Bak,bugün kalbim yine tekledi.
Galiba taşıyamayacak artık bizi.
Oysa söz vermişti,sonuna kadar gidecekti.
Dışardaki yağmurun seside ürkütüyor beni,
Oysa ne kadarda severdim,
İlk yağmur tanesinin toprağı öptüğünde çıkan kokuyu.
Şimdi sanki kendi kokum var toprakta,
Beni çekiyor kendine galiba.
Hadi gel,ait olduğun yere gel der gibi.
İçimde birşeyle söndü,gidiyorum sevgili.
SADIK YARİME.
Ama gitmeden önce beni iyi dinle,
Sana iki çift lafım var:
Bu dünya fani,zannetmeki ölünce terkedeceğim seni.
Her ismini haykırışımda;
Fırtına olup eseceğim yeryüzünde.
Yokluğuna her ağladığımda;
Bir yağmur tanesi olup,konacağım dudaklarına.
Hasretinin titreten yalnızlığında;
Bir kartanesi olacağım,
İşte o zaman aç avuçlarını sevdiceğim,
Sana hasretimin buz kesmişliğimde yüreğimi göndereceğim.
Onu yüreğinin üstüne koy,taşıyabilecekmi beni yüreğin?
Korkma durdurmam onu,kıyamam sana.
Sanmaki bu sana sonveda,
Sadece küçücük bir veda.
Ah ulan koca dünya,
Yalan oldun bana genç yaşımda.
Vermeden almaya alıştın,hepsi senin olsun.
Benle yetineceksen gözün doysun.
Yoruldum senle uğraşmaktan,
Bıktım hep belana bulaşmaktan,
Birde rahat bıraksan,
Vazgeçsen benle yarışmaktan.
Nekadar güç verdinse,okadar yük verdin.
Nekadar sevinç verdinse,
Bitmek tükenmek bilmeyen acı ve gözyaşıyla besledin.
Söyle,benle neydi derdin?
Önce dört ayak verdin,
Çok sağlamdı yerim.
Nede olsa sırtımı Anama dayadım.
Tek acım karnım acıktığında hissedememesiydi Anamın,
Yada ufak tefek ağrılarımdı,şimdi hatırlamadığım.
Sonra ayağımın ikisini aldın,
Nekadar acı varsa üstüme saldın.
Sağlam basıyordu ayaklarım,
En büyük acılara dayanıyordum.
Baktınki başedemiyorsun,
Az geliyor iki ayağın,bir ayak daha al dedin.
Karşılığında belimi büktün,kanımı çektin.
O'damı yetmedi,musalla taşına doğru bir çelme taktın,
Suçuda AZRAİL'e attın.
Eyy rabbim,sana değildir isyanım.
Zaten beni iyi tanırsın.
Ben yarattığın aciz bir kulunum,
Dilerimki senin bildiğin gibi olsun sonum.
Ah ulan hayat yinede gülümsüyorum sana,
Bu son demimde suratını asma bana.
Büktüm yine boynumu,çaresiz.
Yokluğuna teslim oluşların rehinesiyim.
Azat et artık beni sevgilim,
Azat et ki özgürce öleyim.
Gözümden aktı bir damla yaş avucuma,
Bir elimde resmin,diğer elimde tükenmez eserin.
Baktım ikisinede gece boyunca.
Resminin üzerine kanamış,avucumdaki gözyaşım,
Ben uyuyunca.
Yine rüyamdasın,ama bu kez biraz farklı.
Aşkı çalmışım bakışlarından,ben senin,
Sevda mahkemesinde sanığım.
Sen davacı,ben davalı.
Şahit olarak yüreğimi sunmuşsun.
Hakkımdaki karar;sevdaya müebbetti.
Yüreğim,bu karara itiraz etti,
Ve dediki:
Bu Aşk'ın bitmesi için,
ROMEO ÖLMELİ.
Her geçen gün biraz daha kalabalığa karışıyorum,
Ne yapayım sensizliğe alışıyorum.
Sana dön demiyorum,
Aslında dönmenide istemiyorum.
Kusura bakma,sana olan sevgim azaldıysa!
Bana kızma,rüyalarımda sana yer kalmadıysa!
Üzülme,buğulu camlardan ismin silindiyse!
Bak yine başım ağrımaya başladı.
İşe yaramıyor artık,bu yürek avuntuları.
Her geçen gün içine biraz daha saplanıyorum,
Sensizliğin ağır geldiği yokoluşların.
O kadar çoğaldıki bu başağrılarından şikayetim,
Geçen gün doktora gittim.
Dediki;sen kendine ne yaptınki böyle bittin?
Dedimki;ben hayırsız birini sevdim.
Dediki;ne o Mecnun'luğa mı heves ettin?
Dedimki;ne Mecnun,ne Ferhat değilim,
Onlar sevene gönül verdi,bu uğurda öldü.
Ben sadece sevdim,onlar gibi sevilmedim.
Sana geldim,derdimi bildin,
Fayda etmez ne ilacın nede merhemin.
Ben hayırsıza gönül verdim,
Mecnun'uda Ferhat'ıda bu sevdada alt ederim,
Ben sevilmeden sevdim,söylesene be doktor?
Hangi sevda daha üstün?
Bakma sen bana,elbet bitecekti,
Üzülme,ağlama değmezki bana.
Sevdayla doğmadıkki,ayrılıkla ölelim,
Sanmaki ağlıyorum,gözüme birşey kaçtı,
Onu çıkaramıyorum.
O yüzden nemlendi gözlerim.
Beni merak etme,merak edipte kendini üzme.
Hadi git artık,
Sen git ki bende gideyim.
Saygısızlık etmek istemem,bilirsin,
Öncelik herzaman senin.
Hadi kalk artık,daha önemli işlerim var,
Kalk lanet olası.
Sen gittin ve ben bittim.
Kalkamıyorum lanet olası,
Olduğum yerde kaldım.
Hem bırakıp gidiyorsun,hem üzgünüm diyorsun.
Hani gözlerimdeki nemi sormuştunya,
Aşkımın son çırpınışlarıydı,lanet olası.
Bak sana hikayemi anlatacağım,
İyi dinle kahrolası,
Dinleki bana nasıl bir hediye bırakmışsın öğren:
Sen gittikten sonra,kaçsaat oturdum,bilmiyorum
Zamanımı kaybettim,ne anlamı varki saatlerin?
Mekanda kimse kalmamıştı,ikimizden başka,
Yanıma oturdu garson kız.
Konuşmuyorduk,ne konuşabilirdikki?
Ben bitik,o yitik.
Halinden belli oluyordu,
O da hayatta kaybetmişleri oynuyordu.
Bana baktı;ağla dedi,rahatlarsın.
Ah ulan gözyaşım,bir kıvılcımmı bekliyordun?
Birden kendini koyuverdin.
Masa gözyaşlarımla yıkanıyordu,
Kimbilir kaç günahkar sevdaya tanıklık etmişti.
Peki ama garson kıza ne oluyordu?
Ben ağladıkça,o,hıçkırıklara boğuluyordu.
Anladımki o'da vefasız bir terkedilişin koynundaydı.
Hiç konuşmuyor,ağlaşıyorduk.
Sanki bırakıp gidenlere değil,
Sefil halimize yanıyorduk.
Kafamı kaldırdım ve sordum;
Nezaman kapatıyorsun?
Sen kalkınca,dedi.
Saatte hayli geçti,kalktım,
Onuda evine bıraktım,hiçbirşey konuşmadan.
Sarhoş gibiydim,ölmek istedim bir an,
Garson kız aklıma geldi birden,
Neden ağlamıştıki?
Üstelik sürekli gittiğimiz mekandı,
Hiç görmemiştim onu.
Kendi derdimi unuttum,garson kıza üzüldüm.
Ertesi akşam yine gittim,
Kahrolası,yine aklıma sen düştün.
Ve yine oturduk ve yine ağlaştık.
Konuşmazdık pek,gözlerimiz hiç susmazdı,
Herşeyi onlar anlatırdı.
Belliki halâ sevmekteydi gideni.
Sonra nasıl oldu bilmiyorum,
Evlendik garson kızla.
Artık KÂĞITTAN MUTLULUKLAR yaşayacaktım,
Aklıma sen düşünce yırtılan,
Hayatın anlamsızlığıyla buruşup tükenen.
Büyük bir hata yapmıştım belkide evlenmekle,
Ama artık geçti,
Aradan yıllar geçti,
Ona ısınmaya başlamıştım,
Güzeldi,daha önemlisi beni anlıyordu.
İki çocuğumuz oldu,biri kız biri erkek.
Kızımın ismini ben koydum,
Oğlumun ismini garson kız.
Ne o bana sordu,ne ben ona,
Kızım senin ismini taşıyordu.
Ama beni bir düşünce kemiriyordu.
Hala oda,benim seni sevdiğim gibi o adamı seviyormuydu?
Bana ne oluyordu bilmiyordum,
Garson kızı kıskanıyordum,
Ama okadar anlayışlıydıki,gözleri herşeyi anlatıyordu.
İhaneti ona sığdıramıyordum.
Sürekli gülümsüyordu,kızdığımda bile.
Galiba onu seviyordum,
Sen kadar olmasada!
Kaderim birgün beni can evimden vurdu.
Garson kız hastalandı.
Çaresi yoktu,ömrü bir kelebeğin ömrü kadar kadar kısaydı.
O gece beni yanına çağırdı,
Yüzüne bakamıyordum,içim yanıyordu,
Galiba onu seviyordum.
Elimi tutmadı,elini elimin yanına koydu.
Gülümsedi ve dediki;
Sen hala onu seviyorsun,biliyorum,
Ama sana birşey söylemek istiyorum,
Bu gece son gecemiz,
Sadece beni sevmek için son fırsatın.
Ne demek istediğini anlamadım,
Oysa o'da başkasını seviyordu,
Kızımızın ismini sordu,
Senin ismini söyledim,
Oğlumuzun ismini sordu,
Benim ismimi söyledim.
Ve dediki;sen başkasını sevdiğimi sandın,
YANILDIN.
Ben tek seni sevdim.
İçimi kemiren kıskançlık,gözümü kör etmişti.
Sürekli gittiğimiz mekanda,
Garson kız bana aşık olmuştu.
Benim aşkım neki,onun aşkının yanında,
Ben sana ağlarken,o bana ağlıyormuş.
Beni ölümüne seviyormuş,
Aşkını anlatamamış,onu sevmediğim için her gece ağlıyormuş.
Aşkının açtığı yaralar vücudunu sarmış.
Hastalığı ondanmış.
Bu gece son gecemiz,
Beni sevmek için son fırsatın,dedi yeniden.
Yıkıldım,senin yıktığın neki,bu yıkımın yanında.
Ama ağlamadım,
Elimin yanındaki elini tuttum,gözlerine baktım,
Gülümsedi,anlamıştı,
Onu ne kadar sevdiğimi.
Alnından öptüm ve sarıldım,
Öyle bir sarıldımki,
Yılların hasretini çıkarırcasına.
Elini öptüm,yüzünü öptüm,gülümsedi,
Ağlamak üzereydim,suratını astı.
Sakın ha,beni seviyorsan sakın,
Ağlamak sana yakışmıyor,
GÜLÜMSEDİ VE GİTTİ.
İki hediye bırakmıştı bana geride,
Senin ismini taşıyan kızım,
Benim ismimi taşıyan oğlum.
Söylesene,hangisiydi en çok sevilen?
Farzetki sevdin delicesine,
O da sevebilecekmi,senin gibi ölümüne?
Belleki karanlığa gömdün gecelerini,
Yare duyduğun hasretinle,
O da karartabilecekmi bütün yıldızları?
Senin uğruna!
Ya kalbinin teklemelerine ne demeli?
Duyabilecek mi bu eşsiz melodileri?
Sev be dostum.
İsterse ölümüne olsun.
Karart bütün yıldızları,
Gün ışığın zindan olsun.
Çal be dostum,yürekten AŞK'ın melodisini,
İsterse dayanamayıp dursun.
Şimdi söyle be dostum;
AŞK için değmez mi?
Yüzümde acı bir tebessümle,
Andım seni yine bu gece.
Yalnızları oynadığım,tek kişilik oyunun,
SON PERDESİNDE.
Hayallerimi yıldızlara saldım yarim,
Tükenen umutlarıma ışık olsun diye,
Ben sana yokluğunun nedeniyle değil,
Varlığının hediyesiyle bağlandım.
Zamanın bekçisi olmuş saatler,
Akrep parmaklık,
Yelkovan taştan sedir.
Derlerki;Sildik kaderini eyy sefil.
Ve bende diyorumki:
Eyy yar,bu sefil can yoluna kurban.
ÇAKTIM AŞK'IN GÖZÜNE BİR ŞAMAR,
DÖNDÜ GELDİ BANA AĞIRLIĞIMCA ACILAR.
Dertler kater kater olmuş,
Gidecek yer bulamamış,
Gelmiş omzuma konmuş,
Yine coş oldu bu gece AŞK-I PINAR.
Seni hangi çıkmazda kaybettim yar,
Kovaladıkça kaçıyorsun,korkun kimden,
Hüzünler boynumda bir madalyon,bu yarışın galibi ben,
Gözlerimden boşaldı yine AŞK-I PINAR.
Sevmeyi sen öğrettin bana,
Yandığından beri bu gönül sana,
Aklarım hep oldu kara,yürekte onmaz bu yara,
Yine çoş oldu bu gönül ,gözlerimden boşaldı AŞK-I PINAR.
Başımı öne eğdim,sevdamın deli hasretiyle,
Hüzün yağmuru oldun yağdın gecelerime.
Ağlamayı öğrettim gözlerime,
Ölmedim,ölemedim ben bu gecede,
KADINIM.
Şimşek olup çaktım,sevda yağmurlarında,
Umut olup aktım,hasret gecelerimde,
Büyüttüm büyüttüm dağ gibi deli sevdamı,
Ben bu gecede ölemedim,
KADINIM.
Andım adını son defa bugece,
Aşk şarabım doldu,taşıyor kadehimde,
Kıracağım o kadehleri bu gece,
Türkülerle uğurla beni KADINIM,
BU SON GECE.
Sev be dostum.
İsterse ölümüne olsun.
Karart bütün yıldızları,
Gün ışığın zindan olsun.
Yüreğinde;kazan kaldırıp,isyana gelmiş duygularını kelime oyunlarına kaçmadan yürek ne demişse öylece deyiveren Canım arkadaşım;Emeğine,yüreğine sağlık kalemininin mürekkebine bereket...Teşekkürler bu güzel dizeler için,dostluğun için..
İçiyorum işte,sarhoşum yine,
Değme bugün bana dostum,değme,
Berduşluğum üzerimde.
Kaldır kadehini aşkımın şerefine.
Dolduralım be dostum bardakları,
Boş bırakmayalım kadehleri.
İçelim içelim ağlayalım bugün,
Birkaç damla gözyaşı dökeceğim var,yar şerefine.
Dün gece onun sokağındaydım,
Işıktan kaçtım,karanlıktaydım,
Görmesini istemedim,izbedeydim,
Ben onu haberi olmadan sevdim.
Kaldır kadehini dostum,
Yine yar sevdasıyla coştum.
Zannetmeki bu zıkkımla sarhoşum,
Ben sevdim seveli zaten bir hoşum.
Bir yüreciğim var,onuda aldı yar,
Gözlerimi sorma,hiç bitmiyor yağmurlar.
Ne baharım belli,ne yazım,
Hiç bitmiyor kışım,derindedir bu sızım.
Doldur be dostum.
Hadi kırma bu garibi,
Bana en sevdiğim türküyü söyle;
BİR GÜZELE GÖNÜL VERDİM,
DERDİM BİR İDİ,BİN DERT EKLEDİM.
BEN SEVMEDİM,SANA TAPTIM,
AŞKI SENİN İÇİN YENİDEN YAZDIM.
SUPER....hepsi biri birden güzel şiirler....Duygyların daim var olsun...daim yazıb yaradasan eziz dostum...elin kolun agrımasın...Teşekkürler güzel şiirlerini bizimle paylaşdıgın için..