döver gibi sevdim seni
Sevdim seni
Sevdim seni...
Her yoluna düşüşümde kalbimde patlayan
Mayın döşeli çorak topraklara sevda eken
Akıl sınırımın tel örgülerle çevrili
Yasak memleketiydin sen
Nasıl sevdim seni
Ah bir bilsen!!!
Emeğine yüreğinize sağlık olsunnnn. Yine harikalar yaratmışsınız.
Bazen herşey öyle bir gelirki üzerine,herşey saçma sapan oluverir!
Hayat saçma,yaşamak saçma,yemek içmek saçma,uyumak kalkmak saçma
Hatta doğruların içindeki herşey saçma!!!
Gelmeler saçma,gitmeler saçma,sevmeler saçma,terketmeler saçma
Herşey saçmasapan
Ama yine de saçma sapan sevmekten vazgeçemiyor insan...
''Hayatın kendisi zor iken bir de sen başıma bela olma sevda'' demiş bir şair...
SAHABELER,değerli arkadaşım teşekkür ederim yorumunuz ve beğeniniz için...
Soğuk ve yağmurlu bir havada yere düştü küçük bir serçe kuşu
Uçmaya başladığı ilk gün fırtınaya tutulmuştu!
Korkmuş ve şaşkındı,etrafına anlamsızca bakındı
Belliki ölüm ona çok yakındı!!!
Yağmur onu acımasızca döverken küçücük kanatlarıyla hayata tutunmak istercesine silkindi
Onun için ölüme yürümenin zamanı daha çok erkendi
Nice umutlara kanat çırpacak,ince hayat çizgisinin üzerinden korkusuzca uçacaktı!
O küçük bir serçe kuşuydu
Hayatın gaddar kurşunuyla umutları büyümeden yüreğinden vurulmuştu!
Yağmur dindi,fırtına sustu,güneş açtı
Küçük serçe kuşu bir daha uçamadı...
Hiç dikkat ettin mi ''gece'' kelimesindeki harflerin şekline?
Söylesene böyle bir uyum başka hangi kelimede?
Geçmişe açılan bir yolda yürümek gibi
Nerede ve ne zaman düşeceğini bilmeden yürümek...
Tutunacak hiçbir dal bulamadan yürümek...
Anlamı ve armağanı ağırdır ''gece''...
İnsanın en büyük korkusu delicesine sevmek ise
Yorgun bir kalbin son çığlığı var gözlerimde
Gözlerini karartıp bakmaya cesaret edebilir misin gözlerime?