Mutluluğun tarifi var mıdır usta?
İnsanın kendisi güneş diğer geri kalan herşey yıldız olamıyorsa
Ve o güneş üşüyen yıldızları ısıtamıyorsa
Mutluluğun tarifi yoktur galiba!!!
Umudu giyinsem hayallerime
Düşlerim üşür,sen gelmeyince...
Yorgun,bıkkın,çaresiz kalır uykularım
Ah bir bilsen geceyi nasılda esir alır işte o zaman korkularım!
''Gül'' mevsimi bitti artık be usta
''Sol'' mevsimi dayandı kapımıza!
Sıkı sıkı kilitlemek lâzım içerde kalanları
Kar boran fırtına sarmasın diye yarınları...
Hangi mevsim bir diğerine özlem duyabilirki?
İnsan deli sevmeyince!!!
Evet Birsum her insan kendi başına bir güneştir ve geri kalan diğer insanlar birer yıldızdır.Güneşin sıcaklığı nasılki dünyayı ısıtıyorsa insanın sıcaklığıda etrafını ısıtır ve bu sıcaklık mutluluk olarak o insanı bulur...Ama bizler zor olanı yani gece olmayı tercih ediyoruz!
Şu anda gökyüzünde ısınmayı bekleyen o kadar çok yıldız varki anlatamam!Onların soğukluğu beni de üşütüyor
Sobamda söndü.Barim iki odun bulup atayımda biraz ısınayım
Fuzuli cam kenarında sevdiğinin yolunu gözlerken onun geldiğini görür ve mumu söndürüp kapıyı açar...
Eve uzaktan yaklaştığında mumun yandığını fark eden sevgili dayanamaz sorar:
''Az önce mum yanıyordu,şimdi niye söndü?''
...Fuzuli'nin cevabı derindi;
''Sen geldin ya Güneş doğdu sandım''... —
Biliyormusun Birsum;
yar ne geceye benzer ne gündüze
Ne Ay'a benzer ne güneşe
Kelime kelime dökülsen avuçlarına
Nefesin kesilir her hecesinde...
İster güneş gibi yan
İster Ay gibi parla
İster gündüz gibi aydınlan
İster gece gibi görünmedik yerlere saklan!
Karar kararabildiğin kadar izbe duygularda...
Bunlar ne işe yararki?
Kalbine doğan ışığa ruhunu teslim edemedikten sonra!!!
Yar ne güneştir ne de başka bir nesneye eştir!
Yar dediğin
Hasretiyle-vuslatıyla,özlemiyle-hayaliyle
Azlığıyla-çokluğuyla,varliğıyla-yokluğuyla
Yüzde açan gülümseme olamadıktan sonra
Kalp sevsede olur sevmesede
Güneş doğsada olur doğmasada...
Fuzulinin kalbine doğmuş güneş ki
Mum yansada olur yanmasada...
Eyvallah Birsum eyvallah.Metin bu güzel paylaşımlarına yorum yazsada olur yazmasada!Yeterki karanlıkları aydınlatacak ışıklar olsun...
Kimlik bunalımına girmiş duyguların coğrafyası çok katlı düşüncelerin doruğundan yalnızlığın dibine gömer insanı!Bu öyle bir durumdur ki edepsiz bir duygunun kefensiz cesedi oluverirsin...Elini uzatsan kimsesizlik sarar seni kollarına ve öpersin sessizce yalnızlığın dudağından...Acımasız bir hasret bulutu gelir ve ansızın kirpiklerine bırakır yağmurunu!Ve kalbini sarıverir sönmez bir yangın...
Oysa yağmur ve yangın birbirine kanlı düşman gibidir!Ama bunlar bir insanda birleşirse ''yangının olduğu yerde ateş gülleri,yağmurun olduğu yerde fırtına çiçekleri açar ''...
Nefret edersin kendinden ama hep bir umut vadisinde büyütürsün hayallerini,sevmeyi elini uzatsa dokunacak kadar basit zanneden bir çocuk masumiyetiyle...
Sanırım insan duygularına eziyet etmekten o duyguları doya doya yaşamaktan mahrum ediyor kendini ve böylelikle de duygularının esiri oluyor!Çünkü duygu kontrol edilemez bir güç be Birsum...
Ah, bu insan yüzleri!
Her şeyimizi bağladığımız, durmadan yanıldığımız,
istediğimiz kadar bol hasletler,
adilikler, iyilikler, kötülükler, delilikler, akıllılıklar,
sevdalar yüklediğimiz insan yüzleri!